SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/266 E. 2024/397 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/266

Karar No

2024/397

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/266

KARAR NO : 2024/397

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 16/04/2024

KARAR TARİHİ : 10/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurumun sigortalısı----- geçirdiği meslek hastalığı sonucu %23 oranında malul kaldığını ve davalı işverenin 06.11.2017 tarih, ----- sayılı İnceleme Raporuna göre davalı işverenlerin meslek hastalığının meydana gelmesinde sorumlu olduğunun tespit edildiği, sigortalının maluliyeti sebebiyle kendisine 11.12.2017 gelir bağlama onay tarihli 23.459,52 TL' lik peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 748,62 TL hastane masrafı ödendiğini, söz konusu kurum zararının tahsili amacıyla ihyası talep edilen davalı Tasfiye Halinde-----karşı dava dışı kişilerin kusurlarından da müşterek ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla 24.208,14 TL' nin yüzde ellisi olan 12.104,07 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini teminen ----İş Mahkemesi ---- Esas sayılı dosyası ile rücuen alacak davası açıldığını, İlgili Mahkemenini 02.04.2024 tarihli duruşmasının ara kararı ile Tasfiye Halinde ----Şirketi hakkında ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, dava konusu şirketin ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından "Yukarıda bilgileri verilen şirketin ticaret sicil kaydı müdürlüğümüze ibra edilen belgelere istinaden ve Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edilmiştir." açıklaması ile 14.12.2020 tarihli ve ---- sayılı ----Sicili Gazetesi ile yayınlanmak suretiyle genel kurul kararıyla terkin edildiğini, terkin işleminin usulsüz olduğunu, davalı sicil müdürlüğünün kanun kapsamında aranan gerekli araştırmaları yapmadan, şirket hakkında açılmış derdest bir dava/takip ve/veya borcunun olup olmadığı araştırılmadan terkin işlemi yaptığını, yapılan terkin işleminin usulsüz olduğunu, işlem nedeniyle kurumun zarara uğradığını, rücuen alacak davasının konusunu oluşturan meslek hastalığının davalının tescil işleminden önce gerçekleştiğinden, müvekkili kurum alacağının tahsili amacıyla dava konusu Tasfiye Halinde ---- tüzel kişiliğinin TTK’nın 547. maddesine göre ihyası gerektiğini, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde----Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine Ticaret Sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ---- Şirketi'nin (SN: ------) ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ---- de yöneltilmesi gerektiğini, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiğini, mahkemenin 17/04/2024 tarihli tensip tutanağının ---- numaralı hükmünün de bu yönde olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, “..sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.M. 32). yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya sonradan dahil edilen müvekkili ile Ticaret Sicil Müdürlüğü arasında zorunlu dava arkadaşı olduğuna dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını, huzurdaki davanın sadece ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü' ne karşı yürütülmesini, müvekkilinin sonradan davaya dahil edilmesinin usul hukukuna aykırı olduğunu, işbu davada taraf sıfatı bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmamasına karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise; huzurdaki ihya davasının açılmasının yasal bir zorunluluk olup, ---- İş Mahkemesinin ----Esas sayılı davasında Mahkemenin ara kararıyla istenildiği üzere, işbu davanın açılmasına müvekkilinin kusuruyla sebebiyet vermediğinden, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı Kurum üzerine bırakılmasına karar verilmesini, şirketin ihyası, -----İş Mahkemesi'nin ----Esas sayılı dosyasında, davanın devamı için istenilmiş olduğundan, şirketin tümüyle ihyası yerine ----- İş Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğin ihyasına, tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru olan müvekkilini ---- atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı Kurum üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden tasfiye sonucu terkin edilen dava konusu şirket hakkında halen devam etmekte olan ----. İş mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması, kesinleşmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.İhyası istenen şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş 14.12.2020 tarihinde ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edildiği, ortak, yetkili ve tasfiye memurunun ----- olduğu görülmüştür.

İhya istemine dayanak İş davası celp edilerek incelenmiş davacısının huzurdaki davacı kurum olduğu, davalılarından birinin ihyası istenen şirket olduğu, dava tarihinin 29.08.2018 olduğu , ilgili mahkemece 02.04.2024 tarihli ara karar ile davacıya bu davayı açmak üzere yetki ve süre verildiği görülmüştür.Şirketin tasfiye sonucu terkin edildiği görülmekle tensip zaptı ile davacıya tasfiye memurunu davaya dahil etmek üzere süre verilmiş tasfiye memuru davaya dahil edilmiştir. Davalı tasfiye memuru bu şekilde davaya dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edilen şirketler hakkında açılacak ihya davalarında ticaret sicil müdürlüğü ile tasfiye memuru arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. ( Bkz. --- BAM ---- HD.-----. Sayılı ilamları) uygulamada bazı mahkemeler tasfiye memuruna karşı birleştirme istemli dava açmak üzere süre vermekte bazı mahkemeler de mahkememizin yaptığı gibi davaya dahil etmek üzere süre vermektedir. Aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan tasfiye memurunun davaya dahil edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta olup tasfiye memuru vekilinin bu yöndeki beyanları yerinde değildir.Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir. ( Bkz. ---. BAM---- HD. ---- ) TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ( Bkz. ---bam ---- HD. ---- Esas , ----Karar sayılı ilamı )

  • Bam ----. HD----- Sayılı ilamında "....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir.Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında derdest dava bulunduğu, davanın da 2018 yılında açıldığı ancak tasfiye memuru tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde 2020 yılında şirketin sicilden terkininin sağlandığı, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ----- tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında tasfiye tarihinden evvel açılmış derdest dava olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ----- tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.Tasfiye memuru vekili davanın kabulü halinde aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.

---- BAM ----- HD. -----Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir." belirtmiştir.

---- BAM -----HD-----Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay ----Hukuk Dairesi -----

Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.----BAM ----. HD-----Sayılı ilamında "... Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği, açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtmiştir---- BAM -----HD. -----. Sayılı ilamında "...Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak; TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır. Kaldı ki somut olayda terkin tarihinden evvel ihyası istenen şirket aleyhinde açılmış bir dava bulunmaktadır. İhyası isteten şirket bu davadan haberdar olup nitekim o dosyada vekille temsil edilmiştir.İhyası istenen şirketin ilgili iş davasına 05.10.2018 tarihinde cevap dilekçesi sunduğu, huzurdaki tasfiye memuru vekili vasıtası ile temsil edildiği görülmüştür. Kısacası ihyası istenen şirketin tasfiye memuru olan kişi şirket hakkında derdest dava olduğunu bildiği halde TTK'nın 541. Maddesine aykırı davranarak tasfiyeyi tamamlayıp şirketin terkinini sağlamıştır. Bu nedenle davalı tasfiye memuru yargılama giderlerinden ve davacının vekalet ücretinden sorumludur.

---- BAM ----HD. ----. Sayılı ilamında "...İlk derece mahkemesince davanın kabul edilerek davacı lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu bağlamda tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada taraf sıfatı bulunan tasfiye memurunun mahkemece hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Tasfiye memuru, bu giderleri, ek tasfiye için ihya edilen şirketin tasfiye giderlerine ekleyebilecektir." belirtmiştir.HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ---- ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

  1. DAVANIN KABULÜNE, . . . . Ticaret Sicil müdürlüğünün . . . . . sicil nosuna kayıtlı bulunup 14.12.2020 tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE . . . . . ŞİRKETİ hakkında derdest olan . . . . . İş mahkemesinin . . . . . Esas sayılı dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması, kesinleşmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, . . . . Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,

  2. Tasfiye Memuru olarak en son tasfiye memuru olan . . . . . TC kimlik numaralı . . . . . atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,

  3. Kararın . . . . . gazetesinde ilan edilmesine,

  4. Davacı kurum harçtan muaf olduğundan başlangıçta alınmayan ancak alınması gereken 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,2‬0 TL harcın davalı tasfiye memuru . . . . . tahsili ile hazineye irat kaydına,

  5. Davacı tarafından yapılan 179,00 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru . . . . . tahsiliyle davacıya verilmesine, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle davacının işbu davalıyla ilgili yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  7. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  8. Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru . . . . . tahsiliyle davacıya verilmesine,

  9. 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeticaretmahkemesiİhyasıŞirketinhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim