SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/808 E. 2023/787 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/808

Karar No

2023/787

Karar Tarihi

10 Kasım 2023

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/808

KARAR NO : 2023/787

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 20/10/2020

KARAR TARİHİ : 10/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil------ uzun yıllardan beri ticaretle uğraştığını, müvekkil şirketler 2013 yılının ocak ve şubat ayından itibaren faaliyet alanları kapsamında ticari faaliyetlerini sürdürmekte iken davalı şirket ise; müvekkil şirketlerden ------ ticaret limited şirketinin ticaret unvanı ile iltibas sağlayacak şekilde 14 mart 2019 tarihinde, müvekkilin eski gümrük işlerini yürüten----- gümrük firmasının çalışanları ------ isimli kişilerle müvekkilin eski ortağı ------ ile birlikte hareket etmek suretiyle müvekkile ait şirketler ile aynı nace kodu (------) ile aynı iş kolunda ---- -limited şirketini (yeni unvanı ----- şirketi) kurduklarını, devam eden süreçte davalı şirket; müvekkilin yetkilisi olduğu -----şirketi ile ---- şirketi şirketlerinin türkiye’de tek yetkili satıcı olduğu------ ile imzalanan sözleşmesinin feshini sağlayarak bu yetkinin yeni kurulmuş ----- şirketine 26.04.2019 tarihinde kaydırılmasını sağlayarak piyasaya girdiklerini, davalı şirket, müvekkilin eski ortağı olduğu ve ortaklık henüz sona erdirilmeden haksız rekabet oluşturacak şekilde -----adlı şahsın desteği ve yardımı ile ve müvekkilin bütün ticari sırlarına ve faaliyet konularına vakıf gümrük firması çalışanlarınca kurulduğunu, davalı firma bununla da kalmayarak müvekkil şirketlerin eski çalışanlarının çoğunu bünyesinde işe aldığını, davalı şirketin eylemleri haksız rekabet olarak değerlendirilebilecek vasıfta olduğunu, müvekkil şirketler, distirübütörlük sözleşmesinin haksız olarak fesih edilmesi ardından makineleri fabrikadan ithal etmek suretiyle satmaya başladıklarını, müvekkil şirketler, davalı şirket ile üretici şirket arasındaki tek satıcılık sözleşmesine konu ticari ilişkide 3. kişi konumunda olduğunu, davalı şirket ---- müvekkil şirketin müşterilerine gönderdikleri mail içeriğinde asılsız ve mesnetsiz iddialarda bulunularak müvekkil şirketi karaladıklarını, davalı şirketin yönlendirmesi ile----- şirketi tarafından müvekkil şirketin müşterilerine ihtarnameler çekilerek haksız rekabet eylemleri gerçekleştirildiğini, müvekkil şirket, ----- şirketi ile 03/02/2020 tarihli satış sözleşmesi imzaladığını, . ----- şirketine gönderilen ihtarnameye istinaden; -----. noterliğinin 18.02.2020 tarihli -----yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 03.02.2020 tarihli sözleşmeyi tek taraflı fesh ettiğini, müvekkil şirket, davalının hâkim durumunu kötüye kullanarak rekabet yasağına aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi zarar ettiğini yine bu şekilde benzer birçok vakayla karşılaştıklarını, müvekkil şirket bünyesinde çalışan sonrasında davalı şirkette çalışmaya başlayan şahıslar ise şirketin ticari sırlarını karşı şirkete açıklayarak rekabet kurallarına aykırı davranmasına yol açtıklarını, davalı -----Şirketinin yetkilisi tarafından ----Cumhuriyet Başsavcılığına 02.07.2019 tarihinde sunulan şikayet dilekçesinde görüleceği üzere;----- kardeşlerle beraber hareket ettiğini, davalı şirket bünyesinde çalıştığını, bu şirketten menfaat elde ettiğini ve rekabet kurallarına aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, davalı şirket, müvekkil şirketin piyasadaki ticari faaliyetlerini zorlaştırmak adına dışlayıcı eylemlerde ve müvekkil şirketin müşterilerine ticaret yapmaması adına kötüleyici ve karalayıcı ihtarlarda bulunmuşlardır. bu doğrultuda hukuka ve hakkaniyete aykırı davranarak hakimiyetini de kullanan davalı şirket müvekkil şirketin zarar etmesine yol açtığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, ortaya çıkan hususlarda gerçekleşen rekabet ihlallerinin tespitine, yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılan rekabetin tesisi ile ihlallerin giderilmesine (beyanların düzeltilmesine), fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada bahsi geçen ----, metal işleme sektöründe metal malzemeleri işleyip şekil vermeye mahsus üretilen ----- tezgahlarının 1958 yılından bu yana ----- üretici firması olduğunu, Marka ve patent hakkı sahibi olarak ----- marka ismi ile üretim yapmakta ve 4 ayrı ana bölge üzerinden gerek ------ gerekse de diğer distribütörleri aracılığı ile tüm dünyaya dağıtım ve pazarlamasını yaptığını, ----- internet sitesine girildiğinde; firmanın sanayi tipi yazıcı ve otomatik lathes tezgah yani ---- otomat tezgahlarını ürettiği görüldüğünü, ----- burada yer alan-----uzantılı alan adına girildiğinde açılan ---- internet sitesinden company (şirket ) bölümünde, Distribution Network bölümüne girildiğinde dağıtım yetkisi içerisinde Türkiye Cumhuriyeti olduğu görüldüğünü, -----tarafından patent ve marka hakkına dayanılarak üretilmekte olan ---- tezgahları, ilk olarak 1990 yılında Türkiye pazarına giriş yaptığını, Davaya taraf davacı ve davalı şirket yetkililerinin konumları ve keza mümessillik sıfatının değişimi davacı tarafça izah edildiği gibi olmadığını, dava konusu olayda davacı şirket yetkilisi esasen kendi illegal tutum ve eylemler nedeniyle----- mümessilliğini kaybettiğini Davacı - şirket 2018 yılı yaz aylarından itibaren -----'nin mümessilliğini yitireceğini anladığından, mümesilliğini yapmış olduğu şirkete karşı mümessillik hukuku ile uyuşmayacak şekilde yollara başvurmuş, -----piyasası için üretilen ve Avrupa Standartlarına uymayan benzer mahiyetteki makine ve ekipmanları Türkiye' ye ithal edip getirmek suretiyle, mümessilliğini yapmış olduğu şirkete karşı çalışmalar yapmaya başladığını, ayrıca mümessilliğini yapmış olduğu malların benzerini, açıkçası bu ürünlerin kopyalarını Türkiye' de üretmek amacıyla çalışmalar içerisine girmiş, bu amaçla çeşitli kurum ve kuruluşlara başvurularda bulunduğunu davacı şirketler kendi şirket yetkililerinin ve firmalarının iş ahlakına uymayan ve edimlerini yerine getirmeyen akde aykırı eylemlerinden ötürü -----tezgahlarının mümessilliğini yitirdiğini,-----, davacı şirketlerle olan çalışmalarını bitirmek istediğinden 2000 yılından beri sektörün içerisinde olan ve senelerdir gümrük işlerini de yapıp kendilerine danışmanlık hizmeti veren ----- mümessillik için teklif götürdüğünü .---- teklifi üzerine-----tarafından daha önce kendi işleri için kurulmuş olan davalı şirket ---- Üzerine -----Türkiye' de temsili ve mümessilliği alındığını, ---- üretim dağıtımında bulunduğu ---- tezgahlarının marka adı olan ----- ünvanının kullanılması talep edildiğinden----- ikliğine giderek ----- adını aldığını, .Davacı şirket, kendi haksız ve hukuk dışı tavır ve eylemleri neticesinde kendi kusuru ile ----- mümessilliğini kaybetmiş olmasına rağmen, 2019 yılından itibaren illegal gruplara karışmış ve bu adamlara paralar verip, hasım gördüğü kişilerin üzerine adamlarını yollayarak etrafa korku salmaya çalıştığını, bu süreçte, davacı şirketler yetkilisi -----, illegal yollara başvurmuş, gerek kendi şirket çalışanlarını, gerekse de müvekkil şirket yetkilileri ve çalışanlarını mafya grupları ile yıldırmaya, kendilerine saldırılar düzenletmeye başladığını, davacı yanın gerek haksız rekabet, gerekse de davalı şirketin adının iltibas oluşturacak şekilde kurulduğu iddiaları da gerçeği yansıtmadığını, davacı şirket yetkilisi ----- müvekkil şirkete ait internet alan adı ile iltibas oluşturacak şekilde alan adı alıp suç işlemesi söz konusu olduğunu, hatta müvekkil şirket, davacı şirket yetkilisinin suça konu eylemi sonrası internet adresini değiştirmek zorunda kaldığını, ------otomat tezgahlarının Türkiye'ye mümessillik vermeye tek yetkili şirket olduğunu, Davacı yanın gerek mümessilliği sırasında uygunsuz mal satması gerekse de mümessillik yetkisi sona erdikten sonra ----- tezgahlarına ilişkin eylem ve faaliyette bulunması alenen hukuka aykırı olacağından, kendilerine----- tarafından ihtarnameler çekilmesine davalı müvekkil şirketin bir müdahalesinin olması söz konusu olamayacağını, fakat davacının sırf bu itirafı bile, iş ahlakına uymayan tavırları sebebiyle kaybettiği mümessilliğine rağmen, hali hazırda halen daha müvekkil şirketin Türkiye'deki tek mümessili olduğu -----markası üzerinden iş ve eylemlerine devam ettiği ve dolayısıyla müvekkil şirketin yasal haklarını açıkça gasp ettiğinin anlaşıldığını, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi' nin-----Sayılı dosyasında davacı şirketler ile----- arasında süregelen dava dosyası içerisinde davacı şirketin akde aykırı eylemlerinin 'neler olduğu belirtilmiş olduğu gibi, bu hususlarda yine davacı yana ------tarafından çekilmiş ihtarnameler söz konusu olduğunu, davacı şirket yetkilisine yönelik eski çalışanınca yapılmış bir karalama var ise bu iddianın muhatabı hiçbir suretle müvekkil şirket olmadığını ve bu davanın da konusu olmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasıdır Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Somut olayımızda şirket yetkilileri arasında devam eden ceza davaları ve hukuk davaları olduğu davacı şirketler yetkilisi ----- isimli adresi satın aldığı ve davalı şirket adına sahte mailler atıldığı savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş ve akabinde dava açıldığı dava dışı -----firmasının davacılar ile distribütörlüğünü sona erdirmesinin ardından Müşterilere bilgilendirme amaçlı ihtarname çektiği; davalı şirketin ise davacı şirketlerin yetkilisinin eylem ve davranışları neticesinde gelinen aşama ve diğer firmaları uyarma amaçlı bir yazı hazırladığı görülmektedir. Yazının içeriğinde “tenkit” içeren çok sayıda ifade vardır. Fakat; genel olarak rakipleri tenkit etmek haksız rekabet sayılmaz. Ancak tenkit bir kötüleme vasıtası olarak kullanıldığı takdirde, objektif olmayan bir boyut kazandığı takdirde haksız rekabet teşkil edebilecektir. Kötüleme içerdiği iddia edilen yazılardaki sözcüklerin tüketicileri ikaz etmenin ötesinde bir anlam ve amaç taşıdığı belli olmalıdır. Yargıtay HGK'nun ------ sayılı kararında kötülemede rakibin itibarını düşürmenin ve onu yermenin söz konusu olduğu kabul edildiği, somut olayda tenkit içeren yazıda davalı şirketin müşterilerini İkaz etme amacı taşıdığı, davacı şirketin itibarını düşürme ya da yerme kastının olmadığı düşünülmektedir. Gönderilen yazının kimlere hangi yolla gönderildiği de belirsizdir. Müşterileri gönderilen bilgilendirme yazısına gereğinden fazla anlam yüklenmemesi gereceği taraflar arasında var olan husumet ortadadır. Yargılama esnasında dinlenen tanık beyanlarına itibar edildiğinde davacıların piyasada agresif tutumlar sergilediği anlaşıldığı, davalı şirket tarafından gönderilen yazı bu kapsamda değerlendirildiğinde ekonomik rekabetin haklı göstereceği ifadeler kullanıldığı tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden bir eylemde bulunduğunun davacılar tarafından ortaya konamadığı bu nedenle; haksız rekabet için gerekli şartların oluşmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.

Duruşmada dinlenilen tanık----- beyanında; "Ben uzun yıllardır uluslararası lojistik işinde faaliyet göstermekteyim benim kendi firmam vardır bu nedenle uluslararası lojistik işinde faaliyet gösterdiğim için davacı ve davalı firmaları tanırım ve uzun yıllar davacı firma ile de davalı firma ile de çalıştım, ----- makinesinin Türkiye distürübötörlüğü davacı ----- firmasında iken daha sonra davalı ------ geçti taraflar arasındaki husumetin burdan kaynaklandığını düşünüyorum söz konusu distürübütörlüğe konu makinanın tek satıcılığı davalıya geçtiğinden covid 19 salgınından önce 2019 yılında------ makine fuarında iştigal ettiğim iş neticesinde bulunuyordum diğer firmaları standlarını gezdiğimde davacı firmanın sahiplerinin diğer stant sahiplerine her ne kadar davalı firmanın tek satıcılık distürübütörlüğünü almış olsa da bu işin altından kalkamayacağını makine tedarikin ve yedek parça temini konusun sıkıntılar yaşayacağını ve daha sonra söz konusu distürübütörlüğünü yine davacı firmaya geçeceğini söylediğini duydum ben söz konusu iddiayı birebir davacı firma sahibinden duymadım, ancak gezmiş olduğum diğer firma sahiplerinden işittim davalı şirket yetkilisi ----- davacı şirketin gümrük işlerini yapıyordu söz konusu şirket yetkilisinin davacı da -----olarak çalışıp çalışmadığına dair bilgim yoktu, önceden söz konusu makinenin distürübütörlüğü davacı firmada iken söz konusu malın Türkiye'ye getirtilmesi ile ilgili gümrük işlemlerini şimdi davalı şirket temsilcisi olan ---- bey yapıyordu, davacı firmanın distürübütör olduğu tarihlerde davalı şirket temsilcisi ----beyin davacı yanın gümrük işlemlerini yaptığını biliyorum ancak distürübütörlüğe konu makinenin kimselere satıldığına dair benim bilgim bulunmamaktadır davalı şirket yetkilisi------ beyin davacı şirket nezdinde ki çalışmaları sırasında malın satıldığı şirketlerin isim ve adres bilgilerini bilip bilmediğini bilmiyorum, ben bu zamana kadar davalı şirket temsilcilerini davacı şirket nezdinde diğer firmalara yönelik olarak kötüleyici yahut aşağılayıcı her hangi bir şekilde ticari hayatını etkileyecek şekilde beyanlarına şahit olmadım, diğer firmalardan da kulağıma bir şekilde beyan gelmedi, yukarıda beyan ettiğim davacı söylemlerinden dolayı davalı firma distürübütörlüğe konu malın satın alan firmalardan davacı beyanları nedeni ile davalı firmayla çalışması neticesinde kafasında soru işareti bulunan firmalara tek tek giderek durumu izah ettiğini ve durumu düzeltmeye çalıştığını biliyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Duruşmada dinlenilen tanık ----- Beyanında; "Ben davalı şirketi distürübütörlüğünü yaparak Türkiye ye getirdiği malları depo ettiği ---- firmasında çalışmaktayım söz konusu ---- firması ----Gümrük müdürlüğüne bağlıdır ve ben söz konusu firmada ----- müdürü olarak görev yapmaktayım, bir gün işte çalışırken davacı şirketin Gümrük işlerini yapan bir şahıs yanıma gelerek davacı şirket temsilcisi---- beyin dışarıda olduğunu, davalının Türkiye ye getirdiği ve depomuzda olan malların evraklarını bir örneğini benden istedi ben de ---- müdürü olarak bunun mümkün olmayacağını, söyledim, bunun akabinde bize belgeleri vermesi kaydıyla bana para ödemeyi teklif etti, ben de firma olarak yediemin olduğumuzu böyle bir şeyin mümkün olamayacağını, izah ettim, bu esnada gümrük memurlarının yanına inerken söz konusu şahsın depoda olduğunu ve fotoğraf çektiğini gördüm, kendisine fotoğrafların silmesini söyledim kendisi de sildiğini söyledi ve bana gösterdi ama bu süre zarfı içerisinde başka birinin fotoğrafları gönderip göndermediğini bilmiyorum gümrük firması olduğumuz için bazı makine müşterileri ile temaslarımız bulunmaktadır söz konusu firma sahipleri davacı firmanın şirket temsilcisi ---- beyin davalı firmanın temsilcisi ----beyi bitireceğini bu piyasadan sileceğini ona iş yaptırmayacağını duyduklarını söylediler ben bu söylemleri birebir davacı firmadan değil diğer makine müşterisi olan firmaların sahiplerini duydum ben doğrudan davacı şirket temsilcisi -----tanımıyorum sadece fiziken biliyorum söz konusu para teklifini bana ----- iletmedi davacı firmanın gümrük çalışanı iletti, davacı firmanın çalışanı dışarıda davacı firmanın temsilcisi ---- beyin -----güvenliğinin yanında beklediğini söyledi ancak ben dışarıda davacı şirket temsilcinin bekleyip beklemediğini görmedim, ben bu zamana kadar davalı şirket temsilcilerini davacı şirket nezdinde diğer firmalara yönelik olarak kötüleyici yahut aşağılayıcı her hangi bir şekilde ticari hayatını etkileyecek şekilde beyanlarına şahit olmadım, diğer firmalardan da kulağıma bir şekilde beyan gelmedi, yukarıda beyan ettiğim davacı söylemlerinden dolayı davalı firmanın satışlarında yavaşlama ve düşme yaşandığını davalı firma sahibi tarafıma iletti" şeklinde beyanda bulunmuştur

Duruşmada dinlenilen tanık ----- beyanında "ben davacı tarafın eski çalışanıyım, 2018 yılının sonunda davacı tarafın yanından ayrıldıktan sonra kendime ait işyeri kurdum, davacı şirkette yaklaşık 5 yıl kadar çalıştım. Daha sonra kurmuş olduğum şirkette işlerim iyi gitmediği için davalı -----şirketi bana iş teklif etti. Ben de davalı şirketin bünyesinde 2019 yılından beri satış müdürü olarak çalışıyorum. Davacı şirkete karşı açmış olduğum işçilik alacağı davam yoktur, bildiğim kadarıyla davacının tarafıma açmış olduğu dava yoktur. Ben davalı şirketin davacıya yönelik haksız rekabete konu eylemlerine şahit olmadım. Ancak davacının davalıya yönelik haksız rekabet eylemine şahit oldum. Zira 2019 mayıs ayında davalı şirketin mail adresi----- Alan adıyla mail adresi alındı. Davacı ise ---- adresini aldı ve bu adresten müşterilere bazı mailler çekildiğini duyduk, bazı müşteriler mail yazışmalarını tarafıma gösterdi. Davalı şirketin mümessilliğine sahip olduğu bir malın davacı da mümessilliği bulunmadığı halde varmış gibi göstererek müşterilere mailler atıldığını anladık. Müşteriler bizi arayarak söz konusu malın yetkili mümessilinin kim olduğunu defalarca sordular. Bizden mümessile ilişkin belgeler istenildi. Bu durumu düzeltmemiz yaklaşık 8-9 ayımızı aldı. Ayrıca ben davalı şirkette işe başlamamam için davacı şirket temsilcisi----- beni tehdit etti. Buna ilişkin olarak da soruşturma dosyaları mevcuttur, benimle birlikte ------ tehdit edildi. Tehdit edilme sebebi ise davalının yanında çalışıyor olmamızdı, davalı şirketin yeri küçük olması nedeniyle farklı bir işyerine taşındık. İşyerinin bulunduğu plazanın 9. Katına davacı şirkette davalı şirket taşındıktan 2-3 ay sonra taşındılar. Bu durumda da bizi bulamayan müşteriler aynı iş kolunda olması nedeniyle davacı yana gitmektedir, bu da bence haksız rekabete sebebiyet vermektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Duruşmada dinlenilen tanık -----beyanında; "Ben davacı tarafın eski çalışanıyım, 2019 yılının mart ayına kadar davacı tarafın yanında çalıştım. davacı şirkette yaklaşık 4 yıl kadar çalıştım. Akabinde istifa ettim, Davalı -----şirketi bana iş teklif etti. Ben de davalı şirketin bünyesinde 2019 yılı Nisan ayından beri satış sorumlusu olarak çalışıyorum. Davacı şirketin bana açmış olduğu haksız rekabet davası lehime sonuçlandı. Davacı şirkete karşı açmış olduğum işçilik alacağı davam yoktur, Ben davalı şirketin davacıya yönelik haksız rekabete konu eylemlerine şahit olmadım. Ancak davacının davalıya yönelik haksız rekabet eylemine şahit oldum. Zira mümessilliği konu marka davalı taraf uhdesine geçtikten sonra davacıya söz konusu markaya yönelik küçük düşürücü şekilde söylemleri olduğunu duydum. Ben bunu müşterilerden duydum. Mümessilliği konu marka ---- markası olmadığı halde---- markasıymış gibi kalitesiz bir şekilde müşterilere lanse edildiğini duydum. Firma sahibimiz gümrük işiyle de uğraşmaktadır. Firma sahibi ----- yalan beyanlar ile kaçakçı olduğu şeklinde ithamlarda bulunulmuş, buna ilişkin olarak savcılık dosyaları vardır. ----- davacı şirketten ayrıldıktan sonra birkaç kez tehdit etmişti. Buna ilişkin olarak savcılık dosyaları vardır. Hem çalışmaya başlamadan önce davalının yanında çalışmamamız için hem de işe başladıktan sonra davacı şirket temsilcisi -----tarafından hakarete ve tehdide uğradık. Bir defa da iş arkadaşım ---- yanında da benzer bir olay yaşandı. bizler davalının yanında markayı temsilen bulunduğumuz için bizim tehdide uğramamamız markaya yönelik olarak bir saldırı niteliğindedir. Zira 2019 mayıs ayında davalı şirketin mail adresi ----. alan adıyla mail adresi alındı. Davacı ise ----- adresini aldı ve bu adresten müşterilere bazı mailler çekildiğini duyduk, bazı müşteriler mail yazışmalarını tarafıma gösterdi. Davalı şirketin mümessilliğine sahip olduğu bir malın davacı da mümessilliği bulunmadığı halde varmış gibi göstererek müşterilere mailler atıldığını anladık. Müşteriler bizi arayarak söz konusu malın yetkili mümessilinin kim olduğunu defalarca sordular. Bizden mümessile ilişkin belgeler istenildi, biz de müşterilere elimizdeki belgeyi gösterdik, davalı şirket -----yeni bir işyerine taşındı. İşyerinin bulunduğu plazanın 9. Katına davacı şirkette davalı şirket taşındıktan yaklaşık 4 ay sonra taşındılar. Biz şu an yeni ofiste çalışamıyoruz, çünkü davacı şirketin tehdit etmesinden korkuyoruz, işverenim olduğu için davalı ----tanıyorum. Öncesinde de davacının yanında çalıştığım için kısmen tanıyorum. Söz konusu ----plazadaki şirketin ismi---- dir. Söz konusu şirket davacı şirket temsilcisinin CEO su olduğu şirkettir" şeklinde beyanda bulunmuştur

Duruşmada dinlenilen tanık -----Beyanında" ben davacı şirketin yanında 2011-2013 yıllarında çalıştım, teknik servis bölümünde çalıştım. 2013 de ayrıldım, 2018 yılında kendi firmamı kurduğumda davacı ile yeniden partnerlik işi nedeniyle birarada çalıştık. Benim davalı taraf ile herhangi bir ticari bağlantım yoktur. Ben davalı şirketin davacı şirkete yönelik olarak herhangi bir eylemine şahit olmadım. Hatta davalı şirket söz konusu malın mümessilliğini aldıktan sonra davacının elinde bulunan mevcut malların stoğunun bitmesini bekleyip akabinde artık söz konusu malın mümessiliği olduğunu, diğer firmalara mail atmıştır. Fakat davacı şirket temsilcisi olan -----bir gün beni arayarak kendilerine yanlışlıkla davalıya gönderilmesi gereken bir mailin gönderildiğini söyledi. Kendisi benim mail atan diğer şirketi arayarak söz konusu malın mümessili olduğunu ve piyasaya fiyatının 10.000 euro altına satacağını iletmemi istedi. Ben de diğer firmayı tanımadığımı, davacı yan ve davalı yan ile çalışmadığım için aramayacağımı ilettim. Daha sonra bir gün beni davalı şirket temsilcisi arayarak neden davacı yan adına mümessilliğe konu malı p8iyasa fiyatının altına satmaya hazır olduğunu müşterilere bilrdiğimi sordu. Kendisi de bu durumu müşterilerden öğrenmiş, bende müşterileri aramadığımı, davacı yan tarafınca aramam istenildiği ancak uygun olmayacağımı ilettiğimi söyledim. Eğer arama yapılmış ise başka bir şahsın ismimi kullanarak yaptığını ilettim. Daha sonra davacı şirket sahte mail adresi alacak diğer müşterilere davalının mümessiliğine konu malı ve diğer aynı türdeki mallara ilişkin markaları sattıklarını yalan olarak beyan ettiler. Bunu da firmalar arasında kargaşa yaratmak kastıyla yaptıklarını düşünüyorum. Ayrıca davacı şirket çalışanı beni arayarak benim yurt dışındaki üretimlere yönelik tecrübeli olduğumu bildikleri için ayrıca firmaların global sitelerinde de yer alan bilgileri teyit ederek hangi firmanın yıl sonu itibariyle ne kadar üretimde bulunacağını öğrendiler ve diğer markaların mümnessiliğini sanki davalı şirket almışcasına sahte mailler atıldı. Bunun nedeni ise davalının bu markaları almadığı halde varmışcasına göstererek davalının mümessilliği olduğu malın sanki mümessili değilmiş imajı yaratma kastı olduğunu düşünüyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur

Talimat Mahkemesince dinlenilen tanık ---- BEYANINDA; "Ben şu anda 17/02/2019 tarihinden itibaren----- Şirketi'nde çalışmaktayım, şirketin eski adı -----Makina şirketiydi, satış temsilcisiyim, davacı ---- şirketi bizim ---- makinalarını sattığımız markanın eski Türkiye distribütörüdür, davacı ----- şirketi distribütörlüğü kaybettiği için benim çalıştığım şirket olan eski adı ---- yeni adı ----şirketi distribütörü olduğu için eski distribitör davacı---- kin ve düşmanlık besliyor, aynı zamanda---- Makinasının tek distribitörü biz olduğumuz halde kendisi yurtdışından yani ---- satışa müsait olmayan makinaları getirip kendisini distribitör olarak tanıtıp ---- Makinalarını satmaya devam ediyor, ve ona (10) yakın makinada satmış, aynı zamanda internet sitelerinde kendilerinin tek distribitör olduğu yazılıdır, ----- markasını arayanlar onları internet sitesinden bulmakta, irtibata geçmektedir, ekli dilekçeler okundu, ben geçen haftada -----Asliye Ticaret Mahkemesinde ifade verdim, davacılar beni tehdit etmişti, bununla ilgili ifade verdim, önceki ifademi tekrar ederim, " şeklinde beyanda bulunmuştur

Talimat Mahkemesince dinlenilen tanık ---- BEYANINDA; "Ben ---- 2014-2019 yılları arasında çalıştım. ----- aralarında organik bağ vardır. Aynı şirketlerdir. ----- firması, -----üreticisinin Türkiye deki temsilcisi olup -----aynı konuya ilişkin ithalat yapan bir şirkettir. Ben de ---- tezgahların İç Anadolu Bölge Satış müdürü olarak çalışıyordum. 2019 Mayıs ayında birkaç müşterimiz bize distribütörlüğün bizden alınıp alınmadığı hususunda geri dönüş yapınca, araştırmalarımız sonucu ------ şirketinin müşterilerimize ulaşarak böyle bir durum olmamasına rağmen distribütörlüğün bizden alındığını ve kendilerine verildiğini iletince şirketi araştırdık ve geçmiş yıllarda gümrük müşavirliği konusunda hizmet aldığımız kişiler tarafından şirketin kurulduğunu ve faaliyet gösterdiğini öğrendik. Yine ayrıca bünyemizde sigortalı olarak çalışan -----ve eski çalışanlarımızın da o şirket bünyesinde çalıştığını öğrendik" şeklinde beyanda bulunmuştur.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Haksız Rekabete ilişkin 54. maddesi uyarınca ; Haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Haksız rekabet hukukunun konusu dürüstlük ilkesine aykırı yöntem ve uygulamalara karşı emek ilkesi uyarınca emeğin korunmasıdır. Türk Ticaret Kanunu'nun 54 üncü maddesi haksız rekabete ilişkin genel ilkeyi ortaya koymaktadır. Kanun gerekçesine göre ilkenin temel unsuru dürüst davranış kuralıdır. Dürüstlük kuralına aykırılık ya davranışlarla ya da ticari uygulamalarla olur. Davranışlar ve ticari uygulamalar iş etiğine, doğruluğa, dürüstlüğe ters, aldatıcı, yanıltıcı, kandırıcı olabilir.Serbest piyasa ekonomilerinin temel prensibi olan serbest ticaret hakkı ve rekabet özgürlüğü Anayasa’nın 48/1 maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.” denilmek suretiyle vurgulanmıştır. Ancak ticaret serbestisi ve rekabet özgürlüğü, sınırsız rekabet hakkının bulunduğu anlamına da gelmemektedir. Bu nedenle haksız rekabeti düzenleyen kuralların amacı ve içeriği de rekabet özgürlüğünün sınırlarını göstermek ve bu sınırların aşılması durumunda başvurulabilecek hukuki yolları tespit etmektir.Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (-----).

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a) maddesi gereğince; “Başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek” haksız rekabettir. Buradaki “kötüleme” kavramı, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz intiba yaratılmasını ifade etmektedir. Görüldüğü üzere kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bir beyanın (açıklamanın) olması; bu beyanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması; nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekir.

Yanlış beyan, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Lüzumsuz yere incitici beyan ise içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır (-----).

Açıklamanın “yanlış” olup olmadığını tespit bakımından yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığıdır. Açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemez. Buna karşılık açıklamanın “yanıltıcı” olup olmadığı veya “lüzumsuz yere incitici” olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır. Başka bir deyişle açıklama hangi kişi grubuna yapılıyor ise o kişi grubuna mensup orta yetenekteki bir kişinin açıklamayı anlama biçimi esas alınacaktır. Dolayısıyla bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir (-----.). Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraf şirket yetkilileri arasında devam eden ceza davaları ve hukuk davaları olduğu dava dışı ----- firmasının davacılar ile distribütörlüğünü sona erdirmesinin ardından müşterilere bilgilendirme amaçlı ihtarname çektiği; davalı şirketin ise davacı şirketlerin yetkilisinin eylem ve davranışları neticesinde gelinen aşama ve diğer firmaları uyarma amaçlı bir yazı hazırladığı görülmektedir. Yazının içeriğinde “tenkit” içeren çok sayıda ifade bulunduğu görülmekle birlikte genel olarak rakipleri tenkit etmek haksız rekabet sayılmayacağı dosyaya ibraz edilen usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile de tespit edilmekle yukarıda izah edilen kanun maddeleri uyarınca aksinin davacı tarafça tanık beyanları da ispat edilemediği hususu bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalının 6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a) maddesi gereğince; “Başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülediği hususu ispat edilemediğinden davacı yanın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. (Emsal ilam Yargıtay Hukuk Genel Kurulu -----sayılı ilamı )

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Karar harcı 269,85 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,07‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  7. Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeincelemeticaretbeyanında(HaksızmahkemesiRekabettengerekçehükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim