İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/916 E. 2024/29 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/916
2024/29
16 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/916
KARAR NO : 2024/29
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2022
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı ve davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle kesilen fatura ve cari hesaba dayalı olarak,----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlu tarafından icra takibine asıl borca, faizine ve tüm fer'ilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, Takip tutarında alacaklı bulundukları meblağın likit olduğunu, alacağın mesnedi fatura, sevk irsaliyesi, kargo takip formu, cari hesap dökümü, taraflara ait ticari defterler ile tüm ticari kayıtlarda yapılacak bilirkişi incelemesi ile de sübut bulacağını, davalı şirket yetkilisi ---- vadesi dolan bakiyenin ödenmesi hususunda bildirimde bulunulduğunU, ----cevaben 2 ay daha süre talep ettiğini ve davacının tekrar 2 ay daha beklenileceğini ilettiğini, bakiye kısmın kapatılmadığını ve takibe girişildiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının icra dosyasına konu yapmış bulunulan 18.570,37 TL alacaklarına vaki itirazının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle bu tutarın %20'si oranında İ.İ.K. uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, faiz, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin, karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; Davacı firmanın alacağına delil olarak gösterdiği faturadaki malın ne olduğu belli olmadığını, faturanın sadece bir kodlamadan ibaret olduğunu ve malın cinsi hakkında bir fikir edinilebilecek faturada ibare bulunmadığını, bu durumda bu kodla “resmi” olarak tescil edilmiş, özellikleri ile birlikte anlaşılabilir tanınabilir bir malzeme veya hizmet olması gerektiğini, fakat bu faturadan bu malzemeyi tanımalarının imkansız olduğunu, davalının bahsi geçen faturaya temel teşkil ettiği söylenen ve sadece kodlaması olup kendisi ve özellikleri hakkında yeterli ve geçerli bilgisi olmadığı satışa konu malzeme hakkında davacı tarafından kesin delilleriyle gösterilecek belge ve bilgilerden sonra yapacağı itiraz hakkını bu aşamada saklı tuttuğunu, piyasada ticari itibarı olan ve ödemelerini düzenli yapan davalının bu olaydaki sorunu tam olarak anlamadığını sorunu anladığında ona ait gerekli itirazları yapma hakkını saklı tuttuklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir BA/BS formları celp edilmiştir.Arabuluculuk son tutanağı dosya içerisindedir.
6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 14/03/2023 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2017 yılına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde HMK 278/3 maddesi dikkate alınarak yerinde inceleme yetkisi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye verilmiş, SMMM bilirkişinin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiştir.Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) bilirkişi -----tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "..Davacı Şirketin 18.570,37 TL Asıl Alacak Talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle Davalı Şirket Aleyhine itirazın iptali istemiyle ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında, Davacı Şirketin Davalı Şirketten Takip talebindeki gibi Takip dayanağı Tek bir Faturadan kaynaklanan 18.570,37 TL asıl alacağı bulunduğu...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.İcra dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine, 18.570,37-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde asıl alacak üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından 29/11/2017 tarihli faturaya dayalı cari hesap bakiye alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle huzurdaki davanın açıldığı, icra takibinde-----İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı işlemden düşmüş dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla talepte bulunulduğu, taraflara 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı yapılmak suretiyle ticari defter ve kayıtların sunulmasına yönelik ara karar tesis edildiği, Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve davacı lehine delil niteliği bulunduğu, davacı şirket ticari kayıtlarında davalı şirketten takip tarihi itibariyle 18.570,37 TL asıl alacağı bulunduğu, davalı tarafından yalnızca yevmiye defteri sunulduğu, taraflara ilişkin Ba-Bs formları ile takibe konu faturanın taraflarca vergi dairesine bildirilmiş olduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede HMK 122. Madde kapsamında davalı tarafından ticari defterlerin eksik sunulması, davacı ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu ve davalı tarafından vergi dairesine Ba formu ile bildirim yapılmış olması karşısında fatura konu mal/hizmetin verildiğinin kabul edilmesi ve takip talebinde yer alan asıl alacak üzerinden harçlandrıldığı anlaşılan huzurdaki davanın kabulü gerektiğinin anlaşıldığı, tespit edilen asıl alacağın likid ve belirlenebilir olduğu dikkate alınarak %20 tutarında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
)Davanın KABULÜNE,
-
)Davalının. . . . İcra Müdürlüğünün . . . . . Esas sayılı takibe yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin takip talebindeki koşullar ile DEVAMINA,
-
)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 3.714,00. TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00. TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
)Karar ve ilâm harcı olan 1.268,54. TL harçtan peşin alınan 224,29. TL harcın mahsubu ile bakiye 1.044,25. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
)Davacı tarafça yatırılan 354,89. TL harç ve 1.635,50. TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 1.990,39. TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekili ile davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı gerekçeli HMK.m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29