SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/803 E. 2023/669 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/803

Karar No

2023/669

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/803 Esas

KARAR NO: 2023/669

DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 29/11/2019

KARAR TARİHİ: 10/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 17.02.2015 tarihinden davalı şirket tarafından acentelik ilişkisinin haksız olarak fesh edildiği 25.10.2018 tarihine kadar davalı ... şirketinin acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, sektör bilinirliği az olan davalı ... Şirketine müşteri kazandırmak için yoğun çaba gösterdiğini, davalı ... Şirketinin sektörde bilinirliğine katkı sağladığını, davalı ... tarafından, davacıya gönderilen 25.07.2018 tarihli ihtarname ile davacı ile aralarındaki acentelik ilişkisinin, Acentelik Sözleşmesinin 27. Maddesi gereğince 3 ay sonra fesh edileceği bildirilmiş ve 25.10.2018 tarihli fesihname ve azilname ile de davacının acentelik ilişkisi sona erdirildiğini, acentelik ilişkisinin ihbar öneline uyarak tek taraflı olarak fesh edileceği bildirildiği, davalı tarafından yapılan fesih haksız fesih olup, davacının TTK 122. Maddesi gereğince denkleştirme tazminatına hak kazandığını, denkleştirme tazminatına hükmedilebilmesi için sigorta şirketinin kusurlu olup olmamasının bir önemi bulunmamakta, acentenin kusurlu olup olmadığı önem taşıdığını, davacı acentenin kusuru olmadığı açık olup bu halde; uygun miktarda denkleştirme tazminatına hak kazandığını, davacı rekabetin yoğun yaşandığı ve aktör şirket sayısının fazla olduğu sigorta sektöründe acentelik ilişkisi boyunca davalı ... şirketine müşteri kazandırmak için yoğun çaba ve gayret sarfettiğini, gerek ulusal geleneksel medya da gerekse dijital medyada reklam yoluyla bilinirliğini arttırma kaygısı taşımayan davalı şirketin marka değerini acentelerinin çabalarına borçlu olduğunu bu halde davacının bu çabası denkleştirme talebimizde önemli rol oynadığını, davalı şirket, davacının yukarıda izah edilen gayret ve çabaları neticesinde elde ettiği müşterilerle olan ilişkisi nedeniyle kazanç elde etmeye devam etmekte iken keyfi bir durum ile sözleşmesi sona erdirilen davacının ise davalı şirkete kazandırdığı bu müşterilerden ücret elde edemeyeceğini, denkleştirme amacıyla davacıya uygun miktarda tazminat ödenmesi gerektiğini, davacı acentenin denkleştirme tazminatına hak kazandığını, TTK'nın 122. maddesinin 2. Bendinde ise acenteye ödenmesi gereken tazminatın hesaplanma yöntemi hüküm altına aldığını, davacının acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacaklarının tahsili için arabuluculuğa başvurulmuş ise de; görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulün ile fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla portföy tazminatı alacağı olarak 2.000,00-TL alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın portföy tazminatı talebine ilişkin olarak davalı şirkete karşı ikame edildiğini, davacının kötüniyetle haksız bir şekilde maddi menfaat elde etme amacıyla davalıyı zarara uğratmaya çalıştığını, davacının hiç bir haklı gerekçe göstermeksizin menfaat elde etmeye çalışması, portföy tazminatı talep etmesi son derece haksız ve mesnetsiz olup davanın reddi gerektiğini, haksız menfaat elde etme amacıyla açtığını, dava konusu acentelik sözleşmesi 25.10.2018 tarihinde feshedildiğini, davanın ise 29.11.2019 tarihinde açıldığını, davacı kanuna aykırı hareket ederek portföy tazminatını kanuni süresi içinde talep etmemiş 1 yıllık süreye uymadığını, davacının bu hak düşürücü süre içinde herhangi bir tazminat talebinin olmaması ve kötüniyetle haksız menfaat elde etme amacıyla işbu davayı açması sebebiyle davanın usulden reddi ile, davacı ile davalı şirket arasında 17.02.2018 tarihinde acentelik sözleşmesi tanzim edildiği acentelik sözleşmesi ve 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri kapsamında davacı acentenin belli yükümlülükleri bulunduğunu, davalı şirket acentenin faaliyetlerinden yeterli verimi alamamış, acente kendisinden beklenen satış hedeflerini gerçekleştirememiş, davalının zarara uğramaması ve maddi kayıp vermemesi için gerekli dikkat ve çabayı göstermeyerek davalıyı zarara uğrattığını, acente kendisinden beklenen satış hedeflerini gerçekleştirememiş ve müvekkili zarara uğrattığını, acentenin 2015-2019 yılları arasındaki prim üretimlerini gösteren tablo ile davacının zarar durumu ve bu zararın büyümesine sebep olan hususların kalem kalem gösterildiği tabloyu dilekçemiz ekinde sunduklarını, davacı şirket 25.07.2018 tarihli ihtarname ile davalıya, 17.02.2015 tarihinden bu yana yürürlükte olan Acentelik Sözleşmesinin 3 aylık ihbar süresi sonunda geçerli olmak üzere feshedileceğini bildirdiğini, davalıya -----------Noterliği 25.10.2018 tarih --------- yevmiye numaralı fesihname ve azilname gönderdiğini, davacı acente ise davalı ... zarara uğratmış olmasına rağmen işbu davayı davalı aleyhine açmış ve portföy tazminatı talebinde bulunduğunu, haksız, kötüniyetli ve kanuni dayanaklardan yoksun bu talebin kabulü mümkün olmadığını, portföy tazminatı talebine hak kazanabilmek için kanunen belli şartların --------- tarzda bulunması gerektiğini, davalı tarafın acentelik süresi boyunca davalıya yeni müşteri kazandırmadığı gibi davalı ile herhangi bir menfaat sağlamadığını, davalı sözleşme süresi boyunca zarara uğrattığını, davacı davalıyı zarara uğratması sebebiyle hakkaniyet gereği de böyle bir tazminata hak kazanması mümkün olmadığını, davacı davalıya yeni müşteri kazandırdığına ve sözleşmenin feshinden sonra davalıya bu sebeple önemli menfaat kazandırdığını gösterir herhangi bir bir delil veya belge dahi sunmadığını, davacının portföy tazminatı talebinin tamamen haksız, kötüniyetli ve kanuni dayanaktan yoksun olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde ortada olduğunu, davalının haklı nedenlerle feshettiği acentelik sözleşmesi kapsamında davacının portföy tazminatı talebine ilişkin işbu davanın reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın reddine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin haksız feshinden kaynaklanan portföy (denkleştirme) tazminatı alacağı istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından verilen 01.12.2021 raporda özetle; " Tüm delillerin münakaşası her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Mahkemenize ait olmak üzere, dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Acentelik sözleşmelerinin feshedilmesinde davalı bakımından haksız bir durumun bulunmadığı, davacının davalıdan denkleştirme tazminatı talebi dikkate alınarak Ticaret Kanunun 122. maddesine belirtilen koşulların tespit edilemediği bu nedenle davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir tazminat hakkının bulunmadığı" şeklinde rapor sunulmuştur. 25.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı ve davalı işyerinde defter ve belgeleri üzerinde, yapılan ayrıntılı inceleme ile; Davacı-... ve davalı--------- ŞİRKETİ.nin, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait kanuni defterlerinin onay işlemleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak ve süresinde yaptırılmış olduğu, bu konuda ternikidi gerektireri bir husus bulunmadığı, davacının ve davalının, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait kanuni defterlerinin delil kuvvetine haiz olduğu, Davacı-... ve davalı --------- ŞİRKETİ.nin, davacı-..., taraflar arasında daha önce yapılmış olan SİGORTA ACENTELİĞİ SÖZLEŞMESİNE istinaden, davalı----------- ŞİRKETİ. adına 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında yapmış olduğu SİGORTA POLİÇELERİNİN, davacının ve davalının 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları kanuni defterlerine, kanuna uygun olarak ve süresinde kayıt yapılmış olduğu, bu konuda tenkidi gerektiren bir husus bulunmadığı, sigorta poliçe tutarları konusunda taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmadığı, davacının davalı şirkete hiçbir borcunun kalmadığının açıklanmış olduğu, taraflar arasında yapılan sigorta acente sözleşmesi kapsamında toplamda 1623 adet düzenlenen poliçe kapsamında, 944.051,12 TL net primin bulunduğu, 1.013,390,33 TL bürüt prim tutarının bulunduğu" şeklinde rapor tanzim edilmiştir. 20.