SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/244 E. 2024/372 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/244

Karar No

2024/372

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/244

KARAR NO : 2024/372

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 02/04/2024

KARAR TARİHİ : 03/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sigortalı çalışana olan -----geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti sebebi ile oluşan kurum zararının tazmini için davalı ---- Aleyhine-----. İş Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına kayden açmış oldukları rücuen tazminat davasının karara çıktığını, alacağın tahsili amacı ile -----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, şirketin ticaret sicilinden silinme ile sona ereceğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığı ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakıldığında tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, şirketin borcunun çıkmasının ve bunun tasfiye aşamasında dikkate alınmadan sicilce kaydının silinmesinin usule aykırı olup ihya sebebi olduğunu, resen terkin olunan Tasfiye Halindeki -----ihyasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK. M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicil Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, işbu ilanın ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkili tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilinin re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamayacağını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu, vekilince re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen dava konusu şirketin halen devam eden ---- İcra müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra takip dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması, kesinleşmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.----Ticaret Sicil Müdürlüğünün 09/04/2024 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 07/07/2024 tarihinde yaptırdığı, 6102 sayılı Türk Ticaret kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.6102 Sayılı TTK'nın 26/06/2012 tarih ve 6335 sayılı yasanın 38. maddesi ile değişik geçici 7. maddesinde bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde kanunda yazılı halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiş bulunmaktadır.Aynı maddenin 15. Fıkrasında " Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." düzenlemesi getirilmiş, Aynı maddenin 2. Fıkrasında Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.Ticaret sicil müdürlüğünden gelen kayıtlar incelendiğinde ihyası istenen şirketin sermaye arttırımı yapmaması nedeni ile sicilden terkinine karar verildiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. ( Bkz. ---- BAM ----. HD.----- Esas, ------ Karar sayılı ilamı ) Ticaret sicilinden geçici 7. Madde uyarınca terkine dilen şirketlerin ihyası amacı ile açılan davalarda şirketlere tasfiye memuru atanıp atanmayacağı uygulamada farklı kararların doğmasına yol açmış bazı mahkemeler tasfiye memuru tayin etmeksizin ihya kararı vermekte iken bazı mahkemelerin ise tasfiye memuru atadığı görülmekte idi. TTK nın geçici 7.madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir yargı uygulaması var iken ;Yargıtay HGK ve ----HD nin bu konuya ilişkin olarak davaların sonuçlandırılabilmesi için sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir."Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay HGK'nın ---- esas, ------karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay----HD'nin 22.03.2022 tarihli, ---- esas, ---- karar sayılı ilamı)Yukarıda alıntılanan emsal HGK kararından sonra istinaf dairelerinin görüş değiştirdiği ve artık bu durumdaki şirketlere de tasfiye memuru atanması gerektiğinden bahisle eski uygulamadan döndükleri görülmüştür.

Tüm dosya kapsamından ihyası istenen şirket hakkında davacının ihyasını istediği şirkete karşı ---- İş mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasında 20.01.2011 tarihinde dava açtığı, davacı lehine verilen hükmün temyiz denetiminden geçerek 16.05.2013 tarihinde kesinleştiği, davacının alacağı tahsil etmek amacı ile ---- İcra müdürlüğünün ---- Sayılı dosyasında takip başlattığı, ancak şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmıştır. Şirket hakkındaki derdest icra takibin sürdürülmesi, kesinleşmesi ve infazı bakımından davacının ihya isteminde hukuki yararı bulunmakta olup bu nedenle şirketin ilgili takip dosyasının sürdürülüp sonuçlandırılması , ilgili dosyanın kesinleşme işlemleri yönünden ihyasına karar verilmiş, şirket yetkilisi olan ---- tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.Davalı ----- ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

  1. DAVANIN KABULÜNE, . . . . Ticaret Sicil müdürlüğünün . . . . . sicil nosuna kayıtlı bulunup sicilden terkin edilen. . . . . ŞİRKETİ hakkında derdest olan . . . . . İş mahkemesinin . . . Esas sayılı dosyasında hükmedilen alacağın tahsili için başlatılan . . . . . İcra müdürlüğünün . . . . . . Esas sayılı icra takip dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması, kesinleşmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, . . . . Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,

  2. Tasfiye Memuru olarak şirketin son yetkilisi . . . . TC kimlik numaralı . . . . . atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,

  3. Kararın . . . . . gazetesinde ilan edilmesine,

  4. Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

  5. Davalı yasal hasım olduğundan ve gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

  6. Davalı yasal hasım olduğundan ve gerekçede açıklanan nedenlerden ötürü davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  8. 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapasliyeticaretmahkemesiİhyasıŞirketinhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim