SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/937 E. 2024/247 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/937

Karar No

2024/247

Karar Tarihi

22 Mart 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/937

KARAR NO : 2024/247

DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 08/12/2022

KARAR TARİHİ : 22/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından, ----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, işbu itirazın tamamen haksızlık teşkil ettiği, müvekkili şirketin, ------- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına konu edilen çek bedelinin haciz baskısıyla ödemek zorunda bırakıldığını, çekin keşidecisinin davalı şirket olup işbu ödemeden kaynaklı rücu hakkını davalı şirkete yöneltme zorunluluğunun doğduğunu, ancak davalı şirketin rücu edilen ödemeye ilişkin haksız bir şekilde itirazlarını sunduğunu, müvekkili şirketin davalıdan alacağının sabit olduğunu, bu duruma rağmen ödeme yapılmayarak mağdur edilen müvekkilinin, icra takibine kötü niyetle itiraz edilerek daha da mağdur edildiğini belirtmiş olup, davanın kabulüne,-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun alacağın % 20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia etmesine rağmen alacağını temelinin ne olduğu, hangi vakaya istinaden müvekkilinden 72.073,07 TL alacağının olduğunu davacı tarafın hiçbir surette açıklamadığını, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup, işbu ticari ilişki kapsamında davacının, müvekkili şirkete ürün tedariki sağlaması gerektiğini, taraflar arasında vuku bulan bu ticari ilişki içerisinde, müvekkili şirketin tüm ödemelerini tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini ve ilgili çekleri davacıya teslim ettiğini, davacının iddiasını dayandırdığı vakıaları ispata yarar herhangi bir delil veya emare sunmadığını, davacının yalnızca alacaklı olduğunu belirttiğini, ancak hangi ticari ilişki kapsamında davacının hak talep ettiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, ispat yükünün müvekkili şirket üzerinde değil, davacı şirket üzerinde olduğunu, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacıdan alacağının bulunduğunu, davacının, müvekkili şirketle imzaladığı sözleşme uyarınca teslim etmesi gereken malları teslim etmediğini ve müvekkilinin keşide ettiği çeki de geri vermediğini, asıl alacaklının yine müvekkili şirket olduğunu, tarafların ilgili defter ve kayıtlarının incelendiğinde müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.

İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.

Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve dava konusu çekin davalı şirket tarafından, davacı şirkete teslim edildiği hususunun ihtilafsız olduğu, davalı şirket vekilinin iddiasının, çeke karşılık davacı şirketin sözleşme uyarınca teslim etmesi gereken malları iade etmediğini, bu sebeple müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, aksine alacaklarının bulunduğunu beyan ettiği, davacı şirket defterlerin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defterlerinde davalı şirketten 05.03.2022 vadeli, ----- no.lu çekten kaynaklı olarak 50.000,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, dava konusu 16.04.2022 vadeli ------ no.lu 50.000,00 TL tutarlı çekin davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı şirket vekilinin 05.05.2023 tarihli dilekçesi ile yerinde inceleme talep etmiş olmasına rağmen, ticari defterlerin yerinde inceleme öncesi hazır edilmesi ve sonrasında inceleme yapılması amacıyla, davalı şirket vekiline mail gönderilip, telefonla aramış olmama rağmen ticari defterlerin tarafıma ibraz edilememesi nedeniyle inceleme yapılamadığı, ayrıca dava konusu çekin, davacı şirkete, taraflar arasında imzalandığını belirttiği sözleşme doğrultusunda avans olarak verildiğine ilişkin herhangi bir belgenin de sunulmadığı, davacı şirketin, davalı şirket tarafından verilen çeki, dava dışı ----- ciro ettiği, çekin vadesinde karşılıksız çıkması üzerine, dava dışı şirket tarafından davacı ve davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı şirketin icra takibine 72.073,07 TL tutarlı ödeme yapmış olduğu tespit edilmiş olup, yapılan tespitler doğrultusunda, davacının karşılıksız çıkan çekin hesabının sahibi davalıya rücuen alacak talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkememize ait olduğu, Davacı şirketin 2022 yılına ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket tarafından, davacı şirket adına ----- Şubesi, 16.04.2022 vadeli, ----- seri no.lu 50.000,00 TL tutarlı çekin düzenlendiği, işbu çekin davacı şirket tarafından 3.kişi ciranta------ ciro edildiği, çekin vadesinde bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmaması üzerine dava dışı ---- şirketi tarafından davacı ve davalı şirket aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takibinin başlatıldığı, davacı şirketin işbu dosyayı kapatmak için 72.073,07 TL tutarında ödeme yaptığı, Davalının dava konusu çeki davacının, müvekkili şirkete ürün tedariki sağlaması kapsamında avans olarak verildiğini, davacının iddiasını dayandırdığı vakıaları ispata yarar herhangi bir delil veya emare sunmadığını, davacının yalnızca alacaklı olduğunu belirttiğini, davacı şirket üzerinde olduğunu, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, savunmuş olsa da dosya kapsamında bu iddialarını ispata yarar delil sunmadığı, takip tarihinden önce ya da sonra ikame edilmiş menfi tespit davasının bulunmadığı, davacı şirketin, davalı şirketin keşidecisi, çek hesabı sahibi olduğu çeke karşılık yapmış olduğu 72.073,07 TL tutarlı ödemeyi davalı şirkete rücu talebi ile davacının diğer bedelsizlik iddialarına ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkememize ait olduğu, Davacı ilk ciranta lehtarın ciro ettiği çekin karşılıksız kalması ile bedelini ödemek zorunda kalan davacının içinde temerrüt faizi ve diğer ferilerin de bulunduğu toplam 72.073,07 TL tutara ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, mahkememizin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde davacının taleple bağlılık gereği 29.09.2022 takip tarihinden itibaren iskonto avans faizi talep edebileceği, hususlarını beyan ve rapor etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir. Davacı şirketin kayıtlarında, davalı şirkete ait ----- no.lu hesap hareketlerinin incelenmesinde, 2021 yılından devreden 67.906,58 TL tutarlı borç kaydına karşılık, davalı şirket tarafından 05.01.2022 tarihinde 17.906,58 TL ve 05.03.2022 vadeli, 50.000,00 TL tutarlı çeke ilişkin alacak kaydı girmek suretiyle, bakiyenin 0,00 TL olduğu, çekin vadesinde karşılığı olmaması üzerine borç kaydı girildiği ve davacı şirketin kendi defterlerinde, 05.03.2022 vadeli, ------ no.lu çekten kaynaklı olarak 50.000,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. ,davacı şirketin, davalı şirket tarafından verilen çeki, dava dışı ------ ciro ettiği, çekin vadesinde karşılıksız çıkması üzerine, dava dışı şirket tarafından davacı ve davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı şirketin icra dosyasına 72.073,07 TL tutarlı ödeme yapmış olduğu celp edilen -----İcra müdürlüğünün ------. Sayılı dosyası incelenmekle anlaşılmış olmakla davalı tarafça keşide edilen karşılıksız kalan çeke yönelik olarak davacının ödeme yaptığı sabit olmakla birlikte , davalı taraf ticari defterlerini inceleme için sunmadığından davacı tarafın defterleri HMK 222/3. Maddesine göre lehine delil sayılmış olmakla tüm dosya kapsamı ve celp edilen icra dosyaları usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu uyarınca davacının karşılıksız kalan çeke yönelik olarak ödenen bedel uyarınca davalıdan alacaklı olduğu davalı yanın davacı defterlerindeki kayıtların aksini ispatlayamadığı kanaatine varılarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir

İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜ İLE,

  1. Davalının . . . . . İcra Müdürlüğünün . . . . . . Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,

  2. Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Karar harcı 4.923,31 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 870,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.052,85 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

  4. Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 870,46 TL peşin harç olmak üzere toplam 951,16‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

  5. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.469,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

  6. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  9. Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline ( E Duruşma Sistemi Üzerinden ) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeincelemeticaretİtirazınİptalimahkemesikabulü(KıymetliEvraktanhükümsavunmaKaynaklanan)gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim