İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/796 E. 2023/869 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/796
2023/869
7 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/796
KARAR NO : 2023/869
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/10/2022
KARAR TARİHİ : 07/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Kobi Paket Sigorta poliçesi ile sigortalanan iş yerine, 27.11.2020 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası ile sigortalanan ----- plakalı aracın çarptığını, araç geri geri yanaşma halinde iken binanın köşcsine çarparak dış cephedeki kompozit kaplamayı kırdığını, sıva beton katmanında hasar meydana geldiğini, iş yerinde oluşanı hasar için ekspertiz incelemesi yapıldığını, ekspertiz raporu ile tespit edilen 3.600,00 TL hasar tazminatının dava dışı sigortalıya ödendiğini, davalı sigorta şirketine 27.01.2021 tarihli rücu mektubu ile başvuruda bulunulduğunu----plakalı araç sürücüsünün 4100 kusurlu olduğunu, davalı aleyhine ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili davaya cevap dilekçesinde ; ---- plakalı vasıtanın Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasının bulunduğunu , hasar ile kaza arasında illiyet bağının ispatlanmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespitinin gerektiğini, davacı şirketin müvekkiline usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı -----şirketi bu davada----- plakalı araç maliki ---- ödediği 3.600,00 TL'nin tahsilini talep ile----- İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, başlatılan takibe davalı borçlu ---- tarafından itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Asıl ve Birleşen dava hukuki niteliği itibariyle ----. İcra Müdürlüğünün----Esas sayılı icra takibine davalıların yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için;
a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, --- İcra Müdürlüğünün ----Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buluduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davalı ----- ait -----plakalı aracın, davacı şirkete sigortalı iş yerine çarptığı ve ---- hasar ilişkin yazılı beyanının ve kabulünün bulunduğu,----plakalı vasıtanın diğer davalı ----- nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasının mevcut olduğu, meydana gelen zarardan dolayı davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, hadisenin meydana geldiği yer şahsımızca görülmediğinden, tespit yapma ve ölçüm alma imkânları olmayıp dosya kapsamındaki fotoğraflara ve ilgili hasara datr yapılan tespit çalışmalarının metrajlarına itibar edildiği, dosyaya sunulan Ekspertiz Raporu'nda hasar tespiti için 16.12.2020 tarihinde -----firmasından teklifi alınan iş kalemlerinin tutarı, piyasa tccrübelerimiz ve birim fiyat arşiv kayıtlarımız kıyasıyla birlikte değerlendirildiğinde; onarım bedeli hesap edilen Dış Cephe Demir ve Alüminyum Kompozit Panel Montajı3 iş kalemi toplam tutarı 3.600,00 TL'nin kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Somut olayda davacı sigorta şirketi Kobi Paket Sigorta poliçesi ile sigortalanan iş yerine, 27.11.2020 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası ile sigortalanan-----plakalı aracın çarptığını, araç geri geri yanaşma halinde iken binanın köşcsine çarparak dış cephedeki kompozit kaplamayı kırdığını, sıva beton katmanında hasar meydana geldiğini, iş yerinde oluşanı hasar için ekspertiz incelemesi yapıldığını, ekspertiz raporu ile tespit edilen 3.600,00 TL hasar tazminatının dava dışı sigortalıya ödendiğini bilirkişi raporu ile davalı ----- ait ----- plakalı aracın, davacı şirkete sigortalı iş yerine çarptığı ve---- hasar ilişkin yazılı beyanının ve kabulünün bulunduğu,----plakalı vasıtanın diğer davalı ----- nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortasının mevcut olduğu, meydana gelen zarardan dolayı davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, onarım bedeli hesap edilen Dış Cephe Demir ve Alüminyum Kompozit Panel Montajı 3 iş kalemi toplam tutarı 3.600,00 TL'nin kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati bildirilmekle hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DAVA VE BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜ ile
-
Davalıların . . . . İcra Müdürlüğünün . . . . . Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının iptaline, takibin devamına,
-
Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
-
Asıl dava davalısı . . . . . kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
-
Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 269,85 TL'nin dava açılırken davacı tarafça asıl ve birleşen davada peşin olarak yatırılan toplam 161,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 108,45 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından asıl ve birleşen davada yatırılan 161,40 TL başvurma harcı, 161,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 322,80 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 254,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.254,50 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı kendisini asıl ve birleşen davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 3.600,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03