SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/820 E. 2024/88 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/820

Karar No

2024/88

Karar Tarihi

6 Şubat 2024

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/820

KARAR NO : 2024/88

DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması

DAVA TARİHİ : 29/11/2023

KARAR TARİHİ : 06/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı şirket ile davalı arasında 19.01.2002 tarih ----- sayılı ----- devre tatil sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 45 yıl süreli olup, 150 USD aidat bedeli kararlaştırıldığını, davacı şirketin---- mevkiinde-----içindeki 60 dönüm arazide kurulu Turizm Bakanlığı denetimine tabi, 14.05.1998 tarih ve ---- sayılı Turizm Bakanlığı İşletme Belgesine sahip 4 yıldızlı faal tatil köyü olduğunu, sözleşmeye konu taşınmazın 8 adet grand-suit (6Y), 84 adet (4Y), 26 adet stüdyo (3Y), toplam 462 adet yatak, 250 kişilik restaurant, 100 kişilik alacart resturant, 3 adet toplantı salonu, 50 kişilik çok amaçlı salon, 120 kişilik oyun ve bilardo salonu, 57 kişilik sinema ve konferans salonu, sauna, hamam, aletli cimnastik salonu, kapalı yüzme havuzu, diskotek 100 kişilik -----bar, 48 araçlık kapalı garaj, açık spor tesisleri ve anti tiyatrodan oluşan bir tesis sunduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin madde 15/e hükmünde belirlenen 150 USD yıllık gider payının günümüz şartlarındaki giderleri karşılamadığından davacı şirketin aşırı ifa güçlüğü çektiğini, davacı ile davalı arasındaki akdedilen sözleşmenin 2002 yılına ait olduğunu, gerek kısa süreli gerek uzun süreli sözleşmelerde, tarafların sözleşmenin yapıldığı esnada sözleşme edimleri arasında oluşturmuş oldukları denge, sonradan meydana gelen ve sözleşmenin imzası aşamasında öngörülen ama dikkate alınmayan veya hiç öngörülmeyen bir takım olaylar sonucunda bozulabileceğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, ileri sürerek, sözleşmenin 45 yıl süreli olduğu ve davalı ile hala devam etmekte olan sözleşme yükümlülüklerine karşı davacı şirketin aşırı ifa güçlüğü çekmesi, edimler arasındaki dengesizliğin bir nebze olsa giderilmesi amacıyla günümüz koşullarına göre 19.01.2002 tarih---- sayılı----- devre tatil sözleşmesi madde 15/e uyarınca belirlenen 150 USD olan yıllık gider payının 01.01.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yıllık 7.560,00 Türk Lirası olarak tespitine ve uyarlanmasına, yıllık gider payının devam eden yıllarda üfe oranında arttırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın görevsiz Mahkemede ikame edildiğini, görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, kesin hüküm itirazları bulunduğunu, ----- Tüketici Mahkemesi'nin------ Esas sayılı dosyası ile açmış oldukları dava sonucunda mahkemece " taraflar arasında düzenlenen 19.01.2002 tarihli devre tatil sözleşmesi kapsamında 45 yıl süre ile 150 USD olan yıllık bakım aidatı bakımından davalı tarafın fazla ücret talebinde bulunamayacağının tespiti ile ilgili sözleşme hükmünün aynen devamına" kesin olmak üzere karar verildiğini, davalının davacı tarafın açmış olduğu 150 USD aidat bedelinin değişen ekonomik koşullara göre 2023 yılı aidat bedelinin 7.560,00 TL olarak uyarlanması ve devam eden yıllarda ÜFE oranında arttırılması talebine ilişkin davasını kabul etmediğini, davalının davacı ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca 45 yıl boyunca sabit 150 USD ödeyeceğine inanarak ve güvenerek sözleşme akdettiğini söz konusu sözleşmeye konu aidat bedeli TL'nin USD karşısında değer kaybetme riskinin önüne geçmek amacı ile davacı şirket tarafından sözleşmede USD olarak belirlendiğini, sözleşmenin imzalandığı tarih olan 19.01.2002 tarihinde 1 USD' nin 1,34 TL olduğu, cevap dilekçesinin yazım tarihinde ise 1 USD'nin 29,19 TL olduğunu, Sözleşmenin imza tarihinden itibaren USD Türk lirası karşısında tam 21,78 Kat değer kazandığını savunarak, öncelikle görevsiz mahkemede açılan davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine, aksi kanaatte kesin hüküm nedeniyle davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine,aksi kanaatte esasa ilişkin beyanları göz önünde bulundurularak davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; Devre tatil sözleşmesine dayalı aidat bedelinin tespiti ve uyarlanması istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK 114/1-c maddesinde görev dava şartı olarak gösterilmiş olup, anılan Kanun 115. maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması gerekir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesine göre;

k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,

l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade etmektedir.Aynı Yasanın 73. Maddesi ile bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.

Somut olayda ; Davacı tarafından taraflar arasındaki devre tatil sözleşmesinin 2002 yılında yapıldığı, sözleşme edimleri arasındaki dengenin bozulduğunu ileri sürerek edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesi ve devre tatil sözleşmesi madde 15/e uyarınca belirlenen 150 USD olan yıllık gider payının 01.01.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yıllık 7.560,00 Türk Lirası olarak tespitine ve uyarlanması talebiyle huzurdaki davanın açıldığı, davaya cevap dilekçesi ve sunulu sözleşmeden taraflar arasında "davalı Şirket'e ait -----mevkinde-----içindeki 60 dönüm arazide ----- seri no'lu bölmeler üzerinde mevcut ünitelerde kurulmuş üyelik hakkı hizmetinin sağlanması" konulu sözleşme bulunduğu, bu kapsamda uyuşmazlıkta Mahkememiz görevli olmayıp, 6502 sayılı Kanun 73. madde uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

  1. )6100 Sayılı HMK m.114/c ve m.115/2 gereği göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın USÛLDEN REDDİNE,

  2. )Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli Mahkemenin . . . . . Tüketici Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,

  3. )6100 Sayılı HMK m.21 kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

  4. )6100 Sayılı HMK m.331/2 uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK.m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

UyarlanmasıasliyeticaretmahkemesiSözleşmeninhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim