SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/234 E. 2024/376 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/234

Karar No

2024/376

Karar Tarihi

3 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/234 Esas

KARAR NO:2024/376

DAVA: Tazminat

DAVA TARİHİ : 22/10/2019

KARAR TARİHİ: 03/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili-----ait olan davalıya kayıtlı olan ---- telefon numaralı hattı 5 senedir ---- kardeşi olan diğer müvekkili ----- kullanmakta olduğunu, Müvekkili------ ablası üzerine kayıtlı olan hattı kendi üzerine aldırmak için 22/07/2019 tarihinde davalı şirketin yetkili şubesi olarak bulunan ------ gittiğini, tüm işlemlerin yapıldığının kendisine iletilerek geçişin 24 saati bulabileceğini söylediklerini ancak 72 saat geçtikten sonra açılacağını, davalının---- müvekkillerini baştan savma cevaplar ile geciktirdiklerini, tüm bu sayılanların üzerine davalı şirkete ve şirketin üsküdar şubesine ihtar gönderildiği ancak telefonun hattının açılmadığını, müvekkili ---------- işletmesinin sahibi olduğunu, müvekkilinin yıllardır bu iş yerini işlettitiğini, iş yerinde hazırlanan ürünlerini davaya konu cep telefonu üzerinden sipariş aldığını, telefon hattının kapalı olduğundan dolayı müvekkilişinin işlerinin olumsuz yönde etkilendiğini, müvekkilinin hem maddi hem de manevi açıdan zararlarının giderilmesi gerektiğini beyanla fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde sahibi olduğu işletmenin dava konusu hattı online sipariş hattı olarak kullandığını belirttiğini, huzurdaki davada her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş ticari bir dava olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davanın ticari uyuşmazlık kapsamında olduğunu arabuluculuk başvuru yapılmaksızın davanın ikame edilmesinin mevzuata aykırı olduğundan dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekitiğini, Davacı----aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davacı---- yönünden davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte somut zararın ne olduğuna dair maksada elverişli delil ve belge sunulmadığını, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmemiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava; taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklanan hizmetin verilmemesi nedeniyle uğranılan maddi zarara ve manevi tazminata dair tazminat davasıdır.Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ----------belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.------- ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi; tüketici işlemi mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.6502 sayılı Kanunun 73. maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Somut durumda, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklanan hizmetin verilmemesinden kaynaklanan zarara ve manevi tazminata dair uyuşmazlık olup, davacıların aboneliğin kullanıldığı tarihte tacir sıfatının bulunmadığı sözleşmeden aboneliğin bireysel olduğu anlaşılmakta olup davalılar, 6502 sayılı Yasa hükmü gereğince tüketici, dava dayanağı sözleşme ise bir tüketici işlemidir. Dava konusu TTK'da düzenlenen hususlardan olmadığı gibi, davacılar tacir de değildir. Dava da 6502 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. Bu itibarla eldeki davaya bakma görevi Mahkememize değil Tüketici Mahkemesine aittir. Aynı hususta Tüketici Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden Mahkememizce karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında bireysel abonelik sözleşmesi düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmakla davanın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. ------

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-) DAVANIN GÖREVSİZLİK NEDENİYLE DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,

  1. ) Mahkememiz dosyası ile . . . . . . sayılı dosyası arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından mahkememizce verilen karar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği taktirde HMK'nın 22/2 maddesi gereğince görevli mahkemenin belirlenmesi için DOSYANIN . . . . . . . . . GÖNDERİLMESİNE,

  2. )6100 sayılı HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına,

Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeincelemeticaretmahkemesigerekçeTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim