İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/752 E. 2023/886 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/752
2023/886
19 Aralık 2023
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/752
KARAR NO : 2023/886
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2020
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN--- ESAS----KARAR SAYILI DAVA
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2020
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
Mahkememize açılanMenfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA /TALEP:
Davacı vekili asıl davada , dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın müvekkili olan davacının eski hayat arkadaşı olup, davacının 2010 yılında askerden dönmesi akabinde ticaret hayatına girmek amacı ile annesi ----borç para istediğini annesinin de kendisine toplam 50.000,00-TL borç para verdiğini, davacının annesi -----borç almış olduğunun verdiği rahatlıkta hareket etmemesi ve davacının oğluna ticaret hayatının gerektirdiği sorumluluk bilincini kazanması sağlamak amacı ile borç olarak verdiği bedellere karşılık davacıdan o dönemdeki hayat arkadaşı olan davalının alacaklısı olduğu senetleri düzenlemesini talep ettiğini, davacının da annesinin talebine uygun olarak icra takibi dayanağı senetlerde sadece keşideci kısmını doldurduğunu ve imzalayarak davalıya teslim ettiğini, davacının annesinin davalıdan ayrılması akabinde davalı tarafça doldurularak davacı aleyhine-----. İcra Müdürlüğünün ------Esâs dosyasından kambiyo senedine dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibi dayanağı senet asıllarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi halinde senetlerin farklı kalemlerle doldurulduğu, senet metninde yer alan diğer belirlemelerin davacının eli ürünü olmadığı gerçeğinin netlik kazanacağını, Takip dayanağı senet asıllarının celbi ve incelenmesi neticesinde de tespit olunacağı üzere senetlerde malen veya nakten belirlemesine yer verilmediğinin görüleceğini, takip dayanağı senetlerden biri 14.02.2013 düzenleme tarihli olup, diğer senetlerin ise 16.08.2017 düzenleme tarihli olduğunu ,takip dayanağı bütün senetlerin vade tarihlerinin ise 08.08.2018 olduğunu, icra takibi dayanağı senetlerden 4000 USD, 13.000 USD ve 3.500 USD meblağlı senetlerin düzenleme ve vade tarihleri aynı olup bir borca ilişkin olarak aynı tarihte aynı vade tarihli üç ayrı senedin düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, takip dayanağı senetlerden 4.300 USD bedelli senedin düzenleme tarihi 14.02.2013 olup vade tarihinin ise 20.10.2019 olduğunu, senedin düzenleme tarihi ile vade tarihi arasında 5.5 yıl gibi uzun bir zamanın bulunduğu gerçeği de hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiği noktasında duraksama bulunmadığını, İcra takibi dayanağı senetlerden 4.300 USD bedelli senedin “Vade Tarihi” kısmında tahrifat yapılmış olup, tahrifat sebebi ile kambiyo vasfını yitiren senede ilişkin olarak başlatılan kambiyo takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davacının mağduriyetinin telafisinin imkansız boyutlara ulaşmasına engel olmak amacı ile öncelikle teminatsız olarak iş bu talebimizin kabul görmemesi halinde belirlenecek olan bir teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile davacının icra dayanağı senetlerden dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine , icra takibini iptaline, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde özetle; davalı taraf müvekkilinin eski hayat arkadaşı olduğunu, müvekkili 2010 yılında askerden dönmesi akabinde ticaret hayatına girmek amacı ile annesi------borç para istediğini, annesinin de kendisine toplam 50.000,00 TL borç para verdiğini, borç olarak verdiği bedellere karşılık müvekkilinden o dönemdeki hayat arkadaşı olan davalının alacaklısı olduğu senetleri düzenlemesini talep ettiğini, müvekkilinin annesinin talebine uygun olarak icra takibi dayanağı senetlerde sadece keşideci kısmını doldurduğunu, imzalayarak iş takip davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin davalıdan ayrılması akabinde davalı tarafça doldurularak müvekkili aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas nolu dosyasından kambiyo senedine dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibi dayanağı senet asıllarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi halinde senetlerin farklı kalemlerle doldurulduğu, senet metninde yer alan diğer belirlemelerin müvekkilimin eli ürünü olmadığı gerçeği netlik kazanacağını, davalı tarafça iş bu senetlere konu bedellerin hangi borç ilişkisinden kaynaklandığının ispatlanması gerektiğini, icra takibi dayanağı senet asıllarının da incelenmesi neticesinde tespit olunacağı üzere; takip dayanağı senetler 14.02.2013 düzenleme tarihli olup, senetlerin vade tarihi ise 20.10.2019 olduğunu, yine senetlerin düzenleme tarihi ile vade tarihi arasında 5.5 yıl gibi uzun bir zamanın bulunduğu gerçeği de hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiği noktasında duraksama bulunmadığını, İcra takibi dayanağı senet asıllarının da incelenmesi neticesinde tespit olunacağı üzere; takip dayanağı senetlerin "Vade Tarihi" kısmında tahrifat yapılmış olup, tahrifat sebebi ile kambiyo vasfım yitiren senetlere ilişkin olarak başlatılan kambiyo takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin annesinin eski hayat arkadaşı olan icra takibi alacaklısı davalı taraftan herhangi bir dönem içerisinde borç para almadığını, davalı tarafça senetlerin doldurularak müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmasının temel sebebi müvekkilinin annesinin davalı taraftan ayrılması ve müvekkilimin annesinin birlikte hissedar olduğu ----ili, -----ilçesi, -----Mahallesi ----- pafta 16 parselde kayıtlı taşınmazı terk etmeye zorlandığını, davalı tarafın oğlu -----3. Kişi ile imzalamış olduğu kira sözleşmesinin müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlamış olması sebebi davalı taraf ve oğlu aleyhine ----- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin hisseli maliki olduğu taşınmaza ilişkin olarak -----Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde davalı tarafın oğlu -----aleyhine ortaklığın giderilmesi talebi ile dava ikame edildiğini, ayrıca söz konusu şahıs aleyhine müdahalenin menine yönelik dava da açılacağını, müvekkilinin mağduriyetinin telafisinin imkansız boyutlara ulaşmasına engel olmak amacı ile Öncelikle teminatsız olarak iş bu talebimizin kabul görmemesi halinde Sayın Mahkemeniz tarafından belirlenecek olan bir teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haklı davanın kabulü ile müvekkilimin icra takibi dayanağı senetlerden dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile müvekkilim aleyhine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak başlatılan ---- İcra Müdürlüğünün -----Esas nolu icra takip dosyasının iptaline, davalı tarafın takip dosyasına konu asıl alacağı %20'inden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili asıl davada , cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan davalının kambiyo senedi alacağından dolayı ----İcra Müdürlüğünün----- sayılı dosyası ile davacı hakkında icra takibi başlattığını, arabuluculuğa başvurulmaması nedeni ile davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının, davacının annesi ---- ile bir süre birlikteliği olduğunu, Senet kalemlerinin farklı kalemle doldurulmasının senedin "Bono" niteliğine etkili olmayacağını, takip dayanağı senetlerin düzenleme tarihlerinin ve vade tarihlerinin tüm senetlerde aynı olmasının takip dayanağı senedin kambiyo vasfına engel olmadığını, Ayrıca 14.02.2013 tanzim tarihli senedin ödeme tarihinin 20.Ekim 2019 olup diğer senetlerin tanzim ve ödeme tarihlerinden farklı olduğunu savunarak, davanın öncelikle usulden reddine, haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile % 20'den aşağı olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili birleşen davada, cevap dilekçesinde özetle;Davalı müvekkilim kambiyo senedi alacağından dolayı-----.İcra Müdürlüğünün -----. sayılı dosyası ile davacı hakkında icra takibi başlattığını, menfi tespit davasında, zorunlu arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediğinden davanın "USULDEN REDDİNE" karar verilmesini, davacı taraf müvekkilinin davacının eski hayat arkadaşı olduğunu ve 2010 yılında annesinden borç para aldığını beyan ettiğini, davacı taraf davacının annesinin, "annesinden borç para aldığını, rahatlıkla hareket etmemesi için o dönemde hayat arkadaşı olan davalının alacaklısı olduğu senetleri düzenlemesini talep ettiğini" ve davacının da annesinin talebine uygun olarak icra takibi dayanağı senetleri imzalayarak davalıya teslim ettiğini beyan ettiğini, takibe konu senetler TTK 776 md. sindeki Kambiyo senedinin tüm unsurlarını taşıdığını, (- Senet metninde emre muharrer senet- kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadi -vade- ödeme yeri- kime ve kimin emrine ödeneceği- düzenleme tarihi ve yeri- Düzenleyenin imzası) .davalı müvekkili davacının annesi ile birlikte olduğu dönemde davacıya borç para verdiğini ve karşılığında da takibe konu senetlerin düzenlendiğini, takip dayanağı senetlerin düzenleme tarihlerinin 14.02.2013 ve vade tarihlerinin 20.10.2019 olması takip dayanağı senetlerin kambiyo vasfına engel olmadığını, takip dayanağı senetlerde vade tarihinde tahrifat yapıldığından kambiyo takibinin iptali istendiğini, 14.02.2013 tanzim 20.10.2019 ödeme tarihli senetler incelendiğinde yazı ile yazılan yerde ve ödeme yerinde herhangi bir tahrifat bulunmadığı görüleceğini, senet üzerinde vade tarihinde tahrifat yapılmışsa tahrifat öncesi bonoda yazılan tarih " vade tarihi" olarak kabul edilir ki yazı ile yazılan ve ödeme yerinde herhangi bir tahrifat bulunmadığını, kambiyo takibinin iptalinin gerekmediğini, davacının sözünü ettiği ----- davalı müvekkilinin oğlu olduğunu anlatılan olaylar ile müvekkilinin herhangi bir ilgisi bulunmadığını, haksız ve yersiz açılan davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, menfi tespit davasında zorunlu arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediğinden davanın "usulden reddine" karar verilmesini, haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile % 20'den aşağı olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkememizin ----- Esas sayılı dosyasının, Mahkememizin işbu esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve dosya işbu esas sayılı dosya arasına gönderilmiştir.Davacı vekilinin UYAP sisteminden göndermiş olduğu 27/11/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ile vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirdiği görülmüştür.Davacı vekilinin UYAP sisteminden göndermiş olduğu 28/11/2023 tarihli dilekçesi ile asıl ve birleşen davalardan feragat ettiğini yargılama gideri ile vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirdiği görülmüştür.Davalı vekilinin UYAP sisteminden göndermiş olduğu 01/12/2023 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduğunu, asıl ve birleşen davalar yönünden yargılama gideri ile vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirdiği görülmüştür.Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalı tarafın veya Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK. m. 307/1)
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat veya kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK. m. 309/1-2)Feragat ve kabul kayıtsız şartsız olmalıdır. (HMK. m. 309/4)Vekilin feragat edebilmesi, için feragate ilişkin özel yetkisinin bulunması şarttır. (HMK. m. 74/1) Buna göre; davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde ekli vekaletnamenin yapılan incelenmesinde davacı vekilinin feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin feragat dilekçesini dosyaya sunduğu ve davadan feragate dair vekaletnamesinde özel yetkisi bulunduğu görülmekle asıl ve birleşen davaların feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
-
)Asıl ve Birleşen Davaların FERAGAT NEDENİYLE AYRI AYRI REDDİNE,
-
)Asıl Dava Yönünden; karar ve ilam harcı olan 269,85. TL harçtan peşin ve tamamlama suretiyle alınan 3.517,93. TL harcın mahsubu ile bakiye 3.248,08. TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
-
)Birleşen Dava yönünden; Karar ve ilam harcı olan 269,85. TL harçtan peşin ve tamamlama suretiyle alınan 1.081,22. TL harcın mahsubu ile bakiye 811,37. TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
-
)Taraflarca asıl ve birleşen davalarda yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
-
)Tarafların asıl ve birleşen davalar yönünden karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca re'sen yatırana iadesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde . . . . . Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49