İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/929 E. 2024/203 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/929
2024/203
15 Mart 2024
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/929
KARAR NO: 2024/203
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 01/12/2022
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup, taraflar arasında Ürün(Mal) alım ve satımı konusunda anlaştıklarını, satış sözleşmesi gereği davacı şirket davalı yana 32 adet ürün satışı kapsamında ürün verilmesi edimini üstlendiğini, ancak davalı(borçlu) yan almış olduğu 32 adet ürün/mal satış bedeli olan borcunu ifa etmediğini, davacı iş bu davalı yana yapılan satışa ilişkin, cari hesap ekstresi ve fatura alacağını tahsil edilemeyince, alacağını tahsil etmek amacıyla ------. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, ancak davalı şahıs herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini, davacı şirketin muhasebe ve ticari defter kayıtlarında, davalı şirketin 21.405,20 TL davacı şirkete borçlu olduğu cari hesap ve faturalardan anlaşıldığını, davalı borçlu sabit olan bu borca sadece zaman kazanmak için haksız ve mesnetsiz itirazlarda bulunarak takibin durmasına neden olduğunu, oysa Ticaret Kanununun 21. Maddesine göre faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde münderecatının kabul edilmiş varsayılacağı açıkça belirtildiğini beyan ederek ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas numaralı dosyasına yapılan ki niyetli itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın alacağına mesnet yaptığı tüm iddiaları asılsız olduğunu, davalının davacıya borcu bulunmadığını, muaccel bir borç söz konusu olmadığı için takip alacaklısının işlemiş faiz, faiz oranı, icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti talepleri de yerinde olmadığını, davalı şirketin borçlu olmadığı, dosya kapsamında toplanacak deliller, taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde netlik kazanacağını, işbu sebeple taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesini talep ettiklerini, bu duruma ek olarak alacaklı olduğunu iddia eden davacının bu durumu ispatlaması gerektiğini, ayrıca davacının alacak iddialarına dayanak olan faturalar da davalıya tebliğ edilmemiş olup davalı alacak talepleri konusunda bilgilendirilmemiş, itiraz hakkı tanınmadığını, davacı taraf her ne kadar asıl alacağa "TTK 1530. Madde Ticari Temerrüt Faizi" uygulanmasını talep etmişse de; TTK 1530. madde " ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla" yapılan ticari faaliyetler için temerrüt olgusunu düzenlendiğini, tedarik işlemi mal satışından ayrı, öncesinde tedarik anlaşmasını gerektiğini, tedarik işlemi süreklilik arz eden ve 3.kişilerden hizmet veya malı alıcısına devredilmek üzere temin etme faaliyetini içermesi gerektiğini, davacı ile davalı arasında tedarik ilişkisi olmadığı ve bu kapsamda TTK 1530. Maddenin uygulanamayacağının açık olduğunu, bu sebeple davacı tarafın asıl alacağa "TTK 1530. Madde Ticari Temerrüt Faizi" uygulanması isteminde bulunmuş olması hatalı olduğunu, bu kapsamda davacı tarafın faiz talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, dava konusu takibi ve sonrasında işbu itirazın iptali davasını kötüniyetli olarak ikame eden davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur---- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası uyaptan celp edilmiştir.Taraflara ait 2022 yılı ticari defterleri üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1):"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, davacının 2022 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Mahkemenin duruşma zaptı davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafın incelemeye gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, Davacı tarafından ibraz edilen, ticari defterlerinde, davalı şirket ile olan hesap hareketleri aşağıdaki gibi incelenmiştir.
Hesap Kodu: ------ (2021 Yılı )
Hesap Kodu: .----- ( 2022 Yılı )¸Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 10.08.2021 tarihli ----- nolu satış faturası ile başladığı, davacının 10.08.2021 tarihinden 29.12.2021 tarihine kadar davalı tarafa 3 fatura ile 13.462,62 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıdan 2.559,42 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının 10.903,20 TL olduğu ve bu tutarın 2022 yılına devir ettiği, taraflar arasında 2022 yılında ticari faaliyetin devam ettiği, davacının 10.03.2022 tarihinden 25.07.2022 tarihine kadar davalı tarafa 4 fatura ile 21.405,20 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıdan 10.903,20 TL ödeme aldığı ve buna göre 16.09.2022 takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının 21.405,20 TL olduğu, iş bu alacağın 2022 yılına ait 4 adet 21.405,20 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı görüldüğü, ---- Sıra Nolu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren e.belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırıldığı, davacı şirketin 2022 yılı BS Formunda davalı şirkette 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 14.855,00 TL tutarında mal ve hizmet satışı yapmış olduğu görüldüğü, davalının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 02.01.2023 tarihli yazısı ekinde davalının 2022 yılı BS ve BA Formunu dosyaya gönderdiği, davalı şirketin 2022 yılı BA Formunda davacı şirketten 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 14.855,00 TL tutarında mal ve hizmet alışı yapmış olduğu görüldüğü, dava dilekçesi ekinde sunulan, dava ve takip konusu alacağı oluşturan, BS ve BA formunda bildirim yükümlülüğü bulunmayan 21.03.2022 tarihli ----- seri no.lu 6.490 TL tutarlı, 15.04.2022 tarihli ----- seri no.lu 3.876,30 TL tutarlı, 22.07.2022 tarihli ----- seri nolu 4.442,70 TL tutarlı, 25.07.2022 tarihli ----- seri no.lu 6.596,20 TL tutarlı olmak üzere toplam 21.405,20 TL tutarlı faturaların davalı şirkete e-fatura sistemi üzerinden “Ticari Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği, Ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara, mali mühür ile imzalı elektronik belge üreten ret butonu bulunduğu, dolayısıyla ticari e-faturaya ret butonu kullanılarak veya diğer harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imzayla) itiraz edilebildiği, e-faturaya itiraz süresi 8 gün olduğu, faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren en geç 8 gün içerisinde itiraz talebinde bulunma hakkına sahip olduğu, dosya kapsamında, davalının faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itirazda bulunulduğuna dair dayanak belge bulunmadığı, faiz oranının taraflarca sözleşmede belirlenmediği veya geçersiz sayıldığı durumlarda ise, uygulanacak faiz oranı, TTK m. 1530/7 uyarınca, -----Bankası tarafından her yıl Ocak ayında yapılan ilana göre belirlendiği, faiz oranı, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az %8 fazla olmalıdır şeklinde olduğu, somut olayda; Takip alacaklısı davacı taraf, 16.09.2022 tarihli takipte, 21.405,20 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren TTK.1530. Maddesine göre temerrüt faizi yürütülmesini talep ettiği, Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde 21.405,20 TL asıl alacağa takip tarihinden yıllık %17,25 oranında ve değişen oranlarda kademeli olarak TTK m 1530/7 faiz yürütülmesi hakkında takdirin Mahkemeye ait olduğu, Davacı şirketin ibraz ettiği, 2021 ve 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Açılış ve Kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde alınmamış olduğu görüldüğü, ticari defterlerinin delil mahiyetinde olup olmadığı Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davacı tarafından davalı adına yürütülen----- Kodlu cari hesap muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 10.08.2021 tarihli ------ no.lu satış faturası ile başladığı, davacının 10.08.2021 tarihinden 29.12.2021 tarihine kadar davalı tarafa 3 fatura ile 13.462,62 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıdan 2.559,42 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının 10.903,20 TL olduğu ve bu tutarın 2022 yılına devir ettiği, taraflar arasında 2022 yılında ticari faaliyetin devam ettiği, davacının 10.03.2022 tarihinden 25.07.2022 tarihine kadar davalı tarafa 4 fatura ile 21.405,20 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıdan 10.903,20 TL ödeme aldığı ve buna göre 16.09.2022 takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının 21.405,20 TL olduğu. İş bu alacağın 2022 yılına ait 4 adet 21.405,20 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı görüldüğü, dava dilekçesi ekinde sunulan, dava ve takip konusu alacağı oluşturan, 21.03.2022 tarihli ----- seri no.lu 6.490 TL tutarlı, 15.04.2022 tarihli ----- seri no.lu 3.876,30 TL tutarlı, 22.07.2022 tarihli ----- seri no.lu 4.442,70 TL tutarlı, 25.07.2022 tarihli ----- seri no.lu 6.596,20 TL tutarlı olmak üzere toplam 21.405,20 TL tutarlı faturaların davalı şirkete e-fatura sistemi üzerinden “Ticari Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği, ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara, mali mü ile imzalı elektronik belge üreten ret butonu bulunduğu, dolayısıyla ticari e-faturaya ret butonu kullanılarak veya diğer harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imzayla) itiraz edilebildiği, e-faturaya itiraz süresi 8 gün olduğu, faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren en geç 8 gün içerisinde itiraz talebinde bulunma hakkına sahip olduğu, dosya kapsamında, davalının faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içeresinde itirazda bulunulduğuna veya faturalara konu ürünlerin teslim alınmadığına ve cari hesap borcunun ödendiğine dair dayanak belge bulunmadığı, Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, 21405,20 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 9017.25 oranında ve değişen oranlarda kademeli olarak TTK m 1530/7 faiz yürütülmesi hakkında takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 21.405,20-TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Davanın KABULÜNE,
-
. . . . . . . İcra Dairesi'nin . . . . . . Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 21.405,20 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte DEVAMINA,
-
Asıl alacak olan 21.405,20 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
Karar ve ilâm harcı olan 1462,19. TL harçtan peşin alınan 258,52. TL harcın mahsubu ile bakiye 1203,67. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafça yapılan toplam 2.090,00 TL yargılama gideri ve 258,52 TL peşin harç toplamı 2.348,52 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair,davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e. duruşma), miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57