İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/919 E. 2023/929 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/919
2023/929
22 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/919
KARAR NO : 2023/929
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 01/12/2022
KARAR TARİHİ : 22/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında taşıma ilişkisi olduğunu, taşıma ilişkisi kapsamında müvekkilinden -----/yük teslim belgesi adı ile belge istenildiğini, bu belgenin düzenlenebilmesi için ----ücreti alındığını, emtiaların tesliminin geciktiğini teslimi geciktiği iddia olunan emtialar için talep olunan bu ücretin haksız, hukuka, emsal kararlara ve mevzuata aykırı olduğunu, teslimi için davalı tarafından uluslararası havayoluyla kargo taşıma sözleşmesine aykırı bir şekilde bedeli mukabili----- talep edildiğini, bunun için faturalar tanzim edildiğini, fatura başı 230,00-TL ve 70,00 TL ---- bedeli olmak üzere toplam 31.631,22 TL'nin tahsili için davalıdan alacaklı olduğundan bahisle davalı Şirket aleyhinde ----İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözkonusu icra takibine konu --- ücretleri davalı şirketin hukuka ve mevzuata uygun şekikle yasal olarak tanzim etmek zorunda olduğu ücretlerden olduğu, davalı şirketin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, bu nedenle, davalı şirket aleyhine açılan işbu haksız ve mesnetsizdavanın reddi gerektiğini, uluslararası taşımacılık ve lojistik hizmetleri veren taşıma işleri organizatörleri ve lojistik firmaları ulusal mevzuat kapsamında olmanın yanı sıra uluslararası konvansiyonlar çerçevesinde de hareket etmekle yükümlü olduklarını uluslararası taşımacılık işiyle ilgili uluslararası ve ulusal mevzuattaki düzenlemeler göz önüne alındığında, ithal edilerek ülkemize getirilen ve taşıma araçlarından tahliye edilerek, taşıyan veya onun adına acentesi ya da temsilcisi tarafindan ilgili varış yeri terminallerine, geçici depolama yerlerine veya antrepolara geçici olarak teslim edilmiş olan uluslararası tcarete konu yükün alıcıya teslimi için mutlaka iki koşulun yerine getirilmiş olması gerektiğini bunlardan ilki; yüke ilişkin gümrük vergi, resim ve harçlarının ödenmiş olması, uluslararası ticaret konusu yükün doğru alıcıya tesliminin sağlanması ve taşımadan doğan navlun ve ilgilisi diğer masrafların taşıyana ödenmiş olmasıyla alacak ilişkisi tamamlanacağı, bu koşulun gerçekleştirildiği gümrük - ithalat beyannamesinin verilmesi sonucu ilgili gümrük vergilerinin ödendiğini gösteren gümrük belgesi ile spatlanmış olacağı, diğer koşul ise, uluslararası tcarete konu malın doğru ahcıya tesliminin sağlanması ve taşımadan doğan navlun ve ilgilisi diğer masrafların taşıyana veya temsilcisine acentesine ödenmiş olmasıylaalacak verecek ilişkisinin tamamlamış olması, bu koşul ise, malın vardığı yerdeki yükü teslim alacak hak sahibinin kim olduğunu gösteren, malın doğru hak sahibine devrinin gerçekleştirilmesini sağlayacak ve malı satanla alanın ticari ilişkisinin sonlanmış olması nedeniyle halihazırda alıcıya teslim edilmiş olan konşimento veya taşıma senedinin ----- tarafindan taşıyana ibraz edilmesiyle yerine getirikeceği, bu şekike, taşıyıcı, yükü teslim alacak kişinin yükü teslim alıp alma hakkına sahip olup olmadığını, satcı ilealıcı arasındaki ticari ilişkinin sona erip ermediğini ilgili konşimento veya taşıma senedi ile tespit edilebileceği, ---- sadece ithalatta geçerli ve damga vergisine tabi olan yasal bir belge olduğunu, ---- veya yükün doğru alıcıya teslim edilmesini sağlayan belge, uluslararası ve ulusal mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde tüm dünyada düzenlenen ıslak imzalı veya e-imzalı bir belge okluğu, yükün alıcıya fiziki olarak teslimi sırasında bu belgenin mutlaka ibra edilmesi ve aranması gerektiğini karara bağlamış Yargıtay onaylı pek çok mahkeme karan da bulunmaktadır. TTK'nın 870. maddesi taşıyanın, taşıma ücreti dışında, taşınan eşyaya verilen hizmetlere ilişkin gerekli giderleri isteyebileceğini hükme bağlandığı, açıklanan sebepler, davacı tarafindan davalı şirketin hukuka ve mevzuata uygun şekilde yasal yükümlülüğü doğrultusunda tahsil ettiği---- ücretlerinin davalı şirketten kötü niyetli olak takep edilmekte olduğunu göstermekte olduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle-----İcra Müdürlüğünün----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davalı şirketin raporun 4.a.2 bölümünde incelenen 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin Envanter defterinin açılış/kapanış noter onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda --- hakkında bir düzenlemenin bulunmadığı, yüksek yargının emsal kararları ile konişmentonun varlığında ve ibrazında, ----belgesinin aranmayacağı, Danıştay'ın iptal kararı sonrası yayınlanan genelge ile özellikle havaalanlarında “-----” ücreti altında bir talepte bulunulamayacağı, 6102 Sayılı TTK 1196'ncı maddesi gereğince, navlun dışında kalan giderlerin eşyanın alıcısından tahsil edilemeyeceği, Davacının, takipte dayandığı belgelerle tespit edilen, ihtirazı kayıtla ödediği toplam 27.290,00TL ------ ücretlerinin davalıdan iadesini talep edebileceği, Davacının ihtirazı kayıtla ödemiş olduğu yukarıda hesap edilen 27.290,00TL asıl alacak ve 3.132,92TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.422,92TL alacak kısmı kadar, başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini talep edebileceği, mahkememizce kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesi kapsamında, davacının yukarıda hesaplanan toplam 30.422,92TL alacağına, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont avans faizi talep edebileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi tarafından alınan ek raporda özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ----- hakkında bir düzenlemenin bulunmadığı, yüksek yargının emsal kararları ile konişmentonun varlığında ve ibrazında, ----- belgesinin aranmayacağı, Danıştay'ın iptal kararı sonrası yayınlanan genelge ile özellikle hava alanlarında “----- ücreti” altında bir talepte bulunulamayacağı, 6102 Sayılı TTK 1196'ncı maddesi gereğince, navlun dışında kalan giderlerin eşyanın alıcısından derdest davada davacıdan tahsil edilemeyeceği, davacının, takipte dayandığı belgelerle tespit edilen, ihtirazı kayıtla ödediği toplam 27.290,00TL -----ücretlerinin davalıdan iadesini talep edebileceği, davacının ihtirazı kayıtla ödemiş olduğu yukarıda hesap edilen 27.290,00TL asıl 3.132.92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.422.92 TL alacak kısmı kadar ---- İcra dairesi nezdinde ----- sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibe davacı tarafından yapılan vaki itirazın iptalini talep edebileceği mahkememizce kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesi kapsamında, davacının hesaplanan toplam 30.422,92 TL alacağına, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont avans faizi talep edebileceği, kök raporda ki sonuçları değiştirecek bir durum ve sonuç bulunmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller, incelenen soruşturma dosyası, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 6102 Sayılı TTK 1196'ncı maddesindeki" taşıyan, navlun dışında, pey akçesi, prim, bahşiş ve benzeri bir ad altında başkaca bir istemde bulunamaz",madde hükmü gereğince, navlun dışında kalan giderlerin eşyanın alıcısından tahsil edilemeyeceği, somut olayda talebe konu taşıma işleminin alıcısını davacı davalının ise taşıyıcı olduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda----- hakkında yasal bir düzenlemenin de bulunmadığı hususu dikkate alınarak ilgili madde hükmü somut olaya kıyasen uygulanmakla davacının ihtirazı kayıtla ödediği toplam 27.290,00TL ----- ücretlerinin davalıdan iadesini TTK 1196. Maddesi uya talep edebileceği, davacının ihtirazı kayıtla ödemiş olduğu bilirkişi tarafından hesap edilen 27.290,00TL asıl alacak 3.132.92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.422.92 TL alacağın tahsili için başlatılan----. İcra dairesi nezdinde ----- sayılı dosyasına yapılanz itirazın iptalini talep edebileceği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne fazlaya yönelik miktarın taraf ticari kayıtları uyarınca ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-
Davalının. . . . . İcra Müdürlüğünün. . . . . . Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 27.290,00 TL asıl alacak ve 3.132,92 TL işlemiş faiz üzerinden üzerinden aynen devamına , kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Karar harcı 2.078,19 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 369,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.708,44 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 369,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 450,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.885,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.698,28 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 1.750,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 66,89 TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.209,08 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.500,37 TL'nin davalıdan, 59,63 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e-duruşma sistemi üzerinden) davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49