İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/824 E. 2024/456 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/824
2024/456
10 Eylül 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/824
KARAR NO : 2024/456
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2019
KARAR TARİHİ : 10/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle;
Müvekkil ---- yönetim kurulu başkanı ve hissedarı olduğunu, dava dışı ------isimli şahıstan ---.İcra Müdürlüğünün ------ Ve ----.İcra Müdürlüğünün ----Sayılı dosyaları ile 2010 yılına ait olmak üzere 270.000,00 Euro’dan fazla alacakları olduğunu, davalı ---- 2017 yılında müvekkile gelerek -----kuzeni olduğunu, bu nedenle borcu kendisinin ödeyeceğini belirttiğini, davalının borcun bir kısmını ---- bir takım arsalar vererek ödediğini, ilerleyen zamanlarda müvekkilin bankalarla yaşadığı sıkıntılar ve içinde bulunduğu nakit sıkıntısı nedeniyle davalı ---- müvekkilden çek aldığını, çek bedelini nakde çevirdiğini fakat bedelin müvekkile teslim edilmediğini, bu yolla müvekkilin kandırıldığını zira çekin davalı ---- tarafından ele geçirildiğini, dava konusu bu çekin iade edilmesi için davalı ile iletişime geçildiğini fakat çekin iade edilmeyerek ----İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı dosyası ile takip başlatılarak müvekkilin haciz baskısı altında tutulduğunu, bununla ilgili Savcılığa ihbarda bulunulduğunu, davalı---- verilen çeklerle ilgili doğmuş bir ticari ve hukuki ilişki bulunmadığını, çeklerle ilgili davalıya bir borç bulunmadığını, davalı ---- çekleri yakın arkadaşı davalı ----- ve ----- ciro ettiğini, davalılar arasında gayrimenkul satışından dolayı ilişki bulunduğunu, amaçlarının müvekkili zarara uğratmak olduğunu, bu nedenle davalı ----- cirosunun çekte tahrifat yapılarak sonradan eklendiğini, anılan nedenlerle müvekkil aleyhinde başlatılan-----İcra Müdürlüğünün -----Sayılı takibin durdurulmasını, aksi kanaatte icra veznesine yatan paranın karşı tarafa ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ----- sıra nolu 125.000,00 TL bedelli çekle ilgili olarak müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitini, çekin iptali, iadesi, karar kesinleşene kadar ----- bildirilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı --- süresinde sunulmayan Savunma ve Karşı Talebi: Müvekkile ait arsaların davacının ------ dairelerinin takas edildiğini, bu takastan doğan farkın dava konusu çek ile ödendiğini, davacının devraldığı arsaların çoğunu sattığını, davacının müvekkile durdukyere çek vermediğini ve davacıdan alınan çeklerin kırdırılmak üzere alınmadığını, zira basiretli tacirin çekini bu şekilde kullanamayacağını, davacı iddialarının kötüniyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ---- süresinde sunulmayan Savunma ve Karşı Talebi: Müvekkilin davalı ---- tanımadığını, diğer davalı ----- annesi ------ sahibi olduğu ----. adına kayıtlı ---- plaka sayılı ---- marka aracın satışının yapıldığını ve karşılığında ilgili şahıstan ----- nolu, 125.000,00-TL ile ----- nolu, 125.000,00-TL çeklerin ciro yoluyla alındığını, araç satışından kalan bedelin nakden tahsil edildiğini, --- --- yaşlı olması nedeniyle davalı ----- vekalet verildiğini, ---- buradan tanındığını, çeklerin ------ tarafından çalışılan Alüminyum sektöründe diğer firmalara cirolandığını, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine -----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında ---- çek nolu, 125.000,00-TL bedelli çek için takip başlatıldığını, müvekkilin kötüniyetle hareket etmediğini ve TMK Madde 3’e göre sorumlu tutulamayacağını fakat davacının çekten doğan borcunu ödememek için kötüniyetle dava ikame ettiğini beyan ederek davanın reddini ve davacının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
BİRLEŞEN -----ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ----- ESAS SAYILI DOSYASINDA :
Davacı vekili dilekçesinde özetle;
Davaya konu çek sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; dava konusu çekin tahsili halinde, müvekkillerinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan, 2004 sayılı icra iflas Kanunun 72/3. Madddesi gereğince iş bu dosya kapsamında yapılacak yargıalama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konu çek dayanak yapılarak başlatılan ----- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takibin durdurulması, aksi kanaatte icra veznesine yatan paranın alacaklıya/karşı tarafa ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini beyan ederek ; davalılay aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulüne, davanın müvekkillerini dolandırması, güveni kötüye kullanması sebebi ile müvekkilin ----- Şubesine ait 15/04/2018 tanzim tarihli, ----- çek nolu, 125.000,00 Tl bedelli çek ile ilgili olarak ve ilgili çek dayanak yapılarak başlatılan ----- İcra Müdürlüğünün ---Sayılı dosyası ile alakalı müvekkilleri ------ borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline, iadesine karar kesinleşene kadar ------ bilgilendirilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davalının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, Müvekkiline çeklerin kırdırılarak yani paraya çevrilerek parasını getirmek üzere verildiği ileri sürüldüğü, Oysa ki davacının kredibilitesi yüksek olduğunu, bu çeklerin tamamına teminat yatırdığını, teminat mektubu sunduğuınu, dolayısıyla malvarlığı olan, kredisi yüksek bir firmanın kayıt dışı bir şekilde hem de kendi çeklerini kırdırması hayatın olağan akışına ters olacağını, davacıların tüm iddiaları akla ve mantığa aykırı olduğunu, müvekkilinden satın aldığı taşınmazların bedelini ödememek için kötüniyetle ikâme edilmiş bir dava olduğunu, netice olarak toplanacak deliller karşısında davacının kötüniyeti ve borcunu ödememek amacıyla işbu davayı ikâme ettiği ortaya çıkacacağını, davanın reddine ve ayrıca Davacının kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı Müvekkili ----, davacılar ve diğer davalı ---- dava dilekçesinde iddia edilenin aksine tanımadığını, davaya konu çek/çeklerden doğan alacağı dışında iddia edildiğinin aksine hiçbir dostluğu, arkadaşlığı, ticari ilişkisi bulunmadığını, İş bu nedenle, davacıların dava dilekçesindeki tüm iddiaları asılsız olduğunu, davacılar, dava dilekçesinde çekleri kendilerinin keşide edip verdiklerini dava dilekçesinde ikrar ettiklerini, davacıların, kendi istekleri ile başkasına keşide edip verdikleri ve aralarında iddia ettikleri ilişki var mıdır, yok mudur ve ilişkinin varlığı ile bu ilişkinin niteliği iyiniyetli 3.şahıs olan davalı müvekkili ---- ilgilendirmediğini, davacı ile diğer davalıların aralarındaki ilişki bilinmediğini, bilebilecek konum ve durumda da olduğunu, İş bu nedenlerle; davacılar dava konusu iş bu çeklerden doğan borçlarını ödememek için bu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetli davasını ikame ettiğini, İş bu nedenler, haksız ve kötü niyetli iş bu davanın reddini isteme zarureti hasıl olduğunu beyan ederek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve tüm taleplerinin reddine, davacılar aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet/icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacılara yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.
DELİLLER:
-----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra dosya sureti ile----.İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra dosya sureti, ------- Şubesine ait 30/04/2018 tarihli, ----- seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli çekten---- Şubesine ait 15/04/2018 tarihli, ----- seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli çekler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
04.03.2021 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ve Nitenlikli Hesaplama uzmanına tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 15.03.2022 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkemenizin 04.03.2021 tarihli duruşma tutanağının ----- numaralı ara kararında davacı nezdinde yerinde inceleme yapılması yönünde karar kurulduğu, davacıların ticari defterlerin bulunduğu yer ileilgili davacının herhangi bir beyanda bulunmadığı, buna karşın Sayın Mahkemenin yetkilendirmesine istinaden davacı vekilin ----- mail adresine 31.10.2021 tarihinde mail gönderildiği (EK-1), davacı vekilin tarafımı arayarak dosyadaki görevinden çekildiğini fakat maili firma ile yeni vekile ilettiğini belirttiği buna karşın rapor yazım tarihi itibariyle istenilen verilerin ibraz edilmediği, Huzurdaki dava ile birleşen davada -----İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasına konu edildiği anlaşılan ----- sayılı 125.000,00 TL tutarlı çekin arka sayfasında ----- cirosunun bulunmadığı, çekin karşılıksız çıktığı ve bankanın sorumluluğunda olan 1.600 TL'nin ödenmediğinin belirtildiği, bu itibarla çekin cira silsilesinde kopukluk olduğunun anlaşıldığı, Tapu kayıtlarından anlaşıldığı üzere davalı ---- tarafından davacı ------ yönetim kurulu başkanı olduğu anlaşılan ------ isimli kişiye vekaleten olmak üzere, toplamda 310.837,00 TL bedelle gayrimenkul sattığı, listede belirtilen gayrimenkullerin davacı şirketler nezdinde kayıtlı bulunup bulunmadığı hususlarının dosya kapsamındarı tespit edilemediği, Her ne kadar davacı tarafından çekte tahrifat yapıldığı ileri sürülüyorsa da, bu konunun uzman aracılığı ile incelenmesinin takdirinin mahkemenin olduğu, ----- Asliye Ceza ------ sayılı dosyası dosyada bulunmadığından celbinin takdirinin mahkemenin olduğu, Her iki davada da Davalının çek karşılığına ilişkin iddiasını kanıtlayacak belgelerin dosyada bulunmadığı Diğer davalıların dava ile bağlantısını ortaya koyacak belgelerin dosyada bulunmadığı şeklinde rapor hazırladıkları görülmüştür.
23.03.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi uzmanına tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 10.08.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacı ----- tarafından incelemeye sunulan 2018 yılına ait tüm ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 hükmü uyarınca açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı görüldüğünden, Davacı şirketlere ait 2018 yılı Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalı ----- Gelir İdaresi Başkanlığı 28/03/2023 tarih ve ----- sayılı cevabi yazıda; “İlgi tarih sayılı yazınıza istinaden kayıtlarımızın tetkikinde; ---- T.C. Kimlik Numaralı ----- Dairemizde herhangi bir mükellefiyet kaydının olmadığı ancak 16/04/1999 tarihinde (VKN:----) potansiyel vergi kimlik numarası aldığı ve ---- Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün re'sen terk mükellefi olan ----- vergi sicil numaralı------ 01/04/2005 tarihi itibarıyla %13 hissedarı olduğu anlaşılmıştır” şeklinde beyan edildiği görülmüş olup davalı --- - adına kayıtlı bir ticari işletmenin olmadığı anlaşılmıştır. Davalılar --- ve ----- incelemeye katılmamış defter ve belge sunmamıştır. Davacıların Defter İncelemesi Neticesinde; ----- defterlerinin incelenmesi neticesinde -----ile arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu Dava konu ----- nolu, 15/04/2018 Vadeli 125.000,00 TL tutarlı ve ---- nolu, 30/04/2018 vadeli - tevdi edildiği, davacı-----defter incelemesi neticesinde davacı----- nolu, 15/04/2018 Vadeli 125.000,00 TL tutarlı ve ---- nolu, 30/04/2018 vadeli 125.000,00 TL tutarlı çeklerin -----satışının yapıldığı, ilgili tapu satış belgelerinde satıcının bütün bedelleri nakden ve tamamen aldığın kabul ettiği, ayrıca davacı şirket ---- incelenen 2018 yılı ticari defterlerinde 2018 yılında ------ tarafından edinilen muhtelif tapuların şirket kayıtlarında yer almadığı görülmüş olup, İş bu çeklerden dolayı davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı son kararının mahkemenizde olduğu şeklinde tespitte bulunulmuştur.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava ve birleşen davanın, icra takibine kon yapılan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin --- Esas ve ---- Karar sayılı ilamında; "....Dava, takip dayanağı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Bankaya çekin tahsili için ibrazı ve bankaca çekin karşılığının bulunmadığı şerhinin bu imza altına işlenmesinden sonra, bu çekte hak sahibi olunabilmesi için alacağın temliki sonucu doğuran ve çeki bankaya ibraz edenin bir cirosunun TTK'nın 793. maddesi uyarınca bulunması şarttır. Bu şekilde bir cironun bulunmaması durumunda çeki elinde bulunduran meşru hamil sayılmaz. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, takip dayanağı çekin ----- tarafından bankaya ibraz edildiği ve altına çekin karşılığının bulunmadığı şerhinin işlendiği anlaşılmakla, bu şerhden sonra çekin davalılardan ---- geçmesi için ---- tarafından alacağın temliki sonucunu doğuran bir cironun yapılması zorunludur. Bu zorunluluk yerine getirilmeden çekin teslimi sonucunda ---- meşru hamil olamaz. Bu nedenle bu çeke dayalı olarak herhangi bir istemde bulunulamayacağı anlaşılmakla, davacının dava tarihinden önce ödediği miktar ile davadan sonra ödediği miktarı (menfi tespit davasının istirdata dönen kısmı bakımından) isteyebileceği, göz önüne alınarak icra dosyası ve davacının ödeme belgeleri getirtilerek, davacının ödeme yaptığı miktar için istirdat talebinin kabulü ile bakiye kalan kısım var ise bu yönünden de borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken ne miktarda ödeme yaptığı belirlenmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir..." şeklinde açıklandığı,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında " ....Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.23. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.24. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. ..." şeklinde açıklandığı,
Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında "6102 sayılı Kanun'un cironun hak sahipliğinin ispatı fonksiyonunu belirten 790 ıncı maddesinde, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağına yer verilmiş olup, çeki elinde bulunduran hamil ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığı takdirde, ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkını haiz olmayıp keşidecinin de senet metninden anlaşılan bu hususu çek hamiline karşı ileri sürmesi mümkündür.Davaya konu çeklerin incelenmesinde; davacının keşidecisi olduğu çeklerin ilk olarak dava dışı lehtar ---- tarafından tam ciro ile ----ciro edildiği, söz konusu cirodan sonra ise çeklere davalılardan ----- beyaz ciro yaptığı, daha sonra da diğer davalının cirosunun yer aldığı anlaşılmış olup, lehtar tarafından tam ciro yoluyla devredilen çeklerin ---- tarafından ciro edilmesi gerekmekteyken davalı ------ tarafından cirolanmasıyla birlikte ciro silsilesinde kopukluk oluşmuştur.Şu halde, hak sahipliğini birbirine bağlı muntazam ciro silsilesi ile ispat edemeyen davalılara karşı keşidecinin, çek üzerindeki imzasını inkâr etmese dahi, senet metninden anlaşılan bu hususu ileri sürebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.şeklinde açıklanmıştır.TüRK Ticaret Kanunu'nun 792/1. maddesinin "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir.Davacı yanca, davalı ----- çekler verildiği ve çek bedelini nakde çevirmesine rağmen bedelini teslim etmediği, davalı ---- verilen çeklerle ilgili doğmuş bir ticari ve hukuki ilişki bulunmadığını, davalı ----- çekleri yakın arkadaşı davalı --- ve ---- ciro ettiğini, davalı ---- cirosunun çeklere tahrifat yapılarak sonradan eklendiği, ----İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasında çeklerin icraya konulduğu beyan edildiği,Asıl dava bakımından; ---- İcra Müdürlüğünün takibine konu ---- Şubesine ait ---- numaralı, 30.04.2018 tarihli, 125.000,00 TL bedelli ---- tarafından ----- lehine düzenlen çek olduğu, çekin arka sayfasında lehtar ---- birinci cirosunun bulunduğu, birinci cironun devamında ikinci cironun ----- tarafından yapılarak imzalandığı, devamında alınan ------ tarafından üçüncü cironun yapıldığı, devamındaki ciroların üzerinde iptal ibaresinin bulunduğu, çekin ibraz tarihinin 30.04.2018 tarihi olduğu ve karşılıksız kaşesinin vurulduğu, çekin ibraz tarihi itibariyle çek görüntüleri temin edildiğinde 30/04/2018 tarihinde davalı ---- ciro silsilesinde olmadığı görülmüştür. Bankaya çekin tahsili için ibrazı ve bankaca çekin karşılığının bulunmadığı şerhinin bu imza altına işlenmesinden sonra, bu çekte hak sahibi olunabilmesi için alacağın temliki sonucu doğuran ve çeki bankaya ibraz edenin bir cirosunun TTK'nın 793. maddesi uyarınca bulunması şarttır. Bu şekilde bir cironun bulunmaması durumunda çeki elinde bulunduran meşru hamil sayılmaz. Çeki elinde bulunduran hamil davalı ------ ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığı,, ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkını haiz olmayıp keşidecinin de senet metninden anlaşılan bu hususu çek hamiline karşı ileri sürmesi mümkündü olması nazara alındığında davacıların davalı ---- bakımından menfi tespit isteminin yerinde olduğu,
Davalı ---- ise ---- numaralı çekte cirosunun bulunmadığı, davalı ---- ise cirosunda kopukluk olmadığı, davacıların iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ticari defter ve belgelerin incelemesiyle de ispat edilemediği, illetten mücerretlik ilkesi göz önüne alındığında davacıların bu davalılar bakımından davasının reddine karar verildiği,Birleşen dava bakımından: --- İcra Müdürlüğünün ---- icra sayılı dosyasına konu çek aslının incelenmesinde ---- Şubesine ait ---- numaralı, 15.04.2018 tarihli, 125.000,00 TL bedelli ---- tarafından -----lehine düzenlen çek olduğu çekin arka sayfasında lehtar ------ birinci cirosunun bulunduğu, birinci cironun devamında ikinci cironun ---- tarafından yapılarak imzalandığı, devamında üçüncü cironun ---- tarafından yapılarak imzalandığı, devamında dördüncü cironun ----- tarafından yapılarak imzalandığı, beşinci cironun -----olduğu, altıncı cironun ----- olduğu, devamındaki ciroların üzerinde iptal ibaresinin bulunduğu, çekin ibraz tarihinin 17.04.2018 tarihi olduğu ve karşılıksız kaşesinin vurulduğu, bu çek bakımından da çekin ibraz tarihi itibariyle çek görüntüleri temin edildiğinde 17/08/2018 tarihinde davalı ---- ciro silsilesinde olmadığı, bu nedenlerle davalı ----- bakımından asıl dava bakımından yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği,
Davalı ---- ve davalı ------ bakımından ise cirosunda kopukluk olmadığı, davacıların iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, ticari defter ve belgelerin incelemesiyle de ispat edilemediği, illetten mücerretlik ilkesi göz önüne alındığında davacıların bu davalılar bakımından davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davalı ----- bakımından ceza dosyasının akıbetinin iş bu dava açısından bekletici mesele yapılmasında yarar görülmediği, ceza davasında verilecek kararın mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Çek iptali ve iadesi talepleri bakımından yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-A)ASIL DAVA BAKIMINDAN;
-
Davanın davalı . . . . bakımından KABULÜ ile; . . . . . . .İcra Müdürlüğü'nün . . . . . Esas sayılı icra takibine konu . . . . . Şubesine ait 30/04/2018 tarihli, . . . . . seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, çekin iptali ve iadesi taleplerinin REDDİNE,
-
Davalılar . . . . . bakımından davanın REDDİNE,
-
Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 8.538,75 TL harçtan, peşin yatırılan 2.134,69 TL harcın düşümü ile geri kalan 6.404,06 TL harcın davalı . . . . . alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
-
Davacılar tarafından yapılan 2.134,69 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 4200,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.267,65 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.646,74 TL yargılama giderinin davalı . . . . . . alınarak davacılara VERİLMESİNE,
-
Davacılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı . . . . . alınarak davacılara VERİLMESİNE,
-
Davalı . . . . . kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı . . . . . VERİLMESİNE,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
-
1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davalı . . . . . tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
-
Karar kesinleştiğinde . . . . Şubesine ait 30/04/2018 tarihli, . . . . seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli çekin . . . . İcra Müdürlüğü'nün . . . . . Esas sayılı icra dosyasına iadesine,
B)BİRLEŞEN ----ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ----- ESAS SAYILI DAVA DOSYASI BAKIMINDAN;
-
Davanın davalı . . . bakımından KABULÜ ile; . . . İcra Müdürlüğü'nün . . . . . . Esas sayılı icra takibine konu . . . . . Şubesine ait 15/04/2018 tarihli, . . . . . seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, çekin iptali ve iadesi taleplerinin REDDİNE,
-
Davalılar . . . . . bakımından davanın REDDİNE,
-
Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 8.538,75 TL harçtan, peşin yatırılan 2.134,69 TL harcın düşümü ile geri kalan 6.404,06 TL harcın davalı . . . . . alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
-
Davacılar tarafından yapılan 2.134,69 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcının davalı . . . . . alınarak davacılara VERİLMESİNE,
-
Davacılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı . . . . . alınarak davacılara VERİLMESİNE,
-
Davalı . . . . . . kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı . . . . . VERİLMESİNE,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
-
1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davalı. . . . tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
-
Karar kesinleştiğinde . . . . . Şubesine ait 15/04/2018 tarihli, . . . . . . seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli çekin . . . . İcra Müdürlüğü'nün . . . . . . Esas sayılı icra dosyasına iadesine,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacılar vekili ve davalı . . . . vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58