SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/903 E. 2023/609 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/903

Karar No

2023/609

Karar Tarihi

26 Eylül 2023

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/903 Esas

KARAR NO: 2023/609

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 28/11/2022

KARAR TARİHİ: 26/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.04.2022 tarihinde, müvekkiline ait ------- plakalı araç ile ------- plakalı araç arasında, maddi hasarlı trafiık kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın kazada ------ ve ------- plakalı aracın ise %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında huzurdaki davaya konu kaza sebebiyle reel değer kaybı oluştuğunu, davalı ile sulh olma imkanı bulunmadığını beyan ile, HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00-TL reel değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Başvuran tarafın değer kaybına ilişkin zararı müvekkili sigorta şirketince layığı ile giderilmiş olup haksız başvurunun reddi gerektiğini, davacının müvekkili sigorta şirketine müracaatı üzerine, başvuruya konu aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı hususunda inceleme yapılmış olup düzenlenen rapor ile, araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin 130,90-TL olarak belirlendiğini ve 06.052022 tarihinde vekile ödendiğini, her halükarda değer kaybı tazminatı hesaplamasının 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar'ın esas alınarak yapılması gerektiğini, her durumda değer kaybı bedeli belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, ceza dosyasının celbi gerektiğini, haksız faiz istemlerinin reddi gerektiğini beyan ile, başvuranın değer kaybına ilişkin talepleri müvekkili şirketçe giderildiğinden reddini, Hakemliğiniz aksi kanaatte ise araçta meydana gelen gerçek değer kaybı bedelinin tespiti için uzman bilirkişilerin görevlendirilmesini ve her durumda hesaplamanın ZMSS Genel Şartlara göre yapılmasını, kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla mutlaka inceleme yaptırılmasını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini, talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar nedeniyle oluşan değer kaybı istemine ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir . 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir . Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesine göre de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir .Davalı -------- şirketi, davacıya ait ------- plakalı araca çarptığı iddia olunan ------- plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Zorunlu trafik sigortası poliçesi 05/05/2021-05/05/2022 tarihleri arasını kapsamaktadır. Kaza 01/04/2022 tarihinde gerçekleşmiştir. Dosya kapsamındaki kazaya ilişkin bilgi ve belgelerden davacıya ait aracın belediye halk otobüsü olarak kullanıldığı görülmüştür. 25/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava konusu ------- plaka sayılı ------- markaltip, -------- model otobüs sürücüsü dava dışı -------- kusursuz olduğu, Davalı tarafa sigortalı araç sürücü dava dışı --------- %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Söz konusu kazaya ait --------- SBM kaza ihbar nolu tramer kaydındaki kazaya karışan araç sürücülerinin mutabakat ile sonuçlanan kusur durumu değerlendirmesinde; dava konusu -------- plaka sayılı otobüs ursuz (%0) olduğu, diğer davacı tarafa sigortalı --------- plakalı araç sürücünün (%100) kusurlu olarak tespit ediliği görülmüş olup, tramer kusur durumu ile tarafınca tespit edilen kusur durumunun uyumlu olduğu, ----------- Emsal Kararlarına göre (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu hasarından önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile, dava konusu hasardan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark); Dava konusu --------- plaka sayılı -------- markaltip, ------- model -------- halk otobüsünde oluştuğu belirtilen değer kaybı için davaya konu edilen ve tazmin edilmesi istenilen değer kaybı ile ilgili serbest piyasa koşullarında dava konusu aracın özelliklerine uygun araçlarda değer kaybı hesaplamasına esas teşkil edecek parça- malzeme kalemleri içerisinde plastik tampon olmadığı, dava konusu tampon hasarı nedeniyle değer kaybı oluşacağına dair veri olmadığından hesaplama yapılamadığı, dava konusu aracın ------- ve taşıyıcı sistemde değer kaybına etkisi olabilecek başka bir hasarının bulunmadığı, tampon sol arka kısmının serviste onarıldığı anlaşılmış olup, araçların fabrikasyon boyama işlemlerinde, aracın kaporta aksamı haricinde boyandıktan sonra araca monte edilen, hafif şiddetteki darbeleri sönümlemeyerek -------- hasar görmesini engelleyici işleve sahip tamponlar ile far, stop, panjur, davlumbaz vb. plastik aksamın orjinali ile değişmesi veya orijinaline uygun onarımı ve boyanmasının değer düşürücü nitelikte olmadığı, Yargıtay İçtihatlarınında bu yönde olduğu bu nedenle dava konusu -------- halk otobüsünde tampon onarımı nedeniyle değer kaybı oluşabilme şartlarının oluşmadığı, ayrıca KTK.M.90'DA yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin seddk'ya düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm” Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden reel piyasa-serbest piyasa araştırma yöntemine göre yapılan tespitlerde: dava konusu -------- halk otobüsü'ne “markal/tip/model” açısından emsal nitelikteki yetkili/yetkisiz araç satıcıları ile “Dava konusu -------- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si (341041), kullanılmışlık durumu, tercih edilirik durumu, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı 6 adet kaza kaydının bulunduğu hususu, Tramer'deki hasar kaydı, parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli, niteliği tarihli kazaya ait hasar fotoğraflarındaki tampon hasarının şekli ve niteliği belirtilerek, yapılan görüşmeler sonucunda, dava konusu -------halk otobüsü olarak kullanılan araçta, dava konusu kaza sonucu arka tamponda oluşan ve serviste onarımı yapılan tampon onarımı nedeniyle Reel Piyasa- Serbest Piyasa şartlarında da değer kaybı oluşmayacağının yetkili, yetkisiz satıcılar tarafından belirtildiği" şeklinde rapor sunulmuştur.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlarda 20/03/2020 tarihinde " MADDE 6 – Aynı Genel Şartların ekinde yer alan Ek: 1’in “1.Formül” başlıklı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve “2. Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı maddesine aşağıdaki 7 ve 8 numaralı fıkra eklenmiş, “2. Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 3 üncü madde eklenmiş ve sonraki madde buna göre teselsül ettirilmiştir.7) Tekerlekli/paletli ve zırhlı toplumsal müdahale araçları, belediye otobüsleri, yol süpürme araçları, itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı talepleri.

  1. Yabancı plakalı araçların -------- karıştığı kazalarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kaybı talepleri.” " şeklinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişikliğe göre hasar sonucu oluşan değer kayıplarında teminat dışı kalan hallerde düzenlemeler yapılmış olup bu düzenlemeye göre belediye otobüslerindeki hasar sonucu oluşan değer kayıp talepleri teminat dışı bırakılmıştır. Ayrıca 25/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının aracında değer kaybı oluşmadığı da tespit edilmiştir. Hal böyle olunca belediye halk otobüsü olarak kullanılan davacıya ait aracın değer kaybı talebinin teminat dışı haller kapmasında olduğu, aksi halde dahi davacının aracında değer kaybı oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Karar harcı 269,85. TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 189,15 . TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  5. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100,00. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

  7. Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . . . bütçesinden ödenen 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ktkm'damaddeasliyeincelemeticaretFiilden(HaksızmahkemesigerekçehükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim