İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/817 E. 2023/549 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/817
2023/549
13 Eylül 2023
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/817
KARAR NO: 2023/549
DAVA: Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/11/2019
KARAR TARİHİ: 13/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tıbbi cihazlar ve ilaç alım satımı konusunda sektörde yıllardır faaliyet gösteren, bilinen bir firma olduğunu, davalı taraf ve yine dava dışı ------- Şti. Ve ------- Şti. aynı sektörde faaliyet gösteren firmalar olduğunu, müvekkilinin, davalı taraf ve davalı taraf ile aynı sektörde faaliyet gösteren ------ Şti. Ve ------- Şti. ünvanlı şirketlerin birbirlerinden ilaç alıp satması işlemlerine aracılık ettiğini, yani müvekkilinin davalı taraf ile -------- Şti. ve ------- Şti.'yi arasında sözleşme akdedilmesini sağladığını, müvekkilinin, tek yükümlülüğü olan tarafları bir araya getirme ve aralarında sözleşme kurulmasını sağlama yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu husus davalı yanca ikrar edildiğini, davalı şirket tarafından keşide edilen -------- Noterliği'nin 13.09.2019 tarih ve -------- Yevmiye nolu ihtarnamesi ile de belirtiliği üzere -------- Şti. Ye 10.000 adet ------ isimli ilaç fatura edildiğini ve ------- Şti. ye de toplamda 26.203 adet aynı ilacın fatura edildiğini açıkça beyan edildiğini, davalı şirketin çok sayıda başka ürünü dava dışı mezkur şirketlere satıp bedelini tahsil ettiğini ve kar elde ettiğini, ancak müvekkilinin haklı alacağını kötüniyetli bir şekilde, sırf ödememe yapmamak için çok sayıda mesnetsiz gerekçe ürettiğini, müvekkiline -------- Noterliği'nin 02.10.2019 tarih ve -------- Yevmiye No'lu ihtarnamesi keşide edildiğini, mevcut İhtarnamede müvekkili şirketin sadece aracılık hizmeti sağladığı bunun dışında herhangi bir görev ve taahhüdünün bulunmadığının davalıya açıkça bildirildiğini, dolayısıyla işleme aracılık eden müvekkilinin ücrete hak kazandığı Borçlar Kanununun amir hükümleri ve ticari teamül uyarınca açık olduğunu, müvekkili şirketin sağlamış olduğu aracılık hizmetinden dolayı hak etmiş olduğu haklı alacağına ilişkin 06/09/2019 tarihli, ------ seri nolu ve 100.078,16 USD bedelli bir adet fatura düzenlediğini ve davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından alınan faturaya --------- Noterliği'nin 25.09.2019 tarih ve -------- Yevmiye nolu ihtarnamesi ile aracılık hizmetinin varlığı ve müvekkilinin alacağı kabul ve ikrar edilmesine rağmen, ödeme yapmamak için birtakım ilgisiz, mesnetsiz gerekçeler uydurulduğunu ve bu ilgisiz, mesnetsiz gerekçelerle faturaya itiraz edildiğini, müvekkili şirketin sunmuş olduğu hizmet ve müvekkilin alacağı davalı tarafından açıkça ikrar edildiğini, müvekkili tarafından davalı hakkında 06/09/2019 tarihli, -------- seri nolu ve 100.078,16 USD bedelli haklı alacağına ilişkin düzenlenen fatura davalıya tebliğ edildiğini ve davalı tarafından kötüniyetli bir şekilde itiraz edildiğini, davalı yanca keşide edilen -------- Noterliği'nin 25.09.2019 tarih ve -------- Yevmiye nolu ihtarnamesi ile sağlanan aracılık hizmetinin varlığı ve müvekkilin alacaklı olduğu açıkça ikrar edildiğini, mevcut ihtarname de davalı şirket müvekkilince sunulan bir hizmet olduğunu, bunun sonucunda sözleşme kurulduğunu ve satış yapıldığını açıkça ikrar etmesine rağmen, dava dışı mezkur firmalar ile arasındaki müvekkiline karşı ileri sürülme imkanı bulunmayan, müvekkili ile ilgisi bulunmayan bir takım hususları müvekkiline karşı ileri sürerek kötü niyetli bir şekilde ödeme yapmaktan imtina ettiğini, özetle; yasa hükümlerinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalı ile dava dışı şirketler arasında ticari ilişkisinin kurulmasına aracılık ettiğini ve üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, bu nedenle TBK 520 ve devamı maddeleri gereğince ücrete hak kazanmasına rağmen davalı tarafından müvekkilinin haklı alacağı ödenmemekte olduğunu, müvekkili şirket vermiş olduğu aracılık hizmeti gereğince üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini ve ihtarnamelerde de ikrar edildiği gibi fatura düzenleme tarihi itibari ile faturada belirtilen tutar üzerinden komisyon ücretine hak kazandığını, ancak müvekkilinin haklı alacağı davalı tarafından hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın ödenmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin davalı nezdinde birikmiş olan alacağını içerir 06/09/2019 tarihli, ------- seri nolu ve 100.078,16 USD bedelli faturaya ilişkin yapılan itiraz haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin faturaya konu komisyon ücreti alacağının işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğinin, tüm bu nedenlerle açmış oldukları davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle müvekkilinin davalıya sağlamış olduğu aracılık hizmetinden dolayı hakketmiş olduğu haklı komisyon ücreti alacağının şimdilik 15.000 USD'sinin (onbeşbin Amerikan Doları) 02.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın henüz doğmamış ve hak etmediği bir alacağın yer aldığı faturayı işbu dava konusu ettiğinden haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerektiğini, davacı vekili eli ile sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; davacının müvekkiline sağlamış olduğu aracılık hizmetinden dolayı hak etmiş olduğu haklı alacağına ilişkin 06/09/2019 tarihli, ------- seri nolu ve 100.078,16 USD bedelli bir adet fatura düzenlemiş olduğunu, müvekkilinin davalı tarafından alınan faturaya ------- Noterliği'nin 25.09.2019 tarih ve ------- Yevmiye nolu ihtarnamesi ile aracılık hizmetinin varlığı ve davacının alacağı kabul ve ikrar edilmesine rağmen, ödeme yapmamak için faturaya itiraz edilmiş olduğu iddialarıyla 06/09/2019 tarihli, -------- seri nolu ve 100.078,16 USD bedelli faturaya konu komisyon ücreti alacağının işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkilinden tahsiline karar verilmesi talepli işbu davayı ikame ettiğini, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine, işbu dava konusu 06.09.2019 tarih, --------- seri numara ve “Komisyon Bedeli ” açıklamalı KDV dahil 100.078,16USD (YüzbinyetmişsekizAmerikanDoları) bedelli fatura tanzim edildiğini, söz konusu faturanın müvekkili şirket tarafından 17.09.2019 tarihinde tebliğ alındığını ve süresi içinde faturaya ve münderecatına itiraz edildiğini, -------- sayılı ilaç şirketleri arasında yer alan müvekkili şirketin, ilaçlarının yurt dışına ihracına aracılık etmesi amacıyla davacıyla ile işbirliği içine girmişse de, davacı tarafından müvekkili şirkete önerilen ve yukarıda detayları verilen faturada da adı geçen ecza deposu yetkililerinin suça konu faaliyetlere karıştığına yönelik ceza soruşturması başlatılması ve bu ceza soruşturması kapsamında müvekkili şirketin de ifadesine başvurulması nedeniyle müvekkili şirketin mağduriyet yaşadığını ve bu mağduriyet hala devam etmekte olduğunu, müvekkili şirketin ticari itibari, davacı tarafından müvekkili şirkete önerilen ecza deposu nedeniyle büyük zarar gördüğünü, müvekkili şirketin ve yetkililerinin davacı nedeniyle savcılık ve polise ifade vermek zorunda bırakıldığını, hatta bununla da kalmayıp davacının aracı olduğu şirketlerin yetkilileri halihazırda ağır ceza mahkemelerinde yargılanmakta olduğunu, zira yürütülen kapsamlı ceza soruşturmasında müvekkili şirkete ait ilaçların da suça konu edilmiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, bu hukuka aykırı eylem davacının aracılık faaliyetleri kapsamında müvekkili şirkete önerdiği ecza deposu tarafından gerçekleştiğini, bu durum tek başına bile davacının, müvekkili şirkete olan sorumluluklarını hiç ve gereği gibi yerine getirmediğini, davacının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve hatta müvekkili şirketin suça konu bir soruşturmada adının geçmesine sebebiyet vererek itibarının zedelenmesine yol açtığının en açık göstergesi olduğunu, davacı aracılık hizmetini gerçekleştirmediğini, taahhüt ettiği hizmeti ayıptan ari bir şekilde yerine getiremediğini, müvekkili şirketin mağdur olmasına yol açtığı ve bu nedenle de komisyon bedeline hak kazanamadığı aşikar olduğundan işbu dava konusu faturanın tamamına itiraz edildiğini, zira hukuki olarak davacı ile müvekkili şirket arasındaki aracılık hizmeti niteliğinde olan hizmet ilişkisi gereği davacının üstlenmiş olduğu sorumluluğu ayıptan ari bir şekilde yapması gerektiği izahtan vareste olduğunu, hal böyleyken davacı, üstlendiği yükümlülükleri ayıptan ari bir şekilde yerine getirmemiş aksine müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verdiğini, müvekkil şirketin vergi dairesinden söz konusu kdv tutarlarını iade alabilmesi için “gümrük çıkış beyannameleri”nin ve ihracat faturalarının davacı tarafından müvekkili şirkete ibrazı gerekmekte olduğunu, bu hususa ilişkin müvekkili şirket yetkilileri ile davacı şirket yetkilileri arasındaki ------- konuşmalarını sunduklarını, bu konuşmalarda da görüleceği üzere gümrük çıkış beyannamelerinin müvekkili şirkete sunulması ücretin doğması için geciktirici bir koşul olduğunu, hal böyleyken müvekkili şirket ve davacı arasındaki simsarlık sözleşmesi gereği taraflar arasında kararlaştırılan ücretin ödenmesi bir şarta bağlandığını, bu hususun Türk Borçlar Kanunu'nun "Hak Etme Zamanı" başlıklı 521.maddesinde düzenlendiğini, dolayısıyla taraflar kendi aralarında ücretin kazanılmasını geciktirici şarta bağlamışlarken davacının şartı gerçekleştirmeden ücrete hak kazandığını iddia etmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etiğini, zira davacının aracılık yaparak müvekkili şirkete önerdiği müşteriye müvekkili şirket dava konusu ilaçları yurtdışına ihraç etmesi kaydıysa sattığını, bu ilaçlara ilişkin kayıtların müvekkili şirkete teslim edilmeden müvekkili şirketin davacıya ücret ödemesi mümkün olmadığını, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek ile birlikte davacı Türk Parası kıymetini koruma hakkında ------ sayılı karar'da değişiklik yapılmasına dair ------- sayılı ------- uyarınca davacı aracılık faaliyetlerini tl olarak belirlemek zorunda olduğundan işbu dava konusu faturanın usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğinden işbu davanın reddi gerektiğini, bilindiği üzere Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında ------- Sayılı Karar'da Değişiklik Yapılmasına Dair ------ Sayılı ------ 13 Eylül 2018 tarihinde ------- yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle ------- yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dahil hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedeli ve bu sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri TL olarak belirlenmesi gerektiğini, hal böyleyken hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek ile birlikte ilgili yasal düzenlemeler kapsamında tl cinsinden belirlenmesi gereken tutar döviz cinsinden belirlenmiş olduğundan bu hususa ilişkin itirazlarını tekrar etiklerini tüm bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri, masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiş, ------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı ve davalı tarafın BA/BS formları, ------ Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davacı ve davalı şirketin sicil kayıtları, ------ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------- soruşturma sayılı dosyası, ------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------- soruşturma sayılı dosyası, ------- Ağır Ceza Mahkemesi'nin ------- esas sayılı dosyası, ------- Ağır Ceza Mahkemesi'nin ------- Esas sayılı dosyası ayrı ayrı UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, davacı ve davalı tarafın yasal ticari defterleri üzerinde Mahkememizce resen seçilen 2 nitelikli hesap uzmanı ve bir sözleşme uzmanından oluşan heyetten kök ve ek rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Davacı vekili 27/05/2022 tarihli dilekçesi ile 15.000 USDlik talebini, 100.078,16 USD olarak ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir.Davalı vekili katıldığı 10/06/2023 tarihli duruşmada savunmasını ıslah ederek cevap dilekçelerini ve önceki beyanlarını tekrar etiklerini, cevap dilekçelerindeki savunmalarını ıslah ile genişlettiklerini, dosya kapsamında dinlenilen tanık ------ beyanlarında dava dışı firmalar tarafından komisyon alacağını müvekkili şirkete ödendiğini ikrar ettiğini, bu vesile ile komisyon alacağının borçlusu dava dışı firmalar olduğu açık olduğundan müvekkili şirkete husumet yönlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu hususla savunmalarını ıslah ettiklerini, ayrıca karşı tarafın işbu belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş ancak ortada bir fatura bulunduğundan belirsiz olan bir alacak olmadığı sabit olduğunu dolayısı ile davanın belirsiz alacak olarak açılmasını kabul etmediklerini beyan etmiştir.Dava,simsarlık hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Davacı tarafça, davalı şirketin dava dışı ------ Şti. ve ------- Şti.' ile aralarındaki ilaç alım satım ilişkisine simsarlık yapıldığı, ancak simsarlık ücretinin ödenmediği belirtilerek, simsarlık hizmet bedelinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.TBK'nın 520. maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı bir sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine kural olarak vekalete ilişkin hükümler uygulanır.Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Dava konusu uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen yazılı bir simsarlık sözleşmesi bulunmamaktadır. Ancak tarafların dava ve cevap dilekçelerinde yer alan beyanları incelendiğinde, simsarlık sözleşmesinin varlığını kabul ettikleri, bir başka anlatımla sözlü bir sözleşmenin akdedildiği anlaşılmakla, davalı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafa ait herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı olarak yapılmış bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığı, davacının simsarlık sözleşmesi gereği yükümlülüğünü yerine getirdiği ve buna dayalı olarak düzenlenen faturanın ödenmesi talebiyle işbu davayı açtığı, davalı tarafın davacının sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmediği ve ödeme yükümlülüğünün kendilerinde olmadığı yönünde savunmada bulunduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde davacı yana ait herhangi bir kayıt bulunmadığı, dolayısıyla tellallık ücretine ilişkin borcu benimsemiş durumda olmadığı, Mahkememizce her ne kadar taraf tanıklarının beyanları alınmış ise de uyuşmazlığın miktarı ve alacağın belgeye dayalı olması karşısında eldeki uyuşmazlıkta tanık dinlenmesi mümkün olmadığından tanık beyanlarına itibar edilemediği, iddiasını ve fatura münderecatını usulüne uygun olarak yazılı delillerle ispatlayamayan ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanan davacı tarafa yemin teklifinde bulunma hakkının mahkememizce hatırlatıldığı ancak davacı tarafın karşı tarafa yemin teklifinde bulunmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan ve sübut bulmayan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harcın peşin yatırılan harç ve ıslah harcından mahsubu ile arta kalan 24.413,47 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 81.379,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 2.164,85 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
-
Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/09/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49