İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/181 E. 2024/522 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/181
2024/522
10 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/181 Esas
KARAR NO:2024/522
DAVA: Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/05/2019
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ----- tarihleri arasında genel koordinatör olarak sigortalı çalıştığını, 2019 yılı itibarıyla son ücretin net 10.488,11-TL brüt 16.956,28-TL olduğunu, ----- tavan ücretinin 15.221,40-TL olması nedeniyle hizmet dökümünde bu şekilde göründüğünü fakat Nisan 2019 itibariyle son brüt ücretin 16.956,28-TL olduğunu, iş akdinin haksız ve kötü niyetli olarak hiçbir bildirim yapılmaksızın 20.04.2019 tarihinde feshedildiğini, ----- (tüm hizmet dönemi) boyunca hiçbir ücret ve agi alacağının ödenmediğini, daha önceden sözlü ve yazılı olarak talep edildiğini, aile ilişkisinin sutistimal edilerek ödenmediğini, bu hususta -------yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiklerini, 8 haftalık giydirilmiş brüt ücret üzerinden ihbar önelinin hesaplanarak ödenmesi gerektiğini, aylık özel sağlık sigortası, yol ve aylık asgari 200-TL yemek ücreti ile ikramiye brüt tutarlarının da eklenmesi gerektiği, işçiye tahsis edilen ----- plakalı aracın benzin ve diğer giderleri ile bir aylık araç kiralama masraflarının yol masrafi olarak eklenmesi gerektiği, aynı şekilde kıdem tazminatının da hesaplanması gerektiğini, yıllık izinlerin kullandırılmadığını, karşılığının da ödenmediğini, davalı şirkette çalışma saatlerinin haftada 5 gün 09:00-18:30 arasında olduğunu, devamlı surette fazla mesai yaptığını, akşam 20:00-21:00 saatlerine kadar çalıştığını, gerektiğinde hafta sonları cumartesi günleri çalıştığını, şirket dışında bilgisayar ortamında gece dahi mail vs. ile çalışmayı sürdürdüğünü, davalı şirkette 28 personel çalıştığını, davacının iş güvencesi hükümleri kapsamı dışında olduğunu, bu sebeple kötü niyet tazminatı talep ettiklerini, ------ sayılı dosyası ile davacı aleyhine aynı zamanda şirket yetkili olan -------- boşanma davası açtığını aynı zamanda davacıyı şirketten uzaklaştırdığını, ödeme yapılmaması, bilgi ve belge verilmemesi, şirkete alınmaması yönünde diğer çalışanlara talimat verildiğini, tahsis edilen araca el koyulduğunu, şirket maillerine bloke konulduğunu ve iş akdine son verildiğini, boşanma davasının derdest olduğunu, davalı işveren şirketin yöneticisi aynı zamanda davacının eşi ------, aynı zamanda şirket ortağı olan davacının aleyhine pek çok usulsüz ve muvazaalı işlem yaptığını, hakim ortak, temsil ve ilzama yetkili müdür olan -----boşanma davası açıldıktan sonra hisselerinin tamamına yakınını kız kardeşi ve oğlu olan şahıslara 15.03.2018 tarih ve ------- sayılı genel kurul kararı ile muvazaalı olarak devrettiğini, ardından usulsüz sermaye artırımı yaptıklarını ve söz konusu genel kurul kararının iptali için ----- davalar açtıklarını, Davalı şirket yetkilisi ---- davacı aleyhine ----- sayılı dosyası ile 1.771.752,28-TL tutarlı icra takibi yaptığını,----- sayılı itirazın iptali davası açıldığını halen derdest olduğunu, davalı şirket yetkilisi -------- ortak birikim olan ------- tutarında parayı çektiğini, davacının tüm banka ve kredi kartlarına el koyduğunu ve son olarak davacının iş akdine şirket yetkilisi sıfatıyla son verdiğini, böylelikle kötü niyetle hareket ettiğini beyan ve iddia ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak belirsiz alacak olarak şimdilik; ücret alacağı 25.000 TL kademeli işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle, AGİ alacağı 1.500,00 TL kademeli işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle, ihbar tazminatı, 1.000,00 TL yasal faiziyle, kıdem tazminatı 1.000,00 TL mevduata uygulanan en yüksek faiziyle, yıllık izin ücreti 1.000,00 TL yasal faiziyle, fazla mesai alacağı 5.000,00 TL bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle, kötü niyet tazminatı 500,00 TL yasal faiziyle birlikte talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin büyük hissedarı ile davacı taraf arasında derdest boşanma davasının görüldüğünü, davacının şirkette yönetici ve aynı zamanda %24 hissedar olduğu, davacının Mart 2018'e kadar şirket müdürü olarak görev yaptığını, davacının --------tarihleri arasında çalıştığını, son net ücretinin 10.699,99(agi dahil) olduğunu, davacının şubat 2018 tarihinden itibaren işe gelmemeye başladığını, mayıs 2018 yılında boşanma davası açtığını, davacının sıklıkla yurt dışı seyahati yaptığını, şubat 2018 ile 30/04/2019 tarihlerinde davacının işe gelmemesine rağmen iyi niyetle maaş ödemesi yapıldığını, tüm maaşların ödendiğini ve davacının talimatı üzerine bir kısmının davacının eşi ----- hesabına yapıldığını, ---- tarafından davacının maaşı ile bizzat davacının kredi kartı ödemelerinin yapıldığını, bir kısım maaşların ise davacının şirketten aldığı paralara mahsup edildiğini, davacının işe gelmediğine ilişkin her ay düzenli tutanak tutulduğunu, son olarak davacının artık işe gelemeyeceğini belirtmesi üzerine ------ çıkış verildiğini, davacıya kıdem tazminatı tahakkuku da yapıldığını ancak davacının şirketten yüksek miktarda para çektiğini davacının şirkette yönetici olduğunu, davacının mesai saatlerine tabi olmadığını, bir kimsenin 12 yıl boyunca maaş almadan çalışamayacağını, davacı yanın şirkette muhtelif zamanlarda avanslar aldığını, davacının şirkete borçlu olduğu tutardan kıdem tazminatının mahsup edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, işçilik alacaklarına dayalı alacak davasıdır.Eldeki dava öncelikle ---- sayılı kararı ile; ------ incelenmesinde davacının 21/03/2018 tarihli karara kadar davalı şirketi münferit ve müştereken temsil ve ilzama yetkili olduğu, davacının, davalı şirkette %24 pay ile şirket ortağı olduğu, 28/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının ortak-müdür sıfatına sahip olduğunun, şirkette sembolik bir pay sahibi olmadığının, bağımlı çalışan işçi sıfatı taşımadığını, şirket ortağı olduğunun anlaşıldığı, işçi ve işveren sıfatı aynı kişide birleşemeyeceğinden taraflar arasında iş ilişkisinin bulunmadığı, ticari ortaklık ilişkisi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevli olmadığı, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılarak..." gerekçesi ile mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, bu karar ---- kararıyla kesinleşmiş olup, mahkememizin ---- numarasına kaydedilmiştir. Davacı vekili müvekkilinin -------- tarihleri arasında genel koordinatör olarak sigortalı çalıştığını, 2019 yılı itibarıyla son ücretin net 10.488,11-TL / brüt 16.956,28-TL olduğunu, ------ tavan ücretinin 15.221,40-TL olması nedeniyle hizmet dökümünde bu şekilde göründüğünü fakat Nisan 2019 itibariyle son brüt ücretin 16.956,28-TL olduğunu, İş akdinin haksız ve kötü niyetli olarak hiçbir bildirim yapılmaksızın 20.04.2019 tarihinde feshedildiğini, 19.03.2007 — 30.04.2019 (tüm hizmet dönemi) boyunca hiçbir ücret ve agi alacağının ödenmediğini, beyan ve iddia ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak belirsiz alacak olarak şimdilik; Ücret Alacağı 25.000-TL kademeli işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle, AGİ Alacağı 1.500-TL kademeli işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle, İhbar Tazminatı - 1.000-TL yasal faiziyle, Kıdem Tazminatı 1.000-T7L mevduata uygulanan en yüksek faiziyle, Yıllık İzin Ücreti 1.000-TL yasal faiziyle, Fazla Mesai Alacağı 5.000-TL banklarca mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle, Kötü Niyet Tazminatı 500-TL — yasal faiziyle birlikte talep ve dava etmiştir.İş sözleşmesinin diğer iş görme edimlerinden (vekâlet, ortaklık, eser veya kişi organ) ayıran en önemli ölçüt bağımlılık ilişkisidir. İş sözleşmesini belirleyen ölçüt hukuki-kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukuki bağımlılık işçinin işin yürütümüne ve iş yerindeki talimatlara uyuma yükümlülüğünü içerir. İşçi edimini işverenin karar ve talimatları çerçevesinde yerine getirir. İşçinin işverene karşı kişisel bağımlılığı ön plana çıkmaktadır. İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini, işçinin işverenin talimatlarına göre hareket etmesi ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır. İşin işverene ait iş yerinde görülmesi, malzemenin işveren tarafından sağlanması, iş görenin işin görülme tarzı bakımından iş sahibinden talimat alması, işin iş sahibi veya bir yardımcısı tarafından kontrol edilmesi, işçinin bir sermaye koymadan ve kendine ait bir organizasyon olmadan faaliyet göstermesi, ücretin ödenmesi şekli kişisel bağımlık tespitinde dikkate alınacak yardımcı olgulardır. İşçinin işverenin belirlediği koşullarda çalışırken kendi yaratıcı gücünü kullanması ve işverenin isteği doğrultusunda işin yapılması için serbest hareket etmesi bağımlılık ilişkisini ortadan kaldırmaz. Çalışan kişi, işin yürütümünü kendi organize etse dahi, üzerinde iş sahibinin belirli ölçüde kontrol ve denetimi söz konusu ise, iş sahibine bilgi ve hesap verme yükümlülüğü var ise, doğrudan iş sahibinin otoritesi altında olmasa da bağımlı çalışan olduğu kabul edilebilir.Somut olayda ----- kayıtlarının incelenmesinde ve --------- raporunda tespit edildiği üzere davacının 21/03/2018 tarihli karara kadar davalı şirketi münferit ve müştereken temsil ve ilzama yetkili olduğu, davacının, davalı şirkette %24 pay ile şirket ortağı olduğu, kar payı aldığı, kimseden emir ve talimat almadığı, diğer çalışanların mesailerini ve kendi mesaisini kendisi belirlediği, işveren sıfatına sahip olduğu, işçi ve işveren sıfatı aynı kişide birleşemeyeceğinden taraflar arasında iş ilişkisinin bulunmadığı, davacının tüm açıklamalarında taleplerinin şirketle aralarındaki hizmet akdine dayalı işçilik alacağı kapsamında kaldığı anlaşılmakla, yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdine yada vekalet ilişkisine dayalı olmadığı, bu nedenle işçilik alacağı talep edemeyeceği, TTK 616 ve 620.maddeye dayalı alacak talep şartlarının ise bu uyuşmazlıkta bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
-
Kanıtlanamayan davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 597,72 TL peşin harç ve 8.351,00 TL ıslah harcından mahsubu ile artan 8.521,12 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . bütçesinden ödenen 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
Davalı tarafından sarf edilen 298,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara ödenmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 79.346,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; Her iki taraf vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01