SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/449 E. 2024/493 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/449

Karar No

2024/493

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/449

KARAR NO : 2024/493

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 02/03/2023

KARAR TARİHİ : 18/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ekonomik bakımdan müvekkilinin geçimini sağlayamayacak kadar zor bir durumda olduğu, dava harç ve masraflarını karşılama gücü bulunmadığı, bu sebeple öncelikli olarak adli yardım taleplerinin olduğu, müvekkili adına -------Şirketi ve SGK Başkanlığı'nı hasım göstererek ----. İş Mahkemesi nezdinde ----- esas sayılı dosya ile hizmet tespit davası açıldığı ancak - Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiklerini, ----. İş Mahkemesi ------- esas numaralı dosya ile açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından mahkemece taraflarına işbu davayı açmak için mehil verildiği, işbu davada ihyasını istedikleri ---- Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin ----- olduğu, şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona ereceği ancak silinme işleminin geçerli olabilmesi için belirli şartlar olduğu, şirkete ait alacağın veya aktifin varlığı ya da malvarlığı ile ilgili olmasa da taraf sıfatını gerektiren devam eden hukuki ilişkilerinin söz konusu olduğu hallerde ticaret sicilinden silinme şirketin gerçekten ve kesin olarak ortadan kalkmış olması sonucunu doğurduğu, şirketin tasfiye işlemlerinin hukuka aykırı olarak eksik bırakılmış olduğu bu hallerde, şirketin yeniden tescili gerektiği, söz konusu şirket yönünden SGK kurumunda işlemler yapıldığı ve müvekkilinin mağdur edildiği, iş bu sebeple müvekkili yönünden yıllar sonra usul ve hukuka uygun olarak sigortasını yapmayarak SGK tarafından inceleme yapılmasına ve müvekkilinin ---- yapmış olduğu uslsüzlükler ve zarar görmesi sebebiyle dava açılmasına sebebiyet veren bu şirketin tasfiye işlemlerinin hukuki olarak devam eden işleri sebebiyle de tamamlanmasının mümkün olmadığı, davanın kabulünü, ------ Ticaret Odası'nın sicilinde kayıtlı ----- Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığı, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceği, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ------ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ----- Şirketi'nin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu şirketin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "vergi kaydının terkin edildiği" ve "adresinin tespit edilemediği" hususlarının belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığı, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi hâlinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğu ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediği, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususunın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte ---- Gazetesinde ilan edildiği (17.11.2014 tarihli, 8695 Sayılı -----), işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkili tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilinin re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmenin mümkün olamayacağı, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretindern sorumlu tutulamayacağı, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicil Memurluğu'nca gayri faal olması sebebiyle re'sen terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir.

----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15/03/2023 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca 18/02/2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.

----. İş Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının 09/02/2023 tarihli duruşmasında, davacı tarafa şirketin ihyası davası açmak üzere yetki ve süre verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacının iş bu davada davacı olduğu, ihyası istenen şirketin davalı olduğu, davanın konusunun hizmet tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İlgili dosya UYAP sisteminden celp edilerek incelenmiştir.

İhyası istenen şirket hakkında derdest dava bulunmakta olup ---.İş Mahkemesinin ---- Esasında kayıtlıdır.

İş bu uyuşmazlığa dair mahkememizin ------ Esas ----- karar sayılı dosyasında yargılama yapılmış ve davanın kabulü kararı verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine ----- HD. ---Karar sayılı ilamı ile "...TTK nın geçici 7.madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir yargı uygulaması var iken ;Yargıtay HGK ve -----.HD nin bu konuya ilişkin olarak davaların sonuçlandırılabilmesi için sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir..." gerekçesi ile verilen kararı kaldırmıştır.

Yapılan yargılamaya göre, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirket hakkında ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu derdest dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, ancak bildirimle yapılan ilana rağmen Ticaret Sicil Müdürlüğünce başvurusu bulunmadığından tebligat ve ilan prosedüründen sonra tasfiye edilmeksizin resen terkin edildiği anlaşılmıştır. Derdest olan davanın sonucuna göre şirketin borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmış ve şirketin ortağı ve son yetkilisi olan ----- tasfiye memuru olarak atanmasına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Davalının cevap dilekçesinde de belirttiği üzere derdest bir dava yokken yapılan terkin işlemi söz konusu olduğundan, davalı yasal hasım olduğundan davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

  1. DAVANIN KABULÜNE, . . . . Ticaret Sicil müdürlüğünün . . . . . sicil numarasına kayıtlı bulunup 18.02.2015 tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince re'sen sicilden terkin edilen . . . . . ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK 547 maddesi gereğince . . . . . . İş mahkemesinin . . . . esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, terkin edilen şirket hakkında yürütülen davanın sonuçlanması ve infazı bakımından sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,

  2. Tasfiye Memuru olarak en son tasfiye memuru olan . . . . . . TC kimlik numaralı . . . . . . atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,

  3. Kararın . . . . ilan edilmesine,

  4. Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan179,90 TL harcın mahsubu ile 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  5. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  8. 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeticaretmahkemesiİhyasıŞirketinhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim