SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/964 E. 2024/366 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/964

Karar No

2024/366

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/964 Esas

KARAR NO:2024/366

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 19/12/2022

KARAR TARİHİ: 02/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ticari ürün satışı/teslimi konusunda tarafların aralarındaki cari hesaba ilişkin defter kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalı tarafından talep edilen ticari satıma konu ürünlerin temininin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, buna ilişkin faturaların da düzenlendiğini, davalı tarafın ticari satıma ilişkin ödemeleri gerçekleştirmemesi üzerine------sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalı borçlunun itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde ikame edildiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari defterler incelendiğinde müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığının görüleceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, ----dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.

Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -----takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu ile ypılan incelemeler neticesinde davaya konu her iki faturanında tanzim tarihinden itibaren 90 gün vade ile düzenlendiği bu kapsamda ----- tarihinde Davalı ---- hesabından Davacı ---- ıban hesabına 10.000,00 TL ödeme yaptığı ticari defter kayıtlarından tespit edilmiş ve bu tarihten sonra herhangi bir alışveriş ve ödeme kaydına rastlanılmamıştır. Davaya konu olan ------- de cari alacağı olarak ilgili hesaplarda takip edildiği görülmüştür. Bu kapsamda davaya ilişkin 64.772,63 TL tutarın Davacı -----------alacağı olduğu, bahse konu tutarın fatura üzerinde yer alan vade tarihlerine göre yasal faizi ile birlikte rapor tarihi itibari ile toplam alacağının ------ fatura tutarından kalan 200,92 TL anapara 83,09 TL ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam--------- fatura tutarı 64.571,71 TL anapara 26.861,83 TL ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam 91.433,54 TL olduğu olup Davalı --------Davacı -----------davaya konu alışverişinden dolayı toplamda rapor tarihi itibari ile 91.717,55 TL borcu olduğu davalı tarafın ticari defterlerinden anlaşıldığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davalının kendi defterinde davacı lehine olan kaydın aksinin yazılı delillerle ispat yükünün yine davalı tarafta olduğu, davalının faturalarının içeriği malı teslim almadığını, iade ettiğini, ayıplı olduğunu ya da ödediğine dair yazılı delil sunmadığından teslim ve tesellüm iddiasının ispatladığının kabulü gerektiği hususları topluca değerlendirildiğinde davacının 02.11.2021 takip tarihi iti la davalıdan olan 64.772 63 TL alacağını da teamülün bulunamadığından takip öncesinde alacağın muaccel olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacı tarafın defter ve belgelerinin incelenmesi, Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2020 - 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari merkezinin Balıkesir de bulunduğu anlaşıldığından incelemesinin mahkemenizin takdiri ile talimat mahkemesi aracılığıyla yaptırılması gerektiği, davacı Alacağı Yönünden: davacı şirketin takip konusu asıl alacağını oluşturan 64.772,63 TL tutarın kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak dosyaya kazandırılan davalının ----- Dairesi'nden gelen müzekkere cevabında davalı tarafın ----- söz konusu faturaların bildiriminin bulunmadığı, davalının ticari defter kayıtlarında bulunup bulunmadığının ise talimatla yapılacak inceleme sonrasında tespitinin mümkün olabileceği, keşide edilen faturaların e-arşiv faturası olması (e-fatura olmaması) dolayısıyla faturanın davalıya teslimine ilişkin somut ispat gerektiği, aynı zamanda davacı tarafından düzenlenen e-irsaliyelerin teslim alan kısmında davalı yetkilisi/adına hareket eden kişinin değil, kargo olarak taşınması için malların teslim edildiği ------ kaşesinin/imzasının bulunduğu, davacının takip konusu fatura içeriği malları somut olarak davalı tarafa teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamındaki delil durumuna göre somut ispatın gerçekleşip gerçekleşmediğinin davalı tarafın kayıtlarının talimat mahkemesince incelenmesi sonrasında değerlendirilebileceği, davacı taraf her ne kadar TTK m.1530 kapsamında takip öncesinde faiz talep etmiş olsa da yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından bu hükmün uygulandığı, satış sözleşmelerine TTK m.1530 hükmünün uygulanmadığı, huzurdaki alım/satım işleminde İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olduğu, taraflar arasında vadenin belirlendiği yazılı sözleşmenin, yahut ticari ilişkide oluşmuş belli bir vadede ödemenin bulunduğuna dair teamülünün bulunmadığından borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiği, TBK.117.md.'de belirtilen şekilde temerrüdün oluştuğuna dair dosyada tebliğ şerhine havi herhangi bir delile rastlanılmadığından takip öncesinde muaccel olmayan alacağı için davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirildiği, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkar tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşıldığı bildirilmiştir.Somut olayda davalı tarafın da ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu, davacı yanın ticari defterinin kendi lehline delil niteliğine sahip olduğu ve her iki şirketin ticari defterleriyle uyumlu olduğu davacı şirketin davalı şirketten alacağının 64.772,63 TL alacaklı olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları uyarınca tespit edilmekle , HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ------Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Somut olay da davacı ticari defterlerinin yanı sıra, davalı ticari defterlerinde de ; davalı şirketin davacıya asıl alacak miktarı üzerinden borçlu olduğu tespit edilmiştir. Hal böyle olunca usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları hükme esas alınarak ve alacağın varlığına kanaat getirerek davanın asıl alacak üzerinden kısmen kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.

Dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmamaktadır. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 (eski TBK. 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) şarttır. Takibe kadar işlemiş faize yönelik davalı itirazının haklı olduğu değerlendirilerek takibe kadar işlemiş faiz tutarı bakımından davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜ ile

  1. Davalının . . . . . . takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 64.772,63 TL asıl alacak, üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine,

  2. Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 4.424,62 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 886,73 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 3.537,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  4. Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 886,73 TL peşin harç olmak üzere toplam 967,43 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 127,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.627,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %88,22 oranında olmak üzere 4.081,94 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  8. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 8.647,15 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

  9. Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 2.752,46 TL sinin davalıdan 367,54 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,

Dair davacı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde------Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyekısmenincelemeticaretİptaliİtirazınmahkemesikabulüSatımdan(TicariKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim