İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/655 E. 2024/509 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/655
2024/509
19 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/655
KARAR NO : 2024/509
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/12/2023
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından Sayın Mahkemeye sunutan dava dilekçesinde özetle; müvekkili alayhine Örnek --- icra takibi başlattığını,müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia edene hiçbir borcu bulunmadığını,başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu,müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalinin gerektiğini,müvekkilinin 03.08.2021 tarihinde davalırın yetkilisi olduğu ---- isimli firmanın ---- plakalı aracını 3(üç) günlüğüne iraladığını, bu kapsamda araç kiralarken müvekkilinden talep edilen 750 TL kaparo ücretini müvekkilinin o dönemde kullanmış olduğu ----- ait kredi kartından çektirdiğini ayrıca, ayrıca 3 günlük kiralama bedeli olan 850 TL'nin de müvekkil tarafından aynı gün elden ödendiğini,araç kiralama sözleşmesinde kiralama başlarıgıç tarihinin Yyazdığını,sayfanın altında bir bono mevcut olduğunu,bono üzerinde müvekkilinin ad, soyad,adres ve imzasının bulunduğunun görüldüğünü, müvekkilinin irade sakatlanması sonucu,yanılgıyla ara kiratama sözlteşmesine imza attığını sanarak bir bono imzaladığını,davalı tarafından da bu bononun haksız şekilde doldurularak icraya konulduğunu;tarafların aralarında yaptıkları sözleşmede kira bitiş bitiş süresi kararlaştırılmadığından müvekkilinin 3 günlük kira süresinin bitiminde ilgili firmayla görüştüğünü, aracı teslim edeceği 06.08.2021 tarihinde yeniden 3 günlük kira bedelini ödemesi karşılığında araç teslim tarihinin 3 gün daha uzayacağı konusunda anlaştıklarını, akabinde müvekkilinin üç günlük kira bedeli olna 850 TL'yi davalının ----- bulunan hesabına gönderdiğini,müvekkilinin daha sonra ilgili firmayla tekrar görüşerek araç kiralama süresini 09.08.2021 den sonra günlük kira bedelini ödemek suretiyle 4 kez daha uzattığını, müvekkilinin 16.08.2021 tarihinde 3 günlük kira bedetlini ödedikten sonra, süre bitimi olan 19.08.2021 tarihi itibari ile 2 gün daha aracı kiralamak istediğini ve davalıyla 18.08.2021 günü bu konuda anlaştıklarını,müvekkilinin 18.08.2021 günü 2 günlük daha kira bedeli otan 570 TL'yi davalıya gönderdiğini ve aracı 20.08.2021 günü teslim edeceği konusunda anlaştıklarını ancak davalı ve/veya yetkilisi olduğu şirket çalışanını 19.08.2021 günü müvekkilini arayarak “aracın muayene işlemleri olduğunu ve müvekkile başka bir araç tahsiş edeceklerini "söyleyerek aracı getirmesini istediğini, ancak hiçbir. Neden göstermeksizin müvekkiline verilmesi taahhüt edilen başka aracın verilmediğini, fazladan ödenmiş olan 2 günlük kira bedeli ile başlangıçta ödenmiş olan 750 TL kaporanın müvekkilne iade edilmediğini,ayrıca davali tarafça araca ilişkin bir teslim tesellüm belgesi düzenlenmediğini, müvekkilinin irade sakatlanması sonucu doldurduğunu ve haksızca alınan bononun da müvekkiline geri verilmediğini, kötü niyetli olarak icra takibine konu edilen bono incelendiğinde;müvekkilinin boş senede ad, soyad T.C. ve adres yazarak imza attığını,senet üzerinde geri kalan kısımların (miktar,tanzim tarihi,vade tarihi,vs.)daval tarafından sonradan doldurduğunu,bono üzerinde nakden ya da malen malen ibaresinin mevcut olmadığını ,davalının müvekkilinden likit bir alacağı bulunmamasına rağmen,kötü niyetli olarak bononun müvekkilinin iradesi dışında — doldurularak müvekkil ateyhine icra takibi başlattığını, müvekkili ile davalı arasında hiçbir. ticari ilişki Dulunmadığını,tüm bu nedenlerle, takibin tedbiren durdurulmasına,müvekkili davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkili hakkında başlatılan icra takibini iptaline,davalının yüzde 20'den az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bononun bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, bu nedenle bir illete bağlı olmasının gerekmediğini, ispat yükünün senedin geçersiz ve bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, senedin geçersizliği iddiasına dayanak yalnızca bir sözleşme fotoğrafı sunulmuş olmakla birlikte sunulan evrakın asıl niteliğinde olmayan fotoğraf ile söz konusu iddianın iş bu davaya muhatap alınmasının hukuken mümkün olmadığını, fotokopi dosya üzerinden inceleme yapılamayacağını, davanın reddini istemiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Kaza tarihinde davacı şirket adına kayıtlı ---- plakalı sayılı otomobilin araç sorgusunda hususi kullanım amacı olduğu , davalının kullanmış olduğu aracın otobüs olduğu görülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda ..." sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.6102 sayılı TTK 16/1.maddesinde: "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." ve TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir oldukları, davalının tacir olmadığı ve sürücü olduğu, aracın davalı adına kayıtlı olmadığı, meydana gelen trafik kazasında davacı şirkete ait araçla davalının kullanmış ait aracın çarpışması sebebiyle maddi zarar meydana geldiği, dosyada mevcut ruhsat bilgilerine göre davacı aracının hususi araç olduğu, olayın haksız fiil kapsamında kaldığı ve olay sırasında hasar gören her iki aracın araçların ticari işletmeleri ile ilgili olduğuna dair bir delilin bulunmadığı, kaldı ki kazaya karıyan aracın davalı adına kayıtlı olmadığı, hal böyle olunca da davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla (----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ---- Esas Ve ---- Karar ); dava şartı yokluğu nedeniyle usuldan reddi ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin görevsizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin . . . . . Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmesine,
-
Mahkememizin kararı ile . . . . . Asliye Hukuk Mahkemesinin . . . Esas ve . . . . Karar sayılı ilamı arasında karşılıklı görev uyuşmazlığı nedeniyle karar kesinleştiğinde dosyanın uyuşmazlığın giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi için İstinaf ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine,
-
Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına ,
-
Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58