SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/975 E. 2023/883 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/975

Karar No

2023/883

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/975

KARAR NO : 2023/883

DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)

DAVA TARİHİ : 21/12/2022

KARAR TARİHİ : 12/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının, davalı tarafa inşaat malzemesi satışı yaptığını-----nolu fatura ile 61.950,00 TL ve ----- nolu fatura ile 57.820,00 TL, faturaların içeri olan malzemelerin tesliminin somut delillerle ispat edebileceklerini belirterek, faturalar kesildikten birkaç gün sonra davalı tarafça 13.04.2021 tarihinde --- ( Cari Hesap ) kısaltmasıyla bankacılık sistemiyle 60.000,00 TL ödeme aldıklarını, kalan kısım ödenmeyince ---- İcra Dairesi -----sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından 01.11.2021 tarihinde-----İcra Dairesi----- sayılı dosya ile müvekkili d: 1 tarafa 62.000,00 TL lik icra takibi başlatıldığını ancak söz konusu 62.000,00 TL nin satışı yapılan ve faturalandırılan malların bedeli olduğunu ayrıca yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu ve 05.09.2022 tarihinde müvekkili davacının adresine yapılan muhtıra ile haberdar olduklarını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşılamadığını bu nedenlerle müvekkili davacının bir borcu bulunmayıp karşı tarafça ----. kısaltmasıyla yollanmış olan tutarın ekte sunulan faturalardan sarih şekilde müvekkilden satın alınmış malzemelerin bedeli olduğunu belirterek menfi tespit davasının hasıl olduğunu, davanın kabulünü, ------ İcra Dairesi takibin teminatsız yahut sayın mahkeme tarafından uygun görülecek bir bedel ile tedbiren durdurulmasına, ------. İcra dairesi takibinin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli hareket etmesi sebebiyle davalı aleyhine 6100 sayılı HMK 329/1 maddesi gereği %10 sözleşmesel vekalet ücretine ve HMK 329/2 maddesi gereğince haksız olarak dava açılmasına sebep olunması nedeniyle 5.000,00 TL disiplin para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil, davacının bütün iddialarını peşinen red ettiğini, müvekkilinin davacı tarafla sözlü iletişime geçerek inşaat malzemesi almak istediğini, davacı tarafın fatura düzenlediğini ama malları teslim etmediğini gibi müvekkilinden kısmi ödeme talep ettiğini ve müvekkilinin iyi niyetli olarak 09.04.2021 ve 13.04.2021 tarihlerinde davacıya toplam 62.000,00 TL ödeme yaptığını ama davacı tarafın malların teslim etmediğini bu nedenle davacı tarafın düzenlemiş oldukları faturaları ticari defter ve kayıtlarına almadığını, davacının da dava dilekçesi incelendiğinde mal teslimini ispatlar nitelikte herhangi bir yazılı delil bulunmadığını, davacı tarafın malları teslim etmediği gibi kendisine yapılan 62.000,00 TL ödemeyi de geri iade etmediği için davacı aleyhine -----. İcra Dairesi -----sayılı icra takibi başlatıldığını, davacının da yaklaşık bir buçuk yıl sonra ----- İcra Dairesi -----sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, belirterek davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olması sebebiyle HMK 329/1 maddesi uyarınca davacı aleyhine yargılama giderlerine ek olarak işbu davanın müvekkil adına takibi için-- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi doğrultusunda ( İcra takibindeki konu edilen 62.000,00 TL lik tutar özetilerek kararlaştırılan %16 oranı ücretine hükmedilmesine ve yine aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca haksız olarak bu davayı ikame eden davacı aleyhine 5.000,00 TL disiplin para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle;" Davacı şirketin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2021 yılına ilişkin açılış tasdiklerinin yapıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığından TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmadığının söylenebileceği, Davalı taraf yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2021 -2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, TTK ve VUK diğer usul şartlarını taşıdığından usulüne uygun tutulduğunun söylenebileceği, davacının borçlu olup olmadığı, genel değerlendirme ve irdeleme ile 62.000 TL'lik dava konusu davalı ödemesinin karşılığında davacının borçlu olmaması, hatta alacaklı olabilmesi için davalıya düzenlediği toplam 119.770 TL fatura içeriği malı teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, e-arşiv olarak düzenlenen faturanın ve içeriği malın teslimine yönelik dosya kapsamına somut delil bulunmadığından dosyadaki delil durumuna göre davacının malın teslimini somu delillerle ispat edemediğinden 62.000 TL borçlu olmadı da ispat edemediği " şeklinde rapor sunulmuştur. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (-----).

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir ( ----- ).

Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (-----).

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (-----).Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında 2 adet fatura karşılığı mal satışı gerçekleştiğini, kendisinin fatura karşılığı malları davalıya teslim ettiğini, davalının malların teslim edilmemesi iddiası ile ödenen fatura bedellerinin iadesi için başlatılan icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespiti talep ettiği, davalı tarafın ise fatura karşılığı olan malların bedelinin ödenmemesine rağmen teslim edilmemesi sebebiyle davanın reddin istediği anlaşılmıştır. Söz konusu durumda ispat yükü davacıda olup, davacı taraf faturaya konu malları davalıya teslim ettiğini, bedel hak kazandığı ispat etmelidir.Her iki tarafın defterlerinde ödeme ve fatura kayıtlı değil ise de fatura ve bedel ödemesini her iki taraf da kabul ettiğinden bedelin davacıya ödendiği noktasında bir ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık davacının davalıya bedeli ödenen malları teslim edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf davalıya malları teslim ettiğine ilişkin usulüne uygun bir delil sunamamıştır.

Kural olarak ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse son çare olarak yemin deliline başvurulması gerekmektedir. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap layihasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. İspat yükü üzerinde olan davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığından davacı tarafa yemin delili de hatırlatılamamıştır. Hal böyle olunca davacı taraf mal teslimi olgusunu ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Davalı tarafın HMK 329. Maddesi kapsamındaki vekalet ücreti ve disiplin para cezasına yönelik taleplerinin reddine,

  3. Karar harcı 269,85. TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.058,81. TL harcın mahsubu ile artan 788,96. TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

  8. Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde. . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliye(AlımincelemeMenfiticaretSatım)mahkemesiTespithükümsavunmagerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim