Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/431
2024/607
10 Ekim 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/431
KARAR NO : 2024/607
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2024
KARAR TARİHİ : 10/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; İzah olunan ve mahkemece re'sen göz önünde bulundurulacak diğer nedenlerden ötürü davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 Amerikan Dolarının davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Arz ve izah edilen ve re’sen göz önünde bulundurulacak sebepler neticesinde öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alacak davasıdır.Davacının dava talebinin netice itibarı ile tedarik sözleşmeleri gereği davalıya gönderilen paraların geri iadesine ilişkin olduğu görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın 116/1-b madde ve fıkrası gereği uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği itirazı ilk itirazlar arasında sayılmıştır. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş davalı yasal süre içinde tahkim ilk itirazında bulunmuştur.
Taraflar yapacakları tahkim sözleşmesi ile ( HMK m.412,; MTK m. 4) üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konulardaki uyuşmazlıkların devlet mahkemeleri yerine hakemler eliyle görülmesini kararlaştırabilirler. Böyle bir durumda tarafların aralarında yaptıkları tahkim sözleşmesine uymaları ve tahkim kapsamına giren hususlarda aralarında çıkan uyuşmazlıklarda hakemlerde dava açmaları gerekmektedir. Mevcut tahkim sözleşmesine rağmen davacı hakemlerde değil devlet mahkemelerinde dava açarsa davalının bu hususu ilk itiraz olarak ileri sürmesi gerekir. ( ----- )
Taraflar arasında düzenlenmiş olan 17/10/2022 tarihli sözleşme ek anlaşması incelenmiş sözleşmenin 13. Maddesinde " 13.2. Taraflar dostça bir anlaşmaya varamazlarsa, tüm anlaşmazlıklar ve uyuşmazlıklar, ---- Federasyonu'nda bulunan Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesi'nde, satıcının seçimine göre üç hakemden oluşan bir tahkim kurulu tarafından ---- olarak ele alınır ve bahsedilen tahkimin kurallarına uygun olarak belirlenir. ---- Federasyonu'nun madde hukuku normlarına uyulur. " hükmü bulunduğu görülmüştür.Davacı davadaki talebini tahkim şartı bulunan 26/07/2022 ve 17/10/2022 tarihli sözleşmelere dayandırmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri türden bir uyuşmazlıktır. Yukarıda aynen alıntılanan sözleşme hükmü gereği sözleşmenin feshedilmesine, mevcudiyetine ve sözleşmeden kaynaklı tüm ihtilaflarda geçerli olmak üzere tahkim şartı konulmuştur.
----- BAM -----HD.---- Sayılı ilamında "....Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şaklinde yapılsın tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır. Tahkim sözleşmesinin tabi olduğu şekil 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nin 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre geçerli tahkim şartından bahsedebilmek için taraflarca imzalanmış yazılı bir anlaşma, karşılıklı mektup teatisi veya telgraf aranmaktadır. Sözleşme uyarınca davacı tarafından satın alınmış bulunan emtianın ayıplı olduğundan bahisle emtianın ayıp nedeniyle iadesi ve zararlarının tazmini talebinin belirli bir uyuşmazlığa ilişkin olması, özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olması nedeniyle tahkim şartının geçerli bir tahkim şartı uyarınca uyuşmazlığın ICC tahkimde çözümü gerekmektedir." şeklinde karar verildiği görülmüştür.Davacı vekili öninceleme duruşmasına katılarak taraflara arasında imzalanan sözleşmedeki tahkim şartının belirsiz olduğundan bahisle itirazın yerinde olmadığını ileri sürmüştür. İtirazı yerinde değildir. Zira benzer konuya ilişkin ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas ve ----- esas sayılı kararında; " Olayımızda taraflar arasında alım-satım akdinden dolayı 08/12/2011 tarihli sözleşme akdedildiği, sözleşmenin 10.maddesinde “Diğer şartları başlığı altında düzenlenen10.5.maddesine göre tarafların uzlaşmaya varamaması durumunda ilgili tarafın hak iddiasına ilişkin ihtilafları Avrupa Topluluğunun Ticaret ve Sanayi Odasının Uluslararası Ticari Tahkim Mahkemesi tarafından kendi yönetmelikleri çerçevesinde çözüme kavuşturulacağı, bu nedenle ihtilafın çözümüne yönelik ön duruşma prosedürünün zorunlu olmadığını, tarafların, tahkim mahkemesi kararını kararda belirlenmiş olan süre içinde uygulamayı taahhüt edeceklerinin hüküm altına alındığı görülmüştür. Her ne kadar davacı vekili dosyaya sunduğu dilekçelerde ve duruşmadaki beyanlarında, sözleşmede belirtilen kuruluşun mevcut olmadığını, olmayan mahkemede dava açılamayacağını, bu nedenle sözleşme hükmünün geçersiz olduğu belirtmişse de, taraflar arasında geçerli bir sözleşme akdedilmiş, sözleşmenin nasıl uygulanacağı, tarafların rızai iradeleriyle maddeler altında hüküm altına alınmış ve yukarıda da bahsedildiği şekilde sözleşmenin 10.5. maddesine göre tahkim şartının öngörüldüğü görülmüştür. Her iki tarafta tacirdir ve tacirlik sıfatının TTK hükümlerine göre sorumlulukları ve yükümlülükleri bulunmakla birlikte basiretli olmak durumundadırlar. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki beyanlarına mahkememizce itibar edilmemiştir. " şeklindeki gerekçeleri ile ret kararını inceleyen Yargıtay ----Hukuk Dairesinin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamı ile; " Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir." şeklinde bu yönü ile itirazların reddine karar verildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre HMK'nun 116/1-b bendi uyarınca uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülmesi gerekeceğinden, Yargıtay -----Hukuk Dairesinin----- esas ve ----- karar sayılı ilamının yol göstericiliğinde HMK'nun 413/1 Maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
6100 Sayılı HMK'nun 413'üncü Maddesi uyarınca Tahkim itirazı sebebi ile HMK'nun 116/1. b bendi uyarınca uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülmesi gerekeceğinden davanın USULDEN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 597,72 TL harçtan mahsubu ile fazla bakiye 170,12 TL harcın davacıya İADESİNE,
-
Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
-
3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki(2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. Maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. Maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK 'nın 344.maddesi) suretiyle, . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59