SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/404 E. 2024/465 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/404

Karar No

2024/465

Karar Tarihi

11 Eylül 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/404

KARAR NO : 2024/465

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 05/06/2024

KARAR TARİHİ : 11/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ----- Şirketi'ne ait ----Merkezi No:----adresli işyerinde 11.03.1999 tarihinde çalıştığının tespiti ile işbu tarihin sigortalılık başlangıcı olduğunun tespiti amacıyla --- İş Mahkemesi'nde ----- sayılı dosya ile hizmet tespit davası ikame edildiğini, yapılan yargılama sırasında taraflarınca söz konusu davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olduğunun öğrenildiğini, ------ İş Mahkemesinde taraflarınca açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için 07.05.2023 tarihli ---- numaralı celsesinde tarafımıza davalı şirketin ihyası için dava açmak için 1 aylık süre verildiğini, ---İş Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasında taraflarına verilen yetki göz önüne alındığında söz konusu hizmet davasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi adına 2005 tarihinde ticaret sicilden terkin olunan ----- Şirketi'nin tüzel kişiliğinin 6102 sayılı TTK geçici 7.maddesi uyarınca ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip ve sonuca bağladğını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, “..sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.M. 32). yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK M. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK.M.547/2 gereğince tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada ihyası talep edilen şirket olan ----- 30.11.2005 tarihinde tasfiye edildiğini, tasfiyesi üzerinden 19 yıldan fazla zaman geçmiş olan şirketin ihyasının kanun hükmü gereği mümkün olmadığını, hak düşürücü sürenin geçmesiyle hakkın sona ereceğinden, hak düşürücü süre savunmasının itiraz niteliğinde olduğunu, taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir olduğunu, taraflarca ileri sürülmese dahi hakimin re'sen inceleme yaparak hak düşürücü sürenin aşılıp aşılmadığını tespit etmesi gerektiğini, ---- fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, ----- Gazetesinde ilan olunduğunu, tasfiye işlemi için kanun ve yönetmelik gereğince gerekli prosedürün uygulandığını, tasfiye işleminin hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, şirketin ihya edilebilmesi için tasfiye aşamasında eksik kalan hususların varlığının söz konusu olması gerektiğini, şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlandığını ve --- Gazetesinde ilan olunduğunu, ilgili gazete nüshasını deliller arasında dosyaya sunacaklarını, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddine, devamen davacının ispat külfeti uyarınca şartları oluşmayan ve ispatlanamayan davanın reddine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden tasfiye sonucu terkin edilen dava konusu şirket hakkında derdest olan ---.İş mahkemesinin ----- Esas sayılı dava dosyasının yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.İhyası istenen şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiş TTK'nın 547. Maddesi gereği tasfiyesinin sona ermesine müteakiben 23.11.2005 tarihinde sicilden terkinine karar verildiği, yetkilisi ve tasfiye memurunun huzurdaki davalı ... olduğu görülmüştür.İhya istemine dayanak iş davası celp edilerek incelenmiş davacısının huzurdaki davacı, davalılarının SGK ile ihyası istenen şirket olduğu, davacının 01.03.1999 tarihinde bir (1) gün sigortalı olarak çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin de 01.03.1999 Başlangıç Tarihinin Tespiti istemine ilişkin olduğu görülmüştür. İş davası incelendiğinde dosyada mübrez ihyası istenen şirket kaşe ve imzalı davacıya ait 12.03.1999 tarihli işe giriş bildirgesi bulunduğu görülmüştür.Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir. ( Bkz. ----. BAM ----. HD. -----. ) TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.

Her ne kadar davalı tasfiye memurunca davanın hak düşürücü süreye tabi olduğu yolunda itirazda bulunulmuş ise de TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ( Bkz. ---- bam ----. HD. ---- Esas , ----- Karar sayılı ilamı ) TTK'nın geçici 7. Maddesine dayanan ihya istemlerinde eskiden uygulanan 5 yıllık süre de Anayasa mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir.---- Bam ---. HD. ----- Sayılı ilamında "....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir. Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden derdest dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, derdest olan dava sonucuna göre şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında devam eden dava olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.--- BAM ----HD. -----. Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir."

---- BAM ----.HD. ----- Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay -----. Hukuk Dairesi ----.) Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu ---- BAM ----. HD. ------ Sayılı ilamında "... Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği, açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." ---- BAM ---. HD. ------ Sayılı ilamında "...Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak; TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır. Kaldı ki bu davada zaten ihya istemine dayanak yapılan iş davasındaki haklılık haksızlığa bakılmamaktadır. Ancak iş davası dosya kapsamında da ihyası istenen şirketin kaşe ve imzası bulunan işe giriş bildirgesi bulunduğu, UYAP entegrasyon sorgulamasında ise davacının SGK hizmet başlangıcının 2001 yılında başladığı görülmüştür.---- BAM ----. HD. -----Sayılı ilamında "....TTK'nın 547/2. maddesine göre, ek tasfiye işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurları veya yeni bir veya birkaç kişi tasfiye memuru olarak mahkemece atanarak tescil ve ilan edilir. Bu davada tasfiye memurunun hasım gösterilmesi gerektiğinden, dava dilekçesinde açıkça davalı olarak tasfiye memurunun gösterilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından, daha önce şirketi tasfiye eden tasfiye memuru atanmasında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Tasfiye işlemleri tamamlanıp ticaret sicilinde ilan edildiği tarihte, itirazın iptali davasına konu ticari ilişki bulunduğundan bu durumu bilebilecek durumda olan tasfiye memurunun tasfiyeyi kapatması ve HMK'nın 326. maddesi dikkate alındığında yargılama giderlerinden davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulması da isabetli olmuştur. " belirtmiştir. Davalı tasfiye memuru şirketin aynı zamanda yetkilisi olup davacının mevcut durumunu da bilecek durumdadır. Tüm bu anlatılan ve atıf yapılan emsal içtihatlardan ötürü davalı tasfiye memuru yargılama giderlerinden ve davacının vekalet ücretinden sorumludur.

---- BAM ----. HD. ---- Sayılı ilamında "...İlk derece mahkemesince davanın kabul edilerek davacı lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu bağlamda tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada taraf sıfatı bulunan tasfiye memurunun mahkemece hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Tasfiye memuru, bu giderleri, ek tasfiye için ihya edilen şirketin tasfiye giderlerine ekleyebilecektir." belirtmiştir.HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

  1. DAVANIN KABULÜNE, . . . . Ticaret Sicil müdürlüğünün . . . . . sicil nosuna kayıtlı bulunup 23.11.2005 tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE . . . . . ŞİRKETİ hakkında derdest olan . . . . . . İş mahkemesinin . . . . . Esas sayılı dava doyasının yürütülmesi, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, . . . . . Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,

  2. Tasfiye Memuru olarak en son tasfiye memuru olan ... TC kimlik numaralı ...'nin atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,

  3. Kararın . . . . . gazetesinde ilan edilmesine,

  4. Alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  5. Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 232‬,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.087,2‬0 TL yargılama giderinin davalı ... tahsiliyle davacıya verilmesine, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle davacının işbu davalıyla ilgili yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  8. Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... tahsiliyle davacıya verilmesine,

  9. 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, . . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeticaretmahkemesiİhyasıŞirketinhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim