SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/248 E. 2024/392 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/248

Karar No

2024/392

Karar Tarihi

10 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/248

KARAR NO : 2024/392

DAVA : Tazminat (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/04/2024

KARAR TARİHİ : 10/07/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalıya ait ----- bulunan satış biriminden 28/12/2022 tarihinde ---- ve ---- marka----- satın almış olup söz konusu makinelere ilişkin sipariş formu oluşturulduğunu, Makinenin 17/05/2023 tarihinde teslim edildiğini, davacının makineyi kullanmaya başladığında makinenin yavaş hareket ettiğini, yürüyüşünde ses olduğunu, makinenin pistonlarının ses yaptığını, makinenin çok yakıt tükettiğini, makinenin ön camının altından su aldığını, klima filtresinden kabin içerisine toz aldığını, palet hareket halindeyken zincir dişlerinin atımına benzer sesler geldiğini, tavan üstü korumasının kırık olduğunu fark ettiğini, Bunun üzerine davalıya mail atarak bu durum hakkında davalıyı bilgilendirdiğini,Bunun üzerine makineyi 02/11/2023 tarihinde davalı şirkete ait yetkili servise götürdüğünü, 14/1 1/2023 tarihinde servis incelemesi yapıldığını, 17/11/2023 tarihinde makinenin davacıya teslim edildiğini, Servis tutanağında arızaların tamamının giderildiğinin belirtildiğini, Ancak davacı makineyi kullanmaya başladığında aynı sorunları yaşamaya devam ettiğini, davacının hafriyat işi ile uğraşmakta olup geçim kaynağı davalıdan almış olduğu makine olduğunu, Makinenin arızalı olması nedeniyle iş yapamadığını, başlamış olduğu işlerden bazılarının da işverenlerce iptal edildiğini. Tüm bu nedenlerle öncelikle ----- model makinenin ayıpsızı ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin aynen iadesini ayrıca davacının uğramış olduğu zararların tazminini talep ettiklerini belirtmiştir.Yargıtay ---- HD. ----- Sayılı ilamında "...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar (------).Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." belirtmiştir. ( Aynı gerekçeler için Bkz. YARGITAY ---- HD-----Sayılı ilamı )Somut olayda dosyaya sunulan peşin satış sözleşmesi incelendiğinde alıcının davacı olduğu ( ...----- ) keza bu iş makinasının davacı yanca ---- isimli şahsa yine davacı tarafından kiralandığı görülmüştür.Dava türünün mutlak ticari dava olmadığı açık olup davanın nispi ticari dava olup olmadığı üzerinde durulacaktır. Yukarıda ifade edildiği üzere bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için TTK'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Davacının kendisi adına iş bu davayı açtığı keza yine söz konusu makinayı da kiraladığı görülmüştür. Davacının tacir olup olmadığı araştırılmış ---- vergi dairesine yazılan müzekkere cevabından davacının 29.06.2022 tarihinden beri işletme hesabına göre defter tuttuğu, gerçek usulde vergilendirildiği, VUK 177 maddesine göre hadlerin altında kaldığından ikinci sınıfa tabi olduğu, 2022 yılı gelir vergisi matrahının 1712,86 TL 2023 yılı gelir vergisi matrahının 0 TL olduğu yani hafriyat işleri ile uğraşan esnaf statüsünde kaldığı görülmüştür. ---- ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yanıttan davacının ortağı ve yetkilisi olduğu ------isimli şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu görülmüştür. Davacının şirket ortağı veya yetkilisi olması ona tacir sıfatı vermeyecektir. Ayrıca zaten söz konusu satım sözleşmesi davacı asil ile davalı şirket arasında kurulmuştur. Akabinde de davacı yanca 3. Bir kişiye kiralanmıştır. Davacının bireysel olarak hafriyat işi ile uğraştığı görülmüştür. Kaldı ki dava dışı şirket zaten söz konusu satım sözleşmesinin tarafı da değildir. Yine dava da davacı asil tarafından açılmıştır. Davacının tacir olmadığı açıktır. Görev kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Yukarıda da belirtildiği üzere yeni Türk Ticaret kanunu kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.Buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş davacı gerçek kişi tacir sıfatına haiz olmadığından mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

  1. Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

  2. Davanın HMK 114/1. c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine,

  3. HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden,İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ . . . . . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, Aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtarat yapıldı)

  4. HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,

  5. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına,

Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyeyargıtayticaretmahkemesiKaynaklanan)Sözleşmesindenhüküm(İnançTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim