SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/768 E. 2023/795 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/768

Karar No

2023/795

Karar Tarihi

13 Kasım 2023

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/768

KARAR NO : 2023/795

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/12/2021

KARAR TARİHİ : 13/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil Şirket tarafından şirket ortağı ---lehine keşide edildiği öne sürülen; Lehtarı----- olan 28.02.2021 Tarih, -----seri nolu 7.500 USD bedelli çek, Lehtarı ----- olan 01.03.2021 Tarih, -----seri nolu 80.000 TL bedelli çek ve Lehtarı -----olan 05.03.2021 Tarih, ----- seri nolu 100.000 TL bedelli çek ile ilgili olarak, Davalı ----- tarafından----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile İhtiyati Haciz başvurusu yapıldığını, Mahkemece kurulan ihtiyati haciz kararı, -----. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas nolu dosyası ile icra edildiğini, İhtiyati haciz kararı kapsamında Müvekkil Şirketin banka hesaplarına bloke konulduğunu, müvekkil şirkete ait değeri milyonlarca TL yi aşan taşınmazlara ihtiyati hacizler konulduğunu, bunun üzerine ----İcra Hukuk Mahkemesinin-----Esas sayılı dava dosyası ile itiraz edildiğini, ancak davanın reddine karar verildiğini ve istinaf yoluna başvurulduğunu, -----ile ------nezdinde yaklaşık 24 yıllık ortaklıkları mevcut olduğunu, Müvekkiller inşaat sektöründe faaliyet göstermekte olup ----- en gözde yerlerinden olan----ve ----- mevkilerinde ve yurtdışında müteahhitlik yaptığını, sonucunda, ------ krizi ile başlayan dövizdeki dalgalanma, yabancı yatırımcıların yatırım yapmaması ile birlikte elde olan malvarlıklarının satılamaması, bu nedenle şirket ortak ve yönetim kurulu üyesi -----şirketin zor dönemlerinde gayrimeşru ilişkileri nedeniyle sürekli tefeci, mafyatik kişilerin şirkete uğramaları, şirketin bu kişilere----tarafından borçlandırıldığını ve aralarındaki hukukun koptuğunu, ----- müvekkile baskı yapıp şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan çek ve senetleri tanzim ederek şirketi borçlandığını, ----- ortak ve yönetim kurulu üyesi olan şüpheli----- elinde şirketin keşide ettiği çek ve senetleri iade etmesi gerektiği konusunda attığı maile istinaden ----- mail ortamından müvekkil ----- karşı keşide edilen çek ve senetleri başkalarına verdiğini ve ödenmemesi durumunda müvekkilin “Morga Kaldırılacağı” yönünde mail atıldığını, -----elindeki çek ve senetleri iade etmediği gibi bunları kullandığını, imzalarını sonradan kötü niyetli olarak tamamladığı sabit olan çekler işbu davamıza konu ----- İcra Müdürlüğü’nün ----Esas sayılı dosya ile takibe konulmuş ve müvekkil şirketin taşınmazlarının haksız haczi ile sonuçlandığını,----icra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yollu takibe ilişkin olarak, icranın durdurulmasını, davanın kabulü ile müvekkil şirket aleyhine yürütülen icra takibinde müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, Kötüniyetle hareket ederek müvekkillerin ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren bankanın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacının iddia ve taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davacı hakkında yaklaşık 70 dosyada icra takibi bulunduğunu, davacının bu dosyalarda bankalara ve diğer alacaklılara yüklü miktarda borçlu olup, bankalar taşınmazları satarak paraya çevirmeye başladıklarını, davacıya ait bir çok taşınmaz icradan satılmış olup, alacaklı olduğu dosyalardan kendilerine dahi sıra gelmediğini, davacı yan, borcu ödemek yerine, bir taraftan alacaklı müvekkil hakkında asılsız mafya imasında bulunduğunu, diğer taraftan adli yargıda hak aradığı için savcılığa şikayet ettiğini, Anladığımız kadarı ile ----- maddi sıkıntı çekmekte, ortaklar da borçlara sahip çıkmayıp birbirlerini suçladıklarını davacı taraf, müvekkil ---- alacaklı olduğu -----.Ticaret Mahkemesinin ------ sayılı dosyaya verdikleri itiraz dilekçelerinin 2.sayfası son kısmında------ şirkete nakit sağlamak üzere 3.kişilerden nakit para aldığı, bu paraları şirkete getirdiği açıkça zikretmiş, bu paraların alacaklılara ödenmesi için kıymetli evrakların ----- verildiğini açıkça ikrar ettiğini, davacının iddia ettiği gibi senetlerin ----- kayıtlarında yer almayışı ve şirket yetkili ------şirkete borçlu oluşu iddiasının hukuki bi rdayanağı bulunmadığını müvekkilinin icra dosyasına konu ettiği senetler nedeni ile ------ alacaklı olduğunu, senetteki imzaların şirket yetkilisine ait olduğu noktasında ise tartışma bulunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

Dava hukuki niteliği itibariyle, Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle;

Davacı şirket 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerini (Yevmiye ve Defter-i Kebir) 1 Sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında Elektronik Defter Uygulaması çerçevesinde tutmaya başladığı, Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini yasal süre içinde G.İ.B. Na gönderdiği ve e-beratlarını oluşturduğu Yapılan tespitlere göre davalının ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varıldığı, davacı şirketin, davalı ile arasındaki ticari ilişkiye ait ticari defter kayıtlarında herhangi bir fatura veya cari kaydın bulunmadığı, Davaya konu edilen çeklerin ve dilekçede bahsedilen bonoların Ticari Defterlere kaydedilmediği tespit edildiği, davalı vekili Av.------ tarafından davalı ------ tüzel kişiliğinin bulunmadığı dolayısı ile herhangi bir defter veya kayıt bulunmadığının beyan edildiği, Şirket ortağı ----- şirkete 4.217.434,37 TL borçlu olduğu ticaret Sicilinin 11 Ekim 2013 tarih ve---- sayılı sayfa 700 de ilan edilen Genel Kurul müdürler kurulu kararı ile 5 yıllık süre ile -----münferit olarak imza yetkilisi seçilmiş olduğu, Ticaret Sicilinin 11 Ekim 2018 tarih ve ----sayılı sayfa 509 de ilan edilen Genel Kurul müdürler kurulu kararı ile 03.10.2023 tarihine kadar ----- ile ----- münferit olarak imza yetkilisi seçilmiş olduğu, Ticaret Sicilinin 17 Ocak 2020 tarih ve ----- sayılı sayfa 191 de ilan edilen Genel Kurul kararı ile-----ile ------ 31.12.2024 tarihine kadar müştereken imza yetkilisi seçilmekle ilgili kararın ticaret Sicilinde 13 Ocak 2020 tarihinde tescil edilmiş olup, bu tarih itibariyle müşterek sorumluluk doğduğu davaya konu Lehtarı -----28.02.2021 Tarih----- seri no'lu 7.500 USD bedelli çek, Lehtarı ----- 01.03.2021 Tarih-----seri no'lu 80.000 TL bedelli çek, Lehtarı ----- 05.03.2021 Tarih---- seri no'lu 100.000 bedelli çek, -----tarafından imzalanmış ve tarihsiz olarak -----verilmiş olduğu ve daha sonra ------tarafından tarih yazılarak imzalandığı belirtilmekte olup, müşterek imza tescilinin 17 Ocak 2021 tarihinde tescil edildiği dikkate alındığında bu durumun çeklerin veriliş tarihinde ------ tarafından münferit imzalanmış olabileceği, ayrıca çeklerin üzerinde “TEMİNAT ÇEKİDİR CİRO EDİLMEZ kaydının bulunmadığı görüldüğü, davacı ile davalı arasında ticari bir ilişkinin olmadığı, davaya konu çeklerin ve dilekçede bahsedilen bonoların kayıtlarının bulunmadığı, davalının tüzel kişiliği olmadığından dolayı incelenecek herhangi bir defter veya kaydın bulunmadığı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Duruşmada dinlenilen ihbar olunan ------ Beyanında; " ben davacı şirketin %50 ortağıyım ortaklık vasfım halen devam etmektedir davacı şirket davalıdan nakit para aldı akabinde davaya konu edilen çekler davacı şirketin her iki ortağı tarafından imzalanarak çekler düzenlendi söz konusu çeklerin tedavüle konulması için bende arkasını ciroladım söz konusu senetler teminat senedi olarak verilmedi ve borçlar ödenmedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalı(alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi sadece inkâr etmekle yetinir ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmüş ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalıya düşer. Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer.

Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür.Senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise senedin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir.(Yargıtay HGK'nın -----Sayılı ve 17.11.2022 tarihli kararı)Bilindiği üzere bedelsizlik def'i kişisel def'i olup, ancak hamilin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebilecek def'ilerden olduğu, davalının davacının bile bile zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından, davalının dava konusu çeklerin yetkili hamili olduğu, davacı keşideciye ve lehtara karşı takip yapabileceği, davacının bedelsizlik def'ini davalıya karşı ileri süremeyeceği ve davacıların dava konusu çekten dolayı davalıya karşı borçlu olduğu anlaşıldığından,takibe ve davaya konu çeklerde teminat kaydı bulunmamaktadır. Davacı senet borçlusu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille ispatlayabilecektir. Davaya konu senetlerin teminat senedi olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanamadığı, YİBGK ----Karar ve 03.03.2017 tarihli ilamında belirttiği üzere davacı taraf dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından, yemin delilinin de hatırlatıldığı ve davalı yemin duruşmasında hazır bulunarak usulüne uygun şekilde yemini eda ettiği görülmekle sonuç itibariyle davacı tarafından, temel borç ilişkisi içerisinde senedin teminat senedi olduğu hususu da kanıtlanamadığından davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Karar harcı 269,85 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 4.331,64 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 4.061,79‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 40.046,89 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde. . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

edilmez“teminatasliyeMenfiticaretmahkemesi(KıymetliEvraktanyibgkçekidirTespithükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim