İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/458 E. 2024/368 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/458
2024/368
1 Temmuz 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/458
KARAR NO : 2024/368
DAVA : Takibin İptali
DAVA TARİHİ : 25/06/2021
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 25/06/2021 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine olarak -----. İcra Müdürülüğü'nde ---- Sayısı ile Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkiline bu güne dek ne bir tebligat, ne de bir bildirim yapıldığını, Müvekkilinin e-devlet sistemine girilerek, başlatılmış bulunan takipten çok az zamana öncesinde haberdar olduğunu, Müvekkilinin davalıya karşı hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin, ----- yaşadığı süre içerisinde kendi adına kurmuş olduğu ...----- üzerinden bir kısım ticari/şahsi işler yaptığını, iş yapmış olduğu şüpheliler ------Şirketi ve bu şirketin yetkilisi -----, müvekkiline ait şirketin kaşesini kendi imkanları ile temin ederek, kendi şirketine ait çekleri müvekkilinin imzasını kullanarak davalıya ciro ettiklerini, cirolarda yer alan imzalar ile müvekkilinin elinden çıkan imzalar arasında çıplak göz ile fark edilebilecek şekilde bariz bir farklılık bulunduğunu, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;"Mahkemenizin yukarıda esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine açılan menfi tespite konu imzaya itiraz davası icra takibini uzatarak müvekkilin alacağını almasını engellemek kastıyla açılmış olup, işbu davaya ilişkin cevaplarımızı ve delillerimizi yasal süresi içinde sunuyoruz. Şöyle ki; ----- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile tarafımızca davacı tarafa kambiyo senetlerine dayalı örnek 10 ödeme emri gönderilmiştir. Gönderilen bu ödeme emrine konu senet üzerinde ciro kısmında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı ve müvekkil davalıya borcu olmadığı gerekçeleriyle işbu davayı açmıştır. Öncelikle davacı borçlu, taraflarına takip sonucu bir tebligat veya bildirim yapılmadığını iddia etmiştir. Ancak ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyasıyla ödeme emri düzenlenmiş olup 28/07/2020 tarihinde ...----- ve 11/08/2020 tarihinde de ...---kurucusu olduğu ... ----- Şirketi'ne tebligat gönderilmiş ve taraflarca teslim alınmıştır. Bu nedenle davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan uzak bu iddialarına itiraz etmekteyiz. İşbu tebligatlar ve ---- sorguları icra dosyasında mevcut bulunmaktadır. Davacı borçlunun senet üzerindeki imzanın taklit edilerek oluşturulduğu ve sahte olduğu yönündeki iddiaları haksız ve mesnetsiz olup çıplak gözle dahi kime ait olduğu ayırt edilebilecektir. Kaldı ki mahkemenizin gerek gördüğü takdirde bilirkişi incelemesi yapması halinde de senet üzerindeki imzanın borçluya ait olduğu görülecektir. Senet tanzim tarihinden önce ve sonra davacı tarafça atılan imza örnekleri incelendiğinde de imzanın kime ait olduğunun anlaşılacağından dolayı mahkemenizden davacı borçlunun resmi dairelere atmış olduğu imza örnekleriyle borçlunun banka hesaplarındaki, çalışmakta olduğu şirketteki ve her türlü resmi kurumda bulunan imza örneklerinin dosyaya sunulmasını talep ediyoruz. Davacı taraf her ne kadar davalı müvekkile hiçbir borcu olmadığını iddia etmiş olsa da söz konusu senetten doğan bir borç ilişkisi bulunmakta olup asıl ilişki ortadan kalksa bile kıymetli evraktan doğan borç sona ermeyecektir. Bu nedenle kıymetli evrağın doğumuna sebebiyet veren asıl ilişkinin ortadan kalkması kıymetli evrağın geçerliliğine etki etmeyecektir. Yargıtayın yerleşik içtihadında da görüleceği üzere kambiyo senedine dayanan takiplerde ispat yükü davacı borçluda olup somut olayda davacı, borçlu olmadığını ispatlayacak herhangi bir delil sunamamıştır.
Davacı borçlu açtığı davayla icra dosyasındaki işlemlerin durdurulmasını talep etmişse de icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası İİK. 169. Madde uyarınca mevcut icra dosyasında sadece satış işlemleri durduracak olup davacı borçlunun bu yöndeki taleplerine itiraz ediyoruz.Tüm bu nedenlerden dolayı davacı borçlu kötü niyetle ve hukuki dayanaktan uzak olarak işbu davayı açmaktaki amacı takibi uzatarak müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemektir. Kaldı ki davacı borçlu müvekkilin ticari ilişki neticesinde mevcut alacağını kanıtlayan dava konusu senetlere karşı belge niteliğine haiz herhangi bir delil sunmamıştır." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava takibin iptali talebine ilişkindir.İş bu dosyanın mahkememizin ------ Esas sayılı dosyadan tefriki yapılarak yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.
Davacı vekilinin İ.İ.K'nun 72. Maddesinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti ve takibin iptali talepli mahkememize açtığı ----- Esas sayılı dosya davasının yargılaması sırasında verilen ara karar gereği takibin iptali talebi yönünden tefrik kararı verilmiştir.Hakkında icra takibi (ödeme emri) kesinleşen borçlu, artık cebri icradan kurtuluş çaresi kalmadığını anlayarak, alacaklıya borcunu ödemiş olabilir.Bu halde, alacaklının normal olarak icra takibini geri alması, yani icra takibinden vazgeçmesi veya hiç olmazsa icra takibine devam etmemesi gerekir. Fakat alacaklı, buna (borcun ödenmiş olmasına) rağmen, icra takibine devam etmek isterse, böyle kötü niyetli alacaklılara karşı borçluyu korumak için, icra takibinin iptali yolu kabul edilmiştir....Takibin iptali talebi dava da değildir....İcra takibinin iptali, borçlu tarafından, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesinden istenir. (-----) Tüm bu açıklanan nedenler dikkate alındığında davacının takibin iptaline yönelik talebinin İcra Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Açıklanan gerekçe nedeni ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle; HMK 115-2 md uyarınca dava şartı noksanlığından usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli icra hukuk mahkemesine gönderilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli . . . . . . Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
-
HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,
-
Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yokluklarında verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09