SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1001 E. 2024/48 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1001

Karar No

2024/48

Karar Tarihi

16 Ocak 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1001

KARAR NO : 2024/48

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 28/12/2022

KARAR TARİHİ : 16/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından-----.İcra Md. -----Sayılı dosyasıyla davalı borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup, davalı şirketçe yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takibin durdurulmuş ve dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamamış olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki uyarınca 08/09/2022 T. ----- nolu fatura ile müvekkili şirketçe davalı şirkete hizmet sağlanmış olup, müvekkilinin bu hizmet kapsamındaki edimlerini tam ve eksiksiz olarak zamanında yerine getirmiş olduğunu, bununla birlikte davalı yanca, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturaya da yasal süresinde bir itirazda bulunulmamış, buna rağmen davalı tarafından sözleşme konusu faturaya ilişkin ödeme yapılmamış olduğunu, davalının ticari defterlerinde faturanın işlenmemiş olması halinde, mahkemece verilecek yerinde inceleme yetkisi ile davalının ilan hakları, ilan veritabanı, ilan log kayıtları ve kullanıcılar sahifesi ve Firma Log-in kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde hizmetin sağlanmış olduğunun da tartışmasız olarak ortaya konacağını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafça ava dilekçesinde 08/09/2022-----Nolu fatura ile taraflarınca hizmet gerçekleştirildiği, davacının edimlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirmiş olduğunu, müvekkilinin kendisine teslim edilen faturayı ödemeyi kabul ederek itiraz etmediğini, ancak ödeme yapmayarak kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği aykırı ve taraflarınca kabul edilmediğini, sözleşme ile belirlenen süreye uygun olmak kaydıyla taraflara sebebe dayanmaksızın sözleşmeyi feshetme imkanı verdiğini, sözleşmenin bu şekilde sona erdirilmesi halinde karşı taraf genellikle fesih tarihine kadar muaccel olan edimlerin ifası dışında herhangi bir talepte bulunmayacağının sözleşme ile kabul ve taahhüt etmekte olduğunu, kaldı ki davacının yerine getirmiş olduğu herhangi bir edimin söz konusu olmadığını, hizmet bedelinin tamamının davacı tarafça istenmesinin kabul edilemez olduğunu, yaklaşık birkaç gün aktifleştirilen hizmeti kullanmak isteyen müvekkili şirketin kullanmayacağı halde bir yıllık hizmet bedelini ödemesine hukukun cevaz vermeyeceğini, müvekkilinin davacı tarafa iddia edilen borcunun bulunmadığını, takibe ve işbu davaya dayanak cari hesap alacağı olan anlaşımın, yasal süresi içinde hiç kullanılmadan feshedilmiş olup, hizmet alınmamış olduğunu belirterek, yetki İtirazının kabul edilerek, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın Yetkili ----- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, -----. İcra Müdürlüğü'nün ------. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.

İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda," Davacı şirketin 10.330,90 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali ve takibin devamı istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; davacı şirketin davalı şirketten takip talebinde olduğu gibi 10.330,90 TL asıl alacağı bulunduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Bilirkişiler tarafından davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerine göre de davacının davalıdan 10.330,90- TL TL asıl alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının BS formu ile ilgili faturayı vergi dairesine bildirdiği, davalının aynı faturayı BA formu ile vergi dairesine bildirdiği anlaşılmıştır. Davalının faturayı vergi dairesi bildirdiği, faturayı kendi ticari defterlerine kaydettiği, faturaya süresi içerisinde itiraz etmediği gibi iade faturası da kesmediği dikkate alındığında fatura konusu hizmetin davalıya sunulduğu, davacının fatura bedellerine hak kazandığı kanaati ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜNE,

  1. Davalının. . . . İcra Müdürlüğünün. . . . . . Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,

  2. Alacak likit olmakla hüküm altına alınan 10.330,90 TL asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Karar harcı 705,70. TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 124,78. TL harcın mahsubu ile bakiye 580,92‬. TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

  4. Davacı tarafından yatırılan 80,70. TL başvurma harcı, 124,78. TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 205,48‬. TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

  5. Davacı tarafından yapılan 76,00. TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.076,00. TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

  6. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.330,90. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

  9. Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekiHizmetasliyeincelemeticaretİtirazınİptalimahkemesiSözleşmesinden(TicarigerekçehükümsavunmaKaynaklanan)kabulüne

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim