Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/272
2024/603
10 Ekim 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/272
KARAR NO : 2024/603
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2024
KARAR TARİHİ : 10/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı şirket, davalı borçlu şirketten alacaklı olup alacaklarının tahsili amacıyla ---- İcra Müdürlüğünün ---- ve ---- İcra Müdürlüğünün ---- sayılı icra takiplerine davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takiplerin durduğunu, her iki dosya için ayrı ayrı arabulucuya başvurulduğunu ancak arabuluculuk sürecinden olumlu bir sonuç elde edilemediğini, öncelikli olarak ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve 3. kişideki hak ve alacakları üzerine takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını alacağın faturalar ile sabit olmasının yanı sıra taraflara ait ticari defterler ile birlikte vergi dairesinden celp edilecek BA-BS formları incelendiğinde de alacağın ispatlanacağını belirterek İhtiyati haciz talebinin kabulü ile, İİK.nın 257. maddesine göre borçlunun 257.132,72 TL (tarafımızca haksız itirazın iptali talep edilen 2 icra takibinin toplam asıl alacak bedeli olan) miktarındaki menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız, Sayın Mahkemenizin aksi kanaatte olması durumunda Mahkemenizin uygun göreceği bir teminat mukabilinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla İİK.nın 257. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilmesini, ---- İcra Müdürlüğünün ----ve ----- İcra Müdürlüğünün ---- sayılı icra takiplerine yapılan haksız itirazın iptaliyle, her 2 takibi bakımından alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ve sonradan değişen ve artan oranlarda ticari avans faiziyle birlikte takiplerin asıl alacak yönünden devamına karar verilmesini, borçlunun alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak ---- İcra Müdürlüğünün ------ ve ---- İcra Müdürlüğünün ------ sayılı icra takiplerinde borca itiraz etmiş olduğundan her 2 takip için de ayrı ayrı alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla borçlu aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin her iki takip için de ayrı ayrı olarak davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin ---- Ticaret Odası nezdinde kayıtlı faaliyetlerine devam eden bir anonim şirket olması nedeniyle ihtiyati haciz uygulanmasında hukuki veya maddi bir faydanın bulunmadığından davacının ihtiyati haciz talebinin haksız olsduğunu, uyuşmazlığı çözümüne yönelik bir talep olduğundan taleplerin bu yönüyle de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra ikame edildiğini davaya karşı zamanaşımı defiinde bulunduklarından davanın usul ve esastan tümden reddine karar verilmesini talep ettiklerini; 2 ayrı icra dosyasından kaynaklı olarak aynı davada itirazın iptalnin talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İcra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, müvekkiline dava dilekçesinde bahsedilen faturalara konu ürünlerin teslim edilmediğini, davacının yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmesinin gerektiğini, müvekkili tarafından herhangi bir ürün teslim alınmadığını ve dolayısıyla yapılan icra takibinde müvekkilinin itirazım haksız bir itiraz olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin yerinde olmadığını, davacının gerçekleşmemiş bir satışın ve teslimin yapıldığı iddiasıyla kötü niyetli bir icra takibi başlattığından dosya kapsamında davacının kötü niyetinin açıkça ortada olduğunu davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin ticari defterleri ile davacının ticari defterlerinin birbirini doğrulatmadığından davacı ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayacağını belrterek qavanın usul ve esastan tümden reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle;"Davalı ---- 31.07.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ------ incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davacı ------ incelenen kayıtlarına göre, davacı ----- davalı ----- 22.02.2024 tarihinden itibaren ve 23.02.2024 ile 26.02.2024 takip tarihlerinde de (3 adet fatura ve cari hesap kaynaklı) 257.132,72 TL alacaklı olduğu; Davalı ---- 31.07.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, davalı---- kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemediği; Davacı tarafından davalıya kesilmiş e-faturaların merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği; Dava dosyası içeriğinde takip ve davaya konusu edilen alacak tutarına dayanak faturaların davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği; Tarafların 2023 dönemi Ba Bs beyanlarında mutabık oldukları ile bu beyanlarının davacının incelenen defter ve kayıtları ile de uyumlu olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
FERAGAT:Davacı vekilinin feragat dilekçesinde özetle; Dosyasından feragat ettiklerini, davalı tarafın da vekalet ücreti talebi bulunmadığına ilişkin beyan dilekçesi sunmasıyla birlikte feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BEYAN:Davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, eldeki davadan feragat etmiş olduğunu, feragatten kaynaklı olarak herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmamakta olduğunu, bu vesileyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Talep; İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından, mahkememizde açılan "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasının devam eden yargılaması sırasında; davacı vekilinin 07/10/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Davadan feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın HMK m.307 uyarınca FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
-
Feragatın ilk celseden sonra yapıldığı anlaşıldığından Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken (427,60/3*2=285,06 TL) karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak yatırılan 3.207,71 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.922,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana İADESİNE,
-
Yapılan masrafların masrafı yapan taraf üzerinde bırakılmasına,
-
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
-
Taraflar karşılıklı olarak vekalet ücreti talep etmedikleri için vekalet ücreti takdirine yar olmadığına,
-
3.600,00 TL arabuluculuk masrafının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59