SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/868 E. 2024/92 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/868

Karar No

2024/92

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/868

KARAR NO : 2024/92

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 07/12/2023

KARAR TARİHİ : 15/02/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 07/12/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilim ile davalı arasında akdedilen ve EK 1’de örneği sunulan 11.02.2020 tarihli menajerlik sözleşmesi hükümleri mucibince taraflar sözleşme dahlinde tüm hususlarda anlaşmışlardır. Bahse konu anlaşmanın tarafları ----- ve ... (sözleşmede Menajer olarak geçmektedir) ile davalı ---- ... (sözleşmede sanatçı olarak geçmektedir) olarak düzenlenmiştir. Bahse konu sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca sözleşme 3 yıl geçerli olup, sözleşmenin bitim tarihinden en az bir ay öncesine kadar taraflar aralarındaki sözleşmeyi yazılı olarak feshettikleri hususunda karşılıklı bir anlaşmaya varmadıkları taktirde sözleşme üç yıl uzatılmış sayılacaktır. Böyle bir yazılı fesih olmadığı için 11.02.2023 tarihinde sözleşme üç yıl daha uzatılmış sayılmaktadır. Bahse konu sözleşme uyarınca müvekkil sözleşmenin 2.1 maddesinde tanımlanan işleri yapan kuruluşlar ve kişiler ile sanatçı arasında sözleşme yapılmasına veya yapılmış sözleşmelerin icrasına aracılık yapan, veyahut bu işleri doğrudan doğruya düzenlemek ve gerçekleştirmek ile yükümlüdür. Müvekkil bahse geçen sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin her birini layığı ile yerine getirmiştir. Menajerlik sözleşmesine istinaden davalı tarafa 2020-2023 yılları arasında ----- adlı dizide------ karakterini, 01.08.2023 tarihli sözleşme ile ----- adlı dizide -----Karakterini, 15.08.2023 tarihli sözleşme ile ---- filminde oynayacağı karaktere ait sözleşmeleri imzalatmıştır. Tüm bu süreçlerde yine gerek reklam filmleri, klip çekimleri gerekse gazete, dergi televizyon ile ilgili tüm bağlantıları müvekkilim oyuncusu için sağlamıştır. Davalı 04.09.2023 tarihinde kendisini temsil etmesi amacı ile Av. ...vekaletname vermiş, akabinde 04-06.09.2023 tarihleri arasında davalının vekili adına Av. ... müvekkile ------no.lu telefonundan menajerlik sözleşmesini feshedeceklerini, ihtarname göndereceklerini ve hatta davalının sosyal medya hesaplarından açıklama yapacağı tehdidi ile müvekkilimi devreden çıkarmaya çalışmışlardır. Bahse konu yazışmanın ardından 04.09.2023 tarihine kadar davalının ---- profilinde Menajer olarak müvekkilin yazılı olduğu kısım bir anda davalı tarafından silinmiştir. Bu olayın ardından müvekkilin bizden önceki vekilleri aracılığı ile davalıya dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz ----- Noterliğinin 08.09.2023 tarihli ----- Yevmiye No.lu ihtarnamesi gönderilmiştir. Bahse konu ihtarnamede sözleşmenin 4. Ve 5. Maddesi gereğince hak, sadakat yükümlülüğü ve sorumlulukları ve ayrıca taraflar arasındaki çalışma sistemine ilşkin sorumluluklar ve etik kurallara aykırı davrandığı, ayrıca yine sözleşmenin 3, 4, 5, 7, 8 ve 9. Maddelerini ihlal etmesi nedeniyle tazmin sorumluluğu doğduğu ihtar edilmiştir. Bahse konu ihtarnamede müvekkili diskalifiye etmeye çalışarak, aynı yapım şirketinde aynı projeye başka menajer ile devam etmeye çalışmak istemesinin hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğu, müvekkilin şahi ve ticari itibarını zedeleyici davranışlar sergilediği, sosyal medyada 3.5 yıldır duran ... ibaresinin kaldırılması ve sosyal medyada arkadaşlıktan çıkarılması müvekkilin sosyal medya ve sektör üzerinden itibarının zedelenmesine sebebiyet verdiği hususları açıklanmıştır. Tüm bu ihlaller neden ile sözleşmenin 4.10 Maddesi gereği ihlallerden doğan 20.000 USD cezai şart ödeme sorumluluğu da davalıya ihtar edilmiştir. İşbu ihtarname kendisinin ikamet adresi ve tüm sözleşmelerde bildirdiği adres olan ------ adresine tebliğe çıkarılmış ancak karşı taraf tebligatı almaktan imtina etmiş, tebliğ edilmemesi için maksimum düzeyde efor sarf edilmiştir. En sonunda 30.09.2023 tarihinde davalının babasına tebligat yapılabilmiştir. Akabinde 29.09.2023 tarihli ihtarnamedeki aynı hususları içeren ve önceki ihtarnamenin teslim alınmamasının da belirtildiği ----- Noterliğinin 29.09.2023 tarihli ------ Yevmiye No.lu ihtarnamesi davalının vekiline 04.