İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/266 E. 2023/697 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/266
2023/697
27 Ekim 2023
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/266
KARAR NO: 2023/697
DAVA: TAZMİNAT (ÖLÜM VE CİSMANİ ZARAR SEBEBİYLE AÇILAN TAZMİNAT)
DAVA TARİHİ : 30/01/2020
KARAR TARİHİ : 27/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... şirketine----- numaralı ZMM trafik poliçesiyle sigortalı ----- plakalı aracın sürücü ----- sevk ve idaresindeyken 31.12.2018 tarihinde asli ve tam kusurlu olarak davacının kullandığı -----plakalı araca çarpması neticesinde yaratanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının ağır yaralandığını ve sürekli sakat kaldığını, kazadan sonra 22.07.2019 tarihinde sigorta şirketine müracaatta bulunulduğunu ve herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava konusu alacakların tahsili talebiyle 07.11.2019 tarihinde davacı adına ---- Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapılmış 27.12.2019 tarihinde yapılan görüşmede davalı tarafın anlaşmayacağını bildirdiğini, şimdilik davacı için sürekli sakatlık tazminatı olarak 5.500,00 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 500,00 TL olmak üzere toplamda 6.000,00 TL tazıminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalının sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlt olduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderleri bakımından müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, davacının avans ticari faiz talebinin haksız olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosya incelendiğinde davanın, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davasıdır-----Kurumu Başkanlığı tarafından alınan kusur raporunda özetle;Mevcut verilere göre;
Sürücü----- idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, sağındaki şeride geçmek üzere doğrultu değiştirme manevrası yapmadan önce sağ gerisinden gelen araçlara dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması akabinde manevraya başlaması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip davacı sürücü idaresindeki motosiklete rağmen kontrolsüzce doğrultu değiştirerek kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla olayda kusurlu olduğu, Davacı sürücü ... idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında, sürücü -----idaresindeki aracın hatalı doğrultu değiştirme manevrasıyla yönetimindeki araca çarpması akabinde meydana gelen olayda kısa mesafeden alacağı herhangi bir önlem bulunmadığından sonuç üzerinde atfı kabil kusuru olmadığı, olayda sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...’un kusursuz olduğu bildirilmiştir.
---- Kurumu Başkanlığı tarafından alınan maluliyet raporunda özetle; ----Hastanesinin 31.12.2018 tarihli Genel Adli Muayene Raporunda; trafik kazası sonrası getirilen hastanın başında abrazyonlarının olduğu, sağ dirsekte şekil bozukluğu olduğu, sol ön kolda şekil bozukluğu olduğu, sağ femurda şekil bozukluğu olduğu, pelviste ağrı ve hassasiyeti olduğu, her iki ayak bileğinde ağrısının olduğu,
-----Hastanesinin 02.01.2019 tarihli Kranial MRG Raporu; “Görüntü alanına giren paranazal sinüsler normal görünümdedir. Temporal kemik kompartmanlarında patolojik sinyal izlenmemektedir. Dördüncü ventrikül normal büyüklük ve konfigürasyondadır. Bazal sisternalar açıktır. Vermiş tabii sinyal yoğunluğunda ve formasyondadır. Pons, bulbus, mezensefalon ve bazal ganglionlar normaldir. Her iki periventriküler derin beyaz cevherde ve supraventriküler derin beyaz cevher alanlarında, serebellumda çok sayıda T2 ve FLAİR hiperintens milimetrik boyutlu gliotik odağı düşündürür görünümler dikkat çekmektedir. Tanımlanan lezyonların korpus kallozum ile belirgin bir ilişkisi seçilmemiştir. Diffüzyon ağırlıklı değerlendirmede tanımlanan bu lezyonların hepsinde diffüzyon kısıtlanma bulguları görülmüştür. Olguda bu yaş grubunda vaskülit ile ilişkili patolojilerin ön planda değerlendirilmesi faydalı olabilir. Tl ağırlıklı değerlendirmede belirgin bir sinyal özellliği saptanmadı. Korpus kal loşum normal sinyal yoğunluğunda ve formasyondadır. Perikallosal patoloji tespit edilmedi. Ventriküler sistem normal genişliktedir. Orta hat yapılarında sapma izlenmedi. Dural sinüslerde trombüs lehine bulgu saptanmadı. Her iki optik glob, retroorbital alan normaldir. Nazofarenks düzeyi ve sellar-parasellar bölge doğal olarak değerlendirilmiştir.” şeklinde olduğu,
-----Hastanesinin 22-24.01.2019 tarihli Epikriz Raporunda; trafik kazası sonrası getirilen hastanın sağ ön kolunda monteggia kırığı, sağ femurda parçalı kırığı, sol tibia platoda eklem içi kırığı, sol ön kolda radius ve ulna şaft kırığı olduğu, yoğun bakımda subdural hematom nedeniyle takip edilen hastanın 08.01.2019 tarihinde opere edildiği, yapılan cerrahi girişimle sağ ulna fraktürüne yönelik plak vida uygulandığı, sağ femur kırığının açık redüksiyonunun ardından plak vida uygulandığı, sol tibia eklem içi kırığının redükte edilip plak vida uygulandığı, sol ön kol çift kırığının plak vida ile tespit edildiği, sakrum kırığına konservatif tedavi uygulandığı, radial arazı nedeniyle beyin cerrahi poliklinik kontrolü, yağ embolisi nedeniyle nöroloji polikliniği kontrolü önerildiği, hastanın taburcu edildiği,
---- Hastanesinin 12.02.2019 tarihli ENMG Raporu; “İstenilen inceleme: Radikülopati ve pleksus protokolü. Sonuç: Bu incelemede, sağ radial sinir motor yanıtı elde edilememiş, süperfisiyal radial sinir duysal yanıtı ise düşük amplitüdlü olarak kaydedilmiştir. Sağ ulnar sinir motor yanıtları ise sola göre düşük amplitüdlü olarak elde edilmiş, dirsek segmentinde ileti hızı yavaşlaması gözlenmiştir. Bu sinire ait 5. parmak duysal yanıtı düşük amplitüdlü olarak kaydedilmiştir. iğne EMG’sinde sağ radial sinir innervasyonlu kaslarda denervasyon potansiyelleri saptanmış, istemli kası ile motor aktivite elde edilememiştir. Ayrıca sağ ulnar sinir innervasyonlu distal kaslarda da denervasyon potansiyelleri ile birlikte nörojen tutulum bulguları gözlenmiştir. Bulgular lezyon seviyesinden itibaren sağ radial ve ulnar sinirlerde parsiyel aksonal hasar ile uyumludur.” şeklinde olduğu,
----- Şube Müdürlüğünün 26.07.2019 tarih ve -----Sayılı Raporu; “... adına düzenlenmiş -----Hastanesinin 31.12.2018 tarih ve----- sayılı raporunda; linda abrazyonlar mevcut, sağ dirsekte şekil bozukluğu, sol ön kolda şekil bozukluğu, sağ femurda şekil bozukluğu, pelviste ağrı hassasiyet, her iki ayak bileğinde ağrı mevcut olduğu, 31.12.2018 tarihli acil beyin cerrahi notunda; pupiller izokorik. ır:+/+.kr:+/+, ekstremitelere multipl fraktürler olması sebebiyle motor değerlendirme tam olarak yapılamadığı, BBT: sağ maksilla fraktürü ve nazal fraktür ile uyumlu görünüm, spinal BT: normal görünümle uyumlu görünüm, bu haliyle acil nöroşirurjikal cerrahi müdahale düşünülmediği. 01.01.2019 tarihli acil genel cerrahi notunda: genel cerrahi açısından acil müdahale gerekliliği düşünülmediği, 31.12.2018 tarihli acil ortopedi 1 notunda; sağ dirsek çıkığı, ulna şaft kırığı tip 1 açık pansumanı yapıldığı, nd+ redükte edildiği, uzun kol atele alındığı, sol ön kol çift kırığı redükte edildiği, uzun kol atele alındığı, sol sakrum kırığı, sağ iskium. sağ pupik kol superior inferior kollarda deplese kırık , sağ asetabulum kırığı, sağ alt ektremite pelvik destekli atel yapıldığı ve hamak bağlandığı, nörovasküler muayenesi suboptimal, bilateral distal nabızlar nonpalpabl ve sağ dorsalıs pedıs ve tibialis posterior nabızlar nonpalpabl bt anjio ile kvc görüşüldüğü, 01.01.2019 gelme tarihli acil ortopedi 1 notunda; sağ elde dorsifleksiyon kaybı mevcut? sol tibia plato kırığı olan hasta uzun bacak atel yapıldığı, 01.01.2019 tarihli BT, tomografi, diğer notunda; sağda ayak bileği düzeyinde açık yara ve komşuluğunda serbest hava görünümleri izlendiği, sağda femur proksimal kesim metafizodiaflze bölgede parçalı deplase fraktür izlendiği, sağ ramus pubiste, sağ asetabulum. taban ve tavanda, sağda simfisiz pubiste parçalı deplase fraktürler izlendiği, presakral alanda ve her iki pelvis düzeyinde anteriorda retroperitoneal alanlarda hemoraji görünümleri mevcut olduğu kayıtlı olduğu, 02.01.2019 tarihli nöroloji polikliniği notunda: diff mr tetkikinde anterior ve posterior sirkülasyonda multiple mm ik akut iskemik lezyon yağ embolisi?, hastaya kontraendikasyon yoksa clexane 0,6 2x1 başlanması önerildiği, hemoglobininin 10. hemotoktritinin 29'a kadar düştüğü anlaşılmakla: Sonuç; Yaralanmasının; a-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, b-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, c-Vücuttaki kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarına etkisi: Hafif (1). Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırdığında; kişide saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarının ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu kanaatini bildirir rapordur.” şeklinde olduğu,
---- Hastanesinin 06.12.2019 tarihli ENMG Raporu; “İstenilen inceleme: Radikülopati ve pleksus protokolü. Sonuç: Bu incelemede, sol üst ekstremite motor ve duysal periferik sinir ileti ve yanıtları normal sınırlarda bulunmuştur. Süperfisiyal radial sinir duysal yanıtı da normal latens ve amplitüdlü olarak elde edilmiştir. iğne EMG'sinde sol üst ekstremitede incelenen proksimal ve distal kaslardan normal motor ünit potansiyeller kaydedilmiş, aktif spontan denervasyon gözlenmemiştir.” şeklinde olduğu,
Kişinin 22.01.2021 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde, sağ bacağında ağrı olduğunu, yürürken sağ bacağının içe bastığını, uzun mesafe yürüyemediğini, sağ dirseğini tam bükemediğini, sağ bileğini tam döndüremediğini ifade ettiği, nörolojik herhangi bir yakınma tariflemediği, boyun sol yanda 0,5x0,5 cm ciltten açık, cilt ile aynı seviyede skar, ensede 7x0,5 cm ciltten koyu, cilt ile aynı seviyede skar, sağ dirsek ön yüzde 9x1 cm ciltten koyu, cilt ile aynı seviyede skar, sağ dirsek dış yüzde 13x0,5 cm ciltten koyu, cilt ile aynı seviyede skar, sol ön kol iç yüzde 11x0,5 cm ciltten koyu, cilt ile aynı seviyede skar, sol ön kol dış yüzde 12x0,5 cm ciltten koyu, cilt ile aynı seviyede skar, sağ uyluk dış yüzde 25x0,5 cm ciltten koyu, cilt ile aynı seviyede skar, sol diz altında uyluğa kadar uzanan 24x1 cm ciltten koyu, cilt ile aynı seviyede skar, sağ kruris arka yüzde 7x0,5 cm ciltten koyu, cilt ile aynı seviyede skar, yine sağ kruris arka yüzde 4x0,5 cm ciltten koyu, cilt ile aynı seviyede skar olduğu, yapılan ortopedik muayenede; sağ/sol olmak üzere, dirsek fleksiyon 120/140, ekstansiyon 0/0, supinasyon 30/90, pronasyon 0/90 derece olduğu, el bileği dorsifleksiyon 70/80, palmarfleksiyon 80/80, radial deviasyon 20/20, ulnar deviasyon 30/30 derece olduğu, alt ekstremite uzunluğunun 98/97 cm olduğu, kalça fleksiyon 110/110, ekstansiyon 10/10, abduksiyon 45/40, adduksiyon 30/30, iç rotasyon 40/35, dış rotasyon 20/40 derece olduğu, diz fleksiyon 140/140, ekstansiyon 0/0 derece olduğuna göre;
---- oğlu, 20.09.1998 doğumlu ----- 31.12.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ---- sayılı ---- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre,Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Şekil 2.8’e göre %2, Tablo 2.3’e göre %1;
Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 3.3’e göre %5, Tablo 3.8’e göre %5; Balthazard yöntemi ile toplandığında %9.75, Tablo 3.2’ye göre %5;
Balthazard yöntemi ile toplandığında;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzdealtı) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Aktüerya Bilirkişiden alınan kök ve ek raporda özetle; Malulün aylık net geliri bilinen dönem ve aktif dönem için Agi dahil asgari ücret, pasif dönem için ise Agi hariç asgari ücret olarak hesaplamaya dahil edildiği,Malulün geçici iş göremezlik dönemine ilişkin aylık net geliri 31.12.2018-01.09.2019 tarihleri arasındaki geçici iş göremezlik dönemine ilişkin tutarlar ve hesaplamalar aşağıdaki tabloda detaylı olarak verildiği, davacı geçici iş göremezlik döneminde %100 malul sayıldığı,¸İşlemiş döneme ilişkin aylık net geliri 01.09.2019-17.06.2021 Tarihleri arasındaki Agi dahil net Asgari ücret tutarları olarak alınmış olup işlemiş döneme ilişkin tutarlar ve hesaplamalar aşağıdaki tabloda detaylı olarak verildiği,Aktif döneme ilişkin aylık net geliri hesap tarihi itibarıyla açıklanan Agi dahil net Asgari Ücret tutarı olarak alınmış olup aktif dönemde hesaplamalar aşağıdaki tabloda detaylı olarak verildiği, hak edilmiş aktif dönem tutarı ----kusur oranı ve maluliyet oranı ile çarpılması sonucu hesaplandığı,¸Pasif döneme ilişkin aylık net geliri hesap tarihi itibarıyla açıklanan Agi hariç net asgari ücret tutarı olarak alınmış olup Pasif dönemde hesaplamalar aşağıdaki tabloda detaylı olarak verildiği, hak edilmiş pasif dönem tutarı ---- kusur oranı ve maluliyet oranı ile çarpılması sonucu hesaplandığı,6098 Sayılı TBK' nn 55 maddesinin Adalet Komisyonu gerekçesine göre; “Sosyal Güvenlik ödemelerinin, denkleştirme ( indirim ) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlı olduğu, Bu kural gereği, rücu edilemeyen Sosyal Güvenlik ödemeleri femekli sanı maaşı, malullük ölüm sigortası teknik arıza, tam kaçınılmazlık kallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemeyeceği, bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemeyeceği, Bir kısımı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez."
Yine 5510 Sayılı Kanunun 39,maddesi rücu için şartı getirdiği, 5510 Sayılı Kanunun m.32-34 hükümleri gereğince, -- <ölüm sigortası> dalından eş ve çocuklara bağlanan dul ve yetim aylıkları ile ana ve babaya bağlanan gelirler tazminatın ölçüsü olmamakta, tazminat tutarından indirilmediği, yine aynı Kanunun 21.Maddesi ve ondan önce 506 Sayılı Kanunun 26.Maddesinin bir cümlesini iptal eden Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2006 gün,----- sayılı kararından sonraki düzenlemeye göre, ----- dalından bağlanan gelirler için sınırlı olarak bir indirim yapıldığı, 6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesinde sözü edilen, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen Sosyal Güvenlik ödemeleri 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 39. maddesine göre tespit olunacağı, bu maddeye göre üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle meydana gelen maluliyet ve ölüm hallerinde bağlanacak aylıkların ilk peşin sermaye değerinin yarısı maddi zarar hesabından indirilecek, kasti eylemler dışında, örneğin taksirli fiiller sonucu meydana gelen malullük ve ölüm hallerinde yapılan ödemeler ve bağlanan aylıklardan dolayı bir indirim söz konusu olmayacağı, bir başka ifadeyle; maddi tazminat hesabında kurumca bağlanan gelirlerin rücu edilebilecek kısmt tazminattan indirilecek, rücu edilmeyen kısmı indirilemeyeceği, Yargıtay-----Hukuk Dairesi'nin yeni tarihli bir kararında; maddi tazminat hesabında kurumca bağlanan gelirlerin ilk peşin değerinin “rücu edilebilecek kısmının” indirilmesi gereğine işaret edildiği, dosya içerisindeki ------ yazısında davacıya herhangi bir geçici iş göremezelik ödeneği ödenmediği belirtildiği, davacı vekili tarafından davalı şirkete 22.07.2019 tarihinde başvuru yapıldığı anlaşıldığı, konuyla ilgili takdir ve değerlendirme yetkisi tamamen Mahkemede olmak kaydıyla; davacının başvuru koşullarını yerine getirdiğinin kabulü halinde; 22.07.2019 tarihinin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesiyle davalı ... şirketinin 22.07.2019 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olar 01.08.2019 tarihinde temerrüde düştüğü değerlendirildiği, 31.12.2018 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında davacı -----ilişkin tazminat tutarı;
¸Olay tarihini kapsayanrı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesindeki sakatlanma ve ölüm için kişi başına limitinin 360.000,00 TL olması nedeniyle davacının davalı şirketten talep edebileceği tutarın limit dahilinde ve 123.440,01 TL olduğu, 31.12.2018 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında davacı ismiyle)'a ilişkin tazminat tutarı;¸Olay tarihini kapsayan KTK Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesindeki sakatlanma ve ölüm için kişi başına limitinin 360.000,00-TL olması nedeniyle davacının davalı şirketten talep edebileceği tutarın limitler dahilinde olduğu bildirilmiştir.
Davacının yargılama devam ederken Türk vatandaşı olduğu ve isim değiştirdiği görülmektedir.Davacı vekilinin 20/10/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi sunmuş olduğu görülmektedir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;
Davaya konu trafik kazasında; Sürücü-----idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, sağındaki şeride geçmek üzere doğrultu değiştirme manevrası yapmadan önce sağ gerisinden gelen araçlara dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması akabinde manevraya başlaması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip davacı sürücü idaresindeki motosiklete rağmen kontrolsüzce doğrultu değiştirerek kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla olayda kusurlu olduğu, Davacı sürücü ... idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında, sürücü ----- idaresindeki aracın hatalı doğrultu değiştirme manevrasıyla yönetimindeki araca çarpması akabinde meydana gelen olayda kısa mesafeden alacağı herhangi bir önlem bulunmadığından sonuç üzerinde atfı kabil kusuru olmadığı, olayda sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...’un kusursuz olduğu, davacının tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, yapılan hesaplamada davacının 415.397,80-TL sürekli ve 18.390,19-TL geçici işgöremezlik zararının oluştuğu, davalı sigortanın sürekli işgöremezlik tazminatı yönünden 360.000,00-TL sigorta poliçe limitiyle sorumlu olduğu görülmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Davanın KABULÜ ile; 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 18.188,10 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 378.188,10 TL maddi tazminatın 02/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
Karar ve ilâm harcı olan 25.834,03. TL harçtan alınan 54,40. TL harcın mahsubu ile bakiye 25.779,63. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
-
Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 58.728,22 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 257,50 TL müzekkere ve posta gideri, 1.070,00 TL . . . . fatura ücreti, ve 54,40 TL peşin harç, 1.271,21 TL ıslah harcı toplamı 3.653,11 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
-
Karar kesinleştiğinde dosyada bulunan . . . fatura bedeli 300,00 TL ücretin ödenmesine ilişkin davalı vekiline gider avansı yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu hususta davalı vekiline muhtıra gönderilmesine, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırıldığında . . . . ödeme yapılmasına, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırılmadığında . . . . . tarafından bedelin davalıdan tahsiline ve bu hususta . . . . müzekkere yazılmasına,Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde. . . . Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55