İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/248 E. 2024/295 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/248
2024/295
4 Nisan 2024
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/664 Esas
KARAR NO: 2024/174
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/09/2022
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirketin yurt içi ve yurtdışı her türlü hava, kara ve deniz taşımacılığı işi ile iştigal eden uluslararası pazarda önemli bir konuma sahip ve lojistik sektöründe gayet iyi bilinen bir şirket olup, her zaman müşterilerinin memnuniyetini öncelik alması ve çıkan uyuşmazlıklarda uzlaşmacı tavırlara sahip olması ile de bilinmekte olduğunu,
Müvekkili Şirket ile davalı şirket davalı şirkete ait Emtiaların ------taşınması için anlaşmış, Söz konusu hizmetlerin Müvekkili Şirket tarafından ifası için fiyat teklifleri e-mail yolu ile gönderilmiş ve yine davalı şirket yetkilileri tarafından ilgili teklifler kabul edilmekle taşıma sözleşmesi
kurulmuş, Her ne kadar taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğu izahtan vareste dahi olsa, bir an için taşıma sözleşmesinin yazılı olarak yapılmadığı düşünülse dahi, TTK. 856/2 uyarınca eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karine olarak kabul edilmekte olup, taraflar arasında ticari ilişki
mevcut olduğunu, Söz konusu emtianın alıcısının yurtdışında bulunması nedeniyle ilgili taşımada tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen CMR Konvansiyonu uygulama alanı bulacak olup, Eşyanın taşıyıcıya teslimi CMR Konvansiyonu Md. 4 -5 uyarınca da taşıma sözleşmesinin varlığına karine teşkil etmekte ve bu durumda somut olayda taraflar arasında usulüne uygun olarak kurulmuş taşıma sözleşmeleri ve ticari ilişki mevcut olduğunu,
Müvekkili Şirket tarafından taşıma işinin usulüne uygun ifasından sonra satıcı konumda bulunan davalı şirket adına konu taşımaya ilişkin ----
bedelli Navlun Bedeli açıklamalı faturanın tanzim edilmiş olduğunu, Müvekkili Şirketin tüm sorumluluklarını anlaşmaya uygun olarak eksiksiz şekilde ifa etmiş, dava dışı alıcısına emtiayı teslim etmek üzere aracın organizasyonunu eksiksiz ve hasarsız olarak organize etmiş bulunduğunu, Müvekkili Şirketçe taşımalara ilişkin navlun alacağını içeren-----
numaralı fatura davalı şirkete gönderilmiş, davalı şirket tarafından faturaların içeriğine itiraz edilmemiş, TTK. 21/f2 gereği fatura içeriğinin kesinleşmiş olduğunu, Tüm bu gelişmelerin akabinde, taşıma işlemi fiili taşıyan tarafından gerçekleştirilmiş ancak davalı tarafın gümrük işlemlerini tamamlamamasından kaynaklı olarak taşıma aracının boşaltılması gerçekleştirilememiş ve 40 gün beklemiş, Bekleme başladığından itibaren davalı taraf şirket yetkililerine durum ivedilikle izah edilmiş, sürekli bilgilendirme yapılmış olduğunu, Davalı taraf sorumluluğunun kendilerinde olduğunu, sürecin devam etmesi gerektiğini ifade etmiş, Buna ilaveten, -------içerisinde kullanılması gereken geçiş belgesinin bekleme süresinin uzamasından kaynaklı olarak kullanılamamasından dolayı ----- fiili taşıyana ceza tanzim etmiş, Bu cezanın ödemesi de fiili taşıyan tarafından gerçekleştirilmiş ve Müvekkili
Şirkete fatura edilmiş olduğunu, ---- plakalı aracın ---ödeme nolu --- tarihli --- açıklamalı
fatura ile --- plakalı aracın ---- bekleme bedeli faturası açıklamalı faturaların Müvekkili Şirket tarafından tebellüğ edilmesinin akabinde, Müvekkili Şirket tarafından fiili taşımacıya ödenen faturalar ----- Bekleme Ücreti açıklamalı fatura ve
------- seri numaralı Diğer İşlemler açıklamalı fatura ile davalı tarafa yansıtılmış olup, Davalı tarafın bu faturalara da itiraz etmemiş ve faturaların kesinleşmiş olduklarını, Huzurdaki davaya konu navlun ücretinin ve diğer ücretlerin Davalı Şirketçe ödenmemesi üzerine Müvekkili Şirket tarafından, Davalı Şirket aleyhine -------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, Davalı, kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine haksız olarak itiraz etmiş ve bu itiraza istinaden takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu,
Davalı Şirket ile Müvekkili Şirket arasında ticari bir ilişki mevcut ve Davalı Şirket, Müvekkili Şirket tarafından düzenlenen fatura bedelini ödememiş olduğunu, Davalı taraf vekili gönderilen ödeme emrine yapmış olduğu itirazda yetkili icra daire ve mahkemelerinin davalının yerleşim yerinin --- olması sebebiyle -----açılmasının usulsüz olduğunu iddia etmiş olsa da bu iddianın hukuki temelden yoksun bir iddia olduğundan Davalının yetki itirazının reddinin gerektiğini, Davalı taraf itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz etmişse de Davalının, Müvekkili Şirket tarafından
25.01.2022 tarihinde başlatılan icra takibi ile temerrüde düşürüldüğü sabit olmakla faize ilişkin taleplerinin de kabulünün gerektiğini,Taraflarınca, ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk şartı gereği arabulucuya başvurulmuş, Söz konusu toplantılara usulünce katılınmış olup anlaşma sağlanamamış olduğunu belirterek, Haklı davalarının kabulüne, Haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile------- sayılı dosyası ile yapılan takibin kaldığı yerden devamına, Haksız ve yasal dayanaktan yoksun
olarak takibe itiraz edilmesi nedeniyle, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafça iletilmiş olduğunu, Taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca ---- plaka sayılı araç ile makinenin ------ taşıması yapılmış, ancak varış tarihi --- yılbaşı tatiline denk gelmiş, Bu tatil sebebi ile sevkiyatı yapılan malın araçtan boşaltılması 13 gün sürmüş, Dava dilekçesindeki
iddianın aksine, aracın boşaltılması, gümrük işlemlerinin tamamlanmaması sebebi ile 40 gün sürmemiş olup, ---- yılbaşı tatiline denk gelmesi sebebi ile gerçekleşen araç beklemesinden dolayı müvekkili şirketin kusurlu olduğunun kabul edilemez olduğunu, Kaldı ki, müvekkili şirketçe bilinmektedir ki, ----- plakalı araç, yükünü boşalttıktan sonra da davacının ve/veya---- Adlı şirketin kendi kusurlarından kaynaklı sebepler ile de-----dönüşe geçememiş, Yani,-----olmasaydı ve araç hemen boşaltılabilseydi bile, bu araç --- dönemeyecek, bunun sebebinin ise; TIR ile yapılan yurtdışı sevkiyatlarında, araçların ----- topraklarından transit olarak geçebilmesi için
---- izni denilen bir geçiş izninin alınması gerekmekte, Yükü taşıyan -----plaka sayılı aracın, --- gidiş için bu izinlere sahip iken, dönüş yolu için ---- alınması gereken bu ----izinlerine sahip olmadıkları ve araçların ---üzerinden dönüşe geçemedikleri bilgisinin TIR şoförlerinden alınmış olduğunu, Davacı tarafın ve/veya ----- Adlı şirketin kendi kusurları sebebi ile dönüş yoluna çıkamayan aracın bekleme süresine ilişkin ücretini de müvekkili şirket üzerine yıkmaya çalışmakta olduklarını, Tüm bu bilgiler ışığında sevkiyatı yapan-----sayılı araçların iddia edildiği gibi ülkeden çıkamaması sebebi ile bir bekleme ücreti ödenmiş ise; söz konusu araçların davacıya değil, davacının aracılık yaptığı ----- şirketi adına olması sebebi ile bu bekleme ücretinin davacı tarafça ödenmediği, aksine ----- tarafından ödenmiş olabileceği aşikar olup, Bu sebeple, davacının söz konusu araç bekleme
ücretini bizzat ödediğini işbu dosyada ispat etmesi gerekmekte olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---- takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı tarafın defterlerinin incelenmesi amacı ile talimat yolu ile Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davalı şirketin 2021-2022 yıllarına ait ticari e-defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, ticari e-defterlerin Türk Ticaret Kanunu,------ düzenlemeleri ve Vergi Usul Kanununda belirlenen usul ve kurallara uygun ve eksiksiz tutulduğu, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu, davalı yanın defterlerindeki kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacı şirket ile davalı şirketin ---- anlaştığı, taşımanın --- olan kısmının yerine getirildiği, ----- yapılması gereken taşımanın yapılmadığı, Davalı şirketin dönüş yükünün taşınmaması nedeniyle, davacı şirketin düzenlediği---- tutarlı faturaya karşılık davalı şirketin----- tutarlı iade faturası düzenlediği, davalı şirketin ------ kısmından sorumlu olmadığı, kalan 6.200-USD tutarlık kısmın davalı şirketçe banka yoluyla ödendiği, davalı şirketin ---- tutarlı fatura nedeniyle borçlu olmadığı, ---- yaşanan gecikmeden kaynaklı olarak taşıma aracının boşaltılmasının gecikmesi neticesinde, davacı şirketin ----- sıra nolu, araç bekleme ücreti açıklamalı---- tutarlı faturaları düzenlediği, davalı şirketin, ---- tutarlı faturayı ticari defterlerine kaydettiği, ------ tarihli ihtarnamesi ile itiraz ettiği ve faturayı ticari defterlerine kaydetmediği, Fiili taşıyanın aracının gümrükte beklemesinden kaynaklı olarak ortaya çıkan araç bekleme ücreti ve dozvala cezasının kimin tarafından ödenmesi gerektiğinin ortaya konulması için taşıma konusunda uzman Bilirkişi'den rapor alınması gerektiği, Araç bekleme ücreti ve dozvala cezasının kimin tarafından ödenmesi gerektiğinin konusunda uzman Bilirkişi tarafından tespit edilmesi neticesinde, davalı şirketin davaya konu araç bekleme ücreti açıklamalı 6.000,00-USD tutarlı ve----- tutarlı faturalar nedeniyle borçlu olup olmadığının tespit edilebileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile Davacının takipteki 8.000,00USD asıl alacak yönünden davalının gidiş navlun
ücreti olarak 6.200,00USD tutarında ödeme yaptığı, bakiye 1.800,00USD’nin ise
dönüş navlununa ait olduğu, davacı tarafından dönüş navlun hizmeti verilmediği
sabit olduğundan bakiye 1.800,00USD tutarını da talep edemeyeceği, bu nedenle davalının 8.000,00USD asıl alacak kalemi için takibe vaki itirazının yerinde olacağı, Davacının takipteki 6.000,00USD asıl alacak kalemine dayanak yaptığı bekleme ücretine ait emtianın tahliye adresine varış ve alıcıya teslim tarihine ait dosya kapsamında bir verisunulmadığındandenetlenemediği, bu nedenle davalının 6.000,00USD asıl alacak kalemi yönünden takibe vaki itirazının yerinde olacağı, 3.--- belgesini almanın, süresi biten----- belgesinin yerine yenisini almanın taşıyıcının sorumluluğunda olduğu, davacının ödediğini beyan ettiği cezaya ait ilintili evrakların dosyada mevcut olmadığından denetlenemediği, bu nedenle davalının 5.850,00TL asıl alacak kalemi yönünden takibe vaki itirazının yerinde
olacağı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Davalı taraf tanık deliline dayanmış, bildirdiği tanık ------ dinlenilmesi amacı ile ----- talimat yazılmış, talimat mahkemesince alınan ifadede tanık ... "Ben davalı şirkette 2014 yılında çalışmaya başladım, davalı şirket maden alım satım işi yapmaktadır, davalı şirket --------- makine gönderecek ve dönüşte de aynı firma ile kurşun madeni getirilecekti, bunun için yurtdışı taşımacılığı yapan şirketleri aramaya başladık, internetten davacı şirketi bulduk, davacı şirket ------ idi, davalı şirket müdürü ile davacı şirket ile görüşmeler telefon ile yapıldı, görüşme yapılırken ben davalı şirket müdürü ----- yanında idim, yapılan görüşmede davacı şirket ile gidiş - dönüş için 8.000,00 USD'ye anlaşıldı, bunun 6.200 USD'si ------götürülecek makine'nin nakliye ücreti idi, geri kalan 1.800 USD ise----- getirilecek kurşun madeni nakliyesinin ücreti idi, buradan gönderilen makine----- teslim edildi ancak dönüşte getirilmesi gereken kurşun madeni davacı şirketin belgelerinin eksik olmasından dolayı getirilemedi, eksik olan belgenin ismi dozvala'dır, bu belgenin eksik olması sebebiyle kurşun madeni getirilemedi, bunu davalı şirketin yetkilisine bildirmişler, davacı şirket dönüşte getirmesi gereken kurşun madenini dozlava belgesi eksik olması sebebiyle getirememiş olmasına rağmen orada beklemiş ve bu beklediğine ilişkin geçen bekleme süresinin ücretini de davalı şirketten talep etmiş, davacı şirketin herhangi bir bekleme ücreti ödeyip ödemediğini bilmiyorum, davacı şirket -----gelirken getirmesi gereken kurşun madenini getiremediği için davalı şirketin 1.800 USD'lik ödemeyi kabul etmediğini biliyorum, benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Dosya kapsamında yer alan tüm veriler incelendiğinde; davalı --- davacı/takip alacaklısı----- boşaltma gidiş, ------- navlun ücreti
konusunda anlaştıkları, böylelikle taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğu tespit
olunmuştur. Sonuç itibariyle bilirkişi heyetince, davacının takipteki 8.000,00USD asıl alacak yönünden davalının gidiş navlun
ücreti olarak 6.200,00USD tutarında ödeme yaptığı, bakiye 1.800,00USD’nin ise
dönüş navlununa ait olduğu, davacı tarafından dönüş navlun hizmeti verilmediği sabit olduğundan bakiye 1.800,00USD tutarını da talep edemeyeceği, bu nedenle davalının 8.000,00USD asıl alacak kalemi için takibe vaki itirazının yerinde olacağı, Davacının takipteki 6.000,00USD asıl alacak kalemine dayanak yaptığı bekleme ücretine ait emtianın tahliye adresine varış ve alıcıya teslim tarihine ait dosya kapsamında bir veri sunulmadığından denetlenemediği, bu nedenle davalının 6.000,00USD asıl alacak kalemi yönünden takibe vaki itirazının yerinde olacağı----- belgesini almanın, süresi biten--------- belgesinin yerine yenisini almanın taşıyıcının sorumluluğunda olduğu, davacının ödediğini beyan ettiği cezaya ait ilintili evrakların dosyada mevcut olmadığından denetlenemediği, bu nedenle davalının 5.850,00TL asıl alacak kalemi yönünden takibe vaki itirazının yerinde olacağı bildirildiği, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları usul ve yasaya uygun olduğundan hükme esas alınarak davacının davasını ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
-
Alınması gerekli 427,60 TL harcın 3.507,73 TL harçtan karşılanarak bakiye 3.080,13 TL harcın davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 41.323,67 TL vekalet ücretini davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49