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; " 01.12.2021 tarihli bilirkişi kök raporunda ortaya konulan açıklamalar kapsamında denkleştirme tazminatı açısından gerekli koşulların oluşmadığı yönündeki görüşün korunduğu, Mahkeme'nin talebiyle usul ekonomisine de hizmet etmek adına portföy tazminatına ilişkin olarak hesaplamanın yapıldığı, söz konusu hesaplamaya göre, Sayın Mahkemenin Davacı lehine karar vermesi halinde, davacıya ödenmesi gereken tazminat tutarı, yukarıdaki açıklama ve hesaplamalarımız ile yıllar itibari ile toplam tazminat tutarının 136,168,36 TL olduğu " şeklinde rapor tanzim edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, mülga 6762 sayılı TTK'nın sigorta hükümlerinde açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, anılan Kanun'un 134. maddesinde ---------- bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu, müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminatın acenteye yahut yukarıdaki hallere göre onun yerine geçenlere verileceği hükme bağlanmıştır. Fesihten sonraki tazminat alacağı bu şekilde belirlenmiştir. Ayrıca, fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği, ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkının düşeceği düzenlenmiştir. Fesih ve dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK.'nın "Acentelik Sözleşmesinin Sona Ermesi-Sebepleri kenar başlığı altında yer alan 121/1. maddesinde; "Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir." hükmü, 122. Maddesinde ise; "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir." hükmü yer almaktadır. Somut olayda taraflara arasında 17/02/2015 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 27. Maddesinde sözleşmenin feshi ve sona ermesine ilişkin şartların düzenlendiği, ilgili madde de sözleşmenin süresiz olduğu ve 3 ay önceden ihbar edilmesi koşuluyla tarafların her zaman fesih hakkının bulunduğu, ikinci fıkrada da acentenin sigorta şirketinin emir ve talimatına veya sözleşmedeki herhangi bir yükümlülüğe aykırı davranması, verimsiz çalışması veya diğer herhangi bir haklı sebebin varlığı halinde 3 aylık ihbar süresi beklenmeksizin sigorta şirketinin derhal fesih hakkına sahip olduğunun düzenlendiği, davalı ... şirketinin 25/07/2018 tarihli ihtarnamesinde sözleşmenin 27/1. Maddesine göre 3 aylık süre koşuluna uyarak sözleşmeyi feshettiği görülmüştür.Davalının ihtarnamede fesih için somut bir sebep belirtmediği, cevap dilekçesinde de davacının satış hedeflerini tutturamadığı, davacıdan yeterli verim alınamadığı, davalının zarara uğradığını fesih sebebi olarak beyan etmiş ise de cevap dilekçesinde bahsedilen hususların sözleşmenin 29. Maddesinde belirtilen haklı fesih sebepleri arasında sayılmadığı dikkate alındığında davacının sözleşmenin feshinde davalı taraf haklı nedene dayanmış sayılamayacağından davacının tazminat talep etme hakkı vardır. Acentelik sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmadığından Davacı tarafın 6762 sayılı TTK.133 ve 134. Madde hükümleri uyarınca denkleştirme tazminatı isteme hakkı mevcut olmakla birlikte acentenin denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde edilmesi, acentenin ücret kaybına uğraması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasıdır. Denkleştirme talebi için kanunun aradığı şartlar kümülatiftir. Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü davacı acente üzerindedir. Buna mukabil davalı ... da denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır Buradan da anlaşılacağı üzere somut olayda sadece sözleşmenin sona ermesi yeterli olmayıp aynı zamanda diğer koşulunda ispatlanması gerekmekte ise de davacı acentenin yeni müşteri çevresi yarattığı, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiği ve bu müşteriler sebebiyle davalının önemli menfaatler elde ettiği yönünde somut deliller ibraz edilmediği, dosya kapsamı itibariyle davalının davacının portföyünden önemli miktarda menfaat elde edeceğinden söz edilemeyeceği ,önemli menfaat elde etme şartı mevcut olmadığından davacının denkleştirme tazminatı talep etmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca da davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Karar harcı 269,85. TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 44,40 TL peşin harcın ve 2.291,27 TL tamamlama harcının mahsubu ile artan; 2.065,82. TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 21.786,94TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

poliçelerininasliyeincelemesigortaacenteliğiticaret(AcentelikmahkemesiSözleşmesindensözleşmesineşirketihükümsavunmaKaynaklanan)gerekçeAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim