İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/936 E. 2023/592 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/936
2023/592
21 Eylül 2023
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/936 Esas
KARAR NO: 2023/592
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 08/12/2022
KARAR TARİHİ: 21/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigortalısı -------- ait --------- plakalı vasıtanın 18.01.2020 tarihinde -------- isimli şahsın yaralanmasına sebebiyet verdiğini ve araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini , meydana gelen yaralanma hadisesi sonucunda müvekkil şirket tarafından -------- isimli şahsa 50.850,00 TL tazminat ödendiğini, sigortalı davalıya olay yerinden firar etmesi nedeni ile Poliçe Genel Şartları B4 maddesi kapsamında rücu edildiğini, davalı aleyhine -------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf, davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128. madde hükmü uyarınca davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, trafik kazasından kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin ------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, --------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ;-------- plakalı otomobil sürücüsünün mağdur yaya -------- yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, olaya müdrik yaşta bulunmayan 2016 doğumlu mağdur yaya ------- kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında davranış faktörleri sonuç üzerinde % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede etkenlik arz ettiği, davacı şirkete sigortalı bulunan -------- plakalı vasıta sürücüsü kusursuz olduğundan, davacının davalı sigortalısına olay yeri terke dayalı olarak rücu edemeyeceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Bu tür davalarda, sigortacı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca; tazminat yükümlüğünün azaltılmasına ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3.kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortasına dönebilmesi kuralından kaynaklanmaktadır.Somut olayda davacı, davalıya ait aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı" başlığı taşıyan B.4 maddesi gereği ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye dair kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir. Rücu sebepleride belirtilmiş olmakla beraber somut olayda olduğu gibi sürücünün kaza mahallini terk etmesi tek başına rücu sebebi değildir. TTK'nın 1409. maddesine göre sigortacı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. Ayrıca sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat hakkı sigortacıya aittir.Neticede dosyadaki kayıt ve belgelere, araç sürücüsünün kaza yerini terk etmesinin tek başına rücu sebebi olmadığı, davacı şirkete sigortalı bulunan ------- plakalı vasıta sürücüsü kusursuz olduğundan, davacının davalı sigortalısına olay yeri terke dayalı olarak rücu edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gerekli 169,85 TL harcın, davacı tarafından dava açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.049,88 TL harçtan karşılanarak 880,03 TL harcın davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin e-duruşma ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/09/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49