İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1067 E. 2024/32 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/1067
2024/32
12 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/1067
KARAR NO : 2024/32
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2019
KARAR TARİHİ : 12/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.02.2017 tarihinde davacı -----ve davalı ----- arasında imzalanan sözleşme ile davacının -----adresinde bulunan mekan içinde inşaat işleri, tesisat işleri, mobilya üretim işleri, 3D ve Teknik çizimler ile yapılacak iç mimari tasarım işlerinin yapımı konusunda anlaştığını, anlaşmada yapılacak işlerin önce Konsept ve Tasarım Projesi bu proje onaylandıktan sonra Uygulama Projesi aşamasına geçileceği, davacının konsept ve tasarım projelendirme bedeli 45.000 TL+ KDV onayı halinde projelendirme bedelinin 30.000 TL + KDV olarak kabul edildiğini, ürünler teslim edildikten sonra mobilya, sandalye, bar tezgahı, masa ve tezgahlarda deformasyonlar meydana geldiğini masa ve sandalyelerin olması gereken standart kalitede olmadığını, kestane ağacından yapıldığını, sandalyelerin boyasının sıyrıldığını paslanmaz mutfak tezgahlarının özelliğini yitirdiğini, gider mekanizmasının işlevini yerine getirmediğini, tuvalet ve lavabolarda eksik ve ayıplar olduğunu, teknik şartnameye aykırı malzeme kullanıldığını, ayıp ve eksiklerin davalı şirkete bildirilmesine rağmen giderilemediğini ürünler bitmediği için işyerini geç açarak zarara uğradığını -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- değişik iş numaralı dosyası ile alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, müvekkilin ayıplı ve eksik ifa nedeniyle şimdilik 16.615 TL belirsiz alacağın, sözleşmenin kurulduğu 01/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte tahsiline, müvekkil davacının işyerini geç açılması sebebiyle uğradığı şimdilik 1000 TL belirsiz alacağın da, uygulama projelendirme zaman çizelgesindeki (time line) son iş bitirme tarihi olan 5 Mayıs 2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,-----Asliye Ticaret Mahkemesi------değişik iş numaralı dosyası için yapılan masrafların ve vekalet ücretinin de davalı taraftan tespit tarihinden itibaren faiziyle tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği sözde ayıplardan, müvekkilimiz, 31.05.2019 tarihli delil tespiti ile haberdar olduğunu, oysa müvekkilinin taahhüt ettiği işler, çok daha erken teslim edildiğini, sadece ek işlerin teslimi doğal olarak daha geç olduğunu, ancak sözleşmeden kaynaklanan asli edim yükümlülüğünü 31.05.2019 tarihinden evvel yerine getiren müvekkili bakımından zamanaşımı süresi dolduğunu, taraflar arasında yazılı bir uygulama sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan tek bir sözleşme bulunduğunu bu sözleşmenin. 01.02.2017 tarihli "eser sözleşmesi” (“sözleşme") başlıklı bu sözleşmenin konusunu düzenleyen 2. maddesine göre, müvekkil şirketin davacının iş yerinin 3D ve Teknik Çizimleri ile iç mimari tasarım işlerinin yapılmasını taahhüt ettiğini, davacı, proje tasarımı için ne müvekkiline 30.000-TL ücret ödemiş ne de uygulama işlerinin müvekki tarafından yapılması amacıyla gönderilen sözleşme taslağına cevap verdiğini, davacı işveren, işin tamamının uygulamasını müvekkil şirketin yapması amacıyla yola çıktığını, ancak bir süre sonra, uygulama işinin bir kısmını doğrudan kendi anlaştığı yüklenicilerle yapma kararı aldığını, Gerçekten de bu işlerin büyük kısmı başka yükleniciler tarafından yapılmış ve bir kısmı ise işin devamı sırasında tekrar müvekkil şirkete verildiğini, iş programı, müvekkilinin şirketin uygulamacı ana yüklenici olacağı planı üzerine verildiğini oysa gerçekte işin bir kısmı müvekkilimiz tarafından büyük kısmı ise başka yükleniciler tarafından ifa edildiğini, taraflar arasında uygulama işleri için yazılı bir anlaşma olmadığı gibi, işin teslim tarihi konusunda bir mutabakat da bulunmadığını, taraflar arasında, müvekkilinin üstlendiği işlerin teslimi konusunda mutabık kalınan bir teslim tarihi bulunmadığını Davacı taraf 16/05/2017 tarihinde e-mail atarak işlerin 23 Mayıs 2017'de teslim edilmesini istediğini, yani davacı tek taraflı beyanla teslim tarihini belirlemeye çalıştığını, bu konuda müvekkilinin hiçbir şekilde rıza göstermediğini, öte yandan işin ifası sırasında, pek çok ek iş çıkması, iş sahibinin geç karar alması ve geç ödemde bulunması sebebiyle müvekkil şirket planladığından daha uzun süre şantiyede kalarak ek masraflara katlandığını, davacının teslimden iki sene sonra ayıp iddiasında bulunduğunu, şikayet ettiği konular ise gizli değil açık ayıp olduğunu, bir çoğununda olağan kullanım ve kullanım hatasından kaynaklandığını, kabul edilen bir teknik şartnamenin bulunmadığını, ayıplı denilen işlerin bir kısmını müvekkil dahi yapmadığını, delil tespiti raporu kanuna aykırı olduğunu, . müvekkile tebligat yapılmaksızın icra edilen keşfe istinaden düzenlenen deliltespiti raporu, delil olma vasfını haiz olmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan 14/06/2021 tarihli raporda özetle----- zemin, bodrum ve bahçe katında bulunan masa, sandalye ve tezgahtaki mobilya hasarının 4.000 TL45.500 TL41.600 TL> 11.100 TL4KDV olarak hesap edildiği, tamirlerin 30 günde yapılacağı Bar bölümünde bulunması gereken ilave 2 adet pis su gideri ve yer süzgeci için 2.500,00 TL, tuvalet zeminlerinde yapılacak imalat ve 2 adet süzgeç montajının yapılması için 1.500,00 TL bedel takdir olunduğu, Davacı tarafın eserin ayıplı ifası nedeniyle zararlarını talep edebileceği, davacı alacağının 3.5.2019 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile 17.412,87 TL olarak hesaplanması gerektiği, Davacı tarafın, davalı yüklenicinin temerrüdü nedeniyle tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 09.02.2023 tarihli raporda özetle; Davaya konu taşınmazın Zemin, Bodrum ve Bahçe katında yer alan masalarda, çatlak, şişme ve kırıkların imalat hatasından kaynaklanmış olduğu, ayıpların hemen gözle görülmeyip, kullanıldıktan bir süre sonra meydana geldiği ve bu nedenle gizli ayıp olduğu ve davalının bu ayıpların giderilmesinden sorumlu olacağı, Paslandığı ve değiştirilmesi gerektiği belirtilen 4 Adet Metal Tezgâh imalatının takdirine göre iki hesaplama yapıldığı, bunların -----” tarafından yapıldığının kabulü halinde zararın 11.100.- TL * KDV olarak, “Davalı” tarafından yapıldığının kabulü halinde; 15.100.-TL * KDV olarak hesaplandığı, Davacının davalıdan temerrüt nedeniyle tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından alınan 15/08/2023 tarihli ek raporda özetle; Davaya konu ürünlerdeki ayıpların imalat hatasından kaynaklanmış olduğu, ürünlerdeki ayıpların gizli ayıplı olduğu, davalının bu ayıpların giderilmesinden sorumlu olacağı, ürünlerdeki ayıbın semenden indirim gerektirmeyeceği, Paslandığı ve değiştirilmesi gerektiği belirtilen 4 Adet Metal Tezgâh imalatının takdirine göre iki hesaplama yapıldığı, Metal tezgahların “------” tarafından yapıldığının kabulü halinde zararın zararın 11.100.TL * 1.998 TL % 18 KDV— 13.098,00 TL, Davalı” tarafından yapıldığının kabulü halinde; 15.100.-TL * 2.718.-TL %18 KDV- 17.818,00 TL olarak hesaplandığını beyan ve rapor etmiştir
Duruşmada dinlenilen tanık------"Ben davacı şirkettin davaya konu eser sözleşmesinin yapıldığı kafe de mutfak şefi olarak görev yapmaktayım ve hale çalışıyorum, bildiğim kadarıyla davacı şirket ve davalı şirket davaya konu kafe restoran inşaat işi bazı tesisat işi ve mobilya işleri ile ilgili bazı hizmet ve mal alımı söz konusu oldu, davalı şirket davacı şirkete tesisata yönelik (mutfak gideri, ) ve masa sandalye tedariki ayrıca mutfak tezgahı yapımı gibi sair bazı alanlarda hizmet ve mal vermiştir gördüğüm kadarıyla davalı tarafça yapılan mutfak giderleri gerekli nitelikte yapılmadığı için giderler taştı ve tıkandı aynı durum tuvaletlerde de yaşandı, doğrudan bilmemekle birlikte davalı taraftan herhangi bir ekip söz konusu imalat hatalarının düzeltmek için çalıştığımız kafeye gelmedi akabinde başka bir şirketten söz konusu ayıplara yönelik olarak tesisat hizmeti alınması zorunda kalındı hatta giderlerin bulunduğu fayansların kırılması gerekti ayrıca davalı tarafça tedarik edilen masa ve sandalyelerde kırılmalar meydana geldi hatta müşteri sandalye de otururken sandalye kırıldı ayrıca davalının yapmış olduğu mutfak tezgahının arkasındaki elektrik aksamı kapatılmadığından söz konusu aksam ile su temas ettiğinden dolayı bir çalışma arkadaşımız elektrik akımına kapılıyordu benim söz konusu olaya ilişkin olarak görgüm ve bilgim bundan ibarettir, davacı şirketin davalıdan söz konusu ayıpları yahut eksiklikleri gidermesi için talepte bulunup bulunmadığını bilmiyorum, bir ay boyunca hafta da en az üç defa gider taşması sorunu ile karşılaşıyorduk söz konusu durumdan dolayı çalışmadığımız gün olmadı ancak çok zor şartlar altında çalıştık mutfaktaki personel bana bağlı olduğu için bende onları çalışmaya teşvik ettim yoksa böyle bir ortamda çalışılacak personel bulmak imkansızdır hatırladığım kadarıyla davaya konu cafenin sandalye ve masa demirlerinin yapımı ve mutfağa kuru gıda rafının yapımını bildiğim kadarıyla------ yaptı ancak söz konusu şahsı davalının mı yahut davacının mı temin ettiğini bilmiyorum, tente takılana kadar bahçede dört tane şemsiye vardır ve bu şemsiyeler bahçe mobilyalarını korumakta idi ayrıca yağmur yağdığında söz konusu mobilyalar büyük çöp poşetleri ile kapatılıyordu ve mobilyaların üzerindeki minderler her akşam içeri taşınıyordu zira bahçe açık olduğu için kedi köpek gibi bazı hayvanlarda bahçeye girebiliyordu bildiğim kadarıyla bu önlemler vasıtası ile suya maruz kalmadılar ayrıca masaların için su geçirmez brandalı lastikli örtüler de vardı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yargıtay-----Hukuk Dairesi, 15.03.2012 tarih, -----Sayılı Kararında da eserin tanımı yapıldıktan sonra yüklenicinin ayıptan sorumluluğu açıklanmıştır; Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. Yüklenicinin eseri, iş sahibinin yararına uygun olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi, davalı yüklenicinin hem sadakat hem de özen borcunu kapsar. Burada belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlanır. Meydana getirilen eserin, iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması aranır. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Ayıplı eseri meydana getiren yüklenici ise, ortaya çıkan ayıp ve eksiklerden ayıba karşı tekeffül nedeni ile sorumludur. Yüklenici hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekir.Eser sözleşmelerinde ayıp hususu ise 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Ayıbın belirlenmesi” başlıklı 474.maddesinde düzenlenmiştir. Madde metnine göre; “İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.” Ayıp, eser sahibine teslim edilen eserin niteliklerinde, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına göre teslim edilmesi gereken eserin özellikleriyle karşılaştırıldığında, ortaya çıkan her türlü sapmadır. Kısaca ayıp, teslim edilenle, teslim edilmesi gereken arasındaki farktır. Buna göre ayıbın ortaya çıkarılması için teslim edilen ile sözleşmede kararlaştırılanın karşılaştırılması ve eksiklikler bulunması halinde teslim edilen eserin ayıplı olduğu kabul edilmelidir. Örneğin eser, sözleşmede açık veya zımni olarak kararlaştırılan niteliklere (renk, biçim, ölçü, imar tarzı vs) sahip değilse ayıplı sayılmalıdır.” (Yargıtay ----.HD. Onursal Başkanı -----AYIPLI İFA, 5.Baskı, -------Kullanımla ortaya çıkacak gizli ayıbın tanımına ilişkin olarak Yargıtay ------.Hukuk Dairesinin 25.09.2012 Tarih, ----- sayılı kararında gizli ayıbın tanımı yapılmıştır; “…Açık ayıp, eserin iş sahibine teslimi anında kolaylıkla görülebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında kendini gösteren ayıp türüdür.”“…gizli ayıplar ise, teslim sırasında göze çapmayan ve TBK’nın 474 (818 Sayılı BK. Mad. 359.) maddesinin 1.fıkrasına göre yapılacak özenli bir incelemeyle de saptanmayan ayıplardır. Gizli ayıplar ya saklı ayıplardır veya sonraki bir tarihte, eser kullanırken ortaya çıkan ayıplardır. “…Açık ayıp, eserin iş sahibine teslimi anında kolaylıkla öngörülebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanımı sırasında kendini gösteren ayıp türüdür.----H.D. ------)“…Gizli bozukluklar eser teslim edilirken göze çarpmayacağı gibi, özenli bir inceleme ile de saptanamaz.Davaya konu eser sözleşmesi incelenmekle söz konusu projenin tasarımı onaylandıktan sonra, yine davalı tarafından tasarımı hazırlanan ve akabinde yine davalı tarafça yapılacak olan inşaat işleri, tesisat işleri, ve mobilya üretimleri vs. oluşan uygulama bütçesini davacı iş sahibine sunacağı ve kabul edilmesi durumunda, projesi bedelinin ödeneceği kararlaştırılmış olmakla davalının yapmayı taahhüt ettiği eseri sözleşmeye ek olarak verilecek zaman çizelgesinde belirtilen süre içerisinde projesine ve iş bu sözleşme hükümlerine uygun biçimde bitirerek davacı iş sahibine teslim edeceği, kararlaştırılmıştır. Dosya da mübrez ve davalı ------ tarafından uygulama sözleşmesi ve zaman çizelgesinin 07.03.2017 tarihli e-posta ile sunulduğu, ancak mezkur sözleşmenin onaylanıp kabul edildiğine daire herhangi bir bilgi paylaşılmadığı, aynı şekilde taslak uygulama projeleri ve davalı -----. tarafından ---- Genel Bütçe başlıklı belgede iş yerinde yapılacak tüm imalatlara ait iş ve fiyat listesinin olduğu, bu listenin de onaysız ve imzasız olduğu ve dosya kapsamında yer alan taraf e-posta yazışmaları, faturalar, bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalı------tarafından dava konusu işyerinde bir takım imalatları gerçekleştirmiş olmakla beraber, taşınmazdaki yapılan tüm işlerinin imalıtını üstlenmediği, 05/07/2022 tarihli rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan mail yazışmalarından da anlaşılmakla davalı tarafın tezgah imalatının sadece projesini tasarladığı hususu ispat edilmekle tezgahın imalatına yönelik sorumluluğunun bulunduğu tüm dosya kapsamı uyarınca ispat edilememekle birlikte davacı tarafça inkar edilmeyen mail yazışmaları da bu durumu desteklemektedir. Davaya konu iş yerindeki zemin, bodrum ve bahçe katında yer alan masalarda, çatlak, şişme ve kırıkların imalat hatasından kaynaklanmış olduğu, ayıpların hemen gözle görülmeyip, kullanıldıktan bir süre sonra meydana geldiği, bu nedenle gizli ayıp olduğu olduğu hususundaki bilirkişi tespitleri usul ve yasaya uygun bulunmakla birlikte davalının ayıplı işleri nedeniyle davacıya 13.098,00 TL borçlu bulunduğu kanaatine varılmakla birlikte sözleşmeye ek yapılan zaman çizelgesinde eser sözleşmesinde işin bitirileceği tarih kararlaştırılmış ise de delil olarak ibraz edilen mailler incelenmekle işin sürenin bitmesi akabinde devam ettiği ve davacı tarafın davalı tarafa TBK madde 123 uyarınca uygun süre vererek ihtar etmediği anlaşılarak davalının TBK madde 117 uyarınca temerrüte düşürülmediği bu nedenle davacının iş yerinin geç açılması ile ilgili olarak tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE
-
13.098,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birmekte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya yönelik talebin reddine,
-
Geç teslime yönelik alacak talebinin reddine,
-
Karar harcı 894,72 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 300,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 593,89 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 300,83 TL peşin harç ve 384,90 Keşif harcı ve delil dosyasına yapmış olduğu 314,00 TL keşif harcı olmak üzere toplam 1.044,13 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 3.520,75 TL tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti, 350,00 TL . . . . . araç ücreti ve delil tespit dosyası olan . . . . . Asliye Ticaret Mahkemesinin . . . . . . sayılı dosyasına yapmış olduğu 2.146,40 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 6.017,15 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.474,18 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 1.515,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 388,49 TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 13.098,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 4.517,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 981,51 TL'nin davalıdan, 338,49 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29