İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/978 E. 2024/63 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/978
2024/63
7 Şubat 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/978
KARAR NO : 2024/63
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2022
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirketin davalı şirkete 3 adet -----renkli dopler cihaz sistemi sipariş verdiği, cihaz bedelleri için davalıya 20.06.2022 tarihinde 2.055.051,00TL ödeme yapıldığı, davalı tarafın müvekkili şirkete 3 adet ------renkli dopler cihazı için 20.06.222 tarihli 2.055.051,00TL bedelli fatura kestiği, bedelini ödeyerek sipariş ettiği ancak henüz teslim almadığı 3 adet------ renkli dopler cihazını ------Şirketi'ne 21.06.2022 tarihli 2.157.803,55TL tutarlı fatura ile sattığı, bedeli ödenmiş cihazların teslim edilmesini temin için; davacı şirket tarafından davalıya -----Noterliği'nin 21.09.2022 tarihli ------yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, cihazların teslim edilmesi, aksi takdirde cihaz bedelleri olarak ödenen 2.055.051,00 TL'nin faizi ile birlikte davacı şirkete iade edilmesinin istenildiği, ihtarnamenin davalı şirkete 22.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın ihtarnameye rağmen 3 adet -----renkli dopler cihazını teslim etmediğini, davalı hakkında 29.09.2022 tarihinde -----. İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, davalının itirazının kötü niyetli olup haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davalının haksız itirazının iptali için dava şartı kapsamında arabuluculuk yoluna müracaat edildiği, tarafların anlaşamaması üzerine işbu davanın açıldığını, dava sonucunda müvekkilinin haklı olacağı meblağın tahsilinin sağlanması için, davalı şirketin malvarlığının 2.056.824,54TL tutarlı alacak için -----.İcra Müdürlüğü -----Esas sayılı icra takibinde takip miktarı) mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyaten haczine, davanın kabulüne,-----.İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyada davalı şirketin haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu cihazların doğrudan davacıya teslim edildiğini, müvekkili tarafından 20/06/2022 tarihli ------numaralı e-fatura kesildiğini, nitekim davacının da faturanın kesildiği 20/06/2022 tarihinde 2.055.051,00 TL'lik fatura bedelini ödediğini, davacının cihazların teslim edilmediğini ilişkin iddiasının gerçeklerle bağdaşmadığını, davacı yanın süresi içerisinde faturaya hiçbir şekilde itiraz etmediğini, faturayı kabul ettiğini ve ticari defterlerine işlediğini, Yargıtay'ın faturaya itirazın mevcut olmadığı ve faturaların ticari defterlere işlenmiş olduğu durumlarda karine olarak malların teslim edilmiş olduğunu kabul ettiğini, davacının fatura bedelini ödediği aynı cihazları 21/06/2022 tarihinde 3. Kişi ----- Şirketi'ne fatura ettiği nazara alındığında dava konusu malların karine olarak teslim edildiğinin anlaşıldığını, fatura konusu bedelin davacı tarafından ödenmiş olmasının cihazların teslim edilerek edimin ifa edildiğini açıkça ortaya koyduğunu, davacı yanın alacaklı olduğunun yaklaşık ispat kurallarıyla dahi ispatlayamadığını, ihtiyati haciz talebinin reddini, davacı şirket tarafından yapılan takibin borç, faiz ve her türlü ferileri yönünden iptaline, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu olmadığından faiz, icra giderleri ve icra vekalet ücreti taleplerinin reddine, davacının %20'den az olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından davalı aleyhinde başlatılan ----- İcra müdürlüğünün -----Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı, temerrüt varsa işlemiş temerrüt faizinin ne olduğu, satıma konu malın davacıya teslim edilip edilmediğine ilişkindir.Davacı yan dava konusu 3 adet -----renkli döpler cihaz sistemi bedelini davalıya peşin ödemesine rağmen bu malların kendisine teslim edilmediğini iddia etmiş davalı ise malların davalıya teslim edildiğini, davalının faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediğini savunmuştur.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış dosya alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişi 04.09.2023 tarihli raporunda özetle taraf ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı şirket ticari defterlerinde davalı şirketin cari hesabının------ kod numaralı hesap altında takip edildiği, davacı şirket ticari defterlerinde takip tarihi itibarı ile davalı cari hesabının 0 ( sıfır) olduğu, yani davacının alacaklı olduğunun kendi defterlerinde de gözükmediği, davalı ticari defterlerinde davacı cari hesabının 0 ( sıfır ) gözüktüğü, tarafların BA/ BS bildirimlerinin de uyumlu olduğu, satış ilişkisinde edimlerin aynı anda ifa edildiği yani peşin satış olduğunun benimsendiği, somut olayda davalı tarafın tanzim ettiği faturanın davacı tarafından defterlerine kaydedildiği, satıma konu malların davacıya teslim edilmediğini davacının ispat etmesi gerektiği, davalı şirket tarafından faturaya itiraz edilmediği gibi iade faturası da düzenlemediğini belirtmiştir. Dosyada mübrez BA/BS formları incelenmiş davacının davalının keşide etmiş olduğu KDV hariç 1.902.825,00 TL bedelli faturayı BA formu ile vergi dairesine bildirdiği görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Yargıtay ----. HD. ------. Sayılı ilamında "....Oysa faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması (özellikle satın alanın ticari defterlerine kaydedilmiş olması) faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine karine teşkil eder. Bunun aksini malın teslim edilmediğini iddia eden davacının yazılı delillerle kanıtlaması gerekir..." belirtmiştir.Yargıtay -----. HD.------Sayılı ilamında "...Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir..." belirtmiştir.
Nitekim Y.-----.HD'nin 19.02.2018 gün -----sayılı ilamında "...Dava, TBK 470 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu kilit parke taşı imali ve teslimi işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK 67. maddeye göre açılmış itirazın iptâli davasıdır. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen futuradaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz yüresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan içide edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini ka nıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir.Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı taraf faturaların davalı tarafa tebliği edildiğini ve iade edilmediğini bildirmiş ve tebliğ belgeleri sunmuştur. Davalı tarafın beyanları ise faturaların tebliğ edildiğini ortaya koymakta ancak teslim edilmeyen malların faturalarının iade edilmediğini savunmaktadır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK190) nedeniyle, tebliğ edildiği anlaşılan faturalara itiraz edildiği veya süresi içinde iade edildiği olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olarak ispat yükü altında olan davalı bunu kanıtlayamamış ve fatura içerikleri kesinleşmiştir. Bu nedenle davanın kabulü gerekirken kismen kabul kararı verilmesi doğru olmadığının ” belirtmiştir.( Aynı yöndeki içtihat için Bkz. Yargıtay-----HD. -----. Sayılı ilamı-----BAM -----. HD. -----BAM ----. HD----- Esas ----- Karar sayılı ilamları )Yargıtay ----. HD-------. Sayılı ilamında "... Bir satım faturası alıcı ticari defterlerine kaydedilmesi halinde sonradan bu kayıt silinse dahi malın teslim alındığına karine olduğu gibi satım faturası BA formu ile vergi dairesine bildirilirse sonradan düzeltme yapılsa da malın teslim alındığına karinedir." belirtmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın özünde ticari satım sözleşmesi bulunmaktadır. Yukarıda alıntılanan yüksek mahkeme kararlarında vurgulandığı üzere ticari satım sözleşmesinde aldığı faturayı ticari defterlerine işleyerek, vergi dairesine BA bildiriminde bulunan bir tacir bu malın kendisine teslim edilmediği yolundaki iddiasını ancak yazılı delille ispat edebilir. Yasal sürede itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere işlenen ve dahası Ba bildiriminde bulunulan bir faturanın bu süre geçtikten sonra iade edilmesi veya BA bildirimin düzeltme beyanında bulunulması dahi bu karineyi çürütmeyecektir. Kaldı ki somut olayda zaten davacı yan faturaya itiraz etmemiş, iade faturası da düzenlememiş ve faturayı defterlerine de işlemiştir. Ayrıca bu fatura için mal teslim aldığı hususunu vergi dairesine BA bildirimi ile beyan etmiştir.Davacının kendi ticari defterlerinde de davalıdan bir alacağının olmadığı, cari hesabının 0 ( sıfır ) gözüktüğü anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı yanca davalının stok kayıtlarının incelenmesi istenmiş ise de; davacının iddiası kabul edilse dahi davalının söz konusu malları stok kayıtlarına almadan satmasının da muhtemel olduğu, bu malın davalı kayıtlarına giriş kaydının görülmemesinin durumu değiştirmeyeceği, davacının basiretli tacir gibi davranması gerektiği, ticari satım sözleşmesinde aldığı faturaya itiraz etmediği gibi iade faturası da düzenlemediği, faturayı defterlerine de işlediği ve BA bildiriminde bulunduğu, ticari defterlerin kesin deliller olduğu, aksinin ancak kesin delille ispat edilebileceği, kendi defterlerinde de bir alacağı gözükmediği sonucuna varılmış, davacının somut olayda ispat külfeti altında olduğu kendisine tefhim edilmiş, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması karşısında davacıya davalı asile yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davacı yanca yemin teklif edilmeyeceği beyan edilmekle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı yanca davacının tazminata mahkum edilmesi talep edilmiş ise de 2004 sayılı İİK'nın 67/2. Maddesi gereği davacının tazminata mahkum edilmesi için haksız ve kötü niyetli olması gerektiği, somut olayda davacının kötü niyetli olduğuna dair mahkememizde bir kanaat oluşmadığı anlaşılmakla bu talep uygun görülmemiştir.Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın reddine karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
-
Davanın REDDİNE,
-
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harcın peşin alınan 24.841,31 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 24.413,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı yanca yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara iadesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre 236.545,96 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine,
-
Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle,. . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12