SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/196 E. 2024/377 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/196

Karar No

2024/377

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/196 Esas

KARAR NO:2024/377

DAVA: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

DAVA TARİHİ: 31/05/2022

KARAR TARİHİ: 03/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı -------- %70 oranında hissedar olduğu, son yapılan genel kurulda müdür olarak atanmasına rağmen davalıların engellemeleri ile şirketin organsız durumda kaldığı, davalı gerçek şahısların şirket kuruluşunda tek kuruş katkı vermedikleri, davalı şirketin adresinde aynı iş kolunda faaliyet gösteren -------- kurdukları, bu firmayı davacıdan gizledikleri, davalı firmanın tüm kazançlarını bu firmaya aktardıkları, davalı şirketin hesapları incelendiğinde davalıların şahsi hesaplarına milyonlarca para aktardığının görüleceği, davalılar hakkında suç duyurusunda bulundukları, şirketi zarara uğrattıkları, bir kısım araçların şirket stoklarında görülmesine rağmen henüz satıldığını öğrendikleri, davalıların mal kaçırmaya başladıkları, 14.10.2021 tarihinde icra edilen genel kurulda şirket müdürü -------- müdürlükten azledildiği, davacının müdür olarak atandığını ancak davalının şirket karar defterini kaçırarak alınan genel kurul kararının tesciline mani olduğu, şirketin hali hazırda bir müdürü kalmadığı, şirketin karar alamaz veya aldığı kararları icra edemez duruma geldiğinden şirkete geçici koruma tedbirleri kapsamında şirketi yönetmek ve temsil etmek üzere bir mali müşavirin kayyım olarak atanmasını,esas karar ile birlikte de davalı şirkete kayyım atanmasını, bu yönde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve şirket adına kayıtlı araç ve gayrimenkullere tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından aynı konuda ikame edilen -------- sayılı dosyası ile görülen açılmış dava bulunduğu, davanın halen derdest olup söz konusu davanın konusunun 14.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tescili ve bu hususta kayyım atanması olup mahkeme dosyası ile aynı talebi ihtiva ettiği, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiği, davacının şirkete zarar verdiği ve mahkemeyi yanıltmaya çalıştığı, 14.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurulun gündeminin ilan edildiği, şirket ortaklarından davacı ------ şirkete verdiği zararların TTK 613 ve diğer ilgili maddeleri kapsamında bağlılık yükümü hususlarının görüşülmesi ve karara bağlanmasının gündemin tek maddesi iken davacı çoğunluğun hakim pay sahipliğini kullanarak afaki iddialarla gündeme madde ilavesi yapılmasını sağladığı, davalı---- tarafından ----- sayılı dosyası ile iptal davası açıldığı, davanın derdest olduğu,----sayılı dosyası ile görülen davada ------dosyasının bekletici mesele yapıldığı, davacının mahkeme mahkeme dolaşarak kararın tescili yönünde karar almaya çalıştığı, mahkeme nezdinde mağdur olduğu intibaı uyandırmak gayretlerinde olduğu, mahkemeyi yanlış yönlendirdiği, şirkette organ eksikliği bulunmadığı ve şirketin rutin faaliyetlerine devam ettiği, davalı şirketin kuruluşundan bu yana hem ortağı hem de müdürü olan ------müdürlük görevini başarılı bir şekilde sürdürdüğü, şirketin olağan ticari hayatına devam ettiği, davacı şirket ortağının---- ikamet ettiği ve başka şirketlere yöneticilik yaptığı, davalı-------- faaliyetlerine hiçbir katkısı, emeği bulunmadığı, davacının kayyım talebine gerekçe gösterdiği TTK’nın toplantı gündemine bağlılık ilkesine aykırı hakim pay sahipliği ile seçtiği toplantı başkanı yetkisini kötüye kullanarak hukuki, maddi delil ve dayanak ortaya konulmadan müdür azli ve müdür seçimi yapılan genel kurul kararının dava konusu yapıldığı, davacının mahkemeyi yanıltma maksatlı şirketin defterlerinin kaçırıldığı şeklinde afaki iddialarda bulunduğu, dava konusu hususu akamete uğratma maksatlı kayyım atanmasının hukuka aykırı olup bu kararın kaldırılması gerektiği, kayyım atanmasının hukuki sebeplerinin bulunmadığı, davacı yanın kayyım kararını bankalara elden teslim ettiği, davalı şirketin hesaplarının bloke edilmesine, çeklerinin ödenememesine sebebiyet verdiği, şirkete itibar kaybı yaşattığı, mahkeme kararının tatbikine ilişkin gösterdiği bu davranışının kötü niyetli olduğu, davacının şirketi zarara uğratma ve mal kaçırma iddialarının afaki olduğu, davacının ------ sayılı dosyasından taleple şirketin mal ve varlıkların tespitinin yapıldığı, malların kaçırıldığı iddiasının mesnetsiz olduğu, itirazlarının kabulü ile mahkeme tarafından verilen ------kayyım atanması yönündeki İhtiyati Tedbir kararının kaldırılmasını, davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava şirkete kayyım atanmasına ilişkindir. Mahkememizin -------- Karar sayılı kararı ile "...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının davalı şirketteki hisselerin %70'ine sahip olduğunu, kalan %30 hissenin davalılara ait olduğunu,davalıların 25.10.2019 tarihinde davalı şirket ile aynı adreste -------------- kurduklarını, bu firmanın sermayesinin dahi davalı şirketten karşılandığını, davacının bu durumdan haberdar olması üzerine bu şirketin alelacele adresinin taşındığını, davalı şirketin hesapları incelendiğinde davalıların şahsi hesaplarına milyonlarca para aktardığının görüleceğini, 14.09.2021 tarihinde yapılan genel kurulda davalı ------- şirket müdürlüğünden azledildiğini şirket müdürü olarak davacının atandığını ancak davalıların şirket karar defterini kaçırarak genel kurul kararının tesciline mani olduklarını, bu sebeple yetkiler olmamasına rağmen şirket mallarını satmaya başladıklarını, şirkette davalıların bu eylemleri nedeni ile organ boşluğu oluştuğunu, defterleri kaçırarak tescile mani olduklarını belirtmiş davacının müdürlüğü tescil edilinceye kadar bir mali müşavirin kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ise özetle davacının genel kurulda gündeme bağlılık ilkesini ihlal etmek sureti ile davalı yöneticinin azlini sağladığını ve kendisini müdür olarak seçtiğini, bu genel kurul kararına karşı ---- Sayılı dosyasını açtıklarını şirketin temsil ve ilzama yetkili müdürünün halen görevini ifa ettiğini, şirkette organ boşluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. -----dosyasında bahsi geçen genel kurul kararının tescili talep edilmiş, davanın halen derdest olduğu görülmüştür. ----- incelenmiş, davacısının------ davalısının şirket olduğu,konusunun bahsi geçen genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemenin 01.06.2022 tarihli kararı ile "....TTK'nun 630.maddesine göre genel kurul şirket müdürlüğünün görevden alma yetkisi mevcut olup, görevden alma kararının TTK.nun 620.maddesine göre toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınabileceği düzenlenmiştir. Aynı şekilde yeni müdür atanması ile ilgili verilen genel kurul kararında kanuna ve usule aykırılık olmadığı anlaşılmaktadır. İptali istenen her iki kararın %70 çoğunluk ile alındığı, nisaba uygun olduğu, şirket ana sözleşmesinde daha yüksek bir nisap ön görülmediği tespit edilmiştir. Önceki yetkilinin azil kararının ve yeni atanan yöneticinin atama kararının sicile tescil edilmediği anlaşılmaktadır. Ancak sicile tescil, kurucu nitelikte bir işlem olmayıp, şirketin 3.kişilere karşı ileri sürebilmesi için açıklayıcı nitelikte bir işlemdir, Bu nedenle her iki kararın henüz ticaret sicilde tescil ve ilan edilmemiş olması bu genel kurul kararlarını geçersiz hale getirmeyeceğinden ve kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırılık taşımadığından iptal talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Bu kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır.------ eli ile tescili istemli davada ---- dosyasının sonucunu bekletici mesele yapmıştır. Dava halen derdesttir. ------incelenmiş davacısının huzurdaki davacı olduğu, hasımsız olarak açıldığı ancak huzurdaki davalıların müdahil olarak davaya katıldıkları, dava konusunun ticari defter ve kayıtların zayi istemine ilişkin olduğu, bu dosyada müdahil olarak davaya katılan davalıların ticari defter ve kayıtların kendilerinde olduğunu açıkça bildirdikleri, söz konusu genel kurulun usul ve yasaya aykırı olduğunu düşündüklerini, iptal edilmemesi halinde defterleri vereceklerini belirttikleri, mahkemece de defterler zayi olmadığından davanın reddine karar verildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK’da sermaye şirketlerinde yönetime dışarıdan müdahaleye, yani şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır.Sermaye şirketlerinde kayyım atanması ile ilgili olarak, kanunda bulunan tek madde, azınlık pay sahiplerinin genel kurulu toplantıya mahkeme marifeti ile çağrısını düzenleyen TTK m. 412 hükmüdür. Madde “… Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararda kayyımın görevlerini ve toplantı için gerekeli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir.” şeklinde düzenlenmiştir. Ancak buradaki kayyımlık bir yönetim kayyımlığı değildir.Kanun koyucu anonim şirketlerde yönetim kayyımı atanabileceğini TK m.530/2’de sadece organ yokluğu haline hasrettiği halde, limited şirkette hem organ yokluğu hem de haklı nedenlerle açılan fesih davasında, taraflardan birisinin istemi üzerine gerekli önlemleri alma, bu arada yönetim kayyımı atayabilme yetkisini mahkemeye vermiş görülmektedir (TTK m. 636/4). Anonim şirketlerde ise kayyım tayini, şirket organlarındaki yoksunluk sonucu ortaya çıkan yönetim boşluğunun başka yollardan giderilememesi şartına bağlıdır.Yöneticilerin kötü yönetiminin yaptırımı ise, hem anonim hem de limited şirkette onlar aleyhine hukuki sorumluluk davası açmak olabilir.TMK’nın m.427/4’de belirtilen “gerekli organlardan yoksun kalma” hali, limited şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını vurgular. Bu hale örnek olarak, genel kurulun uzun zamandan beri toplantıya çağrılamaması, genel kurulun müdürleri seçememesi, müdürler kurulunun toplanması için gerekli yetersayıların sağlanamaması gösterilebilir. Ortaklar arası uyuşmazlıklar veya farklı ilişkilerden doğan anlaşmazlıklar hiçbir şekilde kayyım tayinini gerektirmez. Ortakların her konuda aynı fikirde olmaları beklenemez. Kimisi bir yatırımı desteklerken, kimisi de karşı çıkabilir. Ancak bu tür fikir ayrılıkları kayyım atanmasını haklı göstermez. Örneğin müdürlerin şirketi iyi yönetemediği, temsil edemediği, ortaklığı zarara uğrattığı veya şirketin beklenen kârlılığa ulaşamadığı iddialarında da kayyım tayin edilemez. Şirketin yönetim ve temsili müdürlere aittir. Ortaklar bu yönetim ve temsilden mutlu olmadıklarında TTK gerekli çareleri öngörür. Müdürler azledilerek yerlerine yenileri seçilebilir ve koşulları varsa müdürlerin sorumluluğuna gidilebilir. Ancak “yönetim beceriksizliği” kayyım atanması için haklı neden oluşturmaz. Ticarî faaliyeti bulunmayan ancak tasfiye sürecine girmemiş bir şirket için de, organları iş başında olduktan sonra, kayyım tayini istenemez -------- Sayılı ilamında "....Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır..." belirtmiştir.----6102 sayılı TTK'nın 617/3. Madde ve fıkrası uyarınca " Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul,hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler,Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. " hükmüne haizdir. Bu maddenin atfı ile limited şirketlere de uygulanan TTK'nın 364. Maddesi ise " Yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi, gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı hâlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. Yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişi, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilir." hükmüne haizdir. 6102 sayılı TTK'nın 422. Maddesi gereği Yönetim kurulu toplantı tutanağının noterce onaylanmış bir örneğini derhal ticaret sicil müdürlüğüne vermek ve tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür. Tutanak ayrıca varsa şirketin internet sitesinde de yayımlanır.

6102 sayılı TTK'nın 616 maddesi uyarınca asıl olan müdür veya müdürlerin genel kurulca seçilmesidir. Genel kurulun müdürleri atama yetkisi devredilemez niteliktedir. ( m 616/1-b) Bir genel kurul kararı aleyhine iptal davası açılması , dava karara bağlanıp hüküm kesinleşinceye kadar kararın geçerliliğini etkilemez. Bu nedenle yasa uygulanması şirket açısından giderilmesi imkansız zararlara sebebiyet verecek kararların yürütmesinin mahkemeden durdurulmasını talep etme imkanı tanımıştır. TTK'nın 449. Maddesi uyarınca Genel kurul kararının iptal veya butlanı istemli dava açıldığında talep üzerine mahkeme yönetim kurulu üyelerinin görüşünü adlıktan sonra dava konusu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. ----------

Somut olayda davalı şirketin 14.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında şirketin önceki yöneticisi azledilmiş ve yerine davacı şirket müdürü olarak seçilmiştir. Davalı yanca söz konusu genel kurul kararının iptali istemi ile dava açılmış, yukarıdaki gerekçelerle dava red edilmiştir. Bu davanın istinaf aşamasında olduğu görülmüştür. Davacı yan davalının şirket defter ve kayıtlarını kaçırarak söz konusu genel kurul kararının tesciline mani olduklarını iddia etmiştir. Davalıların ---------- mahkemesinde görülen ticari defter ve belgelerin zayi istemli davaya müdahil olarak davacı iddiasını doğruladıkları, şirket defter ve kayıtlarının kendilerinde olduğunu belirttikleri görülmüştür. Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere genel kurul kararları hakkında yürütmenin geri bırakılması kararı verilmediği müddetçe ve iptal kararı verilmediği müddetçe hüküm ve sonuçlarını doğurmaktadır. Davalının açtığı genel kurul iptaline dair davanın red edildiği görülmüştür. Bu davada genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına dair bir karar verilmediği görülmüştür. Bahsi geçen genel kurulda davacı yan müdür olarak tayin edilmiştir. Müdür seçme ve belirleme yetkisi limited şirket genel kurulunun devredilemez yetkilerindedir. Esasen genel kurul kararı ile birlikte iç ilişkide davacının artık müdür olarak tayin edildiği hususu açıktır. Ancak davalılarca şirket kayıt ve defterleri teslim edilmeyerek ve söz konusu genel kurul kararı tescil edilmeyerek genel kurul kararının uygulanmasına mani olunmuştur. Yönetim kurulu üyeliği sıfatının kazanılması kural olarak seçim ve atama ile olmakla birlikte özellikle dış ilişkilerde yetkili olduğunun kanıtlanması ve şirketi temsil edebilmesi bakımından ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekir. Nitekim TTK'nın 373/1 hükmünde de yönetim kurulunun temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline vereceği ön görülmektedir. Dolayısı ile üyeliğin kazanılması veya sona ermesi durumu bilmeyen üçüncü kişilere karşı ancak tescil ve ilan edildikten sonra ileri sürülebilir. -----Tüm bu anlatılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının esasen genel kurul kararı ile birlikte müdür olarak tayin edildiği ancak davalıların şirket defter ve belgelerini uhdelerinde tutmaları nedeni ile söz konusu genel kurul kararının tescil edilemediği, bu hususta ----------- derdest dava da olduğu, iç ilişkide davacının şirket müdürü olarak tayin edildiği hususunun ihtilafsız olduğu ancak dış ilişkide söz konusu genel kurul kararı tescil ve ilan edilemediği için halen davalının şirket müdürü olarak gözüktüğü bu nedenle taraflar arasında yaşanan bu ihtilaflar nedeni ile şirkette organ boşluğu yaşandığı anlaşılmakla, söz konusu durum giderilinceye kadar şirkete kayyım atanmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Öte yandan her ne kadar davacı yanca şirket tüzel kişiliğinden başka diğer ortaklara da dava yöneltilmiş ise de bu tür bir davada şirket ortaklarının pasif husumeti yoktur. ------- ilamında "... Dava, davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkin olup, böyle bir davada davalı şirkete husumet yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, davalı olarak gösterilen diğer şirket ortaklarına husumet düşmemektedir. Bu nedenle, şirket ortakları yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken..." gerekçesi ile verdiği kararda kayyım tayini istemli davalarda husumetin şirket tüzel kişiliğine ait olduğu belirtilmiştir.

Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davalı gerçek şahıslar yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile dava red edilmiş,yukarıda yazılı gerekçeler nedeni ile davalı şirkete kayyım atanmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .." gerekçesi ile karar verilmiştir.

Karar tarihinden sonra davacı yanca tedbir talep edilmesi üzerine mahkememizin 19.01.2023 tarihli ek kararı ile "...Somut olayımızda mahkememizce davanın esası hakkında karar verilmiş olup henüz dosya istinaf mahkemelerine gönderilmemiştir. ( gerekçeli karar tebliğ aşamasındadır. ) Tedbir konusunda karar verme yetkisi halen mahkememizdedir. Nitekim bu hususta emsal doktrinsel görüş yukarıda alıntılanmıştır. Mahkememizin esasa dair kararında izah edildiği üzere davalı eski yöneticinin azledildiği ve davacının yeni müdür olarak tayin edildiği genel kurulda alınan kararların iptali istemi ile davalılarca açılan dava mahkemece red edilmiştir. Anonim ve limited şirket genel kurullarının almış olduğu kararların yürütmesinin geri bırakılması talep edilebilir. Mahkemece genel kurulda alınan kararların yürütmesinin geri bırakılmasına dair bir karar verilmediği müddetçe bu karar ilgilileri bağlar. Davacı yeni müdürü tescil ve ilan ettirmek istemiş ancak davalılarca şirket defterleri, karar defteri davacıya ibraz edilmediği için tescil de gerçekleştirilememiştir. Davacı yanca şirket karar ve defterlerinin zayi olduğu gerekçesi ile açılan davaya da davalılar müdahil olarak defterlerin kendilerinde olduğunu ikrar etmek sureti ile davanın reddini sağlamışlardır. Genel kurul kararları hakkında TTK'nın 449. Maddesi gereği bir tedbir kararı verilmediği müddetçe bu karar bağlayıcı mahiyettedir. Aksi durumda genel kurulda azledilen, ibra edilmeyen, hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilen eski yöneticilerin şirket karar ve defterlerini teslim etmemek sureti ile huzurdaki davada olduğu gibi yeni yöneticilerin göreve başlamasına ve tescile mani olmaları, genel kurulda alınan kararların icrasını durduran bir mahkeme kararı olmamasına rağmen fiili eylemleri ile durdurmaları gibi bir sonuç doğar ki bu istenen bir sonuç değildir. Davacı, şirkette hakim hissedar olup hisse oranı %70' tir. Şirket genel kurulunda müdür olarak tayin edildiği halde gerekçeli kararda açıklanan nedenlerden ötürü görevine başlayamamıştır. Şirketin resmi kayıtlarda yöneticileri eski müdür gözükmekte ancak ortada hukuken henüz iptal edilmemiş, yürütmesinin geri bırakılmasına da karar verilmemiş %70 oy çokluğu ile alınmış bağlayıcı bir genel kurul kararı bulunmaktadır.Yaşanan nedenlerden ötürü şirkette organ boşluğu bulunmaktadır. Şirketin bir çok çalışanı olup, aktif olarak ticari faaliyetine devam etmektedir. safahatta da mahkememizin tedbir ara kararından beridirir şirket kayyım yönetimindedir. Şirketin telafisi imkansız zararlara uğraması muhtemeldir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davalı şirkete kayyım atanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

  1. . . . . . sicil numarasında kayıtlı davalı . . . . . . isimli şirketi yönetmek ve temsil etmek amacı ile şirketteki organ boşluğu giderilinceye kadar . . . . . . . KAYYIM OLARAK ATANMASINA.." gerekçesi ile ek karar verilmiş, davalıların itirazı da mahkememizin 22.02.2023 tarihli ek kararı ile red edilmiştir.

Davalılarca mahkememizin esas ve iş bu ek kararı istinaf edilmiş dosyayı inceleyen -------- sayılı ilamı ile "....İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yönetim kayyımı atanmasının şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

Davalı şirketin ------tarihli olağanüstü genel kurulunda davacı -----müdür olarak seçilmiş ve müdür seçimine ilişkin ----------- tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir.

-----tarafından mahkemeye yazılan 27/02/2023 tarihli yazı ile, mahkeme kararı ile söz konusu şirketin organsızlık durumu ortadan kalkıncaya kadar şirkete kayyım atanmış olduğundan, yani kayyımın sınırlı süreli atandığı ve organ seçimi ile görevinin sonlandığı değerlendirilerek, müdür seçimine ilişkin -------- tarihinde tescil işleminin yapıldığı açıklandıktan sonra anılan kararın tescili ile kayyımın görevinin sonlandığına ilişkin değerlendirmenin mahkemece teyidi hususu sorulmuştur.Buna göre mahkemece verilen 19/01/2023 tarihli tedbir kararı ile atanan kayyım tarafından yapılan işlemler neticesinde genel kurul yapılmış ve şirkete müdür seçilmiş durumdadır. Bu durumda, şirkete müdür seçilmiş olmasının davaya etkisinin değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, şirkete müdür seçilmiş olmasının davaya etkisinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekir. Davalı taraf ----tarihli ek kararlara yönelik istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, bu talepler bu davada karara bağlanacak hususlardan olmadığından davalının anılan istinaf sebepleri yerinde değildir.

Davalı taraf 27.01.2023 tarihli EK Kararın yönünden de istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, mahkemenin nihai kararı uygulanmadığından bu talebin de konusu bulunmamaktadır. Davalı tarafın 19.01.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin 22.02.2023 tarihli EK Kararın kaldırılmasına ilişkin istinaf başvurusunun ise nihai kararın kaldırma sebebine göre bu aşamada incelenmesi mümkün değildir. Ayrıca, davalı şirkete kayyım atanması yönündeki kararın incelemeden geçip kesinleşinceye kadar yürütmesinin durdurulması şeklinde tedbir talep edilmiş ise de istinaf aşamasında tedbir kararı verilmesi de mümkün değildir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalıların nihai karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalı tarafın 19.01.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin 22.02.2023 tarihli Ek Kararın kaldırılmasına yönelik istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir..." gerekçeleri ile verilen kararı kaldırmıştır.

Davalı şirketin------tarihinde genel kurul icra ettiği, bu genel kurulda huzurdaki davacının yetkili müdür olarak seçildiği, alınan bu kararın----- tescil ve ilan edildiği ve ticaret sicil gazetesinin ---- tarihli sayısında yayınlandığı görülmüştür. -----mahkemece resen tescil ve ilanına dair -----Sayılı dosyasında da " ..Sonuç olarak dava tarihinden sonra 31/01/2023 tarihli genel kurul kararına göre davacının 10 yıl süre ile şirketi münferiden temsile yetkili seçilmiş olması nedeniyle konusuz kalan dava hakkında aşağıdaki şekilde usuli karar verilmiş olup, yargılama giderlerinden sorumluluk yönünden yapılan irdelemede davanın söz konusu genel kurul kararına göre de haklı olduğu ve davalıların davaya sebebiyet verdikleri anlaşıldığından yargılama gideri ve avukatlık ücretinden davalılar sorumlu tutulmuşlardır..." gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

---- ilamında bahsi geçen karar tarihinden sonra icra edilen genel kurulun iptali hususunda açılan dava da mahkememizin ----- sayılı davasında kayıtlı olup bu dosyada şirketin çoğunluk hissedarı olan davacının davalılarca şirketin bile isteye iflasa sürüklenmek istenmesi, mal kaçırıldığı gerekçeleri ile genel kurul talep edilmiş, yönetici kayyım bu dosyada sunduğu 07.02.2023 tarihli beyan dilekçesinde kayyım olarak göreve başladığı andan sonra şirketin önceki aylardan gelen kambiyo borçlarının olduğunu, kısa zaman sonra gelecek borçları da olduğunu, ortaklar ile toplantı yaparak şirketin vadesi gelmiş 2 milyon TL ve vadesi gelecek 1.4 milyon TL olmak üzere tüm borçlarının ortaklar tarafından hisselerine göre karşılanmasını talep ettiğini, şirketin hakim hissedarının borçların kaynağını bilmediğini gerçek bir borç ise hissesine düşecek miktarı ödemeye hazır olduğunu belirttiğini, davacı -------- yılından beri 1.8 milyon TL ödeme yapmış olsa da şirketin eski borçları da olduğunu, hacizler gelmeye başladığını, kaldı ki 31.01.2023 tarihli genel kurulun icra edildiği anda dahi alacaklı firmalarca kolluk marifeti ile gelinerek 2 araca muhafaza tedbiri uygulandığını tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davacının genel kurulun toplanması talebini uygun görerek genel kurul icra ettiğini belirtmiştir. Yine mahkememizin ----- davasında alınan bilirkişi raporunda genel kurulda alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu tespiti yapılmış olup bu hususta mahkememizde halen yargılama devam etmektedir. Kısacası mahkememizin ilk kararında esasen detaylı olarak durum izah edilmiştir. Davalı şirketin 14.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında şirketin önceki yöneticisi azledilmiş ve yerine davacı şirket müdürü olarak seçilmiştir. Esasen genel kurul kararı ile birlikte iç ilişkide davacının artık müdür olarak tayin edildiği Ancak davalılarca şirket kayıt ve defterleri teslim edilmeyerek ve söz konusu genel kurul kararı tescil edilmeyerek genel kurul kararının uygulanmasına mani olunduğu mahkememizce davacının bu hususta açmış olduğu dava haklı bulunarak kabul edildiği, davacının tedbir talebinin de gerekçeleri ilgili kararda açıklandığı üzere kabul edildiği, mahkememiz kararı ile atanan kayyımın şirketin içinde bulunduğu maddi ve hukuki durum nazara alınarak hakim hissedarın talebi ile talebi haklı bularak genel kurul icra ettiği ve icra edilen 31.01.2023 tarihli genel kurulda davacının şirket müdürü olarak seçildiği, kararın tescil ve ilan edildiği, -----gazetesinde de yayınlandığı, davanın bu nedenle konusunun kalmadığı anlaşılmakla davalı şirket yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 331. Maddesi davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık haksızlık durumuna göre karar verileceğini belirtmiştir. Davanın açıldığı tarihte davacının davayı açmakta haklı olduğu hususu esasen bozma öncesi kararda geniş olarak açıklanmıştır. Davacı zaten şirkette hakim hissedar olup şirket ne zaman genel kurul icra etse hisse çoğunluğu nedeni ile kendisinin müdür seçileceği izahtan varestedir. Nitekim bahsi geçen 14.09.2021 tarihli genel kurulda da davacı müdür olarak seçilmiş ancak davalılar şirket defter ve kayıtlarını kaçırmak sureti ile kararın tescil ve ilanına mani olmuşlardır. Neticede davacı ilk davayı açmakta da haklı olup bu nedenle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Öte yandan her ne kadar davacı yanca şirket tüzel kişiliğinden başka diğer ortaklara da dava yöneltilmiş ise de bu tür bir davada şirket ortaklarının pasif husumeti yoktur. ------. Dava, davalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkin olup, böyle bir davada davalı şirkete husumet yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, davalı olarak gösterilen diğer şirket ortaklarına husumet düşmemektedir. Bu nedenle, şirket ortakları yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken..." gerekçesi ile verdiği kararda kayyım tayini istemli davalarda husumetin şirket tüzel kişiliğine ait olduğu belirtilmiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davalı gerçek şahıslar yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile dava red edilmiş,yukarıda yazılı gerekçeler nedeni ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

  1. Davalılar . . . . . . . . . . . . yönünden davanın Pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine,

  2. Davalı Şirket yönünden; Davalı şirketteki organ boşluğunun icra edilen, tescil ve ilan da edilen genel kurul kararı kararı kapsamında giderildiği görülmekle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

  3. 492 Sayılı Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 346,9‬0 TL harcın davalı şirketten tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine

  4. Davacı tarafından yapılan 316,25‬ yargılama giderinin davalı . . . . . . . . tahsiliyle davacıya verilmesine, Davacının diğer davalılar için yaptığı masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalılar . . . . . . . tarafından yapılan ‬822,25‬ yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,

  6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 17.900 TL maktu vekalet ücretinin davalı . . . . . . tahsiliyle davacıya verilmesine,

  7. Davalılar . . . . . . . red sebebi bu davalılar yönünden ortak olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 17.900 TL maktu vekalet ücretinin davacı'dan tahsiliyle bu davalılara verilmesine,

  8. 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının talep halinde taraflara iadesine,

Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---------------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, d taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

KayyımlıkcevapasliyeAtanması)ticaret(TicarimahkemesiKayyımŞirketehüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim