İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/738 E. 2024/467 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/738
2024/467
28 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/738
KARAR NO:2024/467
DAVA : MENFİ TESPİT (HİZMET SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ: 30/09/2020
KARAR TARİHİ:28/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından davacı şirketin ödemesi gereken hizmet bedeli karşılığı ------- tutarında olmak üzere faturalar düzenlendiğini, sunulan belgeler arasında yer alan bu faturalar karşılığında yapılan hesaplamalar sonucu davacıya yükletilen borcun toplam miktarın 141.600,00 TL tutarında olduğu tespit edildiğini, davacı şirket ----- tutarında olmak üzere davalı taraf------- ödeme yaptığını, yapılan ödemelerin dekontları sunulan belgelerde mevcut olup yapılan hesaplar sonucunda ödeme yapılan toplam miktarın 129.700,00 TL tutarında olduğu tespit edildiğini, tespit edilen toplam alacak ile borç arasındaki fark yapılan hesaplamalar sonucu ödenmesi gereken kalan borç miktarının 11.900,00 TL olduğu belirlendiğini, ödeme yapılması gereken tutar 11.900,00 TL miktarında olduğunu, durum böyle iken müvekkil aleyhine 27.07.2020 tarihinde ------- tutarında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan bu icra takibi haksız ve kötü niyetli olarak yapılmış bir takip olduğunu, davalı tarafından başlatılan icra takibi tutarı asılsız ve haksız olduğunu, davalı bu icra takibini açarak haksız kazanç sağlamayı amaçladığını, bu sebeplerle açılan------------sayılı icra takibine ilişkin olarak davacı şirketin iddia edilen tutarda borcu haricindeki bakiye (10.900,00 TL) yönünden iptali gerektiğini, ayrıca davalı icra takibi sonucunda müvekkil şirkete tebligat gönderilmiş ancak şirkette kimse bulunmadığından haksız ve kötü niyetli olarak açılan bu takip borcu kesinleştiğini, ayrıca davalı tarafından başlatılan icra takibi kesinleşmiş olduğundan müvekkil şirketin banka hesaplan ve araçları üzerine haciz konulduğunu, açılan icra takibi haksız olarak açılmışken ve davacının haberi olmadan kesinleşmişken davacı şirketin banka hesaplarına ve araçlarına haciz konulması davacı şirketi ciddi şekilde mağdur ettiğini, bu sebeplerle söz konusu icra takibi bakımından tedbir kararı alınmasını, ----------- icra takibine ilişkin olarak davacının 22.800,00 TL değil, 11.900,00 TL borcu olduğunun tespiti ile takibin 11.900,00 TL tutarı haricindeki bakiye (10.900,00 TL) yönünden iptalini, söz konusu icra takibine ilişkin olarak tedbir kararı verilmesini, yargılama harç ve giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini ve iptal edilecek miktarın $20 sinden aşağı olmamak şartı ile kötü niyet tazminatının karşı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 06.10.2020 tarihli Tensip Tutanağının 7 numaraları ara kararı uyarınca davacı yan tarafından arabuluculuğa başvurulmamış ve tarafımıza bildirilmediğini, ticari uyuşmazlıklar söz konusu olduğunda dava şartlarından biri olarak arabuluculuğa başvurmak zorunlu olduğunu, bu hususa ilişkin düzenleme ise Türk Ticaret Kanunu MADDE 5/A 'da "Bu Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü amir olduğunu, Mahkemenin de bildiği üzere arabuluculuğa başvurulduğu takdirde, davacı tarafa 1 haftalık kesin süre verilir ve süresinde sunulmadığında dava şartı yokluğundan davanın usulden red olunması gerektiğini, ayrıca bu husus Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Madde 18/Af.2'de "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğunu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde Mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde Mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." ifade edildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığı görevli Mahkeme tarafından re'sen araştırılmasını, tarafların ise bu şartların yoksunluğunu ileri sürebilme hakları her zaman mevcut olduğunu, belirtilen hususlar ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu “ MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verdiğini, ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, menfi tespit davasıdır.--- sayılı dosyası celp edilmiştir.Mahkememizce işbu dosyada Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Davalının ihtilafın yaşandığı 2019-2020-2021 yıllarına ait ticari defterleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir.2019-2020-2021 yılları davalı defter tasdik bilgileri- usul incelemesi,Huzurda görülen davada, davalı-------- yasal ticari defterleri usul incelendiğinde; 2019-2020-2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinir görülmüş ve tespit edildiği, Davacı ------ yukarıda da açıklandığı gibi mazeretsiz olarak defter & belge ibraz etmediğinden Hesap İncelemesi de yapılamadığı, davalı------ defterlerinde, davacı ------ en son muavin hesap dökümü aşağıdaki şekilde incelenmiştir.Dava dosyasına sunulan takip konusu faturalara istinaden yapılan tahsilatlara ait yapılan tespit ve incelemede yukarıdaki tabloda da görüleceği üzere; davalı tarafından düzenlenen faturaların Davacı tarafından ödendiğine dair sunulan banka dekontlarının dökümleri incelenmiş olup davalının yasal defterlerine tahsilat olarak muhasebe kayıtlarına kaydettiği ve icra takip tarihi 27.07.2020 itibarı ile 11.900,00 TL davacının borçlu olduğu görüldüğü, ancak borcunu 12.03.2021 tarihinde davalının ------- nolu hesabına ---- tarafından ------- Tahsilatı açıklaması ile yatırmış olduğu görülmüş ve tespit edildiği, davalı şirketin incelenen defterlerinde, 12.03.2021 tarih itibariyle düzenlemiş olduğu faturalardan kaynaklı alacağını ------ nolu davacıya ait cari hesabında takip ettiği, 141.600,00 TL borç kaydettiği, bunun satış faturalarından kaynaklandığı, 141.600,00 TL alacak kaydettiği, bunun tahsilatlardan kaynaklandığı, bu minvalde davalı taraf satış faturalarına istinaden dava dosyasına sunulan cari hesap bakiyesinin 12.03.2021 tarihinde 0,00 TL davalı firmanın davacı firmadan alacağının olmadığı görülmüş ve tespit edildiği, takip konusu faturanın teslim ve tesellümü aşağıdaki tablodaki gibi incelenmiştir.Dava dosyasında Davacı tarafından ------ dosya nosuna “borç tahsilatı haciz ödemesi alacaklıya verilmek üzere açıklama ile 31.361,34 TL” yatırılmış olduğu, Davacı --------- icra takip tarihi 27.07.2020 itibariyle 11.900,00 TL davalıya borcunun bulunduğu, ancak bu tutarı da 12.03.2021 tarihinde davalının --------- İcra Tahsilatı açıklaması ile yatırmış ve bakiyesinin kapandığı görülmüş ve tespit edildiği, davalının resmi defter kayıtlarında Davacıya başlattığı icra takip tarihi 27.07.2020 itibariyle 11.900,00 TL alacak bakiyesinin olduğu görülmüş ve tespit edildiği, davacı tarafından ------ seri nolu “borç tahsilatı haciz ödemesi alacaklıya verilmek üzere açıklama ile 31.361,34 TL” yatırmış olduğu ve bu tutarın fazladan ödenmiş olduğu tespit edilmiş olup, takdirinin Mahkeme'ye ait olmak üzere icra dosya işlemiş faiz ve diğer masrafların düşülmesinden sonra kalacak tutarın iadesinin olabileceği, davacının takip öncesi faiz talebi mevcut olduğu ancak Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davalının ticari defter kapanış maddesinde davacıdan 11.900,00 TL asıl borç bakiyesinin olması hasebiyle asıl alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında Yıllık % 13,75 Avans Faiz Oramı istemiş olduğu ve 533,46 TL faiz hesaplaması aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; davanın ------- sayılı dosyasında 11.900,00-TL borçlu olunduğu, 10.900,00-TL yönünden borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit istemiyle açılmış olduğu, dava açıldıktan sonra davacının icra borcunu ödediğinden bahisle fazla ödenen 10.900,00-TL'nin davacıya iadesine karar verilmesini 27/02/2024 tarihli dilekçesi ile talep ettiği, icra takibinin 22.800,00-TL üzerinden başlatılmış olduğu, davacının --------- tarihinde davalıya ödemiş olduğu, takip tarihinin 28/07/2020 olduğu, davalının davacıdan talep edebileceği alacak miktarının takip tarihi itibariyle 11.900,00-TL olduğu, davacının icra dosyasına toplam borç ve ferileri için 31.361,34-TL ödemiş olduğu, yapılan ödeme sonrası davacının fazla ödeme yaptığı 10.900,00-TL yönünden talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Davanın KABULÜ ile, 10.900,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan 1.127,70 TL müzekkere ve posta gideri, peşin harç olan 186,15 TL olmak üzere toplam 1.313,85 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
-
Alınması gerekli 744,58. TL harçtan yatırılan peşin harç olan 186,15. TL'nin mahsubu ile kalan 558,43. TL harcın davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 28/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09