Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/390
2024/530
25 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/390
KARAR NO : 2024/530
DAVA : Ticari Şirket (şirketin feshi ve Tasfiyenin Kapatılması)
DAVA TARİHİ : 31/05/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (şirketin feshi ve Tasfiyenin Kapatılması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kızının kalp hastası olmasından dolayı ----- ameliyat olması gerektiğini, vize başvurusu red edilince ----- birileriyle tanışıyor olduklarını ve onların müvekkiline şirket almasını, bankadan kredi çekmesini, girdi çıktı yapıp şirket sahibi olarak vize başvurusunda bulunması için yardım edeceklerini, komisyon alacaklarını söylediklerini, bankadan krediler çekildikten sonra tüm paraya el koyduklarını, şirkete borçlandıklarını, şirketin tüm defterlerinin dolandırıcıların elinde olduğunu, müvekkilinin şirketi tasfiye edememiş olduğunu, konu ile alakalı ----- Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma açıldığını, dolandırıcıların şirket adına olan post cihazlarını aldıklarını, dolandırıcıların muhasebecisinin de şirketi borçlandırmaya devam ettiğini, şirketin tasfiyesini ve şu aşamada tedbir kararı verilerek faaliyetinin ve işlemlerinin ivedilikle durdurulması gerektiğini, şirketin tasfiyesini ve tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiş davacının şirketin tek ortağı aynı zamanda yetkili müdürü olduğu görülmüştür.6102 sayılı TTK'nın 636/3. Madde ve fıkrası " Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. " hükmüne haizdir.
---- BAM ----. HD. ----- Sayılı ilamında"....Somut olayda, davacı davalı şirketin haklı nedenlerle feshini talep etmiş ise de, davacının davalı şirketin tek ortağı olup , şirketin başka ortağı bulunmadığından ve davacı tek ortağı bulunduğu şirketi kendi iradesi ile fesih ve tasfiye edebileceğinden işbu davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir." belirtmiştir. Hukuki yarar dava şartı olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınmalıdır.( Bkz HMK M. 115/1) ----- BAM -----HD.------Sayılı ilamında "...Hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması anlamına gelir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan, korunan, bir yararı olmalı; hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. Hukuki yarar HMK'nın 114. maddesi gereği dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Davacının talebi.. şirketin Ticaret Sicilden terkinine ilişkindir.Davacı dava dışı şirketin tek ortağı ve yetkili temsilcisidir.Davacı tarafından dava dışı şirketin genel kurulu yapılarak, tasfiye kararı alması, tasfiye memuru ataması ve usulüne uygun olarak tasfiyesinin kapanmasına karar vermesi gerekirken işbu davayı açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. " belirtmiştir.6102 sayılı TTK'nın 621/1. Maddesi " Aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir... I) şirketin feshi .." belirtmiştir. TTK'nın 621. Maddesi uyarınca davacı şirketin tek hissedarı olduğundan ve maddede belirtilen oy ve sermayenin tamamına haiz olduğundan şirketi dilediği zaman genel kurul icra ederek feshetme hakkına sahiptir. Bu hususta mahkemeye müracaat etmesine gerek bulunmayıp mahkemeye müracaat etmesinde hukuki yararı da yoktur. Davacı şirket defterlerinin 3. Kişiler elinde olduğundan bahisle şirketi tasfiye edemediğini belirtmiştir. Davacı şirketin yetkilisi ve müdürü olup şirket defterlerinin davacı talebine rağmen iade edilmemesi halinde davacının bu kişilere karşı defterlerin istirdatı davası açması kendi ihtiyarındadır. Keza şayet tüm araştırmalara rağmen şirket defterlerine ulaşamaması durumunda defterlerin zayi olduğundan bahisle mahkemelerden alacağı zayi kararı ile de şirketi genel kurul icra ederek dilediği zaman feshetme hakkı yine davacı ihtiyarındadır. Davacı 3. Kişilerin şuan şirketi borçlandırdıklarını, işlem yapmaya devam ettiklerini belirtmiştir. Bilindiği üzere hiçbir kamu kurum ve kuruluşu keza özel kuruluş şirket yetkililerine dair imza sirküsünü görmeden şirketle iş yapmayacaktır. Şayet davacı yanca bu hususta 3. Kişilere bir vekaletname verildiyse bu hususu da en iyi bilecek olan yine davacı olup bu kişileri azletmek de davacının ihtiyardındadır. Her şeyden öte yukarıda ifade edildiği üzere davacı şirkette tek hissedar olduğundan ve tüm pay davacıya ait olduğundan aynı zamanda münferit yetkili müdür olduğundan dilediğinde genel kurul icra ederek şirketi feshedebilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
-
6100 sayılı yasanın 114/1. h, 115/2 ve 6102 sayılı TTK'nın 621. Maddesi uyarınca davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE,
-
Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
-
6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider/delil avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
-
Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, . . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59