İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/954 E. 2024/19 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/954
2024/19
10 Ocak 2024
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/954
KARAR NO : 2024/19
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 09/12/2022
KARAR TARİHİ : 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ortaklık nezdinde 16.675-TL sermaye ile ortak olduğunu, davalı şirketin ortaklık yapısı ----- 77.775-TL, ------ 5.550-TL sermaye sahibi ortaklardan oluştuğunu, şirkette hakim pay sahibinin ------ olduğunu, hakim pay sahibi-----, 2020 yılı itibarıyla eski hissedarlarının-----hisselerini kendisine devretmesiyle %9 olan hissesinin %79 olduğunu, müvekkili ile eski çoğunluk pay sahibi ve hakim ortak ----akrabası olan ---- arasında, 17-25 Aralık süreci sonrasında fikir ayrılıklarının başladığını ve 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında fikir ayrılıklarının derinleştiğini ve devamında husumet oluştuğunu, müvekkilinin davalı şirket ile grup şirketlerin mali kayıtlarından ve işlemlerinden uzak tutulmaya başlandığını, şirketin mali işleyişine dair yıllardır bilgi alamadığını, herhangi bir gerekçe olmaksızın müdürlük görevine son verildiğini ve şirketleri temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılmasına karar verildiğini, grup şirketleri ile yaşanan bu sürecin davalı şirketi de etkilediğini ve ilk kez genel kurul yapıldığını, davalı şirket içerisinde usulsüz işlemlerin gerçekleştirildiğini, 5.000.000,00 TL değerinde şahsi kullanım için alınan bir aracın şirket kaynakları kullanılarak alınmasının hiçbir izahının bulunmadığını belirterek dürüstlük kuralına aykırılık oluşturan 09/09/2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan tüm kararların TTK m.449 düzenlemesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına, davalı şirketin 09/09/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan; 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesaplarının tasdiki 2021 yılı için kar payının ortaklara dağıtılmaması, şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesi 2022 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için ----- seçilmesi kararlarının iptaline, TTK m.439 uyarınca davalı şirkete mahkemenizce özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ------ve davacı arasında 2011 yılında manav ürünleri sektöründe faaliyet göstermek amacıyla kurulduğunu, şirketin faaliyeti esasında piyasada ------ olarak bilinen davacının da ortağı olduğu marketlerin ihtiyaç duyduğu her türlü yaş, kuru, dondurulmuş sebze meyve çiçek bakliyat vs. Tarımsaz ürünlerinin alımı, paketlenmesi noktasında toplandığını, müvekkili şirketin tedarik ettiği ürünleri sadece ----sattığını başka şirketlere ürün satışı yapmadığını, davacının ----- kendisinin müdür olarak seçilmesini sağlayacak bir esas sermaye payı ve dolayısıyla oy gücüne sahip olmadığı halde, diğer ortakların genel kurul toplantılarındaki olumlu yöndeki oyları ile uzun yıllar müdür olarak görev yaptığını, davacı ile şirketin hakim ortaklarından ------akraba oldukları gibi müvekkili şirket dışında farklı ortaklık yapısına sahip ------pay sahipleri olduklarını, şirketin işleyişi uzun yıllardır bu şekilde sorunsuz devam ederken davacının ani bir kararla 2019 yılı Ekim ayında müvekkili şirkete ve müvekkili şirket dışında ortağı olduğu "------Şirketlerinden ayrılma isteğini yönelttiğini, elbette her ortağın şirketten ayrılma arzusu duyabileceğini, o nedenle diğer ortakların davacının bu arzusuna olumsuz da yaklaşmadıklarını, bu konuda yapılan görüşmeler sonucunda davacının hiçbir şekilde makul görülemeyecek bir takım talepler ileri sürünce isteğine olumlu yanıt verilemeyeceği ve ortaklığının devam etmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, davacının açmayı kurguladığı davasına delil oluşturabilmek için anlaşılmaz tavır ve davranışlar içine girdiğini, ----- 02/01/2020 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında davacının müdürlük görevine son verildiğini, her ne kadar iş bu davanın davalısı müvekkili----- gösterilmiş ise de iddiaların dava dışı ----- hakkında olduğunun tartışmasız olduğunu, davacının yakın zamana dek şirket yönetiminde olması dikkate alındığında davacı yönünden açıklığa kavuşturulması gerekli herhangi bir konunun bulunmadığını, davacının dilekçesinde müvekkili şirket ile ilgili bulunmayan bir takım araçların -----çocuklarına tahsis edildiğinin koca bir yalan olduğunu, davacı finansal tabloları incelemek sureti ile bir değerlendirme yapmış olsaydı şirketin kar dağıtmama kararının yerinde olduğunu tespit edeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın; Davanın, davalı şirketin 09.09.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında genel kurula yöneltilen ve bilgi talep edilen mali konulara ilişkin usulüne uygun açıklama yapılıp yapılmadığı, davalı şirketin resmi kayıtlardan ayrı olarak gayriresmi ikinci kasa hesabının tutulup tutulmadığı, resmi tablolar ve finansal tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, fiktif ve usulsüz işlemler yapılıp yapılmadığı, bu nedenle TTK 440 maddesine göre kurulmuş olan bir bağımsız denetim firmasınca davalı şirkete ilişkin TTK 438 maddesi uyarınca özel denetçi vasıtası ile denetim yapılması için gerekli şartların bulunup bulunmadığı, ayrıca 09.09.2022 tarihli Olağan Genel Kurur Kararlarının öncelikle hükümsüzlüğünün tespiti, olmadığı takdirde iptali koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.Mahkememiz dosyası ön inceleme duruşmasının ----no'lu ara kararı uyarınca ön incelemede belirtilen uyuşmazlık noktaları çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosyanın şirketler hukukunda uzman nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilirkişilere verilerek rapor düzenlemesine karar verilmiş olup, 20/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "....Davacı tarafın yasal süresi içinde iptal davası açtığı ve iptal davası açabilecek pay sahiplerinden olduğu neticesine ulaşılmış, tasdik edilen Müdürler Kurulu Faaliyet Raporu’nun, Bilanço’nun ve Gelir Gider Tablosu’nun kanuna, esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kurallarına aykırı olduğu iddiaları ile ilgili bir olumsuzluk dosya kapsamından tespit edilememiş, davalı Şirket esas sözleşmesinde TTK m. 608/3-b düzenlemesine uygun bir hüküm bulunmadığı, davalı şirket tarafından genel kurul kararıyla karın dağıtılmayarak yedek akçeye ayrılmasına ilişkin kararın ancak şirket zararlarının karşılanması için gerekliyse alınabileceği, dosya kapsamında etraflıca bir mali inceleme yapılması imkânı olmamış ise de taraf beyanları ve dosya kapsamındaki vesaik üzerinde yapılan incelemede; geçmiş yıllar karlarının geçmiş yıllar zararlarının çok üzerinde olduğu belirlenmiş, dönem itibariyle de bir zarar tespit edilmemiş olduğundan, şirketin zararlarının karşılanması gerekçesi ile de karın dağıtılmamasına karar verilemeyeceği tespit edilmiş olup, davalı şirketin 21.01.2011 tarihinde kurulmuş olması karşısında, davalı şirketin 09.09.2022 tarihli genel kurul toplantısında karın dağıtılmaması yönünde alınmış -----numaralı kararının iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının muhterem Mahkemenin takdirinde olduğu neticesine ulaşılmış, farklı dönemlerde müdürlük görevi yapan kişilere farklı mali imkanların tanınmasının, takdiri muhterem Mahkemeye ait olmak üzere, eşit şartların mevcut olmaması sebebiyle eşit işlem ilkesine aykırı olmadığı, şirket mali tabloları ile faaliyet hacmi değerlendirildiğinde müdürler için belirlenen ücretin emsallerine göre yüksek olmadığı kanaatine varılmış, seçilen denetim şirketi olan ----- Şirketi’nin davalı şirketin yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin yeğenine ait olduğuna ilişkin dosya kapsamında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, muhterem Mahkemece bu durumun tespiti ihtimalinde, kanuna aykırılık sebebiyle denetçi seçimine ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilebileceği değerlendirilmiş, pay sahibinin mahkemeye müracaatla özel denetçi atanması için gerekli şartlardan öncelikle genel kurulda özel denetçi atanmasının talep edilmesi ve bu talebin genel kurulda reddedilmiş olması şartının somut uyuşmazlıkta mevcut olmadığı..." şeklinde rapor düzenlendiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür.Davacı vekilinin, davalı şirketin 09.09.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan ---- numaralı kararların iptalini talep ettiği, TTK m. 622 hükmüne göre; anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümlerin, kıyas yolu ile limited şirket genel kurul kararlarına da uygulanacağı, bu çerçevede yapılan incelemede, dosyada mevcut davalı------Şirketi’nin 09.09.2022 Tarihinde Yapılan 2021 Yılı Olağan Genel Kurul Kararı başlıklı belgeye ve 09.09.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısına ilişkin Hazirun Cetveli’ne göre, toplantının tüm ortakların temsilci aracılığı ile hazır bulunması suretiyle yapıldığı, (Dosya kapsamında yer alan 24.08.2022 tarihli davalı şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Kararı’na göre; ortaklardan ---- vekili Av. ---- finansal tabloların ve buna bağlı tabloların incelenmesi sebebiyle genel kurulun ertelenmesi, yeni yapılacak toplantının çağrısız yapılması talebinde bulunmuş, bu talep üzerine yapılan oylamada genel kurulun aynı gündemle 09.09.2022 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir.) 09.09.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan ----- numaralı kararlarının;“2- 2021 yılı Müdürler Kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları okunarak müzakere edildi. -----Vekili Av.----- söz alarak: Şirket kuruluşundan bu yana ilk defa gk yapmaktadır. Şirket faaliyetlerinde görev ve sorumluluk sahibi olmayan hissedar olarak, ilk GK vesilesiyle, şirket karsızlığını gündeme getirmemiz gerekmektedir. Şirket brüt olarak %0,1 gibi ticari teamül ve faaliyetlere uymayan oranlarda kar etmektedir. Bu sebeple şirket faaliyet konusu ve varlığı sorgulanabilir duruma gelmiştir. Güncel hakim ortak -----, 2020 yılı itibariyle eski hissedarlar ----- hisselerini kendisine devretmesiyle %9 olan hissesi %79 olmuştur. 2019 yılından itibaren ise, kendisinin hakim ortak veya tek ortak olduğu farklı şirketler kurarak ----- çeşitli alanlarda mal ve hizmet tedariki yapar hale gelmiş, şirket mal alışlarının tutarsal olarak %16 civarı ------ şirketlerinden sağlanır duruma gelmiştir. Bu alanlarda faaliyetlere giriştiği ile ilgili olağanüstü genel kurul düzenleyerek bilgi vermesi beklenirdi. 500 milyon TL cirosuyla ----- şirketi %0,1 gibi bir karlılıkla çalışırken, -----kurmuş olduğu ve tamamen -----mal ve hizmet tedariki sağlayan şirketlerinin---- daha fazla kar ettiği durum mevcutken ----- aynı karlılıkla çalıştırılmasını bekliyoruz. Eğer ticari durum ve başka her ne gerekçe ile----- kar etmesi mümkün değilse, şirket neden faaliyet göstermektedir? Dedi.
----- Vekili Av. -----söz alarak: Şirketin hangi koşullarda ticari faaliyetine devam edip etmeyeceği genel kurul yetkisinde olup, ortakların şirket tasfiyesine ilişkin bir gündemleri olması halinde bu husus genel kurulda ayrıca değerlendirilecektir. Kar elde ettiği iddia edilen diğer şirketlerin gündemle bir ilgisi olmadığı gibi 3.şahıs şirketlerin kar, zarar bilançolarının iş bu genel kurulda tartışılması gündem dışıdır. Dedi. Ve toplantıda hazır bulunan hissedarlardan -----vekili Av. ------ekli gerekçeli muhalefet şerhiyle 667 olumsuz oyuna karşılık diğer ortakların 3.333 olumlu oylarıyla tasdik edildi.
...
-
2021 faaliyet dönemi karının dağıtılıp dağıtılmaması hususu müzakere edildi. 2021 yılı karından zorunlu yasal yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan karın geçmiş yıl karları hesabına aktarılarak ortaklara dağıtılmamasına; Ortaklardan . . . . . vekili Av. . . . . . ekli gerekçeli muhalefet şerhiyle 667 olumsuz oyuna karşılık diğer ortakların 3.333 olumlu oylarıyla karar verilmiştir.
-
Müdürler kuruluna ücret ödenip ödenmemesi hususu görüşülerek müzakere edildi.. . . . . . Vekili Av.. . . . . söz alarak: Maaş ödenmesi kararı,. . . . . . şirkette diğer ortaklar gibi müdürken ve daha sonrasında da yıllar boyunca alınmamıştır. Maaş ödenmesi kararının bugün teklif edilmesinin ve alınmasının sebebi, ibra konusunda sorduğumuz müdürlerin ortaklar hesaplarından hali hazırda finansman sağlanmasının resmiyete dökülmek istenmesinden başka nedir? Dedi. . . . . . Vekili Av. . . . . . söz alarak: Şirketin müdürlere finansman sağladığı yönündeki beyan gerçeği yansıtmamaktadır. Şirket tarafından müdürlere bir finansman sağlanmamıştır. İlk defa yapılan genel kurulda da müdürlere ücret ödenip ödenmeyeceği tamamen genel kurulun takdirindedir. Müdürlerin emek ve mesailerine uygun bir ücret ödenmesi usul ve yasaya uygundur. Dedi. Gündemin oylanmasına geçildi. Şirket müdürler kurulu başkanı . . . . aylık 30.000,00 TL ve şirket sınırlı yetkili müdürü . . . . . aylık 15.000,00 TL net ücretlerin ödenmesi . . . . vekili Av. . . . . . . ekli gerekçeli muhalefet şerhiyle 667 olumsuz oyuna karşılık diğer ortakların 3.333 olumlu oylarıyla karar verildi.
-
Şirketin 2022 yılı hesap ve işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümler çerçevesinde bağımsız denetimi için . . . . Şirketi’nin seçilmesine . . . . . vekili Av.. . . . . . ekli gerekçeli muhalefet şerhiyle 667 olumsuz oyuna karşılık diğer ortakların 3.333 olumlu oylarıyla karar verildi.” şeklinde olduğu görülmüştür.
Genel Kurul Toplantı Tutanağı’nın 7. Maddesinde de, ortaklardan ----- her bir gündeme ilişkin gerekçeli muhalefet şerhinin toplantı tutanağına eklendiği belirtilmiştir. Genel kurul kararlarının iptali TTK m. 445 vd hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK m. 445’e göre iptal sebepleri; kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırılıktır. Bu tür kararlar aleyhine TTK m. 446’da sayılan kişiler genel kurul kararı tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. Somut olayda davanın 3 aylık dava açma süresinde açıldığı,-----her bir gündeme ilişkin gerekçeli muhalefet şerhinin toplantı tutanağına eklendiği bu durum karşısında, davacı tarafın TTK m. 446’da sayılan iptal davası açabilecek pay sahiplerinden olduğu neticesine ulaşılmıştır. Davalı şirketin 09.09.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesaplarının tasdikine ilişkin ------numaralı karar incelendiğinde, TTK m. 625/1-f hükmüne göre; Şirket finansal tablolarının, yıllık faaliyet raporunun ve gerekli olduğu takdirde topluluk finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesinin Müdürler Kurulu’nun devredilemez yetkileri arasında olduğu, TTK m. 616/1’e göre ise;“d) Topluluk yılsonu finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporunun onaylanması.
e) Yılsonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kâr payı hakkında karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesi.”nin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğu, davalı şirketin 09.09.2022 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan ------ numaralı karar TTK m. 616/1 hükmü çerçevesinde alındığı, TTK m. 610 uyarınca limited şirketlere de uygulanacak olan TTK m. 514-516 hükümlerine göre;
“MADDE 514- (1) Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar.
MADDE 515- (1) Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır.
MADDE 516- (1) Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, şirketin, o yıla ait faaliyetlerinin akışı ile her yönüyle finansal durumunu, doğru, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe uygun ve dürüst bir şekilde yansıtır. Bu raporda finansal durum, finansal tablolara göre değerlendirilir. Raporda ayrıca, şirketin gelişmesine ve karşılaşması muhtemel risklere de açıkça işaret olunur. Bu konulara ilişkin yönetim kurulunun değerlendirmesi de raporda yer alır.
(2) Yönetim kurulunun faaliyet raporu ayrıca aşağıdaki hususları da içermelidir:
a) Faaliyet yılının sona ermesinden sonra şirkette meydana gelen ve özel önem taşıyan olaylar.
b) Şirketin araştırma ve geliştirme çalışmaları.
c) Yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilere ödenen ücret, prim, ikramiye gibi mali menfaatler, ödenekler, yolculuk, konaklama ve temsil giderleri, ayni ve nakdî imkânlar, sigortalar ve benzeri teminatlar.
(3) Hem anonim şirketler hem de şirketler topluluğu bakımından, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun zorunlu asgari içeriği, ayrıntılı olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından bir yönetmelikle düzenlenir.”
Dosya kapsamında, bilirkişi raporunda yapılan ayrıntılı teknik inceleme tespitlerine göre, etraflıca bir mali inceleme yapılması imkânı olmamış ise de taraf beyanları ve dosya kapsamındaki vesaik üzerinde yapılan incelemede, geçmiş yıllar karlarının geçmiş yıllar zararlarının çok üzerinde olduğunun belirlendiği, ayrıca dönem itibariyle de bir zararın belirlenmediği, buradan hareketle, bilanço gelir gider tablosu hesapların tasdiki kararının iptalini gerektirecek bir olumsuzluğun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 09.09.2022 tarihinde yapılan 2021 genel kurul toplantısında alınan 2021 faaliyet dönemi karının dağıtılmamasına ilişkin - numaralı genel kurul kararı incelendiğinde,TTK m. 616/1-e hükmüne göre ; Yılsonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kâr payı hakkında karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesi genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Kar payı ve yedek akçelere ilişkin TTK m. 608 hükmüne göre ise;
“ (1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir.
(2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir.
(3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece;
a) Zararların karşılanması için gerekliyse,
b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse,karar verebilir.”
Bu hükümlere göre bakıldığında, davalı şirketin 27.01.2011 tarih ve --- sayılı ----- Gazetesi’nin 388 ve 389. sayfalarında ilan edilen esas sözleşmesinin 11 ve 12. Maddeleri yedek akçe ve karın dağıtımına ilişkindir;“Yedek Akçe;
Madde 11- Safi kardan her yıl öncelikle %5 ihtiyat akçesi ayrılır, ihtiyat akçesi şirket ödenmiş sermayesinin %20’sine çıkıncaya kadar ayrılır. Kanuni ve ihtiyari yedek akçeler, kanun ve bu ana sözleşme hükümlerine göre ayrılması gereken miktar safi kardan ayrılmadıkça hissedarlara kar dağıtılmaz.
Karın Dağıtımı;
Madde 12- Şirketin safi karı, şirket adına yapılmış her türlü masrafların çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra kalan miktar ortaklar kurulunca alınacak karara göre hissedarlara hisseleri oranında dağıtılır. Ödenmiş sermayenin %5’i nispetinde ilk temettü ayrılır.” şeklindedir.
Davalı şirket esas sözleşmesinde TTK m. 608/3-b düzenlemesine uygun olarak, şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacının ciddi bir şekilde ortaya konulduğu, bütün ortakların menfaatinin böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyor olması durumunda genel kurul kararıyla yedek akçe ayrılmasına ilişkin hususların açıkça belirtildiği bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı şirket tarafından genel kurul kararıyla karın dağıtılmayarak yedek akçeye ayrılmasına ilişkin karar ancak şirket zararlarının karşılanması için gerekliyse alınabilecektir.Yukarıda da ifade edildiği üzere, dosya kapsamından etraflıca bir mali inceleme yapılması imkânı olmamış ise de, taraf beyanları ve dosya kapsamındaki vesaik üzerinde yapılan incelemede; geçmiş yıllar karlarının geçmiş yıllar zararlarının çok üzerinde olduğunun belirlendiği, ayrıca dönem itibariyle de bir zarar belirlenmediği, bu sebeple, karın dağıtılmaması gerekçesi olarak şirketin zararlarının karşılanması için gerekli olduğunun da ileri sürülemeyeceği, yukarıda yer verilen tüm bilgi ve belgeler ve davalı şirketin 21.01.2011 tarihinde kurulmuş olması karşısında, davalı şirketin 09.09.2022 tarihli genel kurul toplantısında karın dağıtılmaması yönünde alınmış ---- numaralı kararının iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ve iptali gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı şirketin 09.09.2022 tarihinde yapılan 2021 genel kurul toplantısında alınan müdürler kuruluna ücret ödenmesine ilişkin - numaralı genel kurul kararı incelendiğinde TTK m. 616/1-f hükmüne göre; Müdürlerin ücretlerinin belirlenmesi ve ibraları.” genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır.TTK m. 616/1-f hükmü çerçevesinde müdürlere maaş ödenmesinin kanuna ve esas sözleşmeye aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Geçmişte maaş ödenmemiş olması da, şirketin devamı süresi boyunca hiçbir zaman maaş ödenmeyeceği anlamına gelmez. TTK m. 627’ye göre Müdürler ortaklara eşit şartlar altında eşit işlem yaparlar. Anonim şirketlere ilişkin TTK m. 357 düzenlemesine göre ise; “Pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulur.” Bu düzenlemeler çerçevesinde eşit işlem ilkesine aykırılığın söz konusu olabilmesi için, eşit şartlarda bulunan kişilerin farklı işleme tabi tutulması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta ise aynı dönem içerisinde müdürlük görevi yapan kişilerin farklı işleme tabi tutulması söz konusu değildir. Farklı dönemlerde müdürlük görevi yapan kişilere farklı mali imkanların tanınmasının ise, eşit şartların mevcut olmaması sebebiyle eşit işlem ilkesine aykırı olmadığı neticesine ulaşılmıştır.
Davalı şirketin 09.09.2022 tarihinde yapılan 2021 genel kurul toplantısında alınan bağımsız denetçi seçimine ilişkin --- numaralı genel kurul kararı incelendiğinde, TTK m. 635 hükmüne göre, 397 nci maddenin beşinci ve altıncı fıkraları dışında kalan, anonim şirketin denetçiye denetime ve özel denetime ilişkin hükümleri limited şirkete de uygulanır.Anonim şirketlere ilişkin TTK m. 400 hükmü denetçi olabilecekleri düzenlemektedir;
“(1) Denetçi, bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre ruhsat almış yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen kişiler ve/veya ortakları bu kişilerden oluşan sermaye şirketi olabilir. Aşağıdaki hâllerden birinin varlığında, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir ve/veya sermaye şirketi ve bunların ortaklarından biri ve bunların ortaklarının yanında çalışan veya bu cümlede anılan kişilerin mesleği birlikte yaptıkları kişi veya kişiler, ilgili şirkette denetçi olamaz. Şöyle ki, önceki cümlede sayılanlardan biri;
a) Denetlenecek şirkette pay sahibiyse,
b) Denetlenecek şirketin yöneticisi veya çalışanıysa veya denetçi olarak atanmasından önceki üç yıl içinde bu sıfatı taşımışsa,
c) Denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibiyse ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahipse yahut denetlenecek şirketin yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin alt veya üst soyundan biri, eşi veya üçüncü derece dâhil, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısmıysa,
d) Denetlenecek şirketle bağlantı hâlinde bulunan veya böyle bir şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip olan bir işletmede çalışıyorsa veya denetçisi olacağı şirkette yüzde yirmiden fazla paya sahip bir gerçek kişinin yanında herhangi bir şekilde hizmet veriyorsa,
e) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının düzenlenmesinde denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunmuşsa,
f) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının çıkarılmasında denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunduğu için (e) bendine göre denetçi olamayacak gerçek veya tüzel kişinin veya onun ortaklarından birinin kanuni temsilcisi, temsilcisi, çalışanı, yönetim kurulu üyesi, ortağı, sahibi ya da gerçek kişi olarak bizzat kendisi ise,
g) (a) ilâ (f) bentlerinde yer alan şartları taşıdığı için denetçi olamayan bir denetçinin nezdinde çalışıyorsa,
h) Son beş yıl içinde denetçiliğe ilişkin meslekî faaliyetinden kaynaklanan gelirinin tamamının yüzde otuzundan fazlasını denetlenecek şirkete veya ona yüzde yirmiden fazla pay ile iştirak etmiş bulunan şirketlere verilen denetleme ve danışmanlık faaliyetinden elde etmişse ve bunu cari yılda da elde etmesi bekleniyorsa,denetçi olamaz.
(2) On yıl içinde aynı şirket için toplam yedi yıl denetçi olarak seçilen denetçi üç yıl geçmedikçe denetçi olarak yeniden seçilemez. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve bu fıkrada belirtilen süreleri kısaltmaya yetkilidir.
(3) Denetçi, denetleme yaptığı şirkete, vergi danışmanlığı ve vergi denetimi dışında, danışmanlık veya hizmet veremez, bunu bir yavru şirketi aracılığıyla yapamaz.”
Davacı genel kuruldaki gerekçeli muhalefet şerhinde ise, ,müdürler kurulu faaliyet raporu, bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporuna karşın ----- numaralı gündem maddesi ile ilgili muhalefet şerhinde belirtilen hususlar karşısında ----bağımsız denetçi seçilmesinin kanuna, esas sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirtmiştir.Limited şirketlere de uygulanacak olan TTK m. 400/1-c hükmü uyarınca, denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibi ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahip yahut denetlenecek şirketin yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin üçüncü derece dâhil, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımının denetçi olarak seçilmesi kanuna aykırılık oluşturacak olup, dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı tarafça varlığı iddia edilen akrabalık ilişkisini gösterir bir delile rastlanmamıştır.
Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ve bilirkişi raporunda dosya kapsamına uygun olarak yapılan tespitler ışığında Davalı Şirketin 09.09.2022 Tarihinde Yapılan 2021 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında Alınan 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesaplarının tasdikine ilişkin - numaralı karar, müdürler kuruluna ücret ödenmesine ilişkin -numaralı genel kurul kararı ile bağımsız denetçi seçimine ilişkin - numaralı genel kurul kararına ilişkin iptal şartlarının oluşmadığı, davacının bu kararların iptaline ilişkin talebinin reddi gerektiği, fakat davalı şirketin 09.09.2022 tarihinde yapılan 2021 genel kurul toplantısında alınan 2021 faaliyet dönemi karının dağıtılmamasına ilişkin - numaralı genel kurul kararının yukarıda açıklandığı üzere iptali gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-Davalı şirkete ait 09/09/2022 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nın 4. maddesinde alınan 2021 yılı Ortaklara Kar Payı Dağıtılmamasına İlişkin Kararın iptaline,-Fazlaya ilişkin diğer taleplerin ise REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile kalan 346,90 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 8.312,25 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 8.473,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde . . . . . Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35