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Müvekkil tüm bu süreçlerde haklarını yasal olarak kullanmaya çalışmakta iken, davalının sosyal medyadan müvekkilin adını silmesini takiben 8-9 eylül ve devamı tarihlerde sosyal medyada "... uzun süredir menajerliğini yapan ... ile yollarını ayırdı" şeklinde asılsız haberler çıkmaya başlamıştır. devamında davalının bu hareketini takiben yine sosyal medyada müvekkil hakkında "yeteneksiz menajer , ayrıldığına çok memnunuz, bundan kötüsü olamazdı, bravo ----- insanları hayatından çıkar" şeklindeki linç şeklinde paylaşımlar ile müvekkilin sosyal medya ve sektör üzerinden itibarının zedelenmesine sebebiyet verilmiştir. Tüm bu süreçler devam etmekte iken davalı, vekili aracılığı ile 13.09.2023 tarihinde----- Noterliğinin----- Yevmiye No.lu ihtarnamesi ile herhangi bir somut delil sunmaksızın davalının kariyerini ciddi biçimde zarar gördüğü ileri sürülerek gördüğü lüzum üzerine taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği bildirilmiştir. Ancak davalı yan burada dahi kötü niyetini ortaya koymaktadır. davalının son imzaladığı tüm sözleşmelerde ve resmi kayıtlarda müvekkilin şirketinin adresi----- iken müvekkilin kullanmadığı eski adresi olan -----adresine tebligat çıkarılmıştır. Bahse konu tebligat müvekkilime ulaşmamışken dahi davalı ile ilgili hem sosyal medyada paylaşımlar başlamış hem de içlerinde müvekkilimin 25 yıldır iş yaptığı meslektaşlarının, cast direktörlerinin, ajansların, yönetmen ve yapımcıların bulunduğu kişi---- adlı şirketten 20.09.2023 tarihinde "... oyuncu kadromuza dahil olmuştur. dijital ve sinemada yeni ve devam eden projeler için müsaittir.---- ektedir." şeklinde toplu mail atılmıştır. Müvekkilim bu itibarsızlaştırma hareketlerinin nedenini sormak için davalının vekiline mesaj attığında ise kendisine ihtarnamenin bir örneği -----üzerinden, resmi olmayan şekilde gönderilip, sizin sözleşmeniz bitti diyerek kenara çekilme çabasına girmişlerdir. Taraflar arasındaki sözleşmenin özellikle 4.8 maddesinde "Sanatçı Ajans'ın itibarını ve onurunu kıracak, iş alma şansını azaltacak, sadakat borcuna, toplumun değer yargılarına ve ahlak kurallarına aykırı davranışlarda bulunamaz. Ajans ile ilgili gerçeğe aykırı bilgi veremez. Ajansın sırlarını ifşa edemez." şeklindeki madde aleni bir şekilde davalı tarafından ihlal edilmiştir. HEnüz sözleşmesi resmi bir şekilde devam etmekte iken ajans olarak müvekkilimin bağlamış olduğu işleri ve projeleri devam etmekte iken menajeri olduğu halde isminin silinerek sosyal medyada yanlış algıya neden olup müvekkilin itibarını zedelemiş ve sadakat borcuna aykırı davranmıştır. ajans ile ilgili gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak algı oluşturmuş, bu husus müvekkilin ticari itibarını zedeleyerek iş alma şansının azalmasına neden olmuştur. tüm bunların yanı sıra müvekkil ile olan sözleşmesini de herhangi bir somut dayanak oluşturmaksızın aralarındaki sözleşmeyi haksız nedenler ile feshetmiştir. Hal böyleyken; müvekkilimin uğramış olduğu zararların tazmini açısından taraflarca akdedilen sözleşme mucibince edimini yerine getirmeyen davalıya işbu davayı açma zarureti hâsıl olmuş olup, sözleşmede kararlaştırılan 20.000 USD cezai şartın ve müvekkil aleyhine gerçekleştirilen işbu eylemler neticesinde manevi olarak uğradığı zararların da göz önüne alınarak 10.000 USD manevi tazmini talebi ile iş bu davanın ikame edilmesi zarureti hâsıl olmuştur.

CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde özetle; "Şöyle ki müvekkilim ... kendi isteği doğrultusunda tarafımızca davacılar ile menajerlik ilişkisini sona erdirilen bir ihtar çekilmiştir. (EK-1) Davacılara çekilen ihtarnamede de belirtildiği üzere müvekkil ... 2020 yılından bu yana davacı menajerlik şirketi ile menajerlik faaliyetleri alanında çalışmalar yürütmüşlerdir. Davacı menajerlik şirketinin müvekkilin oyunculuk kariyerindeki yükselişine destek olmayıp kendisinin taleplerine karşılık vermemesi,taleplerinin eksik yerine getirilmesi, sosyal medya ve dijital mecralarda temsilinin doğru şekilde yapılmaması, bir menajerden beklediği profesyonel danışmanlik desteğinin sağlanmaması, müvekkil ... adina imzalanılan sözleşmelerde gerekli uzman destekleri konusunda yardim alınmaması, gelen projelerde projenin doğru seçimi, temsili, analizi konularındaki yetersizlik, menajerlik ilişkisinden beklediği faydayı elde edememesi ve kariyerinin ciddi biçimde zarar görmesiyle birlikte müvekkil, işbu haklı gerekçelerine istinaden ... ve ---- menajerlik ajansından ayrılmıştır. Herhangi bir tehdit olmadan, tamamen hukuki yollar ile ihtar edilmiş olup menajerlik ilişkisi hali hazırda sona erdirilmiştir. Akabinde, müvekkilim kendi isteği ve kariyerinde kendi çabasıyla elde etmiş olduğu başarısındaki yolculuğunu, farklı bir menajerlik şirketi ile devam ettirmek istemesi son derece olağan, hukuka uygun ve davacı aleyhine herhangi bir şahsi veyahut ticari itibarın zedelenmesi iddiası mesnetsiz ve herhangi bir somut belgeyle de ispat edilememiştir.

Davacının müvekkilin sözleşmeyi haksız nedenle feshettiğine dair iddiaları mesnetsiz ve yerinde değildir. Müvekkil ile davacı arasında akdedilen sözleşme davacı tarafın sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesinden, müvekkile gerekli menajerlik hizmetini sunamamasından kaynaklı feshedilmiştir. Zira taraflar arasında akdedilen menajerlik sözleşmesinin edimlerini davacı bir menajer olarak gereği gibi ifa etmemiştir. Menajerlik sözleşmesine istinaden davacı tarafından müvekkilin farklı zamanlarda farklı dizilerde rol almasına imkan sağlanmışsa da müvekkile hak ettiği meblağ davalı tarafından ödenmemiştir.

Şöyle ki, sözleşmenin 2.4. Maddesinde Sanatçı Servis Ücreti (SSÜ) olarak ele alınan ve sağladığı hizmet ve katkılar sebebiyle menajere ödenmek üzere sanatçının ücretinden düşülecek olan tutar, %25 oran ile sınırlandırılmıştır. Ancak "------ adlı dizide rol alırken sözleşmenin bu hükmüne sadık kalmayarak davacı kendine daha yüksek bir oranda ücret alırken müvekkile eksik ödeme yapmıştır. Kaldı ki davacının menajerlik hizmet sözleşmesi gereğince, müvekkilin hak kazandığı ücreti eksik ödemesi sebebiyle elde ettiği haksız kazanca ilişkin tarafımızca ---- İcra Dairesi ----. dosya üzerinden icra takibini de başlatmış bulunmaktayız. (EK-2)Bilahare bu konuyla alakalı vekalet sözleşmesinden kaynaklanan güvenin kötüye kullanılmasına istinaden suç duyurusunda bulunacağımızı da bildiririz.

Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.3 maddesinde cezai şart olarak 20.000 USD tazminat ödenmesi konusunda mutabık olunmuşsa da Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ gereğince sözleşmelerde döviz endeksli olarak kararlaştırılması yasaklanmıştır. Söz konusu tebliğin 8. Maddesinde sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı sözleşme türleri tek tek sayılmak suretiyle belirtilmiştir. Ana kural olarak, Türkiye'de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri sözleşmelerde sözleşme bedeli veyahut sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacaktır. Tüm bu hususlar nezdinde işbu dava konusu olan sözleşmede cezai şartın dolar endeksli olarak belirlenmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu izahtan varestedir. Bu düzenlemeden hareketle sözleşmede dolar endeksli düzenlenen maddelerin TBK 27/1. Maddesi uyarınca kesin hükümsüz sayılacağı, bu kesin hükümsüzlüğün sözleşmenin tamamına değil, yalnızca ilgili hüküm açısından ve "bedelin cinsi" hususunda geçerli olacağı açıktır.Kaldı ki tebliğde izin verilen durumlar dışında, tebliğde sayılan sözleşmeleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak düzenleyen ya da bu sözleşmelere bağlı ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak gerçekleştiren kişiler hakkında 1567 sayılı Kanunun 3. maddesinde yer alan hükümler uyarınca idari para cezası yaptırımı da uygulanacaktır.Bu düzenlemelerden hareketle müvekkilin ödemesi gerektiği iddia edilen 20.000 USD cezai şart ve 10.000 USD manevi tazminat alacağı olarak talep edilen 30.000 USD alacak iddiasını kabul etmemekle birlikte, işbu davanın kötü niyetle açıldığı ve davanın reddinin gerektiği izahtan varestedir." denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, menajerlik sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile değişik TTK’nın 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Buna göre, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Bu nedenle, asliye ticaret mahkemesinin bakması gereken davalarda, asliye hukuk mahkemesi görevli sayılamaz. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen dikkate alınır. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez.Somut olayda, davacılar vekilince; müvekkili ile davalı arasında menajerlik sözleşmesi akdedildiği, müvekkilinin sözleşmeye istinaden menajerlik hizmetlerini yerine getirdiğini ancak davalının müvekkili ile aralarındaki menajerlik sözleşmesine aykırı ve kusurlu davranışlar içerisine girerek sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı olarak feshettiğinden bahisle davalıdan cezai şart ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ve dosya kapsamında davacı taraflardan birisi ticari şirket ise de davalının tacir olmadığı, GVK 65. Maddesinde yer alan serbest meslek erbabı sıfatına sahip sinema oyuncusu olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından bu yönde görevsizlik kararı verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5 maddeleri gereğince görevli mahkeme. . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,

  2. HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli . . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtarat yapıldı)

  3. HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,

  4. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle,. . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, davacı asil ..., davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeticaretmahkemesi(HizmetSözleşmesindenKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim