İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/901 E. 2024/252 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/901
2024/252
27 Mart 2024
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/710
KARAR NO : 2024/249
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 18/09/2020
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ve davalı ... şirketi tarafından ----- numaralı poliçe ve zeyilnameler ile sigortalı bulunan deponun pandemi süreci nedeniyle işlere ara verilmesi nedeniyle kapatıldığını ve iş yapmadığını, depoda hırsızlık olayı olduğunu 30.03.2020 tarihinde öğrendiklerini, olayla ilgili ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- soruşturma sayılı dosyası ile başlatılan soruşturmanın halen devam ettiğini, 27/05/2020 tarihli ekspertiz raporuna göre müvekkili şirketin zararının %18 KDV hariç 7.830.688,00 TL. olarak hesaplandığını, dolayısıyla hesaplanan bu rakamın kabul anlamına gelmemek kayıyla söz konusu zarar miktarının davalının da kabulünde olduğunu, bu miktarın 618 KDV ve poliçedeki enflasyon klozu da uygulandığında müvekkili şirketin uğramış olduğu 10.000.000 TL. (On Milyon Türk Lirası) zararının olduğunu beyanla, 10.000.000 TL. zararın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, fazlaya ilişkin her türlü talep ve ek dava haklarımız saklı kalmak üzere sigorta poliçesi ve zeyilnameleri kapsamında davalıdan tahsili ile TTK m. 1427/3 gereğince, davalı şirket tarafından belirlenen ve müvekkilinin uğramış olduğu kabul edilen KDV dahil 9.240,211,84 TL.'nin yarısı olan 4.620.105,92 TL.'nin davanın sonunda hükmedilecek miktardan düşülmek üzere davalı tarafından müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Yetkili ve görevli mahkemelerin ----- Mahkemeleri olduğunu, sigortalı işyerinde fiilen işlenmiş bir hırsızlık fiilinden ziyade, iyi kurgulanmaya çalışılmış bir hırsızlık senaryosu niteliğinde olduğu yönünde son derece kuvvetli delillerin mevcut olduğunu, ----- Cumhuriyet Savcılığı'nın ----- sayılı savcılık soruşturmasının sadece fiili işlediği iddia edilen şahısların araştırılması yönünden değil, müvekkili şirketçe TCK madde 158/k'da tanımlanan nitelikli dolandırıcıtık ve Vergi Usul Kanun'u madde 359'da tanımlanan sahte belge naylon fatura düzenleme/kurgulama suçlarına ilişkin olarak yapıları suç duyuruna ilişkin olarak da devam ettiğini, müvekkili şirketin davacıya avans ödemesine karar verilmesinin telafisi son derece güç durumların doğmasına yol açacağını, davacının avans talep ettiğini ve talebine dayanak olarak gösterdiği TTK'nın 1427 maddesi sigortacının borç ve yükümlülükleri başlığı altında düzenlenen maddelerden biri olup, ilgili madde konu başlığının ise sigortalının tazminat ödeme borcu olduğunu, ihbar üzerine müvekkili şirket nezdinde araştırmaya başlandığını ve araştırma sonucu hırsızlık olayının şüpheli bulunması nedeniyle tazminat talebi reddedilerek dosyanın sonuçlandırıldığından sigortacının müvekkili sigorta şirketinden avans talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın mal sigortalarına hakim olan Yasal mevzuat gereği uğradığını iddia ettiği “gerçek zarar” bedelini ispatla mükellef olduğunu, davacının TTK m. 1427/3 gereği talep ettiği avans ödemesi talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünün gerçekleşmediğini, talep edilen tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek, öncelikle yetki yönünden davanın reddini ile dosyanın yetkili ve görevli ----- mahkemelerine gönderilmesine, davacı tarafın koşulları gerçekleşmeyen, haksız ve kötü niyetli avans ödemesi taleplerini reddine, davanın esas yönünden reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Sigorta poliçesine dayalı tazminat (Mal Sigortası Kaynaklı) davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın davacıya ait iş yerinde 30.03.2020 günügerçekleşen hırsızlık olayına konu olayda, çalınan emtianın olay tarihi itibariyle değerinin tespiti, dava konusu rizikonun gerçekleşme şekli ve gerçekleştiği yer ve çalınan emtianın, davalı şirket tarafından tanzim edilen dava konusu poliçe kapsamında kalıp kalmadığı, davacının oluşan hırsızlık olay nedeniyle talep koşulları oluşmuş ise dava tarihi itibariyle olay tarihinde oluşan zararın ve talep edilebilecek tazminata ilişkindir.Mahkememizin 26/02/2021 tarihli ara kararının 2. No'lu maddesi gereğince dosyanın uyuşmazlık noktalarında inceleme yapılmak üzere Sigortacı, Elektrik Elektronik Müh., Mali Müşavir bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmesine karar verilmiş olup, 18/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı şirketin mali kayıtlarına göre şirket kayıtlarında bulunup çalınan mal varlığı 7.830.688,39 TL. (KDV HARİÇ) tutarında olduğu, mali kayıtlara dayalı olarak ortaya konan bu tutar konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, dava konusu hırsızlık sonucu tespit edilecek zararın sigorta poliçesi kapsamında olduğu, dosya kapsamında asıl ihtilafın ortaya çıktığı nokta, yaşanan hirsizlik olayı sonucu davacının mali kayıtlarında bulunan emtianın gerçekten depoda var olup olmadığı ve buna bağlı olarak da bir zararın oluşup oluşmadığı olduğu, şirketin mevcut mali yapısı, hırsızlık zamanına kadar sürdürdüğü ticari faaliyetlerin büyüklüğü gibi konular ile yapılan tespitler ile birlikte dağerlendirildiğinde, öncelikle dosyaya sunulacak evraklar ile iddia konusu malların hırsızlık anında depoda olduğunun ispatlanması gerektiği, zararın tespit edilememesi sebebiyle TTK m.1427/Ill maddesi gereğince erken ödeme koşullarının oluşmadığı..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizin 15/09/2021 tarihli duruşma tutanağının, 1 no'lu ara kararının A maddesi gereğince dava dışı----defterlerinin incelenmesi için ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş olup, 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...-----2019 yılı yasal defter kayıtlarında ---- düzenlenen 16 adet fatura karşılığında 2.769.837,09.-TL'lik satış faturası olduğu, ----- Vergi Dairesi'ne verilen BS formlarında toplamda 16 adet faturanın 2.347.318,00.-TL ( Kdv Hariç) olarak beyan edildiği,---- 2020 yılı yasal defter kayıtlarında----- düzenlenen 15 adet fatura karşılığında 1.686.376,16.-TL (KDV Dahil)'lik satış faturası olduğu, ------ Vergi Dairesine verilen BS Formlarında toplamda 15 adet faturanın kdv hariç 1.429.131,00.-TL (Kdv Hariç) olarak beyan edildiği, faturaların -----Satışlar hesabında satış olarak beyan edildiği, bunun karşılığında ---- Alıcılar Hesabında ----- muavin alt hesabına cari kaydedildiği, ödemelerin -----şubesindeki ---- nolu banka hesabına yapıldığı, ----2019 ve 2020 yıllarında ------yapmış olduğu satış faturalarının yasal defter ve yer aldığı, tüm fatura bedellerinin banka havalesi yoluyla yapıldığı tespit edilmiştir..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizin 15/09/2021 tarihli duruşma tutanağının, 1 no'lu ara kararının B maddesi gereğince ---- defterlerinin incelenmesi için ---- (----) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş olup, 27/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dava dışı ----- firmasının belirtilen adreste bulunmadığı, şirketin 1,5-2 sene önce mali nedenlerden dolayı kapandığı ve şirket yetkilisinin belirtilen adresi terk ettiği, şirket yetkiline ulaşılmadığı, şirkete ait Sayın Mahkeme tarafından talep edilen döneme (01.07.2019-.31.03.2020) ilişkin olarak gerek şirket adresinde gerek o dönem çalışmış olduğu SMMM bünyesinde bilgi ve belgenin bulunmadığı..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 25/01/2024 tarihli duruşma tutanağının ---- no'lu ara kararı gereğince bilirkişi heyetine sigorta sözleşmeleri ile talimat bilirkişi raporları- poliçe-riziko zarar hesabına ilişkin sigorta aktüerya alanında bilirkişi eklenerek, olayın sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilmesi ve varsa zarar hesabı yapılarak ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 05/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı tarafından satın alınan emtianın sevk irsaliyesi bulunmaksızın taşınabileceği kanaatine varılması halinde; davacının talep ettiği tazminatının poliçe ( hırsızlık) teminatı kapsamında değerlendirileceği, davacının yansıtma faturası bulunmaması sebebiyle KDV hariç 7.830.688,39.- TL. talep edebileceği, yansıtma faturası sunulması halinde KDV dahil bedeli talep hakkı bulunacağı ve davacının hasar ihbar tarihinden (01.04.2020) itibaren 45 gün sonrası olan 17.05.2020 tarihinden itibaren faiz talep hakkı bulunacağı..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Davacıya ait depoda 30.03.2020 tarihinde hırsızlık olayı olduğu, olayla ilgili ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- soruşturma sayılı dosyası ile başlatılan soruşturmada, 27/05/2020 tarihli ekspertiz raporuna göre davacı şirketin zararının %18 KDV hariç 7.830.688,00 TL. olarak hesaplandığı, 30.03.2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık hadisesinde, şüpheli sanığın faili meçhul olduğu, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği ve kararın kesinleştiği belirlenmiştir.Taraflar arasında düzenlenmiş --- nezdindeki İşyerim Sigorta Poliçesi incelendiğinde; ----- no.lu ve 20.08.2019-2020 vade tarihli poliçede sigortalının ---- -. olduğu, ---- mah. -----. Sok. No: ------ adresinde bulunan elektrik malzemeleri satışı yapan işyerinin demirbaş- emtia- kasa muhteviyatı- dekorasyon risklerinin yangın ve ek teminatlar kapsamında sigorta güvencesine alındığı, muhteviyat hırsızlık teminatının 505.000,00.- TL. olduğu, ------ no.lu poliçe devamında------ no.lu ve 20.08.2019-2020 vade tarihli poliçenin düzenlendiği, sigortalının ----. olduğu, ----- adresinde bulunan elektrik malzemeleri deposu olan işyerinin demirbaş- emtia-dekorasyon risklerinin yangın ve ek teminatlar kapsamında sigorta güvencesine alındığı, muhteviyat hırsızlık teminatının 2.560.000,00.- TL. olduğu, bu poliçeye bağlı olarak ----no.lu bedel artış zeyilnamesinin 10.01.2020 tarihinde düzenlendiği, sigortalının ----olduğu,-----adresinde bulunan elektrik malzemeleri deposu olan işyerinin demirbaş- emtia risklerinin yangın ve ek teminatlar kapsamında sigorta güvencesine alındığı, emtia teminatının 4.000.000,00.- TL. arttırılarak 6.560.000,00.- TL. yükseltildiği, -----no.lu poliçe devamında -----no.lu ve 20.08.2019-2020 vade tarihli poliçeye bağlı olarak 14.02.2020 tarihinde ----no.lu bedel artış zeyilnamesi düzenlendiği, bu zeyilnamede de, sigortalının ----olduğu,----- adresinde bulunan elektrik malzemeleri deposu olan işyerinin demirbaş- emtia risklerinin yangın ve ek teminatlar kapsamında sigorta güvencesine alındığı, emtia teminatının 3.000.000,00.- TL. arttırılarak 9.560.000,00.- TL. yükseltildiği anlaşılmıştır.Dava konusu poliçede emtia hırsızlık teminatı verildiği, hırsızlık tespit tutanağına göre davacıya ait işyerinde işletmenin giriş kapısı kilidinin kırılması suretiyle hırsızlığın gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki düzenlenen sigorta poliçesi hükümlerine bakıldığında;
Hırsızlık Sigortası Genel Şartları “ Sigortanın Konusu” başlıklı A.l. Maddesi ne göre “Bu sigorta ile poliçede belirlenen sigortalı yerde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün;1.1. Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek,1.2. Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek, 1.3. Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek,1.4. Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak,1.5. Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp ve zararlar” ın teminat altına alındığı görülmektedir.Dosya kapsamına göre hırsızlığın işletme kapısının kilidinin kırılması sonucunda oluştuğu düşünüldüğünde bu hırsızlık eyleminin sigorta poliçesinin sağladığı sigorta himayesi kapsamında olduğu, ayrıca Sigorta Poliçesi’nde yer alan hırsızlık teminatı için “alarm sistemi” bulunması kaydının bulunduğu, dosya içeriğine göre, sigortalının işyerinde belirtilen koruma önlemlerine ilişkin tedbir alındığı, kamera sistemi ve alarm sistemi bulunduğu, Güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesinde, bir aracın kapıya yanaştığı, araçtan inen maskeli şahısıların kamera sistemini etkisiz hale getirerek kilidi kırdıktan sonra kapıyı açtığı belirtildiği, davacının mali kayıtlarında yapılan incelemede, şirketin ticari defter ve kayıtlarının mali yükümlülüklere uygun olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında, emtianın alındığı firmaların mali kayıtları ile davacı kayıtlarının örtüştüğü, mal satış işlemlerinin teyit edildiği ve mal bedelinin banka havalesi ile ödendiği, ticari hayatta sevk irsaliyesi bulunmadan şubeler arası mal sevkiyatının yapılabileceği tespitlerinin yapıldığı görülmektedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesi hükmüne göre, sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Madde hükmü gereğince sigorta şirketinin sigortalıya karşı sorumlu olabilmesi için, geçerli bir poliçenin olması, poliçede teminat altına alınan rizikonun gerçekleşmesi, bundan dolayı sigortalının bir zarara uğraması gerekir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409.maddesinin 2.fıkrası hükmüne gore: “Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı ... şirketinin, rizikonun poliçedeki teminatın kapsamı dışında olduğunu ispatlaması, şayet riziko konusu, hırsızlık police teminatı içerisinde ise de, somut uyuşmazlık bakımından, gerçekleşen somut rizikonun, gerçekleşme zamanı itibariyle teminat dışında kaldığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği, hasarın teminat dışı yada belirtilenden farklı bir şekilde olduğunun ispat külfetinin davalı ... şirketinde olduğu, her ne kadar davalı şirket tarafından yangın olayının davacı şirket çalışanlarınca kasıtlı olduğu ileri sürülmüşse de, yukarıda bahsi geçen savacılık soruşturmasının takipsizlikle sonuçlanıp kesinleştiği, bu yönde başka delilin dosyada bulunmadığı, yangında iddia edildiği kadar mal bulunmadığı savunmasında bulunulduğu, oysa bilirkişi raporlarında davacı şirket kayıtlarıyla ticari ilişki içinde olunan dava dışı şirketlere ilişkin ticari kayıt ve defterlerin birbiriyle örtüştüğü, depoda hırsızlanan mal miktarının ve dolayısıyla uğranılan zararın iddia edildiği kadar olmadığı savunmasına ilişkin davalı tarafça, Türk Ticaret Kanunu’nun 1409.maddesinin 1.fıkrası hükmü gereğince, üzerinde düşen ispat yüküne yerine getirecek şekilde delil sunamadığı, 6102 sayılı TTTK 1409. maddesine göre, sigortacının, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olacağı, aynı yasanın "Zarar Sigortası" başlığı altındaki "Tazminat İlkesi" alt başlıklı 1459. maddesinde, sigortacının, sigortalının uğradığı gerçek zararı tazmin edeceğinin düzenlen- diği, bilirkişi raporuna göre, çalınan elektrik malzemesinin emtia bedelinin KDV hariç 7.830.688,39.- TL. olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda, davalı şirketin, KDV dahil bedelden ancak, işletme tarafından satın alınmış ve KDV Kanunu 30/c maddesi kapsamında olması ve indirime konu olmaması halinde davalı şirket adına yansıtma faturası kesilmesi halinde mümkün olabileceği belirtilmişse de, yine kayıtlara göre davacı şirketin çalınan mallara ilişkin KDV dahil ödeme yaptığı ve KDV Kanunu 10.maddesi gereğince, KDV'ninde uğranılan zarar olarak hesap edilmesi gerektiği, somut olayda davacı tarafça yansıtma faturası kesilmesi halinde iki defa KDV ödemiş olacağı, 05.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda bu tespite iştirak edilmediği, onun dışında raporun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
- Davanın KISMEN KABULÜYLE,
7.830.688,39 + %18(1.409.523,91 TL) KDV toplamı 9.240.212,30 TL nin 17/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizini davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
-
Alınması gereken 631.198,90 TL harçtan, peşin alınan 170.775,00 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 460.423,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 396.402,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 112.370,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan 170.775,00. TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı ve 13.750,00. TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 184.579,40. TL yargılama giderinden, %92,40 kabul . %7,60 ret oranına göre hesaplanan 170.555,28 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalı tarafından yatırılan 7.588,50 TL yargılama giderinin %92,40 kabul . %7,60 ret oranına göre hesaplanan 576,56 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.219,71 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan, 100,29 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49