İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/738 E. 2024/518 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/738
2024/518
10 Temmuz 2024
T.C.
İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/738
KARAR NO : 2024/518
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/03/2018
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Asıl dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 09/12/2015 tarihinde başlayan görüşmeler sonucu -----) parsellerde davalı tarafından yapılmakta olan inşaatların peyzaj uygulamalarının planlanması ve davacı tarafından yapılması hususunda 04/01/2016 tarihinde ''Bitkisel Peyzaj Proje Uygulaması ve Kontrolörlük'' sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında edimlerin ifası sırasında davalı şirket tarafından sözleşme dışında ek olarak yapılması ve temin edilmesi talep edilen ve uyuşmazlık konusu bulunan ilave bitkisel peyzaj projesi uygulaması ve tadilatı projeleri yapılması, davacı şirkete ait seradan davalıya ek bitki satılması, bitkisel-yapısal malzemeler (gübre, ilaç ve travers temini) temin edilmesi ve bunların yerleştirilmesi-uygulanması, 04/01/2016 tarihli sözleşme kapsamı dışında dava konusu yerde ek bahçıvan işçiliği ve ek işçilikler yapılması, yapısal işçilikler yapılması, iş sahibi davalı tarafından alınan ---- bitkilerin davacı şirkete ait serada bakımı ve dikiminin yapılması, ilgili bakım hizmetinin verilmesi, villa ön teraslarına kuvarslı kayrak taş döşeme uygulaması yapılması, oturma yeri uygulaması, kayrak adımtaşı döşeme uygulaması, ek alanlar kuvarslı kayrak taş uygulaması, travers basamak uygulaması, açık hava sineması yapılması, taş duvar ve çakıl uygulaması, bazalt-andezit taş döşeme uygulaması şeklinde ilave imalatların davacı şirket tarafından yapıldığını, davalının yapılıp teslim edilmesine ve bunlara ilişkin hakedişlerin düzenlenip davalıya bildirilmesine rağmen ilk beş hakediş dışındaki bedellerin davacı şirkete ödenmediğini, davacının temin ettiği ek bitki ve malzemeler yaptığı ek yapısal imalatlar, işler ve işçilikler, ek hizmet bedelleri ile ilgili olarak 35 adet hakediş dosyasının üç klasör halinde sunulduğunu, davalının talimatları doğrultusunda 2017 turizm sezonuna yetiştirilmesine ve davalıya teslim edilmesine karşı alacaklarının ödenmeyerek davalı şirketin mütemerrüt duruma düştüğünü, davacı şirketin yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmin edilmediğini, davalının davacıya ek olarak ödemesi gereken alacak miktarının 3.142.505,27 TL, bedeli uyuşmazlık konusu yapılmayan talep dışı sözleşme bedelinin ise 849.600,00 TL ile birlikte toplam alacağın 3.992.105,27 TL olduğunu, 16/12/2017 tar,ihli bilirkişi raporunda tespit edilen hakediş toplamı ve davacı alacağının ise, 4.012.391,96 TL olarak hesap edildiğini, davalı tarafından gönderilen 29/12/2017 tarihli ihtarnameye itiraz ettiklerini, davalının işverenin sorumluluğu başlığını taşıyan sözleşmenin 7.maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı davrandığını, davalının peyzaj uygulamasından sonra yapılan işlere zarar verecek nitelikte yapı ruhsatı ve projeye aykırı olarak toprak altında ve üstünde çok sayıda ilave inşaat, imalat ve tadilat yaptığını, davalının ilave inşaatlar nedeniyle 23/12/2015 tarihli projenin teslim tutanağı ile davalıya teslim edilen projede ayrı ayrı yapılması ön görülen yolun davalı tarafından birleştirilmiş tek yol hale getirildiğini, yağmur sularının yer altına alınacak sistemin yapılmadığını, suların kontrolsüz bir şekilde peyzaj alanına akıtıldığını, yine davalı tarafça yapılan ilave inşaat, imalat ve tadilatlar sırasında müvekkili tarafından yapılan düzenlemelere zarar verildiğini, davalının talebi doğrultusunda sözleşme dışı uygulama ve işçilik hizmetlerinin verildiğini, yine davalıya peyzaj ile ilgili malzeme verildiğini, edimleri davalının talimatı doğrultusunda yerine getirildiğini, davalının imalatın kusurlu ve ayıplı olduğuna ilişkin 29/12/2017 tarihli ihtarnamede belirtilen hususları kabul etmediklerini, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtilen malzeme, işçilik ve hizmet bedeli karşılığı toplam 1.334.725,93 TL alacaktan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.250,000,00 TL alacağın hakedişlerin muaccel hale geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının mütemerrüt tutum ve davranışları kusurlu eylemleri sonucu şirketin normal masraflar dışında sarf etmek zorunda kaldığı giderler-maliyetler nedeniyle uğradığı davacı maddi zararlarının tahsili ile şimdilik 100.000,00 TL maddi teminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacaklarının tahlisini teminen dava konusu --- ve rezidanslarının bulunduğu ---- parsellere ilişkin tapu kayıtları üzerine iht,iyati, haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuş, 31/03/2018 tarihli dilekçesi ile de ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulması isteğinin kabul edilmemesi halinde taşınmazlar kaydına ''davalıdır'' şerhinin konulmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.Asıl dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari ikametgahının -----olması nedeniyle ve taraflar arasında imzalanmış sözleşme gereği davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddi ile yetkili ---- Mahkemesine gönderilmesinin gerektiğini, ayrıca, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı gibi ayıp ve eksik işler yaptığı,eksik işlerin dava dışı başka bir firmaya yaptprılarak maddi zarara kendisinin uğratıldığını beyanla haksız ve dayanaksız açılan davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı ile davalı arasında davalı tarafından davacının ---- adresinde yaptığı Hotel projesinin peyzaj işlerinin yüklenildiğini, ancak davalının 2017 yılı Ekim ayında işi bıraktığını, bu nedenle ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- D.iş dosyasında tespit yapıldığını, davalının ise davacıdan alacağı bulunduğu iddiası ile ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyasında alacak davası açtığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 8. Maddesi uyarınca -- --- gizli ayıplı olduğunu, bir kısım imalatları yerine getirmediği, bitki satışlarının ekonomik değerlerinin çok üzerinde yapıldığını, bitkilerin bakımlarının yapılmadığını, toprak kalitesinde sorun olduğunu, davacının davalıya toplam 2.957.193,14 TL ödeme yaptığını, davacının uğradığı zarar miktarının 1.282.229,54 TL olduğunu, bu nedenle davacının zararınınn tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının talebinin taraflar arasındaki yetki sözleşmesine konu 4.1.2016 tarihli sözleşme olmadığını, tarafların anlaşması üzerine bu sözleşme dışında ekstra işler yapıldığını, davacının taleplerinin bu sözleşme kapsamı dışında davalı tarafından davacıya satılan bitki bedelleri, malzeme bedelleri, bunların yerleştirilmesi, uygulaması bedelleri, yapısal imalatlar bedelleri, ekstra yapılan işçilik-hizmet bedelleri olduğunu, 4.1.2016 tarihli sözleşme bedelini teşkil eden 849.600 TL'nin istirdadının mümkün olmadığını, bu davada da dava ve talep konusu yapılmadığını, dava konusu mal ve hizmet temini sözleşmelerinin davacı şirketin ----- şubesi ile ilgili olduğunu, bu nedenle ifa yerinin davacının şubelerinin bulunduğu ---- ilçesi olduğunu, davacı şirketin ----- iki adet şubesi olduğunu, işlerin ifa yerinin ---- ilçesi olduğunu, bu nedenle ----- Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı şirketin de birden fazla şubesinin olduğu, ancak dava konusu imalatların ---- ilçesindeki şubeleri ile ilgili olduğunu, delil tespitinin de ---- yapıldığını, davalının açtığı ve birleştirme talep ettiği ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ------ esas sayılı dosyasının davalı-işbu dosya davacısının ---- adresine tebliğ edildiğini, HMK 10. Madde uyarınca sözleşmeden doğan davalarda ifa yeri mahkemesinin yetkili olduğunu, bu nedenle davanın esasına girilmeksizin davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, aksi halde davalı şirket tarafından davacı aleyhine açılan --- Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)'nin ---- esas sayılı dosyası ile işbu dosyanın sonuçlarının birbirini etkileyeceği anlaşıldığından davaların birleştirilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak da, 4.1.2016 tarihli sözleşmenin gereklerinin yerine getirilip işin teslim edildiğini, davacı tarafından da teslim alındığını, bedel olarak 849.600 TL'nin ödendiğini, ayrıca davalının sözleşme kapsamı dışında ayrıca anlaşılan işleri, malzeme ve bitki teminlerini davacının isteğine ve talimatlarına uygun şekilde 2017 Mayıs ayında tamamladığını, davacının tesisinin ---- ismi ile 2017 turizm sezonunda açıldığını, davacının herhangi bir eksik ve ayıp ihbarında bulunmadığını, işlerin TTK'nin 23. Maddesi uyarınca kanunen kabul edildiğini, 4.1.2016 tarihli sözleşme karşılıklı olarak ifa edildiğinden davalı tarafından davacı aleyhine açılan ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- esas sayılı davasına konu edilmediğini, bu sözleşme dışında davacı tarafından ek olarak ilave bitkisiz peyzaj projesi uygulaması ve tadilatı projeleri yapılması, bitki satılması, malzeme temin edilmesi ve bunların uygulanması, ek bahçıvan işçiliiği ve ek işçilikler yapılması, ta döşeme uygulaması yapılması, oturma yeri uygulaması yapılması ve benzeri işler istendiğini, bunların da davalı tarafından yapılarak davacıya teslim edildiğini, davacı tarafından davalıya ek olarak 3.142.505,27 Tl ödeme yapılması gerektiğini, bu işlerin yapımı için davalı tarafından taşeron işçi tutulduğunu, onlara ödeme yapıldığını, davacının ilave imalatlar ve işlerden dolayı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı tarafından getirilen ürünlerin bozulmasına ve davalının maddi ve manevi zarara uğramasına neden olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle yetki ilk itirazının kabulü ile davanın ---- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde HMK'nin 166/2 ve 4. Maddeleri gereğince birleştirme talebinin kabulü ile davanın 14.3.2018 tarihinde ilk açılan ----. Asliye Hukuk Mahkemesi((Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)'nin ----- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, aksi halde davalının delillerinin toplanmasına, davacının delillerinin toplanmamasına ve hüküm tesisi sırasında hükme esas alınmamasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası, birleşen davanın Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası olduğu anlaşılmaktadır.Asıl davaya konu uyuşmazlığın tespiti;
Taraflar arasında 04/01/2016 tarihli bitkisel peyzaj proje uygulaması ve kontrolörlük sözleşmesi düzenlendiği bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafça bu sözleşme kapsamı dışında davalıya yaptığı işlerin bulunup bulunmadığı, eğer yapılan sözleşme kapsamı dışı işler var ise kapsam dışı işler ve sözleşme kapsamındaki işler nedeniyle 1.250.000 TL alacağı bulunup bulunmadığı, ayrıca davalının kusurlu davranışları sonucu davacı şirketin normal masraflar dışında sarf etmek zorunda kaldığı maliyetler nedeniyle oluşan maddi zararının bulunup bulunmadığı, varsa tazminat miktarının belirlenmesi ve 100.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinin gerekip gerekmediği, yine davalının haksız eylem ve davranışları bulunup bulnmadığı, bulunuyor ise davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, 50.000.00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesinin gerekip gerekmediği hususlarından ibaret olduğu anlaşıldı.
Birleşen davaya konu uyuşmazlığın tespiti; davaya konu tazminatın taraflar arasındaki 04.01.2016 tarihli sözleşmeden dolayı mı, yoksa davacı tarafından sonradan istenen imalatlardan mı doğduğu, davalının sözleşme uyarınca yaptığı işlerin davaya konu olanlarının ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli olup olmadığı, davalının yaptığı işler ayıplı ise davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, ayıplı iş varsa bu işlerden dolayı davacının zararının ne kadar olduğu, davalının eksik yaptığı iş olup olmadığı, davalı eksik iş yapmış ise davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, davacının varsa eksik işler nedeniyle maddi zararının ne kadar olduğu, davalının davacıya sattığı bitki ve diğer malzemeleri fahiş fiyatla satıp satmadığı, davalı davacıya fahiş fiyatla ürün satmış ise davacının ne kadar zarara uğradığı, davacının ayıplı ifa, eksik ifa ve fahiş fiyatla aldığı ürünler nedeniyle uğradığı zararlarını isteme hakkı olup olmadığı, noktalarında toplandığı tespit olundu. ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas ----- karar sayılı dosyasının yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderildiği mahkememizce ---- esas sayılı dosya numarası almış olduğu, ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --- Esas --- karar sayılı dosyasının birleştirme kararı ile mahkememiz dosyası ile birleştirildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 24/06/2020 tarihli duruşma tutanağının ---- no'lu ara kararı uyarınca ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak, 1 peyzaj mimarı, 1 mimar, 1 inşaat mühendisi, 1 ziraat mühendisi ve 1 fen elemanından oluşacak heyet marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, 23/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"..---- ve Rezidansların bulunduğu mahallelerde Butik Otel, Konut Alanı, Spor ve Oyun alanları ve Günübirlik Tesisi alanı ile deniz arasında kalan kıyı bandı ve donatı alanları için; davacının yaptığı ek bitki temini ve yerleştirilmesi, ek bahçıvan işçilikleri, gübreleme ilaçlama, dolgu peyzaj işçilikleri, extra bahçe işleri, ithal bitkilerin bakımı ve dikimi ile araçlarla moloz atım ve temizlik işçiliği, yapısal imalatların travers, villa ön teraslarının kuvarslı kayrak taş döşeme uygulaması, istenen alanlara travers basamak uygulaması açık hava sineması yapılması, taş duvar uygulaması, çakıl uygulaması, bazalt-andezit taş uygulaması şeklinde ifade edilen ilave yapısal imalat kalemleri ile ilgili davacı hak edişleri ve davadan önce davalı tarafından yapılmış hak ediş ödemeleri nazara alınarak yapılan değerlendirmeler ve hesaplama sonucu; Asıl davada Davacı ---- dava tarihi itibari ile ödenmemiş alacakları; Bitki - Bitkisel peyzaj uygulama malzeme hak ediş alacağı 889.261,23 TL(KDV DÂHİL) Ek bahçıvan işleri, işçilikleri hak ediş alacağı 369.067,13 TL(KDV DAHİL), Yapısal imalatlar hak ediş alacağı 197.182,74 TL(KDV DAHIL) olmak üzere, toplam 1.455.511 TL(KDV DÂHİL) olarak hesap edilmiştir. Birleşen dava davacısı -----birleşen davadaki taleplerinin yerinde olmadığı, dava konusu işlerin teslim alındığı ve kabul edildiği, asıl davadaki manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinin heyetimiz görevi kapsamı dışında kaldığı, asıl davadaki maddi tazminat talebi ile ilgili kesin hesaplama yapmanın mümkün olmadığı, yapılan işler bedelinin "%10-15" i aralığında bir maliyet farkı ve davacı zararının gerçekleşmiş olabileceği değerlendirilmiştir..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizin 22/06/2022 tarihli duruşma tutanağının --- no'lu ara kararı uyarınca tarafların beyan ve itirazları ile her bir dosyada varsa talep edebilecekleri hak ve alacaklarının belirlenmesi ve açıkca raporda gösterilmesi için itirazları karşılar nitelikte ek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup, 07/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Asıl davada davacı ve birleşen dava davalısı -----Şirketi vekili Av. ... tarafından sunulan 7.12.2021 tarihli dilekçede davalı ve birleşen dava davacısı Davalı-Birleşen dava davacısı -----. itirazlarına cevap verildiği, 23.09.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edilmediği için davacı ve birleşen dava davalısı dilekçesi ile ilgili ayrıca inceleme ve değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı, davalı-birleşen dava davacısı ----. vekilleri Av. ... ve Av. ----- tarafından sunulan 16.11.2021 tarihli itiraz dilekçesinde belirtilen itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi amacı ile yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu; 23.09.2021 tarihli bilirkişi raporundaki bilirkişi heyetimizin tespit ve değerlendirmelerinin değiştirilmesini ve düzeltilmesini gerektiren bir husus bulunmadığı, raporda gerekli ve yeterli açıklamaların yapıldığı, inceleme, tespit ve hesaplama dayanaklarının ayrıntılı şekilde açıklandığı, dosyadaki verilerin incelendiği, raporun her iki taraf iddiaları delilleri ayrıntılı şekilde incelenmek sureti ile düzenlendiği, raporun düzenlenmesinde benimsendiği belirtilen dayanak bilirkişi heyet raporunda ve dosya kapsamındaki hak ediş belgelerinde bitki isimleri ve yapılan işler adet, metraj ve nitelik olarak belirtildiği için ihtilafın niteliği gereği bitki isimlerinin ayrıca belirtilmesine gerek olmadığı, raporda netice olarak bildirilen kanaatin ve hesaplamanın dayanaklarının ayrı ayrı belirtildiği, açıklandığı, raporda yer alan kimi taraf talepleri ve evvelce yapılan tespitler, taleplerin dayanağı ile ilgili tekrarların rapor hazırlanması sırasında zaruretten kaynaklandığı, raporda birleşen dava yönünden de kapsamlı inceleme ve değerlendirme bulunduğu, raporda bildirilen tespit ve belgeler karşısında, birleşen dava davacısı --- dava konusu işlerin teslim aldığı ve kabul ettiği, birleşen davadaki ----- İnşaat taleplerinin yerinde olmadığı, raporun tanzimi sırasında keşifte dinlenen tanık beyanları, tüm taraf delilleri, kayıt, defter ve belgeleri incelendiği, tanık beyanlarının ve hukuki mahiyette değerlendirme yapılması niteliğindeki davalı-birleşen dava davacısı itirazların takdirinin ise Mahkeme takdirinde olduğu, 23.9.2021 tarihli raporda bildirildiği üzere ; Dava tarihi olan 14.03.2018 tarihi itibari ile ----parsellerde bulunan ve --- ve Rezidansların bulunduğu mahallelerde Butik Otel, Konut Alanı, Spor ve Oyun alanları ve Günübirlik Tesisi alanı ile deniz arasında kalan kıyı bandı ve donatı alanları için; davacının yaptığı ek bitki temini ve yerleştirilmesi, ek bahçıvan işçilikleri, gübreleme ilaçlama, dolgu peyzaj işçilikleri, extra bahçe işleri, ithal bitkilerin bakımı ve dikimi ile araçlarla moloz atım ve temizlik işçiliği, yapısal imalatların travers, villa ön teraslarının kuvarslı kayrak taş döşeme uygulaması, istenen alanlara travers basamak uygulaması açık hava sineması yapılması, taş duvar uygulaması, çakıl uygulaması, bazalt-andezit taş uygulaması şeklinde ifade edilen ilave yapısal imalat kalemleri ile ilgili davacı hak edişleri ve davadan önce davalı tarafından yapılmış hak ediş ödemeleri nazara alınarak yapılan değerlendirmeler ve hesaplama sonucu; asıl dava davacı ----dava tarihi itibari ile ödenmemiş alacakları; Bitki - Bitkisel peyzaj uygulama malzeme hak ediş alacağı ; 889.261,23 TL (KDV DÂHİL), Ek bahçıvan işleri, işçilikleri hak ediş alacağı 369.067,13 TL (KDV DÂHİL), Yapısal imalatlar hak ediş alacağı ; 197,182,74 TL (KDV DAHİL) olmak üzere, toplam 1.455.511 TL (KDV DÂHİL) olarak hesap edilmiştir. Asıl davadaki maddi tazminat talebi ile ilgili evvelce yapılan işler bedelinin %10-15' i aralığında bir maliyet farkı ve davacı zararının gerçekleşmiş olabileceği şeklindeki bilirkişi heyetimiz görüşü ile ilgili rapora dayanak alınan ----- Asliye Hukuk Mahkemesi----. İş dosyasında yapılan incelemede, davacı --- 27.10.2017 tarihli delil tespiti talebi ve ekinde sunulan hak ediş belgeleri, fotoğraf, CD ve belgeler üzerine, dava konusu yerde söz konusu mahkemece 01.11.2017 tarihinde bilirkişi heyetince keşif yapıldığı, yapılan bu keşif sonucunda peyzaj mimarı, İnşaat mühendisi, Mimar ziraat mühendisi ve Fen bilirkişisinden oluşan Bilirkişi heyetince 85 sayfadan ibaret 16.12.2017 tarihli rapor hazırlandığı, hazırlanan bu raporun sonuç bölümünde, Sözleşme bedelinin 849.600- TL olduğu, Ek 1 de alana gelen ve ---- inşaat tarafından teslim alınan bitki adetleri ve fiyatları belirtilen bitki hak edişi toplam tutarının 1.838.117,46 TL, Ek 2 de gösterilen bitkisel yapısal malzemeler ( gübre, ilaç, travers) temin edilmesi ve yerleştirilmesi uygulaması bedeli bitkisel yapısal malzemeler toplamı 109.048 TL, Ek 3 de gösterilen ek bahçıvan işçilikleri (Toprak, dolgu, moloz temizliği, bahçıvan işçilik mesai, bahçıvan işçilik bitki indirme ve yükleme toplam tutarı 466.284,38 TL, iş sahibi tarafından alınan --- Bitkilerin --- tarafından bakımı ve dikiminin yapıldığı, bunlarla ilgili ---- bedel olarak belirttiği tutar dışında detaylı bilgi bulunmadığı, yapısal hak ediş bedelleri toplamının 197,182,74 TL , Toplam Hak ediş bedelinin ise 2.610.632,58 TL olduğu kanaatine varıldığı ve toplam iş bedelinin /610 u tutarında asgari davacı zararı gerçekleştiği değerlendirmesine göre, davacı ----- madde 1 de belirtilen hak ediş alacağına ek olarak 261.063.25 tl zarara uğradığı, asıl davadaki manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinin heyetimiz görevi kapsamı dışında kaldığı, asıl dava davacısının manevi tazminat talep etme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkeme görevinde ve takdirinde olduğu, birleşen---Asliye Ticaret ----. Sayılı birleşen davada; Birleşen dava davacısı ------ birleşen davadaki taleplerinin yerinde olmadığı, dava konusu işleri teslim aldığı ve kabul ettiği, hesaplanması gereken alacak ve tazminat olmadığı, değerlendirilmiştir..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizin 02/03/2022 tarihli duruşma tutanağının---- no'lu ara kararı uyarınca uyuşmazlık noktalarında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, 12/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Taraflar arasında 04.01.2016 tarihinde adi yazılı şekilde "Bitkisel Peyzaj Proje Uygulaması ve Kontrolörlük Sözleşmesi"nin kurulduğu; sözleşmedeki irade beyanları incelendiğinde sözleşmenin, TBK m. 470 hükmünce “eser sözleşmesi” olduğu ve buna göre davacı --- “yüklenici”, davalı ----in ise “iş sahibi” olduğu; ASIL DAVA: Davacının taraflar arasında kurulan 04.01.2016 tarihli sözleşmeye ek olarak davacı tarafından yapılan ve davalıya teslim edilen ek işlerden dolayı toplam 1.334.725,93 TL'lik alacaktan şimdilik 1.250.000 TL'nin, hakediş alacaklarının muaccel hale geldiği tarihlerden itibaren işleyecek----kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi /ticari faizi ile birlikte ödenmesi, davalının kusurlu eylemleri sonucu davacının normal masraflar dışında sarf etmek zorunda kaldığı giderler/mali le uğradığı maddi zararlar ile ilgili şimdilik 100.000 TL. maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine, davalı haksız eylem ve davranıştan sonucu davacının uğradığı manevi zarar sebebiyle 50.000TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine, “MANEVİ TAZMİNAT” TALEBİ BAKIMINDAN: “Davalının haksız eylem ve davranışları bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı” hususunda: Borçlar mevzuatına inceleme neticesinde: Davacı, davalı tarafından sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle manevi zarara uğradığını iddia etmiş olup belirtmek gerekir ki “borcun gereği gibi ifa edilmemesi ve sözleşmenin ihlal edilmesi” halinde manevi tazminat talebine ilişkin TBK m. 114/1I “Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.” hükmünce bu halde kusurun derecesinin önemli olmadığı; hükmün atfı dolayısıyla “kıyasen” uygulama alanı bulacak düzenlemenin TBK m. 58/1 hükmü olduğu; bu hükmün “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manı ara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.” şeklinde olduğu; manevi zararın talep edilebilmesi için bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz (saldırı) bulunması gerektiği; açık kanun hükmü bulunmadıkça kişilik hakkı tecavüze uğrayan ile zarar görenin aynı kişi olması gerektiği (yansıma yoluyla zarar olmamalıdır), bir manevi zararın bulunması gerektiği; kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle manevi zarar arasında illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği; davalının sorumlu olmasını gerektiren kusurlu veya kusursuz sorumluluk halinin mevcut olması gerektiği dolayısıyla; bir sözleşmede üstlenilen borcun ifa edilememesi/sözleşmeye aykırılık/sözleşmeyi ihlal halinde TBK m. 114/II hükmünün TBK m. 58/1 hükmüne atfı dolayısıyla manevi zararın tazmininin talep edilebileceği; ancak Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere sözleşmenin ihlalinin, manevi tazminatı gerektirebilmesi için zararın “kişilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiği; üzüntü, acı, ızdırap, vb. duyguların kişilik hakkının ihlali sonucu değil, “malvarlığı hakkının ihlali sonucu” doğması sebebiyle TBK m. 58/1 hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenmesi gerektiği; manevi tazminatın talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle, yani borca aykırı bir davranışla manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap vs.) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği'; hal böyle olmakla HMK m. 194(1) ve TMK m. 6 hükümlerince manevi zarara uğradığını iddia eden davacının, manevi zarara uğrayıp uğramadığını somutlaştırıp somutlaştırmadığı; dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, TBK m. 114/11, TBK m. 58/1 hükümleri uyarınca aranan şartların uyuşmazlıkta oluşup oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin, TMK m, 4 hükmü gereğince münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu”, “EK İŞ” ALACAĞINA İLİŞİKİN TALEP BAKIMINDAN: taraflar arasında 04/01/2016 tarihli bitkisel peyzaj proje uygulaması ve kontrolörlük sözleşmesi düzenlendiği, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafça bu sözleşme kapsamı dışında davalıya yapılan işlerin bulunup bulunmadığı; eğer yapılan sözleşme kapsamı dışı işler var ise kapsam dışı işler ve sözleşme kapsamındaki işler nedeniyle 1.250.000TL alacağının bulunup bulunmadığı hususunda: Teknik İnceleme Sonuçları; Taraflar arasında 04.01.2016 tarihli “Birkisel Peyzaj Proje Uygulaması ve Kontrolörlük Sözleşmesi" imzalanmıştır. Sözleşme bedeli 720.000TL + %18 KDV = 849.600TL dir. İş, 2017 Haziran ayında teslim edilecektir. Ancak bu sözleşme bedeli dava konusu değildir. İşin devamı sırasında Yüklenici ----, bir kısım sözleşme dışı ilave işler yapmıştır. Bu ek işler ile ilgili açıklamalar yukarıda ayrıntılı olarak yapılmıştır. Sözleşme bedeli hariç olmak üzere davacı --- yaptığı ek işler nedeni ile davalı -----KDV dahil 1.126.915,76 TL talep edebileceğinin hesap, tahmin ve takdir edildiği, “MADDİ TAZMİNAT” TALEBİ BAKIMINDAN: Davalının kusurlu davranışları sonucu davacı şirketin normal masraflar dışında sarf etmek zorunda kaldığı maliyetler nedeniyle oluşan maddi zararının bulunup bulunmadığı varsa tazminat farkının belirlenmesi ve 100.000.00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinin gerekip gerekmediği hususunda: Teknik İnceleme Sonuçları: Yukarıda da açıklandığı üzere olumsuzlukların miktarı ve sorumlusu hakkında kanaat bildirilmesi olanağının bulunmadığı; bu nedenle bu konudaki takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, BİRLEŞEN DAVA:. Teknik İnceleme Sonuçları: Birleşen dava kapsamında davacı ---- tarafından, davalı Yüklenici ----- yaptığı imalatlarda bir kısım olumsuzlukların belirlendiğini, bunların sorumlusunun ----- olduğunu, bu olumsuzluklar nedeni ile büyük zarara uğradıklarını, bir kısım olumsuzluğun 3. kişilere düzelttirildiğini beyan ederek bu nedenle davalı --- 1.282.229,54TL talep edildiği; yukarıda da açıklandığı üzere bu olumsuzlukların miktarı ve sorumlusu hakkında kanaat bildirilmesi olanağının bulunmadığı; bu konudaki takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Borçlar mevzuatına inceleme neticesinde: Yukarıda teknik inceleme neticesinde ayıbın miktarı ile ayıptan sorumlunun kim olduğu, ayıba kimin sebebiyet verdiği gibi hususların tespit edilemediği beyan edildiği için TBK m. 474 vd. hükümlerince ayıptan sorumluluk (ayıba karşı tekeffül) hükümlerince ayıbın türü, süresinde ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin usulüne göre yerine getirilip getirilmediği, seçimlik hakkın kullanılıp kullanılamayacağı ve sonuçları yönünden veya sözleşmenin ihali nedeniyle maddi zararın talep edilip edilmeyeceği yönünden de değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizin 20/12/2023 tarihli duruşma tutanağının -----no'lu ara kararı uyarınca taraf vekillerinin ticari defterlerinin incelenmesine ve bu konuda defterlerin sunulmasına ilişkin süre de verilmediği, bu yönüyle bilirkişi raporunun eksik olduğu görülmekle öncelikle davalı birleşen dosya davacı vekiline 2016-2018 dönemi ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup, 22/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...ASIL DAVA: Davacının Taraflar arasında kurulan 04.01.2016 tarihli sözleşmeye ek olarak davacı tarafından yapılan ve davalıya teslim edilen ek işlerden dolayı toplam 1.334.725,93TL lik alacaktan şimdilik 1.250.000TL.nin, hakediş alacaklarının muaccel hale geldiği tarihlerden itibaren işleyecek ---- kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi ticari birlikte ödenmesini, Davalının kusurlu eylemleri sonucu davacının normal masraflar dışında sarf etmek zorunda kaldığı giderler/maliyetler nedeniyle uğradığı maddi zararlar ile ilgili şimdilik 100.000TL. maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesini, Davalı haksız eylem ve davranıştan sonucu davacının uğradığı manevi zarar sebebiyle 50.000TL. manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği, Mali inceleme neticesinde; Davacı tarafından davalıya düzenlenen (676.021,71 TL+1.273.621,43 TL) = 1.949.643,14 TL'lik fatura toplamının SÖZLEŞME BEDELİ 849.600,00 TL den (toplam hizmet fatura tutarı 1.949.643,14 TL'lik sözleşme bedeli 849.600,00 TL ) = 1.100.043,14 TL fazla olduğu ve davalının davacıya toplam (665.767,51 TL + 2.069,432,42 TL) = 2.735.199,93 TL ödemiş olduğu, bu ödemeden sözleşme bedeli 849.600,00 TL tenzil edildiğinde davalı tarafından davacıya sözleşme bedeli haricinde 1.885.599,93 TL ödenmiş olduğu tespit edilmiş olup teknik heyetimizce ek işler nedeniyle tespit edilmiş olan 3.195.522,79 TL'lik tutardan SÖZLEŞME FAZLASI ödenen tutar tenzil edildiğinde (3.195.522,79 TL-1.885.599,93TL)=1.309.922,86 TL davalının davacıya borçlu olabileceği, “MANEVİ TAZMİNAT” TALEBİ BAKIMINDAN: “Davalının haksız eylem ve davranışları bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı” hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde sözleşmede üstlenilen borcun ifa edilememesi/sözleşmeye aykırılık/sözleşmeyi ihlal halinde TBK m. 114/11 hükmünün TBK m. 58/1 hükmüne atfı dolayısıyla manevi zararın tazmininin talep edilebileceği; ancak Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere sözleşmenin ihlalinin, manevi tazminatı gerektirebilmesi için zararın “kişilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiği; üzüntü, acı, ızdırap, vb. duyguların kişilik hakkının ihlali sonucu değil, “malvarlığı hakkının ihlali sonucu” doğması sebebiyle TBK m. 58/1 hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenmesi gerektiği; manevi tazminatın talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle, yani borca aykırı bir davranışla manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap vs.) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği; hal böyle olmakla HMK m. 194(1) ve TMK m. 6 hükümlerince manevi zarara uğradığını iddia eden davacının, manevi zarara uğrayıp uğramadığını somutlaştırıp somutlaştırmadığı; dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, TBK m. 114/11, TBK m. 58/1 hükümleri uyarınca aranan şartların uyuşmazlıkta oluşup oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin, TMK m. 4 hükmü gereğince münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu' “EK İŞ” ALACAĞINA İLİŞİKİN TALEP BAKIMINDAN: “Taraflar arasında 04/01/2016 tarihli bitkisel peyzaj proje uygulaması ve kontrolörlük sözleşmesi düzenlendiği, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafça bu sözleşme kapsamı dışında davalıya yapılan işlerin bulunup bulunmadığı; eğer yapılan sözleşme kapsamı dışı işler var ise kapsam dışı işler ve sözleşme kapsamındaki işler nedeniyle 1.250.000TL alacağının bulunup bulunmadığı” hususunda: Teknik İnceleme Sonuçları: Taraflar arasında 04.01.2016 tarihli “Bitkisel Peyzaj Proje Uygulaması ve Kontrolörlük Sözleşmesi"nin imzalandığı; sözleşme bedelinin 720.000TL + %18 KDV 849.600 TL. olduğu; işin, 2017 Haziran ayında teslim edileceği ancak bu sözleşme bedelinin dava konusu olmadığı, İşin devamı sırasında yüklenici ----, bir kısım sözleşme dışı ilave işler yaptığı; bu ek işler ile ilgili açıklamaların yukarıda ayrıntılı olarak yapıldığı; sözleşme bedeli hariç olmak üzere davacı ---- yaptığı ek işler nedeni ile davalı ---- KDV dâhil 1.309.922,86 TL talep edebileceğinin hesap, tahmin ve takdir edildiği, “MADDİ TAZMİNAT” TALEBİ BAKIMINDAN: “Davalının kusurlu davranışları sonucu davacı şirketin normal masraflar dışında sarf etmek zorunda kaldığı maliyetler nedeniyle oluşan maddi zararının bulunup bulunmadığı; varsa tazminat miktarının belirlenmesi ve 100.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinin gerekip gerekmediği hususunda: Teknik İnceleme Sonuçları: Yukarıda da açıklandığı üzere olumsuzlukların miktarı ve sorumlusu hakkında kanaat bildirilmesi olanağının bulunmadığı; bu nedenle bu konudaki takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, BİRLEŞEN DAVA: Teknik İnceleme Sonuçları: Birleşen dava kapsamında davacı ---- tarafından, davalı Yüklenici ------ yaptığı imalatlarda bir kısım olumsuzlukların belirlendiğini, bunların sorumlusunun ----- olduğunu, bu olumsuzluklar nedeni ile büyük zarara uğradıklarını, bir kısım olumsuzluğun 3. kişilere düzelttirildiğini beyan ederek bu nedenle davalı ----- 1.282.229,54TL talep edildiği; yukarıda da açıklandığı üzere bu olumsuzlukların miktarı ve sorumlusu hakkında kanaat bildirilmesi olanağının bulunmadığı; bu konudaki takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Yukarıda teknik inceleme neticesinde ayıbın miktarı ile ayıptan sorumlunun kim olduğu, ayıba kimin sebebiyet verdiği gibi hususların tespit edilemediği beyan edildiği için TBK m. 474 vd. Hükümlerince ayıptan sorumluluk (ayıba karşı tekeffül) hükümlerince ayıbın türü, süresinde ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin usulüne göre yerine getirilip getirilmediği, seçimlik hakkın kullanılıp kullanılamayacağı ve sonuçları yönünden veya sözleşmenin ihlali nedeniyle maddi zararın talep edilip edilmeyeceği yönünden de değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı..." şeklinde rapor düzenlendiği, 12.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, görülmüştür.
Sonuç olarak dosyadaki deliller,
Ticari defterler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında 04/01/2016 tarihli bitkisel peyzaj proje uygulaması ve kontrolörlük sözleşmesi düzenlendiği, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, sözleşme bedeli 720.000TL + %18 KDV =
849.600TL dir. İş, 2017 Haziran ayında teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ancak bu sözleşme bedelinin asıl davada
dava konusu olmadığı, asıl dava ile ile ilgili olarak işin devamı sırasında asıl dava davacısı yüklenici -----, bilirkişi raporlarında ayrıntılı olarak açıklanan bir kısım sözleşme dışı ilave işler yaptığı, bu işlerin bedelinin KDV dahil 1.126.915 TL olarak tespit edildiği, davalı birleşen dosya davacısı tarafından bu bedelin davacıya ödendiğinin kanıtlanamadığı, bu durumda asıl davada, davacının, Sözleşme
bedeli hariç olmak üzere davacı ---- yaptığı ek işler nedeni ile davalı---- KDV dahil 1.126.915,76 TL talep edebileceği,
Öte yandan, asıl davada davacı, davalı
tarafından sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ederek 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, maddi tazminat talebi bakımından, davalının kusurlu davranışları
sonucu davacı şirketin normal masraflar dışında sarf etmek zorunda kaldığı maliyetler nedeniyle oluşan maddi zararının bulunup bulunmadığı; varsa tazminat miktarının
belirlenmesi ve 100.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinin gerekip gerekmediği hususunda bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, olumsuzlukların miktarı ve sorumlusu hakkında tespit yapılamadığı, ispat yükünün davacıya ait olduğu ve bu ispat yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirilemediği, maddi zararın kanıtlanamadığı, manevi tazminat talebi yönünden ise, “borcun gereği gibi ifa edilmemesi ve sözleşmenin ihlal edilmesi” halinde manevi tazminat talebine ilişkin TBK m. 114/II “Haksız fiil so
rumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.” hükmünce bu halde kusurun derecesinin önemli olmadığı; hükmün atfı dolayısıyla “kıyasen” uygulama alanı bulacak düzenlemenin TBK m. 58/I hükmü olduğu; bu hükmün ise
“
Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.” şeklinde olduğu; manevi zararın talep edilebilmesi için bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz (saldırı) bulunması gerektiği; açık kanun hükmü bulunmadıkça kişilik hakkı tecavüze uğrayan ile zarar görenin aynı kişi olması gerektiği (yansıma yoluyla zarar olmamalıdır); bir manevi zararın bulunması gerektiği; kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle manevi zarar arasında illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği; davalının sorumlu olmasını
gerektiren kusurlu veya kusursuz sorumluluk halinin mevcut olması gerektiği; dolayısıyla bir sözleşmede üstlenilen borcun ifa edilememesi/sözleşmeye aykırılık/sözleşmeyi ihlal
halinde TBK m. 114/II hükmünün TBK m. 58/I hükmüne atfı dolayısıyla manevi zararın tazmininin talep edilebileceği, ancak Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere sözleşmenin ihlalinin, manevi tazminatı gerektirebilmesi için, zararın “kişilik hakkının ihlali
sonucunda” oluşması gerektiği; üzüntü, acı, ızdırap, vb. duyguların kişilik hakkının ihlali sonucu değil, “malvarlığı hakkının ihlali sonucu” doğması sebebiyle TBK m. 58/I hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerektiği, bu açıdan bakıldığında somut olayda dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca TBK m. 114/II, TBK m. 58/I hükümleri uyarınca aranan şartların bulunmadığı görülmüştür.
Birleşen davada ise, davacı ----- tarafından,
davalı Yüklenici ----yaptığı imalatlarda bir kısım olumsuzlukların belirlendiğini, bunların sorumlusunun ------ olduğunu, bu olumsuzluklar nedeni ile büyük zarara uğradıklarını, bir kısım olumsuzluğun 3. kişilere düzelttirildiğini beyan ederek bu nedenle davalı ---- 1.282.229,54TL talep edildiği hükme esas alınan 12.09.2023 tarihli heyet raporu ile diğer raporlarda ayrıntılı olarak açıklandığı
üzere bu birleşen dava konusu olumsuzlukların miktarı ve sorumlusu hakkında tespitin mümkün olmadığı, ayıp iddiasının ve ayıbın miktarının ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, teknik inceleme neticesinde ayıbın miktarı ile ayıptan sorumlunun kim olduğu, ayıba kimin sebebiyet verdiği , TBK m. 474 vd. hükümlerince ayıptan sorumluluk (ayıba karşı tekeffül) hükümlerince ayıbın türü, süresinde ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetinin usulüne göre yerine getirilip getirilmediği gibi hususların tespit edilemediği, bu durumda ayıbın ve miktarının yani zararın ispat edilememesi nedeniyle birleşen davanın reddi gerektiğine kanaat getirilmekle, asıl davanın kısmen kabulüne, maddi ve manevi tazminata ilişkin taleplerin kanıtlanamaması nedeiyle reddine, birleşen davanın ise kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Asıl davanın KISMEN KABULÜYLE,
1.126.915,07 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
-
Birleşen . . . . . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin . . . . . Esas sayılı davanın kanıtlanamaması nedeniyle REDDİNE,
-
Asıl davada alınması gereken 76.979,57 TL harcın peşin alınan 23.931,70 TL harçtan mahsubu ile kalan 53.047,87 TL harcın asıl dava davalısından alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Asıl davada davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul kısmı üzerinden hesaplanan AAÜT'ye göre takdir olunan 153.960,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Asıl dava davalısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın red kısmı üzerinden hesaplanan AAÜT'ye göre 42.962,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Asıl dava yönünden ; davacı tarafından yatırılan 23.931,70 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı ve bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere 60.905,40. TL olmak üzere toplam 84.873,00 yargılama giderinden %80,49 kabul . %19,51 ret oranına göre hesaplanan 68.317,62. TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Asıl dava yönünden; davalı tarafından yatırılan 21.370,00 TL dosya masrafının davanın red kısmı üzerinden hesaplanan 4.168,45 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Birleşen dava yönünden karar ve ilâm harcı olan 427,60. TL harçtan peşin alınan 21.897,28. TL harcın mahsubu ile artan bakiye 21.469,68. TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
-
Birleşen dava yönünden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
10-Birleşen dava yönünden davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01