SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/816 E. 2023/640 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/816

Karar No

2023/640

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/816 Esas

KARAR NO : 2023/640

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 23/12/2021

KARAR TARİHİ: 10/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde .

Müvekkili olan davacı şirket ile davalı arasında var olan ticari ilişki kapsamında davacı şirketçe üretilen malların sat- öde sistemi ile davalıya ait mağazalarda satımı konusunda anlaşıldığını, davalı ile uzun yıllar süren ticari ilişkide davalıdan kaynaklanan bir çok olumsuzluklar yaşanmıştır. Davalıya gönderilen ------- Noterliğinin 29.01.2020 tarih ve -------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile ; Stoklarında 2017 yılı Mart ayından itibaren almış oldukları ürünlerin bulunduğu, bu ürünlere %50 oranında fiyat artışı uyguladıkları halde sat-öde sistemi ile çalışıldığından bu ödemelerin davacı şirkete yapılmadığı, bu malların davacı elinde bulunmuş olsaydı güncellenmiş fiyattan satılabileceği ve zarar edilmeyeceği, Stoklarında 2017 yılı Mart ayından itibaren almış oldukları ürünler bulunmasına rağmen bunların satışı yapılmadan aynı ürünlerden sipariş verdikleri ve stok yığılmasına neden olduğu, dolayısıyla davacının zarara uğramasına sebep olunduğu, davalının sattığı ürünlere ilişkin ödemelerini son birim fiyatlar üzerinden hesaplama yaparak ve daha sonra 3 aylık periyotlarda fazla ödemiş olduğu miktarları düşerek yaptığını, itiraz edildiğinde, sisteminizin alış faturalarındaki fiyatlardan ödeme tahakkuku yapamadığını belirtmelerine rağmen daha sonra üzerinde çalışıp ne kadar fazla ödeme yaptıklarını hesap edebilmekte ve stok farkı olarak davacı şirkete yapılan ödemelerden düşmekte olduklarını, bu haliyle davacı şirketin zarara uğramasına neden olduklarını ve diğer olumsuzluklara dair ihtarname gönderilerek davalı nezdinde tutulan stoktaki davacı mallarının iadesinin ihtar edildiğini, bunun üzerine davalı yanca stoklarında bulunan davacı şirkete ait malların iade faturaları kesilerek gönderildiğini ancak iade faturalarında ürün fiyatlarının son alış fiyatına göre faturalandırıldığını, ürünlerin alım tarihine göre faturalandırılması gerekirken son alış fiyatına göre faturalandırılmasıyla davacı şirketin zarara uğradığını, bu nedenle oluşan 51.800,80-TL'lik farkın davacı şirketçe fatura edilerek davalıya gönderildiğini, davalı şirketin ---------Noterliğinin 02.11.2020 tarih ve --------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile kesilen faturanın kabul edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmede " Perakendecinin tedarikçiye düzenleyeceği iade faturalarını ürünün son alış fiyatı üzerinden tanzim eder" hükmünün bulunduğunu, sözleşmeye uygun hareket edildiğini beyanla faturaya itiraz ettiklerini bildirdiğini, davalı her ne kadar fatura iadesinde sözleşmeye uygun hareket edildiğini iddia etmekte ise de taraflar arasındaki sözleşmeye göre çalışma sistemi sat-öde sistemi olduğunu, yani davalının davacı şirketten mal tedarik ederken herhangi bir bedel ödemediğini, tedarik ettiği malları ancak sattığı takdirde davacıya ödeme yaptığını, 2017 yılından 2020 yılına kadar stoklarında malları tutan, bu malları henüz satmamışken yeniden mal alıp stoklayan davalının 3 seneden fazladır tuttuğu malların iadesini, üstelik bedelini ödemediği malların iadesinde iade faturasını son alım bedeli üzerinden yaptığını ve davacı şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, söz konusu olan bir ürüne dair iade olmadığını, artık davalı ile çalışılmayacağı belirtilerek stoklarında tuttukları malların tümünün iadesinin istendiğini, davalının ise 3 yıldır elinde tutarak davacı şirketi zarara uğrattığının yanında malların iadesi talep edildiğinde bedelini ödemediği malların iadesinde son alım bedeli üzerinden faturalandırma yaparak haksız kazanç sağladığını, davalının iade ettiği ürünlerin bedeline dair herhangi bir ödeme yapmadığını, çalışılmayacağı belirtilerek stokların iadesi istendiğinde ise tedarik esnasında ödemediği ürünleri son alım fiyatı üzerinden faturalandırarak sebepsiz zenginleştiğini, davalıya gönderilen faturaya itiraz edilmesi üzerine ---------- Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucunda durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davanın kabulüne, davalının ---------- esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde

Davacının, ----------- iadesini talep ettiği satılmayan ürünlerin iade faturalarınının, ürünlerin alım tarihine göre faturalandırılması gerekmekteyken satılmayan ürünlerin son alış fiyatına göre faturalandırıldığı iddiası ile arada oluşan farka ilişkin olarak düzenlediği ----------- numaralı 21.10.2020 tarihli ve 51.800,80-TL tutarlı faturayı ---------- Noterliği’nin 22.10.2020 tarihli ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnameyi --------- göndermiş olup; ---------- kendisinin düzenlediği iade faturalarının taraflar arasında imzalanan Tedarik Sözleşmelerine uygun olarak düzenlendiğini beyan ederek söz konusu faturayı --------- Noterliği’nin 02.11.2020 tarihli ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade ettiğini, ---------- tarafından iade edilen söz konusu fatura nedeniyle; ---------- tarafından --------- aleyhine ---------- E. Sayılı dosyası ile 51.800,80-TL fatura bedeli ve 1.248,90-TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 53.049,70-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkili olan davalı şirketin ---------- kestiği iade faturalarının taraflar arasında imzalanan Tedarik Sözleşmelerine uygun olarak düzenlendiğini ve --------- başlattığı takip konusu haksız faturanın da kabul edilmeyerek iade edildiğini beyan ederek borca, faiz ve tüm fer’ilerine yasal süresi içinde itiraz ettiğini, Davacı şirket ile davalı Şirket arasında uzun yıllar devam eden ticari ilişki süresince taraflar arasında imzalanan Tedarik Sözleşmeleri ile çalışılmış olup; taraflar aralarındaki ticari şartlarını karşılıklı müzakereler ile belirlemişler ve her yıl karşılıklı mutabakat ile sözleşme sürecini yenilediklerini, taraflar arasında imzalanan tedarik sözleşmelerinde ürün iade bilgileri, iade süreçleri, ödeme şekilleri, alım koşulları, tedarik süreçleri vb. tüm süreçler detaylı olarak düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan tedarik sözleşmeleri uyarınca davacı şirket iade faturalarının ürünün son alış fiyatı üzerinden düzenleneceğini açıkça kabul etmiş ve uzun senelerdir devam eden ticari ilişki boyunca bu şekilde gerçekleşen iade süreçlerinde, davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturalarına hiçbir zaman itiraz etmediğini, Tedarik Sözleşmesi 6.3. maddesinde de belirtildiği üzere, davalı şirket tarafından düzenlecek iade faturalarının, iade edilen ürünün son alış fiyatı üzerinden tanzim edileceği açıkça düzenlendiğini ve sözleşme imzasıyla bu husus Davacı şirket tarafından da kabul edildiğini, ancak davacı şirketin taraflar arasında senelerdir devam eden ticari ilişki boyunca iade faturasına ilişkin düzenlemenin bulunduğu Tedarikçi Sözleşmesini imzaladığı ve senelerdir sözkonusu Tedarik Sözleşmeleri kapsamında ticari süreç yürütüldüğü halde, sözleşme hükümlerini göz ardı edip iade edilen ürünlere ilişkin iade faturalarının ürünlerin alım tarihine göre faturalandırılması gerektiğini iddia ettiğini, bu iddialarının da hiç bir hukuki dayanağı mevcut olmadığını, davacı şirket ile ticari ilişkinin sonlandırılmasına karar verilmesinin sonrasında; davacı şirket tarafından iadesi talep edilen ürünlerin 2020 yılında davacı firmaya irsaliyeleri ile birlikte eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edildiğini, teslimler sırasında davacı şirket yetkilisi tarafından gerekli kontrollerin yapıldığını ve iade konusu ürünlerin eksiksiz olarak ve herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın teslim alındığını, davalının taraflar arasında imzalanan Tedarik Sözleşmesine uygun olarak iade faturalarını kesmiş olup; Davacı şirket tarafından kesilen ve işbu davaya konu edilen ----------- numaralı 21.10.2020 tarihli ve 51.800,80-TL tutarlı faturanın taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı olarak düzenlenmiş olduğunun aşikar olduğunu,davacı şirketin, davalının 2017 yılından 2020 yılına kadar stoklarında --------- grup ürünlerini tuttuğu, 2017 yılında alınan ürünleri henüz satmamışken yeniden ürün alarak stok yığılması gerçekleştirdiğine ilişkin iddialarının, hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirketten 2017 yılında toplamda 78.948 ürün alındığını ve 2406 tane ürünün iade edildiğini, 44060 adet ürün satıldığını, 2018 yılında 61481 ürün alındığını, 1785 ürünün iade edildiğini ve 62823 adet ürün satıldığını, 2019 yılında 29445 ürün alındığını 1837 ürünün iade edildiğini ve 60006 adet ürün satıldığını, ticari ilişkinin sonlandırılmasına karar verildiği için 2020 yılında ürün alımı gerçekleşmemiş olup 33195 ürün iade edildiğini, 8317 adet de ürün satıldığını, davacı şirketin uzun senelerdir çalıştığı satıştan ödeme vadeli sistemini dava dilekçesinde tamamen farklı yorumlamış olup; bu iddiaların kabulü mümkün olmadığını, netice itibariyle; davalı şirket tarafından haksız olarak düzenlenen ve davacı şirket tarafından itiraz ve iade edilen ------------ numaralı 21.10.2020 tarihli ve 51.800,80-TL tutarlı faturaya ilişkin bir hak ve alacağı ve ayrıca Davacı şirketin davalı şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak, haksız davanın reddine, davacı aleyhine iddia etmiş olduğu alacağın %20’sinden aşağı olmak üzere icra inkar ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.

-----------Esas sayılı icra takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.6102 sayılı TTK Madde 64-(1) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."(2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 26/04/2022 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2017, 2018, 2019, 2020 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde HMK 278/3 maddesi dikkate alınarak yerinde inceleme yetkisi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye verilmiş, SMMM bilirkişi ile nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişilerin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiştir.Mahkememizce dosya rapor tanzim edilmek üzere SMMM Bilirkişi ---------- ile nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi ---------- tevdii edilmiş, tanzim edilen 03/11/2022 tarihli raporda özetle; ''... Davacının, davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının ürünlerin “son alış fiyatına göre faturalandırıldığı” nı, halbuki ürünlerin “alım tarihine göre” faturalandırılması gerektiğini, davalının iade faturalarını ürünlerin son alış fiyatına göre faturalandırılması neticesinde davacının zarara uğradığını iddia ettiği, Terditli olarak yapmış olduğumuz Değerlendirmelerimiz Sonucunda; Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: a. Dosyaya sunulu, davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde, 01.01.2019 tarihinde, --------- numaralı, “2019 Tedarik Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmede davacının “tedarikçi”; davalının da “perakendeci” olarak anıldığı,sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin konusunun, davacı tedarikçinin davalı tarafından verilen siparişlerin, sipariş edilen miktarda, belirtilen noktalarda, süresinde teslimine ilişkin olduğu; b. Her ne kadar dilekçelerde “tedarik sözleşmeleri” ifadesi çoğul olarak kullanışmış ise de dosyaya, sadece 2019 yılına ait sözleşme sunulmuş olup buna göre değerlendirme yapıldığı; kurulduğu iddia edilen diğer tedarik sözleşmelerinin de aynı hükümlere sahip olup olmadığını takdirin, Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, c. Dosyaya sunulan “2019 Tedarik Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 6.3. Maddesinin “TEDARİKÇİ, PERAKENDECİ”' nin iade etmek istediği ürünlerin tümünü koşulsuz iade almakla yükümlüdür. PERAKENDECİ, iade etmek istediği ürünlerle ilgili olarak herhangi bir sebep göstermek zorunda değildir. PERAKENDECİ” nin bildirmesine rağmen TEDARİKÇİ” 'nin iade almaması durumunda, PERAKENDECİ iadeleri kargo yolu ile TEDARİKÇİ' ye gönderme ve tüm masrafları TEDARİKÇİ' ye fatura etme hak ve yetkisine sahiptir. TEDARİKÇİ” ye e-mail ile bildirim yapılarak TEDARİKÇİ' nin anlaşmalı olduğu kargo şirketine ürünün teslimi, ürünün TEDARİKÇİ” ye teslimi anlamına gelir. PERAKENDECİ, TEDARİKÇİ” ye düzenleyeceği iade faturalarını ürünün son alış fiyatı üzerinden tanzim eder.” şeklinde olduğu, d. Sözleşme özgürlüğü prensibince TBK m. 1/1 hükmüne göre “karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile” sözleşme kurulmuş olup sözleşmenin 6.3. maddesinde, açık bir şekilde, davalı tarafça davacıya iade edilecek ürünler açısından düzenlenecek iade faturasının iadeye konu edilen ürünlerin “son alış fiyatı” üzerinden düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, e. Yukarıdaki mali inceleme neticesinde davalının düzenlediği iade faturasının sözleşmede kararlaştırıldığı gibi “son alış fiyatı” üzerinden düzenlendiği kanaatine varıldığından bu halde borçlar mevzuatı bakımından değerlendirme yapıldığında, davalının iade faturalarını sözleşmeye uygun olarak düzenlemesi sebebiyle davacının da zarara uğramadığı, böylece davacının takibe/davaya konu ettiği faturaya ilişkin alacağın doğmadığı kanaatine varılabileceği; TMK m. 1 hükmüne göre verilmiş bu bilimsel görüşün takdirinin, elbette sayın mahkeme'ye ait olduğu, 3. Mali inceleme yapıldığında: Davacı şirketin 51.800,80TL. ASIL ALACAK ve 1.248,90TL. İŞLEMİŞ FAİZ olmak üzere TOPLAM 53.049,70TL ALACAK talebi üzerinden itirazın iptali istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında ihtilafın, davalı şirketçe davacı şirkete iade edilen konsinye malların fiyat farkları nedeniyle davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenen ve takip konusu yapılan fiyat farkı faturasının sübut edip, etmediği, davacı şirketin takibe konu bu fatura nedeniyle davalı şirketten alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunacaksa miktarı hususlarında olduğu, Davalının düzenlediği iade faturasının sözleşmede kararlaştırıldığı gibi “son alış fiyatı” üzerinden düzenlendiği, bu kapsamda alternatifli değerlendirme yapıldığında: Eğer Sayın Mahkemece borçlar mevzuatı bakımından yukarıda varılan kanaat kabul edilir ise davalının iade faturalarını sözleşmeye uygun olarak düzenlemesi sebebiyle davacının da zarara uğramadığı, böylece davacının takibe/davaya konu ettiği faturaya ilişkin alacağın doğmadığı kanaatine varılabileceği; Ancak eğer Sayın Mahkemece borçlar mevzuatı bakımından yukarıda varılan kanaatin aksi kabul edilir ve davacı tarafça 2018 yılı birim fiyatları dikkate alınmak suretiyle düzenlenmiş takip/dava konusu fiyat farkı faturasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilir ise bu halde davacının, davalıdan 51.800,80 TL alacaklı olduğu, ------- Davacının Takip Öncesine ilişkin İşlemiş Faiz Talebinin ise, Temerrüt talebine ilişkin ----------- Noterliği 22.10.2020 T. ----------- YN.' lu ihtarnamesinin Tebliğ Şerhinin dosyaya sunulmamış ve Takip Talebinde Faiz başlangıç tarihi belirtilmemiş olduğundan Faiz hesaplaması yapılamamış olup, Sayın Mahkemenin Davacı Şirketin ASIL Alacak talebinin yerinde olduğu yönünde hüküm kurması ve Davacı Vekilinin söz konusu ihtarnameye ilişkin tebliğ şerhini dosyaya sunması halinde, Davacının İşlemiş Faiz Talebinin değerlendirilebileceği ve hesaplamalarının yapılabileceği...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.Mahkememizin 17/01/2023 tarihli duruşma ara kararı ile dosya ek rapor tanzim edilmek üzere rapor sunan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzim edilen 08/05/2023 tarihli ek raporda özetle;''...Davacının, davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının ürünlerin “son alış fiyatına göre faturalandırıldığı”nı, halbuki ürünlerin “alım tarihine göre” faturalandırılması gerektiğini, davalının iade faturalarını ürünlerin son alış fiyatına göre faturalandırılması neticesinde davacının zarara uğradığını iddia ettiği, Mali inceleme yapıldığında: Davacı şirketin 51.800,80TL. ASIL ALACAK ve 1.248,90TL. İŞLEMİŞ FAİZ olmak üzere toplam 53.049,70TL ALACAK talebi üzerinden itirazın iptali istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında ihtilafın, davalı şirketçe davacı şirkete iade edilen malların fiyat farkları nedeniyle davacı şirketçe davalı şirket adına düzenlenen ve takip konusu yapılan fiyat farkı faturasının sübut edip, etmediği, davacı şirketin takibe konu bu fatura nedeniyle davalı şirketten alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunacaksa miktarı hususlarında olduğu, Davalının düzenlediği iade faturasının sözleşmede kararlaştırıldığı gibi “son alış fiyatı” üzerinden düzenlendiği, bu kapsamda alternatifli değerlendirme yapıldığında:1. Eğer Sayın Mahkemece borçlar mevzuatı bakımından yukarıda varılan kanaat kabul edilir ise davalının iade faturalarını sözleşmeye uygun olarak düzenlemesi sebebiyle davacının da zarara uğramadığı, böylece davacının takibe/davaya konu ettiği faturaya ilişkin alacağın doğmadığı kanaatine varılabileceği; Ancak eğer Sayın Mahkemece borçlar mevzuatı bakımından yukarıda varılan kanaatin aksi kabul edilir ve davacı tarafça 2018 yılı birim fiyatları dikkate alınmak suretiyle düzenlenmiş takip/dava konusu fiyat farkı faturasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilir ise bu halde davacının, davalıdan 51.800,80 TL alacaklı olduğu, Davacının takip öncesine ilişkin talep konusu yapabileceği işlemiş faizin, değişen oranlı avans faiz oranları tatbik edilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucunda 909,00 TL olabileceği, IV. “taraflar arasındaki ticari ilişki boyunca iade faturalarına konu emtiaların davalı tarafından davacıdan alınması ile davalı nezdinde kalma süresinde ve sonrasında hangi bedel üzerinden faturalandırıldığı hususunda taraflar arasında yerleşik bir uygulama bulunup bulunmadığı”na ilişkin olarak değerlendirme yapılığında böyle bir yerleşik uygulamanın taraflar arasında bulunmadığı; sadece davalı ---------tarafından Mal satıldığından artık davacıya ödeme borcu altına girildiği ve sözleşmede belirlenen koşullar altında ödemenin yapılması gerektiği, davalının nezdinde malların ne kadar süre kaldığı yönünden ise 2017-2018-2019-2020-2021 arasında stok hareket raporlarının - tablolarda listelendiği, iadeye konu malların 2018 yılından bu yana ------------ reyonlarından bulunduğu, V. “davacı tarafından iadeye konu ürünlerin davalı nezdinde uzun süre kaldığı, bunun sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğu ve böylelikle davacı yönünden zarar oluştuğu iddiasında bulunulduğu; şayet davacı tarafından satılan ürünlerin başka bir yerden, emin ediliyor olması halinde taraflar arasında iadeye konu emtiaların davacı tarafından dava dışı şirkete faturalanma şekli de dikkate alınarak ve neticede taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile dosya kapsamındaki mevcut delillere göre iddia ve savunma kapsamında olumlu olumsuz ve gerekirse seçenekli şekilde hesaplama yapılması” hususunda değerlendirme yapılığında a. Davalı şirketin, davacı şirketten, satıldığında ödenmek kaydıyla 1 birim fiyata aldığı ürünü, taraflar arasında sözleşme yenilenmemesi ve ticari ilişkinin sona erdirilmesi nedeniyle gerçekleşen ürün iadesinin 1 birim fiyatın üzerinde bir fiyattan tedarikçiye iade edilmesinin hakkaniyet kurallarına aykırı olduğu gibi sebepsiz zenginleşmeye de sebebiyet vereceğinin izahtan vareste olduğu, b. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız sürdürüldüğü dönemde işi ve sözleşmeyi sonlandırmak dışında çeşitli gerekçelerle düzenlenmiş münferit iadelere konu iade faturalarının sözleşmenin 6.3.maddesi kapsamında düzenlenmiş olmasının, taraflar arasında sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davalı tarafın uhdesinde bulunan, gerek satışa konu olmamış gerekse bedeli ödenmemiş — malların - tamamının - iadesiyle aynı teamül kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında davalının uhdesinde bulunan ürünlerin tamamının davacıya iadesi için bir yerleşik uygulama bulunmadığı, . Taraflar arasındaki ticari ilişkinin sözleşme yenilenmemek suretiyle sonlandırılması nedeniyle davalı şirketin uhdesindeki ürünlerin sahibi durumundaki TEDARİKÇİ davacı şirketin talebi neticesinde iade edilmiş olmaları nedeniyle yapılacak İADELERİN sözleşmenin 6.3 hükmü kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi düzenlenecek faturanın da, anılan bu hüküm kapsamındaki iadelerle aynı şekilde nitelendirilmeyecekleri, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: a. Dosyaya sunulu, davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde, 01.01.2019 tarihinde, --------- numaralı, “2019 Tedarik Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmede davacının “tedarikçi”; davalının da “perakendeci” olarak anıldığı, sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin konusunun, davacı tedarikçinin davalı tarafından verilen siparişlerin, sipariş edilen miktarda, belirtilen noktalarda, süresinde teslimine ilişkin olduğu; Her ne kadar dilekçelerde “tedarik sözleşmeleri” ifadesi çoğul olarak kullanışmış ise de dosyaya, sadece 2019 yılına ait sözleşme sunulmuş olup buna göre değerlendirme yapıldığı; kurulduğu iddia edilen diğer tedarik sözleşmelerinin de aynı hükümlere sahip olup olmadığını takdirin, Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Dosyaya sunulan “2019 Tedarik Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 6.3. Maddesinin “TEDARİKÇİ, PERAKENDECİ'nin iade etmek istediği ürünlerin tümünü koşulsuz iade almakla yükümlüdür. PERAKENDECİ, iade etmek istediği ürünlerle ilgili olarak herhangi bir sebep göstermek zorunda değildir. PERAKENDECİ'nin bildirmesine rağmen TEDARİKÇİ'nin iade almaması durumunda, PERAKENDECİ iadeleri kargo yolu ile TEDARİKÇİ”' ye gönderme ve tüm masrafları TEDARİKÇİ” ye fatura etme hak ve yetkisine sahiptir. TEDARİKÇİ' ye e-mail ile bildirim yapılarak TEDARİKÇİ'nin anlaşmalı olduğu kargo şirketine ürünün teslimi, ürünün TEDARİKÇİ'ye teslimi anlamına geldiğini, PERAKENDECİ, TEDARİKÇİ'ye düzenleyeceği iade faturalarını ürünün son alış fiyatı üzerinden tanzim eder.” şeklinde olduğu, her ne kadar kök raporda sözleşme özgürlüğü prensibince TBK m. 1/1 hükmüne göre “karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile” sözleşme kurulmuş olup sözleşmenin 6.3. maddesinde, açık bir şekilde, davalı tarafça davacıya iade edilecek ürünler açısından düzenlenecek iade faturasının iadeye konu edilen ürünlerin “son alış fiyatı” üzerinden düzenleneceğinin kararlaştırıldığı ve davalının düzenlediği iade faturasının sözleşmede kararlaştırıldığı gibi “son alış fiyatı” üzerinden düzenlendiği belirtilmiş ise de mali tespitle aynı doğrultuda, anılan sözleşmenin taraflar arasında yenilenmediği, devam etmediği, sonlandığı anlaşılmakla perakendeci davalıya bırakılan malların üzerinde mülkiyet hakkına sahip olan tedarikçi davacı tarafından malların iadesinin istenmesi dolayısıyla sözleşmenin 6.3 hükmünün artık bu durumda uygulama alanı bulamayacağı; çünkü sözleşmenin 6.3 hükmünün perakendecinin iade etme hakkını kullanma hakkına ilişkin olarak düzenlendiği ve son satış fiyatına ilişkin faturanın düzenlenmesinin bu duruma özgü olduğu; halbuki uyuşmazlıkta davalı perakendecinin, mülkiyeti davacıya ait olan malları satmadığı ve davacı tarafından maliki olduğu malların iadesinin talep edildiği; dolayısıyla somut durumda sözleşmenin 6.3 hükmüne göre son alış fiyatı üzerinden faturanın düzenlenmesinin yerinde olmayacağı kanaatine varıldığı; takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen ek rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.İcra dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 51.800,80-TL asıl alacak, 1.248,90-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.049,7053.049,70- TL alacak üzerinden icra takibine başlandığı, davalı tarafından İcra takibine borca ve ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu, davacı tarafından huzurdaki davanın 53.049,70-TL üzerinden harçlandırılmak suretiyle yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından, davacı şirketçe üretilen malların sat-öde sistemi ile davalıya ait mağazalarda satımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu, yaşanan olumsuzluk nedeniyle davalı nezdinde tutulan stoktaki davacı mallarının iadesinin ihtar edildiğini, davalı tarafından sözleşmeye konu malların iade faturaları kesilerek gönderildiğini, ancak iade faturalarında ürün fiyatlarının son alış fiyatına göre faturalandırıldığını, oysaki ürünlerin alım tarihine göre faturalandırılması gerektiği ileri sürülerek huzurdaki dava açılmıştır.İddia ve savunma karşısında taraflar arasında sözleşmesel ilişkisinin sabit olduğu anlaşılmış olup, uyuşmazlığın, iadeye konu ürün bedelleri yönünden fiyat farkı meydana gelip gelmediği, fiyat farkına konu alacağa ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelendiği, taraflar arasında yazılı Tedarik Sözleşmeleri ile yıllara yayılan ticari ilişki bulunduğu, davacı şirkete ait ürünlerin ---------- Faturaları ile davalı şirketin perakende satış mağazalarında ----------- olarak bulundurulması ve----------- yapılan satışlar sonucunda "Satıştan Ödeme Sistemi" şeklinde davacı şirkete ödeneceği şekilde anlaşma bulunduğunun tespit edildiği, davalı şirkete --------- faturası ile teslim edilen ve ancak henüz satışı yapılmayan ---------- ürün bedellerinin davalı şirketçe ödenmemiş oldukları ve satıldıkça "----------" yöntemiyle hesaplanarak davacı şirkete ödemelerin yapıldığı, davalı şirketin perakende satış mağazalarında bulunan ürünlerin ------------ olmaları nedeniyle davacı şirkete ait ürünler olduklarının tespit edildiği, alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla mali değerlendirme yönünden yapılan incelemenin Mahkememizce benimsendiği, yapılan yargılama ile taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3 maddesinde her ne kadar ürün iade usulü düzenlenmiş ise de mülkiyeti davacıya ait ürünlerin davalı tarafından bedellerinin ödenmediği, davalı şirket tarafından davacı şirkete iadesi sağlanan------------ ürünlerin 2018 yılından devir gelen stoklardan oluştuğu, iadeye konu ürünlerin herhangi bir satışa konu edilmemesi karşısında davacı şirkete alış koşullarında iade edilmesi gerekeceği, taraflar arasındaki ticari ilişki sona erdiğinden sözleşmenin 6.3. Maddesinde yer alan iade usulünün somut olayda uygulama yeri bulunmadığı, aksi durumun davalı nezdinde sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceği, 2018 yılı birim fiyatları dikkate alınmak yapılan bilirkişi mali değerlendirmesi ile davacının 51.800,80-TL asıl alacak ve 909,00-TL takip tarihinden öncesine ilişkin işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş, alacak likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak üzerinden %20 tutarında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

  1. )Davanın KISMEN KABULÜNE.

KISMEN REDDİNE,

  1. )Davalının. . . . . . . . . Esas sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 51.800,80. TL asıl alacak, 909,00. TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 52.709,80. TL üzerinden ve takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA,

-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

  1. )Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 10.542,00. TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  2. . )Karar ve ilâm harcı olan 3.600,60. TL harçtan peşin alınan 640,71. TL harcın mahsubu ile bakiye 2.959,89. TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

  3. A)Davanın kabul edilen kısmı yönünden; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . . . . .

BÜtçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul-ret oranı gözetilerek; 1.311,42‬-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

  1. B)Davanın reddedilen edilen kısmı yönünden; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca . . . . . . . . . bütçesinden ödenen 1.320. TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul. ret oranı gözetilerek; 8,58. TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

  2. )Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00. TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

  3. )Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. uyarınca 339,90. TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

  4. )Davacı tarafça yatırılan 708,51. TL harç ve 4.103,00. TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 4.811,51‬. TL yargılama giderinden davayı kabul . ret oranı dikkate alınarak; toplam 4.780,23. TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

11Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

perakendeciHizmetticaretalacaktedarikçi'(Ticaritedarikçi”tedarikçiperakendeci”toplamtedarikçi”'SözleşmesindenhükümNiteliktekicevapperakendeci”'işlemişasliye“tedarikçiİptaliİtirazıniadelerinmahkemesiKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim