İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/518 E. 2023/770 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/518
2023/770
22 Kasım 2023
T.C.
İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/518
KARAR NO : 2023/770
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/07/2022
KARAR TARİHİ : 22/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirketin davalı şirkete çeşitli tarihlerde demir satarak teslim ettiğini, davalının satın aldığı malların bedelinin bir kısmını peyderpey ödemiş olduğunu ama kalan bakiyeyi ödemediğini, davalının yersiz olarak düzenlediği iade faturalarına karşı müvekkili davacının da iade faturalar düzenlediğini toplanma müvekkili davacının 552.109,45 TL alacağı olduğunu bu alacağın tahsili için önce arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını bu nedenle huzurdaki davanın açıldığını, davanın kabulünü, 552.109,45 TL alacağın 14.10.2021 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek -----tarafından ilan edilen temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tebliğ yapılmış olmasına rağmen, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır.T
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıdan dava dilekçesinde belirtilen faturalardan dolayı bakiye 552.109,45-TL alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasının 11/01/2023 tarihli ön inceleme duruşmasının ----no'lu ara kararı gereğince davalının 2020-2021 yıllarına ait ticari defter ve faturaları üzerinde dava konusu faturalardan dolayı davalının davacıya borcunun tespitine yönelik 1 mali müşavirden rapor alınması için-----Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş olup, dosyamızın ----- Talimat sırasına kaydı yapılmakla davalı tarafın ticari defterleri sunmadığından inceleme yapılamamış olduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının yine 11/01/2023 tarihli ön inceleme duruşmasının ---- no'lu ara kararı gereğince talimat mahkemesinden yanıt geldikten sonra davacının da 2020-2021 yıllarına ait ticari defter ve faturaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı şirketin 2020 - 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı alacağı yönünden: davacı şirketin dava konusu asıl alacağını oluşturan 552.109,45 TL tutarın kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, keşide edilen faturaların temel fatura senaryoda düzenlenen e-faturalar olduğu, 8 (sekiz) günlük süre içinde değil, iade/itiraz süresi geçtikten sonra iade faturası keşide edildiği gibi fatura içeriği “inşaat demiri” olan faturalarda GIB portalından iade işlemi yapılırken malın ne şekilde davacıyı gönderildiği, teslim edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, zira defter/bel ge ibraz etmeyen davalının vekille temsil edildiği 1.celse duruşmasında “cevap dilekçemi tekrar ederim” şeklinde beyanda bulunsa da dosya kapsamında cevap dilekçesine ve karşı delile rastlanmadığından değerlendirme yapılamadığı, bu husustaki hukuki değerlendirme Sayın mahkemeye ait olmak üzere dava dosyasındaki delil durumuna göre davacının alacak konusu raporun 4.c bölümünde yer alan faturalar içeriği malları davalıyı teslim edildiğinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Verilen kesin süreye rağmen defter belge ibrazında bulunmayan davalıya karşı defterleri usulüne uygun olan davacının defterlerinin lehine kesin delil kabiliyetini belirleyen HMK m.222/3 hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı taraf her ne kadar TTK m.1530 kapsamında dava Öncesinde faiz talep etmiş olsa da yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet hükmünün uygulanmadığı, huzurdaki alım/satım işleminde dava tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın | 17. maddesi koşullarına bağlı olduğu, taraflar arasında vadenin belirlendiği yazılı sözleşme bulunmamış olsa da sorunsuz işleyen ticari ilişki döneminde ödeme vadesinde teamül haline gelen ortalama vadenin 5 (beş) gün olarak hesaplandığı, Sayın Mahkeme 'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; alacağı faturalara, fatura tarihinden başlamak üzere 5 (beş) gün sonrasında alacağın muaccel olacağından temerrüt faizi talep edebileceği, (bkz. 5-Faiz Değerlendirmesi bölümünde belirlenen faturalar ve ödeme vadeleri) Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, hükmolunacak davacı alacağı için her bir fatura için belirlenen temerrüt tarihinden başlamak üzere 3095 s.k m.2/2 kapsamında iskonto avans faiz talebinin talep edilebileceği..." şeklinde rapor düzenlendiği, raporun dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacı ... tarafından, davalı ... 31.08.2021 ile 14.09.2021 tarihleri arasında muhtelif inşaat demiri satışı yaptığı, davalının, davacı şirketten 1.557.170,45TL. tutarında mal aldığı, davalı şirkete şirkete toplam 1.005.061,00 TL. ödeme yaptığı, davacı ticari defterlerine göre davalının, davacı şirkete bakiye 552.109,45 TL. borcu bulunduğunun tespit edildiği, davacı tarafın ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, davalının ise ticari defterleri incelemeye sunmadığı gibi, dosyaya cevap dilekçesi ve delil de sunmadığı, davacının davasını kanıtladığı, her ne kadar 14.10.2021 tarihinden itibaren avans faizi talep edilmişse de, davalının dava öncesinde temerrüde düşürülmemiş olduğu, bu nedenle faizin dava tarihinden başlatılması gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜNE,
-552.109,45 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine,
-
Alınması gereken 552.109,45 TL harcın peşin alınan 9.428,65 TL harçtan mahsubu ile kalan 28..285,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 83.295,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 9.428,65 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 2.371,50 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 11.880,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından buna ilişkin karar verilmesine yer olmadığına,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde -----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20