SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1138 E. 2024/243 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2019/1138

Karar No

2024/243

Karar Tarihi

22 Mart 2024

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/1138

KARAR NO : 2024/243

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 27/12/2019

KARAR TARİHİ : 22/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerin murisi --- ---, davalı sigorta tarafından sigorta ettirilen --- - - plakalı aracın sürücüsü maliki davalı --- --- sebebiyet verdiği kazada hayatını kaybettiğini, --- --- hakimiyetinde bulunan --- - -- plakalı araç zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında davalı----tarafından sigortalandığını, Davalı ---- - hakkında ---- Asliye Ceza Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyasıyla mahkumiyet kararı verildiğini, Kazanın meydana gelmesinden sonra davalı sigorta şirketine yapılan müracaat neticesinde ---- --hasar dosyası kapsamında müvekkillere kısmi ödeme yapıldığını, Fakat söz konusu ölüm dolayısıyla cenaze, nakil, defin ve taziye harcamaları yaptıkları kuşkusuz olan müvekkillere bu masraflar için herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, Davalı --- --- adına kayıtlı --- --- - plakalı araç ve başkaca tespit edilecek taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine “ihtiyati tedbir” konulmasına, Müvekkiller cenaze, nakil, defin ve taziye harcamaları için toplam 15.000 TL.nin olay tarihinden işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikle davalılardan tahsiline, Müvekkil ---- - için 40.000 TL. Ve----- için 40.000 TL. ---- - için 10.000 TL. ---- --- için 10.000 TL. Olmak üzere toplam 100.000 TL. Manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile (davalı sigorta hariç, davalı ---- - aleyhine) tahsiline, Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik ---- - için 1.000 TL. --- -- için 1.000 TL. Toplam 2.000 TL. Destekten yoksun kalma tazminatına kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte destekten yoksun kalma tazminatı ve defin giderleri alacağından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, ve davalı sigortanın tarafımıza ödemiş olduğu tutarların alacağımızdan mahsubuna, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Davacı müvekkiller ---- - için talep edilen 1.000 TL. alacağın ıslahı ile dava değerinin 138.507,73 TL. , ---- -- için talep edilen 1.000 TL. alacağın ıslahı ile dava değerinin 197.466,73 TL. Arttırılmasına, Davalı -----tarafından yapılan ödemenin alacaktan mahsubu sonrası davalı ---- - yönünden dava değerinin 285.662,12 TL. arttırılmasına, alacağın olay tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalı ---- - tahsiline, davacı müvekkiller -----ve ----- ödenmesine, Davalı --- - -. tarafından yapılan ödemenin alacaktan mahsubu sonrası davalı ----- yönünden dava değerinin 272.762,54 TL. arttırılmasına, alacağın olay tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline, davacı müvekkiller ---- - ve ---- --- ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılılar yükletilmesine karar verilmesini ıslah ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ plakalı kazaya karışan araç müvekkil şirkete, 02.10.2015-02.10.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere -----numaralı karayolu zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 310.000-tl ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacı vekili tarafından yapılan başvuru üzerine başvuru sahibi müteveffanın annesi ------ için 19.337,26 tl,müteveffanın babası --- --- için 15.900,19 tl olmak üzere başvuranlar vekiline 24.08.2016 tarihinde toplamda 35.237,46 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, davaya kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taleplerinin kabul edilmemesi ve müvekkil şirketin davacılara oğullarının vefatı sebebiyle bakiye tazminat ödemesi gerektiği yönünde karar verilmesi halinde (ki kabul etmediğimizi yineliyoruz) bu durumda yapılacak hesaplamada şirketimizce 24.08.2016 tarihinde ödenen 35.237,46 TL tutarındaki tazminatın, yasal faiz oranında güncellenmek sureti ile tespit edilecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkil şirket aleyhine bir tazminata hükmedilecek ise, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı ------, sürücü belgesi olmadan araç kullanarak zararın artmasında müterafik kusurlu olduğunu, faiz sorumluluklarının bulunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

Davalı ---- - kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

Davacı vekili 24/03/2022 tarihli dilekçesi ile; davalı----- ile haricen sağlanan mutabakat gereğince davalı ---- yönünden davadan feragat ettiği ve davalı ---- - - vekalet ücreti ve yargılama giderleri talebimiz olmadığını beyan ve talep ettiği anlaşılmıştır

Davalı ---- - - vekili 05/01/2024 tarihli dilekçesi ile; davanın Feragat nedeni ile reddine, karar verilmesini lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep ettiği, davacı taraftan yargılama gideri ile vekalet ücreti talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili 30 03/2022 tarihli beyan dilekçesinde ile; Müvekkiller ---- - ve ---- - için bakiye 134.036,93 TL. destekten yoksun kalma tazminatının ---- - olayın vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, müvekkil ----- için 40.000 TL. Ve ----- - için 40.000 TL. --- -- için 10.000 TL. - ---- için 10.000 TL. Olmak üzere toplam 100.000 TL. Manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalı ---- tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinindavalı - --- yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep ettiği görülmüştürMahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

---- kurumu tarafından alınan 31/12/2020 tarihli raporda özetle; Davalı sürücü ---- , sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri dışındaki iki yönlü dar köy yolunda seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, yolun virajlı bölümüne geldiğinde görüş alanını kontrol altında bulundurması, seyrini kendi seyir yönü içinde kalacak şekilde yolun sağını takiben kontrollü şekilde sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, sevk ve idare hatası ile şerit ihlali yapıp karşı istikametten gelen müteveffa sürücü idaresindeki motosikletin seyir yönünü kapatarak çarpıştığı olayda asli kusurlu %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ( Müteveffa sürücü ---- -, sevk ve idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri dışındaki iki yönlü dar köy yolunda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde karşı istikametten şerit ihlali yaparak gelen otomobille çarpışması neticesinde meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı kusursuz olduğu hususlarını beyan ve rapor etmişlerdirBilirkişi tarafından alınan 25/05/2021 tarihli raporda özetle; Davalı ------. tarafından yapılan ödemenin hangi zarar kalemine istinaden paydaşlara hangi miktarda yapıldığı tespit edilmediğinden, Toplam zarar üzerinden hesaplama yapıldığı, ---- -- vefatı nedeniyle davacılar tarafından yapıldığı iddia edilen cenaze ve defin giderleri ile ilgili herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanamamış olup, bu yönde bir hesaplama yapılamadığı, Yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılacak hesaplamada ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartları ve kazanın 22.05.2016 'de yani genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden SONRA gerçekleştiği dikkate alınarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak 1,8 Teknik Faiz uygulayarak Aktüeryal Yönteme göre hesaplama yapıldığı, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından bir olan ilamında belirtildiği şekilde TRH-2010 T.C. Yargıtay ----. Hukuk Dairesi “nin -----Sayılı Yaşam Tablosu kullanılarak Teknik Faiz uygulamaksızın Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Ödeme Tarihi esas alınarak; yapılan ödemenin yerindeliğinin takdiri mahkememize ait olmak üzere davacıların hesaplanan toplam Destekten Yoksunluk zararının 248.388,23 TL olduğu, davalı----- tarafından yapılan ödeme sonucu, toplam zararın ödeme tarihi itibariyle %14,19 oranında karşılandığı, Rapor/Hesap Tarihi esas alınarak; davacıların hesaplanan toplam Destekten Yoksunluk zararının 337.974,46 TL olduğu, Davalı ---- . tarafından yapılan ödemenin hesap/rapor tarihi itibariyle güncellenerek tenzili sonrası davacıların toplam bakiye Destekten Yoksunluk zararının 287.662,12 TL olduğu, bakiye teminat limiti dâhilinde davacıların toplam bakiye zararının 274.762,54 TL kısmından davalıların Müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, bakiye teminat limitini aşan 12.899,58 TL kısmından davalı ---- dışında kalan davalı --- - sorumlu olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.

2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.6098 sayılı Yasanın 49 ve devam maddeleri gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.Ölüm halinde uğranılan zararlar özellikle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemiş ise tedavi giderleri ile çalışma gücünün kaybı veya azalmasından doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalanların bu sebeple uğradıkları kayıplardır. Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Öte yandan ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır, Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödettirilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Borçlar Yasasında sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, ----sayılı kararı). Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve --- sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu"hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve ----. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. Önemle vurgulanmalıdır kî, destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.05.2011 gün ve ---- sayılı ilamı). Destekten yoksun kalma tazminatına dayanak teşkil eden hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olsa idi doğrudan işleten üzerinde doğup ondan mirasçılarına intikal edeceğinden, bu yöndeki savunmalar ölenin desteğinden yoksun kalanlara karşı ileri sürülebilecekti. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere, destekten yoksun kalma tazminatına konu davacıların zararı, desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarardır. Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olması da düşünülemez.

Eş, çocuk, anne–baba her halükarda destek tarafından destekleneceği kabul edildiğinden bu kişilerin desteklendiklerini ispat etmelerine gerek bulunmamaktadır. Ancak bu kişilerinde gelirden varsayımsal bir pay değil de daha yüksek bir pay aldığını iddia ediyorlarsa bunu ispat etmeleri gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.

Tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Yargıtay ----Hukuk Dairesinin vermiş olduğu güncel 14/01/2021 tarih, -----. sayılı kararı gereğince TRH 2010 tablosu uygulanacaktır. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 02/03/2020 tarih, ---- sayılı kararı). Bilirkişi tarafından kullanılan hesaplama yöntemi usul ve yasaya uygun olup hükme esas alınmıştır.

Yukarıda bahsedilen açıklamalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde bilirkişi raporundaki belirlemelerin ve hesap yönteminin oluşa, yerleşmiş uygulamalara uygun denetime elverir gerekçeler içerdiği, müteveffanın vefatı ile davacının destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı anlaşıldığından her ne kadar dosyada asgari ücrete yönelik hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle güncel asgari ücret verilerine göre aynı bilirkişiden resen ek rapor alınmış olsa da; ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----hukuk Dairesinin ----- Sayılı ilamı göz önüne alınarak kök raporadaki ücrete yönelik olarak tarafların bir itiraz bulunmadığı ve dolayısıyla usuli kazanılmış hak oluştuğu nazara alındığında, davalı ---- yönünden açılan bakiye teminat limitini aşan miktar olan 12.899,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının kabulü ile kaza tarihi olan 22/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsil edilerek davacıların miras payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı----- Şirketi'ne yönelik maddi tazminata ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı, mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi, şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Somut olayda müteveffanın vefatı sebebiyle davacının duyduğu elem ve keder ile olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava tarihinden sonra yargılama devam ederken davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması nedeniyle davacı vekili davadan sigorta şirketi yönünden feragat etmiştir. Burada maddi tazminat davası yönünden hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp davacı alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat etmiş esasen dava konusuz kalmıştır. Davacı taraf davadan önce ödeme yapılmaması nedeniyle dava açmakta haklıdır. Davalı şirkete karşı dava açılmasına yine kendisi sebebiyet vermiştir. Bu nedenle feragat sebebiyle reddedilen davada arabuluculuk ücretinin davalı sigortaya yükletilmesi gerekmiştir. (Yargıtay ----.Hukuk Dairesinin ----Esas ve ----- Karar sayılı ilamı).

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı . . . . ve . . . . . davalı. . . . . . Şirketi'ne yönelik maddi tazminata ilişkin talebinin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

  2. DAVALI. . . . . YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE bakiye teminat limitini aşan miktar olan 12.899,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 22/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsil edilerek davacıların miras payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine;

  3. Davacıların manevi tazminata ilişkin talebinin KABULÜ ile; Davacı . . . . İçin 40.000 TL, Davacı . . . . İçin 40.000 TL , Davalı . . . . İçin 10.000 TL Davalı . . . . İçin 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı . . . . tahsil edilerek davacıları ödenmesine

  4. Karar harcı 7.712,17 TL 'den davacı tarafça yatırılan 399,62 TL peşin harç ve 975,68 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.375,3‬ harçtan mahsubu ile bakiye 6.336,87 TL harcın davalı . . . . tahsili ile hazine adına irad kaydına,

  5. Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 399,62 TL peşin harç ve 975,68 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.119,7‬0 TL harcın davalı . . . . alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olan 2.133,05‬ TL ve 323,00 TL . . . fatura ücreti olmak üzere toplam 2.456,05‬ TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.184,80 TL sinin davalı . . . . . tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

  7. Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  8. Davacı taraflar maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 12.899,58 TL nispi vekalet ücretinin davalı . . . . . alınarak davacıya verilmesine,

  9. Davacı . . . . . . kendisini manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı . . . . alınarak davacıya verilmesine,

10-Davacı ---- kendisini manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ---- alınarak davacıya verilmesine,

11-Davacı ---- kendisini manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,

12-Davacı ----- kendisini manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ---- alınarak davacıya verilmesine,

13- Davalı-----Şirketi ile davacı tarafın feragat nedeni ile birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

14-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin ----- tahsili ile hazineye irat kaydına,

15-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiyleVeasliyeTazminat)CismaniticaretmahkemesiZararAçılanhükümsavunmasonraTazminat(Ölüm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim