İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/955 E. 2024/78 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/955
2024/78
1 Şubat 2024
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/955
KARAR NO : 2024/78
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2022
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında sözleşme tarihi 16.03.2021 olan Alarm İzleme Merkezi (AİM) Hizmet Sözleşmesi(EK-1-Alarm İzleme Merkezi (AİM) Hizmet Sözleşmesi) imzalanmıştır. Alacaklı müvekkil şirket; davalı/borçlu aleyhine ------ İcra Dairesi------Esas sayılı dosyası ile cari hesap alacağına yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatmıştır. Davalı/borçlu, sözleşmede bulunan imzasını inkar etmemesine rağmen tarafımızca yapılan işbu icra takibinde borca, faize ve tüm ferilere kötü niyetli olarak itiraz etmiştir. Yapılan itiraz tamamen haksız ve kötü niyetle yapılmış olup itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamı gerekmektedir. Şöyle ki;
Müvekkile karşı borcunu ifa etmeyen borçluya----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı icra takibi başlatılarak ilamsız takipte ödeme emri gönderilmiştir. Davalı borçlu söz konusu ödeme emrine kötü niyetli olarak itiraz etmekle icra takibini durdurmuştur. İtiraz edilen icra takibi, borçluya kesilen faturalar ve cari hesaba dayanmakta olup yapılan ödenen/ödenmeyen faturalar müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabittir. Alacağın varlığı ve ulaştığı meblağ ticari defter ve kayıtlarımız üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile sabit olacaktır. Davalı/Borçlu kötü niyetli olarak müvekkilimi zarara uğratmak ve tahsili geciktirmek amacıyla icra takibine itiraz etmiştir. Müvekkil şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davamızın haklılığı ortaya çıkacaktır. Takip konusu alacak, likit fatura alacağıdır. Bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği Yargıtay Kararlarıyla da sabittir. Örnek vermek gerekirse; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.06.2006 tarihli ------ sayılı ilamında “alacak, başta bilinebilir (likit) nitelikte olduğundan, davacı yararına icra ve inkar tazminatına da hükmedilir.” şeklinde hüküm tesis etmiştir. Borçlu şirketin itirazı haksız, kötü niyetli ve müvekkil şirket alacağını sürüncemede bırakma kastına yönelik olup itirazın iptali gerekmektedir. Davalı/borçlu ile huzurdaki dava sürecinden evvel Türk Ticaret Kanunu'nda 01.01.2019 tarihinden itibaren uygulanan arabulucuya başvurma şartı gereği -----Arabuluculuk Bürosu ------ arabuluculuk dosya numarası ile görüşme yapılmış, ancak taraflar arasında dilekçemizin ekinde ibraz ettiğimiz tutanaklar ile de sabit olduğu üzere, anlaşma sağlanamadığından işbu dava ikame edilmiştir. Borcunu ifa etmemiş olan davalı tarafın borca itirazının iptali ile kötü niyetli olarak inkâr ettiği borcu yerine getirmesine ve haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmesi sebebiyle aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etme zorunluluğu hâsıl olmuştur. Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla ;Davamızın kabul edilerek davalı-borçlunun ----- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak yapmış olduğu itirazının tamamının iptaline ve takibin bu miktar yönünden devamına karar verilmesini, Takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle takibin devamına karar verilmesini, Takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalının % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, Fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımızın en geniş anlamda saklı tutulmasına, Yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.Davalının duruşmalara katılmadığı ve cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye ticari defterlerin incelenmesi için tevdi edilmiş, davacı tarafın yerinde inceleme talebinde bulunduğu ve davalı tarafın inceleme gününe katılmadığı ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı görüldü.
Teknik bilirkişi raporu sonuç kısmında: " Davacı tarafın ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu ve 6100
Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/2 maddesi hükümlerine uygun olarak tutulduğu, Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, içerdiği kayıtların
birbirini doğruladığı, davalı lehine delil olma niteliklerini taşıdığı tespit edilmiştir.
- Davalı ------tarafından bilirkişi incelemesine yasal defter sunulmamıştır. Bu nedenle tarafımızca inceleme yapılamamıştır.
*Davacı ------ yasal defter
kayıtlarında davalı ------ ait cari hesap icra takip tarihi itibariyle 14.678,95 TL borç bakiye vermektedir. Diğer bir ifadeyle; davacı-------14.678,95 TL alacaklıdır. Söz konusu tutar icra takibine geçilen alacak ile uyumludur.
*Detayı aşağıda yer almakla birlikte davacının davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 13.678,99 TL olabileceği değerlendirilmiştir.
- Aylık kiralama bedeline ilişkin faturaların tamamı (Toplam 1.259,99 TL)
taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş ve davacı tarafın yasal defterlerine kaydedilmiştir.
-
Davalı tarafından kiralama bedeline ilişkin ödemelerin yapılmamış olması ve sözleşme hükümleri birlikte dikkate alındığında davacı tarafından düzenlenen cihaz bedeli faturasının (10.110,00 TL) sözleşmeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
-
Davacı tarafından davalıya cayma bedeline ilişkin yansıtılabilecek tutarın 3.308,96 TL değil 2.309,00 TL (1.260,00 TL + 349,00 TL +700,00 TL) olabileceği değerlendirilmiştir.
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Taraflara bilirkişi raporunun usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER
----. İcra Müdürlüğünün------ Esas sayılı icra dosyası
*Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları
*Bilir kişi raporları
*Davacı şirket ticari defterleri
*Tüm dosya kapsamı
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosya kayıtları celp edilmiştir.
Taraflara ticari defterlerini sunmak üzere ihtaratlı kesin süre verilmiş, davacı ticari defter ve kayıtlarını sunmuş, davalı şirketin ticari defterlerini bilirkişiye ibraz etmediği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Teknik bilirkişi raporunda davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmediği, dosya dava dosyası kapsamında inceleme yapıldığı görüldü.
Taraflara ait vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere davacı ve davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafından takibe konu edilen cari hesap alacaklarına ilişkin faturalarını vergi dairesine bildirdiği, davalının davaya cevap vermediği, inceleme gününde defterlerini sunmadığı, ödeme itirazında bulunmadığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın işlemiş faiz haricinde haksız olduğu kanaatine varılmış, bilirkişi raporu hükme esas alınarak takibin toplam 14.678,95-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada ihtar bulunmadığı anlaşılmakla fazlaya ilişkin talebin reddine, karar vermek gerekmiştir.
Alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-
Davalının. . . . . İcra Müdürlüğünün . . . . . . esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 14.678,95. TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına, işlemiş faize yönelik talebin reddine,
-
Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde alınması gerekli 1.002,72. TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 180,48. TL harçtan mahsubu ile bakiye 822,24. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan başvuru gideri, tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.771,00TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre belirlenen 2.722,00. TL sini ve davacı tarafça peşin olarak yatırılan 272,68. TL harç gideri toplamının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
-
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve kabul oranına göre belirlenen 14.678,95. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair davacı vekili yüzüne karşı davalı yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29