SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/362

Karar No

2024/534

Karar Tarihi

25 Eylül 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/362

KARAR NO : 2024/534

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 03/04/2024

KARAR TARİHİ : 25/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Bankacılık Kanunu'nun 143. maddesi hükmü kapsamında kurulmuş bir Varlık Yönetim Şirketi olduğunu, çoğunluk hissesinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na ait olup, %100 hissesi Kamu' ya ait olduğunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143/6 maddesi gereğince varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemlerin ve bununla ilgili olarak düzenlenen kağıtlar, kuruluş işlemleri dahil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi hükmü kapsamında istisna iken; 26.10.2021 tarih ve ---- sayılı ---- yayınlanan 7338 sayılı V.U.K. İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 58. Maddesinde 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "kuruluş işlemleri de dahil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince" ibaresi ve "her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden" ibaresi madde metninden çıkarıldığını, mevzuatta yapılan son değişiklik ile Varlık Yönetim Şirketleri için 01/01/2022 tarihinden itibaren harç istisnası süresiz hale geldiğini, --- İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı takibine konu alacağı, ----Noterliği'nin 08.01.2019 tarih ----- yevmiye numaralı alacak temlik sözleşmesi ile müvekkili şirkete devir ve temlik ettiğini, temlik eden banka döneminde alacağın tahsili amacı ile ----İcra Müdürlüğü'nün ----. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ilgili takip dosyasından şahıs borçlularına ait bir kısım taşınmazların satışına esas olmak üzere kıymet takdirleri yapıldığını, yapılmaya da devam ettiğini ancak dosya borçlularından ----- Şirketi, ilgili Ticaret Sicil Müdürlükleri kayıtlarında re'sen terkin olduğundan, tebligat yapılamadığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7.-15. maddesi uyarınca ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak ihyası istenebileceği hükmü yer aldığını, TTK'nın geçici 7. maddesinin 2. fıkrasında, "davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz..." şeklinde düzenleme bulunduğunu, ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı dosyasında müvekkili şirketin alacağın tahsili amacı ile şahıs borçluları adına kayıtlı taşınmazların, kıymet takdir raporu, satış ilanının tebliği... vs. icra işlemlerinin yapılabilmesi için ------- Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafı yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Usulüne uygun tebligata rağmen davalı ----- Ticaret İl Müdürlüğü dosyaya cevap sunmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava konusu şirket hakkında derdest olan ----. İcra müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra takip dosyasının yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.

----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21/06/2024 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 31.07.2023 tarihinde yaptırdığı, 6102 sayılı Türk Ticaret kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca 31.07.2023 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.İcra takip dosyası celp edilerek incelenmiş davacının temlik alan alacaklı şirket olduğu, ihyası istenen şirketin de takip borçlularından birisi olduğu görülmüştür.6102 Sayılı TTK'nın 26/06/2012 tarih ve 6335 sayılı yasanın 38. maddesi ile değişik geçici 7. maddesinde bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde kanunda yazılı halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiş bulunmaktadır.Aynı maddenin 15. Fıkrasında " Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak .... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." düzenlemesi getirilmiş, Aynı maddenin 2. Fıkrasında Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Ticaret sicilinden geçici 7. Madde uyarınca terkine dilen şirketlerin ihyası amacı ile açılan davalarda şirketlere tasfiye memuru atanıp atanmayacağı uygulamada farklı kararların doğmasına yol açmış bazı mahkemeler tasfiye memuru tayin etmeksizin ihya kararı vermekte iken bazı mahkemelerin ise tasfiye memuru atadığı görülmekte idi. TTK nın geçici 7.madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir yargı uygulaması var iken ;Yargıtay HGK ve -----.HD nin bu konuya ilişkin olarak davaların sonuçlandırılabilmesi için sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir."Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay HGK'nın --- esas, ----- karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay ----HD'nin 22.03.2022 tarihli, ---- esas, ---- karar sayılı ilamı)Yukarıda alıntılanan emsal HGK kararından sonra istinaf dairelerinin görüş değiştirdiği ve artık bu durumdaki şirketlere de tasfiye memuru atanması gerektiğinden bahisle eski uygulamadan döndükleri görülmüştür.Tüm dosya kapsamından ihyası istenen şirket hakkında ----Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında derdest icra takibi bulunduğu, takibin halen derdest olduğu, ancak şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmıştır. Şirket hakkındaki derdest icra takibin sürdürülmesi, kesinleşmesi ve infazı bakımından davacının ihya isteminde hukuki yararı bulunmakta olup bu nedenle şirketin ilgili takip dosyasının sürdürülüp sonuçlandırılması , ilgili dosyanın kesinleşme işlemleri yönünden ihyasına karar verilmiş, şirket ortağı ve aynı zamanda son yetkilisi olan ---- tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.Davalı ----- ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

  1. DAVANIN KABULÜNE, . . . . . Ticaret Sicil müdürlüğünün . . . . . . sicil nosuna kayıtlı bulunup 31.07.2013 tarihinde sicilden terkin edilen . . . . . ŞİRKETİ hakkında derdest olan . . . . . İcra müdürlüğünün . . . . . Esas sayılı icra takip doyasının yürütülmesi, kesinleşmesi ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, . . . . . Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,

  2. Tasfiye Memuru olarak şirketin son yetkilisi olan . . . . . TC kimlik numaralı . . . . . atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,

  3. Kararın . . . ilan edilmesine,

  4. Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

  5. Davalı yasal hasım olduğundan ve gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı yasal hasım olduğundan ve gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  8. 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeticaretmahkemesiİhyasıŞirketinhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim