İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/862 E. 2024/433 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/862
2024/433
22 Mayıs 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/862
KARAR NO : 2024/433
DAVA : Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ : 13/08/2021
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı...vekilince ----- Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben sunulan dava dilekçesinde özetle; ----Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 09/03/2020 tarihli ve-----sayılı onaylı ve kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tercümesinin yapılarak tanıma ve tenfizini talep ettiklerini, söz konusu mahkeme kararında müvekkili hakkında borç ödemeden aciz ve iflas kararı verildiğini, Türkiye'de devam eden yargılama dosyalarına sunmak ve idari mercilerde işlem tesis etmek için anılan mahkeme kararının tanınması gerektiğini belirterek ilgili kararın Türkiye'de de geçerli olabilmesi için tanıma ve tenfizini talep ve dava etmiştir.
Eldeki dava ----- Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 15/02/2022 tarih, ----- Esas ----- Karar sayılı yetkisizlik ilamı ile ----- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş,-----. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/03/2022 tarih, ---- Esas-----Karar sayılı yetkisizlik ilamı ile de mahkememize tevzi edilmiş, mahkememizin ---- esas sıra numarasına kayıt edilmiş, mahkememizin 06/10/2023 tarih, ----- esas ve ----- karar sayılı ilamı ile davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı...vekilince verilen karar istinaf edilmiş olmakla, ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2023 karar tarihli, ---- esas, ------- karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen karar kaldırılarak, mahkememizin ----- esas sıra numarasına kayıt edilmiş, mahkememizin 15/02/2023 tarih ---- esas ve ----- karar sayılı ilamı ile dosyanın 1, 2 ve 3 Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere ----- Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosu'na gönderilmesine karar verilmiş, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas sıra numarasına kayıt edilmiş, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas, ----- karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilmiş, dosya yargı yeri belirlenmesi için ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş ve ---- esas, ---- karar sayılı ve 24/11/2023 tarihli ilamı ile mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiş olup, iş bu dosya numarasını almıştır.
Dava; -----Asliye Hukuk MAhkemesi tarafından verilen 09/03/2020 tarihli, ----sayılı kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.
MÖHUK madde 54 kapsamında yabancı bir mahkeme kararının tenfizi için aranan şartlar belirlenmiştir.
“Tenfiz şartları MADDE 54
(1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:
a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.
b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması."
Yabancı mahkeme ilamlarının tanınmasına ya da tenfizine karar verilebilmesi için hükmün kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekmektedir (5718 S.K m.54/1-c). Tanıma ve tenfizde; yabancı mahkeme kararının doğruluğu, uygulanmış olan usul hükümleri, maddi ve hukuki tespitler inceleme dışında tutulmalıdır. Anayasa ile düzenlenen temel hak ve hürriyetlere, milletlerarası hukukta kabul edilen temel ilkelere, adil yargılanma ve savunma hakkında genel ahlaka, Türk hukuk düzeninin temelini oluşturan ve devletin vazgeçemeyeceği ilkelere aykırılık oluşturması halinde, kamu düzenine açıkça aykırılıktan söz edilir. 5718 sayılı Yasanın 54/1-c maddesinde bu durum "açıkça aykırılık" ibaresiyle ifade edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 12. maddesinde; "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. (3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 14/02/2014 tarihli ----- sayılı ilamında; "...İcra ve İflas Kanunu'nun 43 üncü maddesine göre ancak Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir sayılan ya da tacirler hakkındaki hükümlere tâbi olanlar ile tacir olmadıkları halde, özel yasalara göre iflasa tâbi tutulan kimselerin iflasına karar verilebilir; bu husus Türk kamu düzeni ile ilgilidir. İstemci tacir olmayıp, hakkında ----- verilen iflas kararının tanınması talebinin reddine karar verilmek gerekirken, hatalı değerlendirme ve yürürlükte bulunmayan bir Yasa'dan bahisle tanıma ve tenfiz kararı verilmesi doğru olmamıştır..." denilerek, gerçek kişi yönünden yabancı mahkeme tarafından verilen iflas kararının tanınması için, kişinin TTK hükümlerine göre tacir olması yada özel kanunlara göre iflasa tabi olmasının kamu düzenine ilişkin olduğuna işaret edilmiştir.Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2016 tarihli------sayılı ilamında; "...Türk Hukukunda kural olarak yalnız tacirlerin iflasına karar verilebilir. Kimlerin tacir sayılabileceği dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 12., 14., 16. ve 17. (6762 sayılı TTK’nın 14., 16., 18. ve 19.) maddelerinde sayılmıştır. Sermaye şirketlerinin ortakları ve yöneticileri sadece bu sıfatları nedeniyle iflasa tabi tutulamazlar. Bu kişilerin ayrıca tacir olması halinde iflası istenebilir. İflas davasına bakan ticaret mahkemesi, borçlunun iflasa tabi kişilerden olup olmadığını kendiliğinden araştırmak zorundadır. (-----). (-----. HD. 07.11.2006 tarih ve-----, 22.09.2005 tarih ve----- Dairemizin 04.02.2013 tarih ve------. sayılı ilamları) Davalının gerçek kişi olarak sicilde kaydının bulunmadığı Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tacir olarak vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazılarından anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının tacir olup olmadığı hususunda anılan kurumlar nezdinde yapılan araştırmadan başkaca bir araştırma da yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, ----- ve ----- ilindeki Ticaret ve Sanayi Odalarından, TOBB'dan, meslek odalarından, borsadan, davalının bir ticari işletmeyi kendi adına işletip işletmediği sorularak ve gerekirse ----- ile ----- ilinde zabıta marifetiyle bu hususta araştırma yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verimesi doğru olmamıştır." denilerek, iflası istenen kişinin tacir olup olmadığı yönünde ayrıntılı araştırma yapılması gerektiği ifade edilmiştir.İİK'nun 154/3 maddesinde ise "Borçlu ile alacaklı yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesi dahi iflas takibi için yetkili sayılır.Şu kadar ki, iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır." düzenlemesi yer almaktadır. İncelenen dava dilekçesi, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan kayıt ve belgeler ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iflasa tabi şahıslardan olup olmadığı hususunda Mahkememizce araştırma yapılmış olup; bu hususta dava taraftan da delilleri istenilmiş, davacının dosyaya sunduğu belgelerden davacının ------ gerçek kişi tacir olduğu ve dolayısıyla iflasa tabi şahıslardan olduğu sonuç ve kanaatine varılmış; tenfiz talebine konu kararın kesinleştiği, Türkiye ile ----- Devleti arasında mütekabiliyet koşulunun mevcut olduğu, ayrıca 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde öngörülen koşulların tamamının mevcut olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın kabulü ile . . . . . Cumhuriyeti, . . . . . Asliye Hukuk MAhkemesi tarafından verilen 09/03/2020 tarihli, . . . . . . sayılı kararının tanınması ve tenfizine,
-
Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin yatırılan toplam 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı...tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı...üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı...tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı...vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27