SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/955 E. 2024/346 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/955

Karar No

2024/346

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/955

KARAR NO : 2024/346

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/12/2023

KARAR TARİHİ : 12/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----- Sermaye Piyasası Kurumunda 20 yıla yakın bir süre çalıştığı, elde ettiği bilgi ve tecrübesini kullanarak halka arz sürecinde olan şirketlere hizmet verebilmek amacıyla -----kurduğu ve bu çerçevede başta halka açılma yolunda işletmelerin yapısal değişiklik sürecinin yönetilmesi/yönlendirilmesi olmak üzere finans kuruluşları ve halka açık ortaklıkların finansal ve idari bakımdan güçlendirecek yaklaşımların geliştirilmesi, sermaye piyasası araçları kullanılması suretiyle büyüme, istihdam ve sürdürülebilirlik sağlanması, bedelli ve bedelsiz sermaye artırımları yoluyla sermaye ve finansman yapısını güçlendirerek etkin piyasa oluşumunun temin edilmesi konularında hizmet vermeye başladığı, halihazırda halka açık pek çok şirketin halka arz sürecinde müvekkili ---- bizzat yer aldığı, ----- kurucusu ---- oluşturduğu ekip sayesinde pek çok projede danışmanlık hizmeti yürüttüğünü; halka arz genel anlamda, şirketlerin ve bu şirketlerin sahip oldukları varlıkların borsada işlem görülmek üzere küçük paylara bölünerek satışa çıkarılması işlemi olduğu, davalı ----, yönetim kurulu başkanı ve ortağı olduğu diğer davalı-----Şirketi'nin ("-----") halka arz sürecini yürütmesi için halka arz konusunda elde ettiği güven ve bilinirliği sebebiyle müvekkili---- ile çalışmak istediği ve bu hususta müvekkilinden danışmanlık talep ettiği-----davetiyle ----- Ofiste 19.03.2021 tarihinde toplanıldığı ve sürecin müvekkilinin tek ortağı ve yetkilisi olduğu -----tarafından yürütülmesi noktasında anlaşıldığı, 29.03.2021 tarihinde----- bağlı ortaklıklarından----- ait ----- Raporları müvekkiline iletilerek halka arz sürecine başlanıldığını, sürece başlanılan Mart 2021'den -----halka arz edildiği Haziran 2022'ye kadar geçen süre boyunca müvekkilinin aralarındaki sözleşme uyarınca davalılara halka arz danışmanlığı hizmeti verdiği, verdiği hizmet neticesinde ------27,50 halka arz fiyatı ve 1.542.750.000,00 TL halka arz büyüklüğü ile halka arz edilmesine katkı sağladığı, halka arz sürecinin genel olarak; (ID) ön hazırlık; (KI) başvuru; (ELI) yerinde inceleme; (TV) paylara ilişkin izahnamenin onaylanması; (V) payların halka arzı; (VI) satış sonuçlarının bildirilmesi ve borsada işlem görme aşamalarından oluştuğu, ön hazırlık süreci de kendi içerisinde; esas sözleşmenin değiştirilmesi ve genel kurul kararı; aracılık sözleşmesinin imzalanması, finansal tablolar ve bağımsız denetim; halka arz izahnamesi süreçlerinden oluştuğunu; halka arz sürecinde müvekkili tarafından finansal danışmanlık verilmesi hususunda taraflar anlaşma sağladığını, yaklaşık 15 aya yayılan süreçte müvekkillerinin sürecin her bir aşamasında, görüş, değerlendirme ve yönlendirmeleriyle sürecin tamamında bilfiil yer aldığı, -----halka arz sürecinin her aşamasında danışmanlık hizmeti verdiğini, bunun dışında, müvekkilinin 07.06.2021 itibariyle haftalık yapılan tüm ----- toplantılarına iştirak ettiği, toplantılarda da sürecin daha sağlıklı ve mevzuata uygun, eksiksiz yürütülmesi ile müvekkilinin süreçteki asıl etkilerinden birisi olan değerlemenin şirketin menfaatlerine en uygun şekilde yapılabilmesine dair görüş ve önerilerini bu toplantılarda da sunduğunu, Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında verdiği hizmet neticesinde ------ 27,50 halka arz fiyatı ve 1.542.750.000,00 TL halka arz büyüklüğü ile halka arz edilmesinin sağlandığı, ancak müvekkillerinin sözleşme kapsamında üstlendiği edimlerinin tamamını eksiksiz bir şekilde ifa ettiği ve şirketin başarılı bir biçimde halka arz olmasına katkı sağladığı ve sözleşmede kararlanan ücretlere hak kazandığını, Danışmanlık Sözleşmesinin Finansal Hizmetler Ücreti başlıklı 6.maddesinde “Halka arz, bedelli sermaye artırımı, kredi-borçlanma, birleşme-bölünme, sermaye piyasası aracı ihracı ve benzeri bir yöntem kullanılarak finansman kaynağı teminine yönelik hizmetlerin yürütülmesine dair DANIŞMAN tarafından verilecek yukarıda ayrıntılı olarak ifade edilen hizmetlerden dolayı ORTAK ve ŞİRKET tarafından DANIŞMANa; sermaye artırımı. ve/veya ortak satışı yoluyla halka arz veya sermaye piyasası araçları ihracı sürecinin başarılı bir şekilde tamamlanmasını müteakip, finansman teminine konu tutar, ek satış dahil halka arzdan elde edilen gelir üzerinden değerlemesine göre aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar ile genişletilerek nihai orana tekabül eden tutar ödenecektir. Sözleşme dönemi süresince DANIŞMANA her ayın ilk beş günü içerisinde danışmanlık bedeli olarak fatura karşılığında aylık net 25.000-TL (YirmiBeşBinTürkLirası) hizmet karşılığı ücret olarak ödenecektir. KDV, stopaj, harç ve diğer yasal yükümlülükler ücrete dahil değildir." denildiği ve müvekkillerinin verdikleri danışmanlık hizmetleri kapsamında aylık 25.000,00 TL ve Sözleşme'nin 6. maddesi ile hak ettiği ödemeye hak kazandığını; gelinen aşamada müvekkilinin ----- halka arz sürecinin başarılı bir şekilde tamamlanması nedeniyle "Halka Arz, Finansman ve Sermaye Piyasası Araçları İhracına Dair Finansal Danışmanlık Sözleşmesi" çerçevesinde hak ettiği finansman teminine konu miktar olan ek satış dahil halka arzdan elde edilen gelir üzerinden başarı primi olarak Sözleşme'nin 6. maddesinde belirtilen hesaba göre ödenecek nakit karşılık müvekkiline ödenmediği, bu sebeple işbu alacak davasını ikame zorunluluğun ortaya çıktığını, fazlaya ilişkin tüm talep, dava ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulünü, müvekkilleri, ---- halka arz sürecinde vermiş oldukları hizmetler karşılığında davalılardan olan hak ve alacaklarının, taraflarca mutabık kalınan başarı priminin vergiler de eklenmek suretiyle temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen şimdilik fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.000.001,00 Türk Lirası olarak tahsilini, avukatlık ücreti ve yargılama giderinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerden -----ait 21.500.000 TL’si sermaye artışı ile şirket paylarından, 34.600.000 TL’si ortak satışından olmak üzere toplam 56.100.000 TL’lik pay (ek satış dahil) 16.06.2022 tarihinde onaylanan izahname ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun ----- sayılı bülteni ile onaylanarak halka arz işlemi gerçekleştiği, halka arz sonrası ortaya çıkan ve özkaynaklarda muhasebeleştirilen emisyon priminden 424.070.000 TL’lik sermaye artışı gerçekleştiği arttırılan sermaye 30.11.2022 tarih ---- sayılı ------ Gazetesi’nde tescil ve ilan 16.06.2022 tarihinde onaylanan izahname ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun---- sayılı bülteni ile onaylanarak halka arz işleminin gerçekleştiği, bu halka arz sürecinin aracı kurum olarak ----- önderliğinde , Bağımsız denetim şirketi olarak ----ait gayrimenkul, makine ve ekipmanların değerlemesini yapan----Şirketi’nin ve bağımsız hukukçu raporunu hazırlayan ------ Bürosu’nun katkıları ile gerçekleştiği, davacılarnı ise işbu dava ile bu süreçte bir başarı hikayesi yarattıklarını zannederek hayali bir senaryo yaratmaya çalışarak “başarı primi” talep ettiklerini, başkalarının başarılarından nemalanmaya çalışan davacıların bu taleplerinin haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olup hukuken himaye göremeyeceği izahtan vareste olduğunu, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkili ---- merkezinin ---- olup ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ticaret siciline kayıtlı olup bu açıdan 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesi gereği, davaya bakmaya da ---- Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacıların müvekkili ------hakkında dava şartı olan arabuluculuk zorunluluğunu yerine getirmediğini; davacı ----- hem kendi adına hem de tek ortağı olduğu şirket adına alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacılarla müvekkilleri arasında başarı primi verilmesine ilişkin bir sözleşmenin de bulunmadığını, ---- bağımsız yönetim kurul üyesi olarak----- görev yaptığı başarı primi talep etmesinin olanaklı olmadığını, müvekkillerinden ----- davacılardan ---- yaptığı iş karşılığı belirli dönemlerde ödemelerde bulunduğu, Halka arz sürecinin tüm aşamaları dikkate alındığında davacıların iddia ettiği alacağı talep etmelerinin olanaklı olmadığını, görev yönünden itirazlarının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesini, yetki yönünden itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, davanın her bir davalı için ayrı ayrı usulden reddini ve esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ayrı ayrı her bir davalı yönünden davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak istemine ilişkindir.

Davalı şirket tarafından süresi içinde yetki ilk itirazında bulunulmuş, yetkili mahkemenin ---- Ticaret mahkemeleri olduğu ileri sürülmüştür. Davalı ----- yönünden arabulucuya gidilmediği için iş bu davadan tefrik kararı verilerek usulden red kararı verilmiştir.Bu davada ihtilaf davacılar ile davalı şirket arasındadır.

6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesi " Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. " hükmüne haizdir. Kanunun 7. maddesi ise " Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.

(2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir. " hükmüne haizdir.

Yargıtay ----HD. ------ Sayılı ilamında "...6100 sayılı HMK’nun 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yer mahkemesinde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. Öyle ki uyuşmazlık konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Durum böyle olunca, alacaklı bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip ya da dava açabilir.Somut olayda, ihtiyati hacze itiraz eden, itiraz dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuş ayrıca alacaklı görünen tarafla aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür. Öte yandan takibe dayanak fatura ve sevk irsaliyesi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığını ortaya koymamaktadır. Bu durumda mahkemenin kendisini, salt para borçlarına uygulanma olanağı bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesine göre yetkili görmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden yararına bozulması gerekmiştir..." belirtmiştir. Somut olayda davacı davalılar ile arasında davalı şirketin halka arz süreci için danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 6. Maddesinde belirtilen başarı priminin ödenmediğini ileri sürerek istemde bulunmuş davalı yan ise akdi ilişkiyi inkar etmiş davacı ile arasında böyle bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen maile yanıt dahi verilmediğini, davacı yanca gönderilen taslakta davalı şirketin adının dahi geçmediğini, davacı tarafından gönderilen taslakta ---- mahkemelerinin yetkili olduğunun yazıldığını, davacının dahi bu sözleşmenin olmadığını bilerek ---- ---- mahkemesinde dava açtığını belirtmiştir. Davacı yanca sunulan USB bellek içindeki belgeler incelendiğinde bila tarihli Halka Arz, Finansman ve Sermaye Piyasası Araçları İhracına Dair Finansal Danışmanlık Sözleşmesinde danışman olarak davacıların adının yazdığı, davalı şirket veya yetkilisinin adı ve unvanı yazılmadığı gibi bunlardan sadır olmuş bir imza veya kaşe de bulunmadığı, bu sözleşmede davacı gerçek kişi ve davacı şirketin imzasının da olmadığı görülmüştür. Netice itibarı ile davalı şirket ----- ilinde faaliyet göstermekte olup kayıtlı adresi de orasıdır.Davalı yanca sözleşme ilişkisi inkar edilmektedir. