İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/948 E. 2024/217 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/948
2024/217
19 Mart 2024
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/948
KARAR NO : 2024/217
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2020
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, satın alınan malların davacı tarafından teslim edildiğini, davacı tarafından davalı şirket adına 29/09/2017 tarihli 53,018,91 TL miktarlı irsaliye fatura (açık fatura) tanzim ettiğini ve davalı tarafa teslim edildiğini, açık faturanın faturaların borcun ödenmediğine karine teşkil ettiğini, karinenin aksini borcun ödendiğini kesin şekilde ispat etme yükümlülüğünün davalı üzerinde olduğunu, davacının ticari defter kayıtlarında da bu hususların yer aldığını, Takip talebinde ve ödeme emrinde talep ettikleri işlemiş faiz alacağından feragat ettiklerini, takipten sonra işleyecek faizi talep ettiklerini, davacının faturalardan kaynaklı olarak davalı taraftan alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın tüm sözlü taleplere karşın ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla ---- İcra Müdürlüğü---- Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalı tarafından ----- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili bireşen dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında faturada belirtilen işlerle ilgili ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının hizmet ve mal teslimine ilişkin fatura tanzim ettiğini ve satın alınan malların davacı tarafından davalıya teslim edildiğini, bu kapsamda davacı tarafından davalı şirket adına 31.05.2017 tarih 47.415,66 TL miktarlı irsaliyeli açık fatura düzenlenerek davalı tarafa teslim edildiğini, bilindiği üzere açık faturanın mal veya hizmet tesliminde müşterinin mal veya hizmet bedelini faturanın düzenlendiği anda ödenmeyip, sonradan ödenecek olması durumunda düzenlenen faturalar olduğunu, bu faturaların borcun ödenmediğine karine teşkil ettiğini, bu karinenin aksini yani borcun ödendiğini kesin şekilde ispat etme yükümlülüğünün davalı üzerinde olduğunu, davacının ticari defter kayıtlarında da bu hususların yer aldığı HMK 222. maddeye göre ticari defterlerin belirtilen şartların varlığı halinde ticari uyuşmazlıklarda ispat aracı olarak kullanabileceği, ticari defter kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi sonucunda taraflar arasındaki akdi ilişkinin ispat olunacağı, davacının takip talebinde ve ödeme emrinde talep edilen işlemiş faiz alacağından feragat ettiğini, takipten sonra işleyecek faizi talep ettiklerini, söz konusu alacağın tüm sözlü taleplere karşın ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla---- İcra Müdürlüğü'nün ------. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalının haksız ve kötü niyetli itirazları sebebiyle durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalı tarafından borçlu sıfatı ile icra takip dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; Davalının üstlenmiş olduğu ''---- İli ---- İlçesi ---- Cadde ve Sokaklarda İçme Suyu Kanalizasyon Yağmur Suyu ve Deri Islahı Hattı İnşaatı” işinin alt yapı evsel bağlantı işi, kazı, dolgu gibi işlerinin bir kısmının işçiliğin yapılması için davacı yan ve dava dışı babası --- - tarafından üstlenildiğini, Üstlenilen iş ortak üstlenilmiş olmasına rağmen, işin fiiliyattaki tüm uygulamalarında ---- -- tarafından yürütüldüğünü, davacı --- -- 2017 yılın içerisinde askerlik vazifesi için askerde bulunduğundan, üstlenilen iş de babası tarafından yürütüldüğünü, dolayısıyla ödemelerin bir kısmı davacı yana bir kısmının ise --- -- yapıldığını, Davacı yan ile dava dışı bulunan ---- - tarafından yapılan işin bedeli kadar, davalı firma tarafından davacı --- -- banka hesabına 11/08/2017 tarihinde 5.000.00 TL. 28/08/2017 tarihinde 4.004,İ49 TL, 04.10.2017 tarihinde 6.000,00 TL, 25/10/2017 tarihinde 1.000,00 TL olmak üzere toplam 16.004,49 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından davacının babası bululan -- --- ise 26/05/2017 tarihinde 4.000,00 TL, 01/06/2017 tarihinde 2.000,00 TL, 02/06/2017 tarihinde 1.000,00 TL, 07/06/2017 tarihinde 1.500,00 TL, 22/06/2017 tarihinde 1.000,00 TL, 22/06/2017 tarihinde 16.000.00 TL. 31/07/2017 tarihinde 5.000,00 TL, 30/09/2017 tarihinde 1.000,00 TL olmak üzere toplam 31.500,00 TI. makbuz karşılığında ödenmiş olup. 23/06/2017 tarihinde de 9.970.227 TL --- - banka hesabına ayrıca ödendiğini, dolayısıyla davacı ---- - adına toplam 16.004,49 TL, davacının babasının hesabına ise toplam 41.470,27 TL olmak üzere toplam 57.474,76 TL ödeme yapıldığını, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 31.05.2017 tarih ----- seri no.lu 47.415,66 TL faturaya istinaden alacaklı olduğunu iddia ederek, davalı firma aleyhine -----. İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, 31.05.2017 tarihli 47.415,66 TL faturanın incelediğinde görüleceği üzere dava konusu faturanın kapalı fatura olduğu, kapalı faturanın fatura verenin mal veya hizmet tesliminde mal veya hizmeti teslim ettiğini ve bedelini de kabul ettiğini gösteren bir belgeyi ifade ederken fatura alanın da karşı edimi olan satın aldığı malı teslim aldığım ve bedelinin de ödendiğini gösterdiği, dolayısıyla kapalı faturanın mal veya hizmet bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiğini, bu karinenin aksini yani borcun ödenmediğini kesin şekilde ispat etme yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğunu, davacının malzeme+işçilik olarak üstlendiği işte malzemeyi temin edemediğinden kendilerinin tedarik ettiğini, bu hususta tanzim edilip ödenmeyen faturalar için ----Noterliğinin 13.03.2018 tarih---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ----- seri numaralı ve 21.359,18 TL tutarı ---- seri numaralı ve 9.500,86 tutarlı, ----- seri no.lu ve 2.850 TL tutarlı, ---- no.lu ve 25.281,97 TL tutarlı kesilen faturalara ilişkin davacı yana ihtarname keşide edildiğini, ancak davacı tarafından iş bu faturaların ödenmediği gibi, kendileri tarafından ödenmiş bulunan kapalı faturayı takip konusu yaparak yeniden tahsil etmeye çalıştığını, kendileri aleyhine 29.07.2017 tarih 53.018,91 TL tutarlı faturaya istinaden ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, müvekkilinin aleyhine -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacı tarafın aynı işe istinaden 2017 yılında kesilen faturalara ilişkin gerçek bir alacağı bulunmuş olsa idi her iki faturanın da aynı icra takibine konu yapabilirken davacı yan kötü niyetli olarak ve aradan uzun bir süre geçtikten sonra her iki faturayı ayrı ayrı icra takibine konu etmesi de kötü niyetli olduğunun açık bir göstergesi olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Asıl ve birleşen davalar itirazın iptali istemine ilişkindir.
---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas ----- Karar sayılı dosyasından; Davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle dava dosyasının Mahkememizin ----- Esas Sayılı dava dosyası ile HMK. m. 166 gereğince birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.
----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Celp edilen Gelir İdaresi Başkanlığı, Esnaf Odası Başkanlığı cevabi yazıları dosya içerisinde mevcuttur.Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir 2017-2018 yıllarına ait BA/BS formları celp edilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin işbu esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında SMMM bilirkişi --- - tarafından tanzim edilen 10/08/2020 tarihli raporda özetle;''...Defter Usul İncelemesi: Davacı tacirin incelenen 2017 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K hükümlerine göre zamanında yapıldığı, 2018 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı kapanış tasdiklerinin bulunmadığından lehine delil niteliği taşımadığı, Davalı şirketin incelenen 2017 ve 2018 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K hükümlerine göre zamanında yapılıp usulüne uygun tutulduğundan delil niteliğinde olduğu,...Fatura İçeriği malım Teslim ve Tesellümü Yönünden: Davalı tarafın, kapalı tanzim edilen faturada karşılığının ödendiğine yönelik savunmasına karşılık, yapılan ödemelerinin ticari defter kayıtlarındaki görünümünün takip konusu fatura tarihinden sonraki altı farklı tarihte yedi (7) farklı ödeme yapıldığı, sureti rapor ilişiğinde yer alan ödeme belgelerinde, açıklama olarak ait olduğu fatura bilgisi işaret edilmediğinden, ödemenin de kural olarak bir borca mahsuben yapıldığından hareketle, öncelikle ilk düzenlenen faturaya mahsuben yapıldığının kabulü gerektiği, davacı kayıtlarında ise başlangıçta kapalı kaydedilen faturanın takip tarihinden önce düzeltme kaydının yapılmış olduğu görülmekle, takip konusu faturanın açık fatura olduğunun kabulü gerektiği, Davacı Alacağı Yönünden: Teslim ve tesellümü ispatlanan takip konusu faturanın bedelinin ödendiğinin ispat yükünün davalı tarafta olduğu, detayı raporun 4.b.2 bölümünde irdelenen ödemelerin toplam tutarının (7 adet belge) 42.970,27 TL tutarlı ödemelere itiraz edilmesi halinde bunun araştırılmasının takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, ödemelerin yapılmış olduğu değerlendirilerek hesaplamanın yapıldığı, düşümü yapıldıktan sonra davacının 75.02,2019 takip tarihi itibari ile 4.445,34 YL alacağını talep edebileceği, Malzemelerin Davalı Tarafından Tedarik edildiği İddiası : Davalı vekilinin cevap dilekçesinin 7. Paragrafında, davacının temin etmesi gereken birtakım malzemeleri hem kendisinin temin ettiği (4 fatura toplamı 58.991,83 TL), davacının ise ihtarname ekinde gönderdiği söz konusu faturaların davacı tarafından ödeninediği iddia edilmişse de, takip konusu faturadan yaklaşık 10 ay sonra keşide edildiği beyan edilen 13.03.2018 tarihli ihtarnamenin takip konusu fatura içeriğinin süresinde olmadığından eksik, ayıplı olduğunun ispatı anlamında olmayacağı, Davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k M.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, Yukarıda açıklanan sebeplerle, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Davacının; Davalı tarafından ----İcra Düuiresi -----, Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın, 4,445,34 TL alacağı üzerinden iptalini isteyebileceği,...'' belirtildiği görülmüştür. Mahkememiz ara kararı gereği dosya rapor tanzim edilmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, SMMM bilirkişi --- - tarafından tanzim edilen 24/12/2020 tarihli raporda özetle;''a. Taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari iş ilişkisi bulunduğu, yazılı bir sözleşme bulunmadığı, b. Davacı yanca ibraz edilen yasal defterlerden 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığı, diğer tutulması zorunlu olan defterlerin tasdiklerinin yasal süresi içinde yapılmış olduğu , takdirin Mahkemeye ait olduğu, c. Davacı yan yasal defterlerinde davalı ---- 100.434,57.-TL alacaklı iken; başlatılan takibin 53.018,91.-TL bedel üzerinden başlatıldığı, d. Davalı vekilince bir kısım ödemelere ait ödeme dekontlarının paylaşıldığı, bu dekontlar üzerinde --- - ismi ve imzası yer aldığı, | adet makbuz üzerinde şirket kaşesi yer aldığı, bankadan dahi yapıldığı görülen hiçbir ödemenin davacı defterlerinde yer bulmadığı, oysa davalı yanca ibraz edilen ödeme dekontları toplamının 57.474,76.-TL olduğunun görüldüğünü, Davacının yasal defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; davalı yanca yapıldığı görülen 57.474,76.-TL ödemenin mahsup edilmesi ile 42.959,81.-TL davalının borçlu olabileceği...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı taraf beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Taraf vekillerinin rapora karşı itirazları değerlendirilmek üzere ek rapor tanzimi için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, tanzim edilen ek raporda özetle;''...Davalı yanca düzenlenen satış faturalarına davacı tarafından yasal süresinde ya da sonrasında itiraz edilmediği, Davalı yasal defterlerinde davacıya yaptığı bir kısım ödemelerin yer almadığı “ancak buna rağmen davacının; 1.527,71.-TL davacının borçlu olduğunun hesaplandığı...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen ek rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizin celse ara kararı ile dosya ek rapor tanzim edilmek üzere yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, tanzim edilen ek raporda özetle;''...Kök raporda, davacı yanca tutulan yasal defterlerinden Yevmiye Defterlerinin 2018 yılında kapanış tasdiki yapılmadığı belirtildiği, davalı yanca tutulan yasal defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun belirtildiği, Davacı ----yasal defterlerine göre davalı adına 2017 yılında 2 adet fatura düzenlendiğinin görüldüğü, 29.09.2017 tarihli 53.018,71.-TL değerindeki faturanın davalı defterlerinde yer aldığı, Davacı yan defterlerinde yer alan iki adet faturanın da davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ilk fatura ardından ikinci faturanın düzenlendiği tarihe kadar davalının kendi yasal defterlerine bu ödemelerden 26.970,27.-TL tutarındaki göre 35.970,27.-TL ödeme gerçekleştirdiği, ancak ve dava dışı ---- - adına yapıldığı, 3 ödemenin davacı defterlerinde yer almadığı ve kabulünün takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalı yanca ibraz edilen ödeme dekontlarına göre --- - ve -- -. Kaşe ve imzasının yer aldığı tahsilat makbuzları ile 30.500.-TL 26.974,76.-TL bankalar aracılığı ile ödendiği, söz konusu bu ödemelerin hiç birinin davacı yan defterlerinde yer almadığı, Yukarıda listelenen ödemelerin sadece -----adına yapılmış olmasına rağmen yine davacı yasal defterlerinde yer almadığı görülmüş ve ek ve kök raporlarda da raporlanmıştır. Şayet Sayın Mahkeme, - --- adına yapılmış olan ödemeleri kabul etmezse, davacının keşide etmiş olduğu 47.415,66.-TL değerindeki fatura için davalı yanca yapılan 16.000.-TL değerindeki ödeme sonrası sadece bu fatura için halen 31.415,66.-TL ve davaya konu fatura 53.018,91.-TL için hiç ödeme gerçekleştirilmediği ve davacının huzurdaki davaya konu faturadan kaynaklı 53.018,91.-TL alacaklı olduğu, Şayet sayın Mahkeme, ---- adına yapılmış olan ödemeleri kabul eder ise davacının keşide etmiş olduğu 47.415,66.-TL değerindeki fatura için davalı yanca yapılan ödemeler ile ilk fatura bedelinin kapanmış ve huzurdaki davaya konu faturanın bedelinin ise 53.018,91.-TL için ise hiç ödeme gerçekleştirilmediği ve davacının (toplam 2 fatura bedeli 100.434,57- 57.475 toplam yapılan ödeme) huzurdaki davaya konu faturadan kaynaklı 42.959,81.-TL alacaklı olabileceği ancak; davalı defterlerinde de kök raporda listelenen bu ödemeler toplamı 57.474,76.-TL iken bunun sadece 42.970,27.-TL'sinin yer bulduğu ...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen ek rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizin 06/12/2022 tarihli celse ara kararı gereği SMMM bilirkişi --- - ile nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi ---- tarafından tanzim edilen 02/02/2024 tarihli raporda özetle;''...ESAS DAVADA; Davacı yanın 53.018,91 TL ASIL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali ve Takibin Devamı istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Davalı tarafından yapılan 7.000 TL'nin düşülmesi suretiyle 46.018,91 TL alacağın bulunduğu, takip talebi ile istenen takip sonrası % 9 faiziyle birlikte talep edildiğinden ve uygun olacağı benimsendiğinden, bu miktar için itirazın iptali talebinin kabul edilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, BİRLEŞEN DAVADA; Davacı yanın 47.415,66 TL ASIL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali ve Takibin Devamı istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Davalı tarafından yapılan 9.000-TL'nin düşülmesi suretiyle 38.415,66-TL alacağın bulunduğu, takip talebi ile istenen takip sonrası ticari avans faiziyle birlikte talep edildiğinden ve uygun olacağı benimsendiğinden, bu miktar için itirazın iptali talebinin kabul edilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, İcra ve İnkar tazminat talepleri bakımından takdirin Mahkemede olduğu...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, rapora karşı taraf vekillerince beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından faturadan doğan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemiyle huzurdaki asıl ve birleşen davanın açılmıştır.
Asıl davaya dayanak ----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı İcra dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı davacı tarafından davalı şirket aleyhinde 29/09/2017 tarihli 53.018,91-TL bedelli faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, asıl alacağa takip tarihinden sonra yıllık %9 yasal faiz işletilmesi talep edildiği , borçlu tarafından takibe konu borca, işlemiş faizine, faiz oranına ve ferilerine İtiraz edilerek takibin durdurulmasının talep edildiği, huzurdaki davanın 53.018,91-TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen davaya dayanak---- İcra Müdürlüğü'nü---- Esas sayılı İcra dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı davacı tarafından davalı şirket aleyhinde kazı ve nakliyesi, dolgu ve nakliyesi, makine çalışması içerikli 31/05/2017 tarihli 47.415,66 TL bedelli faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, asıl alacağa takip tarihinden sonra yıllık %9 yasal faiz işletilmesi talep edildiği, borçlu tarafından takibe konu borca, işlemiş faizine, faiz oranına ve ferilerine İtiraz edilerek takibin durdurulmasının talep edildiği, huzurdaki davanın 47.415,66 -TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Vergi Dairesinden celp edilen müzekkere cevabı ile davacının bilanço usulünde defter tuttuğu anlaşılmış, tarafların tacir olduğu ve davaya konu işin ticari nitelikte bulunduğu anlaşılmakla uyuşmazlıkta Mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı tarafından asıl ve birleşen davada; Davacının 2017 yılı içerisinde askerlik vazifesini ifa etmesi nedeniyle bir kısım ödemenin davacıya bir kısım ödemenin ise dava dışı ---- yapıldığını savunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce re'sen alınan 02/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı yanın 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve 2017 yılı yevmiye defter kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde yaptırılmış olduğu, 2018 yılı yevmiye defter kapanış tasdikinin ise yaptırılmamış olduğu, bu kapsamda davacı tarafa ait 2017 yılı ticari defterlerin davacı taraf lehine delil niteliği bulunmaktaysa da 2018 yılı ticari defterlerin davacı taraf lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış onamalarının usul ve yasaya uygun biçimde yasal sürelerinde yaptırılmış olduklarından davalı taraf lehine delil niteliğinin bulunduğunun anlaşıldığı, asıl ve birleşen davalara konu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde herhangi bir çekişmeye sebebiyet vermeyecek şekilde kayıtlı olduğu, taraflarca ilgili dönem BA/BS formu beyanlarında birbirleri arasında mal ve hizmet alım ve satımı olarak vergi dairesinde bildirimlerinin yapıldığı, asıl davaya dayanak faturanın davacı taraf ticari defterlerine doğrudan açık fatura olarak kaydedildiği, birleşen davaya dayanak faturanın ise başlangıçta kapalı fatura olarak kaydedildiği ve ancak faturanın takip tarihinden önce düzeltme kaydının yapılmış olduğu, bu kapsamda birleşen davaya dayanak faturanın açık fatura olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından yapılan ödeme savunmasına konu belgeler incelendiğinde;
-
26/05/2017 tarihli 4.000,00-TL tutarlı ödeme belgesinde; Üst köşede dava dışı ---" kaşesinin yer aldığı, makbuzun “---- 4.000,00-TL alınmıştır.” şeklinde düzenlendiği ve dava dışı "------" tarafından isim/imza tatbik edilerek imzalanmış olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile ödemenin davacı ticari defterinde yer almadığı anlaşılmakla ve makbuza konu ödeme şekli dikkate alınarak davacıya yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,-01/06/2017 tarihli 2.000,00-TL tutarlı ödeme belgesinde; Üst köşesinde dava dışı ----- kaşesinin yer aldığı, makbuzun ----- den 2.000,00-TL alınmıştır.” şeklinde düzenlendiği ve dava dışı -----tarafından isim/imza tatbik edilerek imzalanmış olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile ödemenin davacı ticari defterinde yer almadığı anlaşılmakla ve makbuza konu ödeme şekli dikkate alınarak davacıya yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,-02/06/2017 tarihli 1.000,00-TL Tutarlı Ödeme Belgesinde; üst köşesinde Dava Dışı -----. Kaşesinin yer aldığı, Makbuzun “---- 1.000.-TL alınmıştır.” şeklinde düzenlendiği ve Dava Dışı --- --- tarafından isim/imza tatbik edilerek imzalanmış olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile ödemenin davacı ticari defterinde yer almadığı anlaşılmakla ve makbuza konu ödeme şekli dikkate alınarak davacıya yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, -07.06.2017 tarihli 1.500.00-TL tutarlı Ödeme Belgesinde; Üst Köşesinde Dava Dışı -----. Kaşesinin yer aldığı, Makbuzun “----- 1.500.-TL alınmıştır.” Şeklinde düzenlendiği ve Dava Dışı - ---- tarafından isim/imza tatbik edilerek imzalanmış olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile ödemenin davacı ticari defterinde yer almadığı anlaşılmakla ve makbuza konu ödeme şekli dikkate alınarak davacıya yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
-
22.06.2017 tarihli 1.000.-TL Tutarlı Ödeme Belgesinde; Üst Köşesinde Davalı -----Kaşesinin yer aldığı, Makbuzun ---- 1.000,00-TL alınmıştır.” Şeklinde düzenlendiği ve Dava Dışı ---- tarafından ---- İşi için ibaresi yazılmak suretiyle isim/imza tatbik edilerek imzalanmış olduğu görülmüş olup, yapılan bilirkişi incelemesi ile ödemenin davacı ticari defterinde yer almadığı anlaşılmakla ve makbuza konu ödeme şekli dikkate alınarak davacıya yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
-22.06.2017 tarihli 16.000.-TL Tutarlı Ödeme Belgesinde; Üst Köşesinde Davalı ----- Kaşesinin yer aldığı, Makbuzun---- 16.000.-TL alınmıştır.” Şeklinde düzenlendiği ve Dava Dışı ---- - tarafından --- İşi için ibaresi yazılmak suretiyle isim/imza tatbik edilerek imzalanmış olduğu görülmüş olup, yapılan bilirkişi incelemesi ile ödemenin davacı ticari defterinde yer almadığı anlaşılmakla ve makbuza konu ödeme şekli dikkate alınarak davacıya yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
-23.06.2017 tarihli 9.970,27 TL Tutarlı banka dekontunda; Davalı-----banka hesabından, Dava Dışı ---- banka hesabına ---- - açıklamasıyla 9.970,27 TL Havale işlemi yapıldığı görülmüş olup, yapılan bilirkişi incelemesi ile ödemenin davacı ticari defterinde yer almadığı anlaşılmakla ve makbuza konu ödeme şekli dikkate alınarak davacıya yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,-31.07.2017 tarihli 5.000.-TL Tutarlı Ödeme Belgesinde; Üst Köşesinde Dava Dışı -----Kaşesinin yer aldığı, Makbuzun “---- 5.000.-TL alınmıştır.” Şeklinde düzenlendiği ve Dava Dışı - --- tarafından isim/imza tatbik edilerek imzalanmış olduğu görülmüş olup, yapılan bilirkişi incelemesi ile ödemenin davacı ticari defterinde yer almadığı anlaşılmakla ve makbuza konu ödeme şekli dikkate alınarak davacıya yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
-11.08.2017 TARİHLİ 5.000.- TL Tutarlı ---- Banka dekontunda; Davalı ----banka hesabından, Davacı ------banka kart hesabına “Karta EFT” açıklamasıyla ve İnternet Bankacılığı aracılığıyla 5.000,00 TL EFT gönderisine ilişkin olduğu, her ne kadar yapılan bilirkişi incelemesi ile ödeme davacı taraf ticari defterinde kayıtlı değil ise de banka yolu ile yapıldığı sabit ödemenin davalı şirket tarafından davacı ----- yapılan bir ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği,- 28.08.2017 tarihli 4.000,00- TL Tutarlı banka dekontunda; Davalı ----banka hesabından, Davacı ----- banka hesabına “HAKEDİŞ ÖDEMESİ” açıklamasıyla 4.000,00 TL EFT gönderisine ilişkin olduğu, her ne kadar yapılan bilirkişi incelemesi ile ödeme davacı taraf ticari defterinde kayıtlı değil ise de banka yolu ile yapıldığı sabit ödemenin davalı şirket tarafından davacı -----yapılan bir ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği,- 30.09.2017 tarihli 1.000,00-TL tutarlı ödeme belgesinde; Üst Köşesinde Dava Dışı ----- Kaşesinin yer aldığı, Makbuzun ----- 1.000.-TL alınmıştır.” Şeklinde düzenlendiği ve ------Kaşe/imza tatbik edilerek imzalanmış olduğu görülmüş olup, yapılan bilirkişi incelemesi ile ödemenin davacı ticari defterinde yer almadığı anlaşılmakla ve makbuza konu ödeme şekli dikkate alınarak davacıya yapılmış bir ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,- 04.10.2017 tarihli 6.000,00- TL Tutarlı ----- banka dekontunda; Davalı ---- - banka hesabından Davacı ----- banka hesabından “HAKEDİŞ ÖDEMESİ” açıklamasıyla 6.000,00-TL EFT gönderisine ilişkin olduğu, her ne kadar yapılan bilirkişi incelemesi ile ödeme davacı taraf ticari defterinde kayıtlı değil ise de banka yolu ile yapıldığı sabit ödemenin davalı şirket tarafından davacı ------yapılan bir ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği,- 25.10.2017 tarihli 1.000,00- TL Tutarlı ---- banka dekontunda, Davalı ----- banka hesabından, Davacı ----- banka hesabına 1.000,00-TL EFT gönderisine ilişkin olduğu, her ne kadar yapılan bilirkişi incelemesi ile ödeme davacı taraf ticari defterinde kayıtlı değil ise de banka yolu ile yapıldığı sabit ödemenin davalı şirket tarafından davacı ----- yapılan bir ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda yapılan değerlendirme ile ödeme savunmasına dayanak belgelerden; 11.08.2017 Tarihli ve 5.000.-TL Tutarlı -----, 28.08.2017 Tarihli 4.000.-TL Tutarlı ------, 04.10.2017 Tarihli 6.000.-TL Tutarlı -----, 25.10.2017 Tarihli, 1.000.-TL Tutarlı ----- banka ödemelerinin her ne kadar yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı taraf ticari defterinde kayıtlı değil iseler de banka yolu ile yapıldığı sabit bu ödemelerin davalı şirket tarafından davacı ---- yapılan bir ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafından yapıldığı savunulan diğer ödemelerin ise ödemelerin dava dışı kişiye yapılmış olması, ödemelerin yapıldığı kişinin davacı adına tahsile yetkili olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, tüzel kişi davalının basiretli tacir yükümlülüğü kapsamında ve ödemeye dayanak belgeler dikkate alınarak davacıya yapılan ödeme olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu kapsamda takip tarihinden önce davacıya yapıldığı tespit edilen ve ancak davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ödemelerin hangi faturaya ilişkin yapıldığı da ödeme dekontlarında yer almadığından TBK.102 madde kapsamında değerlendirilmesi ve ödeme tarihleri dikkate alınarak öncelikle muaccel borçlardan mahsup edilmesi gerektiği, Mahkememizce re'sen alınan 02/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda bu yönde değerlendirme yapılarak asıl dava bakımından takip tarihinde asıl alacak miktarının 46.018,91-TL ve birleşen davada ise takip tarihinde asıl alacak miktarının 38.415,66-TL olarak tespit edildiği, 02/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, davalı tarafından birleşen davada her ne kadar davacının temin etmesi gereken birtakım malzemelerin davalı tarafından temin edildiği savunulmuş ise de dosya kapsamında savunmaya dayanak delil sunulmadığı gibi birleşen dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda da davalı tarafından tazim edildiği beyan edilen malzeme fatura kayıtlarına rastlanılmadığının tespit edilmesi karşısında asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiş, faturaya dayanan asıl ve birleşen davaya konu alacakların likit ve belirlenebilir olduğu dikkate alınarak tespit edilen alacak miktarları dikkate alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi ve her ne kadar davaya konu işin ticari iş olduğu anlaşılmakta ise de asıl davaya konu icra dosyasında takip tarihinden sonra yasal faiz işletilmesi talep edildiğinden taleple bağlı kalınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
- )Asıl Davada;
-Davanın KISMEN KABULÜNE-KISMEN REDDİNE,
-Davalının -----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 46.018,91-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
-Asıl alacağa takip talebinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 9.203,78-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
- )Birleşen Davada;
-Davanın KISMEN KABULÜNE-KISMEN REDDİNE,
-Davalının ----- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 38.415,66-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
-Asıl alacağa takip talebinden itibaren ticari temerrüf faiz işletilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 7.683,13-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
A)Asıl davada; Karar ve ilâm harcı olan 3.143,55. TL harçtan peşin alınan 640,35. TL harcın mahsubu ile bakiye 2.503,20. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
B).Birleşen davada; Karar ve ilâm harcı olan 2.624,17. TL harçtan peşin alınan 572,67. TL harcın mahsubu ile bakiye 2.051,50. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
)Asıl Davada Arabuluculuk Ücreti :
4.A)Davanın kabul edilen kısmı yönünden;Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul-ret oranı gözetilerek; 1.148,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
B)Davanın reddedilen edilen kısmı yönünden;Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320. TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul. ret oranı gözetilerek; 172,00. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
)Birleşen Davada Arabuluculuk Ücreti:
5.A)Davanın kabul edilen kısmı yönünden; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul-ret oranı gözetilerek;1.069,20-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5.B)Davanın reddedilen edilen kısmı yönünden; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul-ret oranı gözetilerek; 250,80-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
- )Asıl davada Vekalet Ücreti:
6.A)Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümleri madde 13/1 ve A.A.Ü.T. Dikkate alınarak 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6.B)Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. Dikkate alınarak 7.000-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
- )Birleşen Davada Vekalet Ücreti:
7.A)Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümleri madde 13/1 ve A.A.Ü.T. Dikkate alınarak 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7.B)Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. Dikkate alınarak 9.000-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
-
)Yargılama Giderleri: Davacı tarafça yatırılan 1.326,02. TL harç ve 5.458,00. TL, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 6.784,02. TL yargılama giderinden davayı kabul . ret oranı dikkate alınarak; toplam 5.698,57. TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
)Davalı tarafça işbu dava nedeni ile yapılan 70,00. TL yargılama giderinden davayı kabul . ret oranı dikkate alınarak; toplam 11,20. TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin e- duruşma yolu yüzüne karşı ile davalı vekilinin yüzüne karşı, asıl ve birleşen davalar yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -----Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57