SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/307 E. 2024/404 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/307

Karar No

2024/404

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/307

KARAR NO : 2024/404

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 02/05/2024

KARAR TARİHİ : 10/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili --- ile dava dışı şirket ----arasında imzalanan 15.03.2003 tarihli kira sözleşmesi ile "-----" adresindeki işyerinin dava dışı şirkete kiralandığını. kiracı ---- Taşımacılığının 2022 ve 2023 yılında bazı aylara ilişkin kira borçlarını ödemediği için kiraya veren müvekkili tarafından kiracı şirkete karşı -----İcra Dairesinin ----- sayılı dosyasında kira alacağının ödenmesi, aksi takdirde haciz ve tahliye talepli icra takibi başlatıldığını; bu takip dosyasına davalı ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen 22.03.2024 tarihli yazıda---- Taşımacılığı'nın 12.09.2006 tarihinde tasfiyesinin sona erdiği ve sicilden terkin edildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin kiracısı olan şirketin yıllar evvel sicilden terkin edildiğini ve böylelikle tüzel kişiliğinin sona erdiği, aslında yıllardır var olmadığını öğrendiği, kiracı şirketin 2006 yılında tasfiye edilmişse de müvekkilline olan kira sözleşmesi tasfiye memurunca feshedilmediği ve kiralananın bugüne kadar tahliye edilerek müvekkiline teslim edilmediğini, 26.05.2005 tarihli -----ve tasfiye memuru olarak davalı ---- atandığının ilan edildiği, ---- tüzel kişiliğini kaybettiğini ve taşınmazın şirket yetkilisince haksız şekilde işgal edildiğini öğrenen müvekkilinin kira sözleşmesinin feshi ve kiralanan tahliyesi için dava açmak istediğini, ancak sicil kaydı ve tüzel kişiliği bulunmayan kiracı şirketin açılacak tahliye davasında bu haliyle taraf olamamasından dolayı öncelikle TTK m. 547 gereğince şirketin ihya edilmesi gerektiğini, ----- ihyasını ve ticaret siciline tescil edilmesini, yargılama harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip ve sonuca bağladğını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, “..sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.M. 32). yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK M. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK.M.547/2 gereğince tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tasfiye memuru --- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulan ---- gazetesinden de görüleceği üzere dava dışı şirket olan ----- son tasfiye memuru olduğu, ancak müvekkilinin şirketin tasfiyesinin sona erdiği 12.09.2006 tarihinden itibaren şirket ile ilişiğini kestiğini, işbu nedenle huzurdaki davanın tarafı olmaması gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 547. Maddesinin 2. Fıkrasında '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlendiği, mahkemeden yeni bir tasfiye memuru atanmasını talep etme zorunluluklarının doğduğunu, haksız bir şekilde müvekkiline yöneltilen işbu davanın müvekkili yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15/05/2024 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 21/09/2006 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiye memurunun ----- olduğu, ----- göreve başlamasının 18.08.2005, görev bitiş süresinin 02.10.2012 olduğu, şirketin 21/09/2006 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir.Her ne kadar davalı tasfiye memurunda şirket ile ilişiğini kestiğini davada taraf olmaması gerektiğini belirtmiş ise de TTK'nın 547. Maddesinden kaynaklı ihya davalarında tasfiye memuru ile ticaret sicil müdürlüğü arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu nedenle beyanları yerinde değildir.Tasfiyesi istenen şirket aleyhinde davacı yan ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında takip başlatmış olup ilgili dosya UYAP sisteminden celp edilerek incelenmiş alacaklısının davacı, borçlusunun ise ihyası istenen şirket ile şirket ortaklarından---- takip borçlusu olduğu görülmüştür. İcra takibinde ---- takip borçlusu olduğu görülmüştür. Dosyada mübrez kira sözleşmesi incelendiğinde kiraya verenin huzurdaki davacı olduğu, kiracının ihyası istenen şirket olduğu, kira sözleşmesini ---- ile ----- müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları görülmüştür.

Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden icra takibinin bulunduğu, dolayısıyla şirketin faal olduğu, derdest olan takip sonucuna göre şirket borcunun veya alacağının ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı tasfiye memuru vekili 2006 yılından sonra şirket ile bir ilişiği kalmadığını belirtmiştir. Tasfiye memurunun şirket ortaklarından olmadığı, kira sözleşmesini şirketin son yetkilisi olan----kefil sıfatı ile de imzaladığı, yakın zamana kadar şirketin kira borçlarını da ödediği( duruşma sırasında davacı vekili yakın zamanda ihyası istenen şirketçe ödenen kira alacağına dair banka dekont örneği göstermiştir.) sicilden terkin edilmesine rağmen faal olarak faaliyetine devam ettiği nazara alındığında mahkememizce takdiren tasfiye memuru değiştirilerek şirketin son yetkilisi olan şahıs tasfiye memuru olarak atanmıştır.Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir.( Bkz. ----. BAM ----. HD-----.)TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ( Bkz. --- bam ---- HD----- Esas , ------ Karar sayılı ilamı ) ---- Bam ----. HD. ----Sayılı ilamında "....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir.Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de davacı kiraya veren ile olan kira ilişkisinin sona erdirilmediği, tasfiye tarihinden beri de aynı adreste faaliyet göstermeye devam ettiği, henüz ticari faaliyetlerine devam ederken, faaliyet gösterdiği adresi dahi boşaltmamışken resmi olarak ticaret sicil müdürlüğü nezdinde tasfiye memuru tarafından sicilden terkinini sağladığı, devam eden kira ilişkisi, devam eden ticari faaliyetler nedeni ile tasfiye memurunun şirket hak ve borcu doğabileceğini ön görmesi gerektiği, tasfiyeyi usul ve yasaya aykırı bir şekilde tamamlayarak davanın açılmasına neden olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında tasfiye tarihinden evvel başlamış ve feshedilmemiş bir kira sözleşmesi olması, fiili olarak tasfiye edilmemiş şirketin hukuken varlığına son verilmiş olması, devam eden kira ilişkisi ve kira borcu nedeni ile dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına karar verilmiş, tasfiye memurunun beyanları, şirket ortaklığının görülmemesi, o tarihten beri şirket ile ilişiği olmadığı yönündeki beyanları nazara alınarak TTK'nın 547. Maddesindeki hüküm nazara alınarak takdiren şirketin son yetkilisi tasfiye memuru olarak atanmış, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.----BAM ----- HD----- Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir." belirtmiştir. ----BAM ----.HD. -----Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay ----. Hukuk Dairesi -----.)Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.----BAM ----. HD. ---- Sayılı ilamında "... Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği, açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtmiştir.

--- BAM ----HD. ----Sayılı ilamında "...Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak; TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır. Bilindiği üzere tasfiye iş ve işlemleri ile ilgili hukuki sorumluluk tasfiye memuruna aittir. Tasfiye edilecek bir şirketin devam eden bir kira ilişkisinin sonlandırılması varsa kiraya verene olan borçlarının ödenmesi, kiralananın boş olarak teslimi de bir tasfiye işlemidir. Somut olayda da tasfiye memuru şirket henüz faal iken, kira ilişkisi sonlanmadan ve aynı adreste faaliyet göstermesine, kira ilişkisi nedeni ile şirketin borç veya alacağı doğabileceğini ön görmesi gerekmesine rağmen, kira sözleşmesini feshetmeyerek ve kiralananı da teslim etmeyerek şirketin varlığına hukuken son vermek sureti ile kusurlu davranmış davanın açılmasına neden olmuştur. Bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden mesul tutulmuştur.---- BAM ---- HD-----Sayılı ilamında "...İlk derece mahkemesince davanın kabul edilerek davacı lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu bağlamda tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada taraf sıfatı bulunan tasfiye memurunun mahkemece hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Tasfiye memuru, bu giderleri, ek tasfiye için ihya edilen şirketin tasfiye giderlerine ekleyebilecektir." belirtmiştir.HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ---- ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü önceki tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. DAVANIN KABULÜNE, . . . . Ticaret Sicil müdürlüğünün . . . . . sicil nosuna kayıtlı bulunup 21.09.2006 tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE . . . . ŞİRKETİ hakkında . . . . İcra müdürlüğünün . . . . Esas sayılı takip dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması, kesinleşmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, . . . . . Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,

  2. Tasfiye Memuru olarak şirketin şirketin ortağı ve yetkilisi olan ve kira sözleşmesinde de kefil olarak imzası bulunan . . . . . TC kimlik numaralı. . . . . atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,

  3. Kararın. . . . . gazetesinde ilan edilmesine,

  4. Alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  5. Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç 517,00 TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere 1.372,20 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru . . . . . tahsili ile davacıya ödenmesine,

  6. Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  8. Davacı vekille temsil edildiğinden 17.900 TL maktu vekalet ücretinin davalı . . . . tahsili ile davacıya ödenmesine,

  9. 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeticaretmahkemesiİhyasıŞirketinhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim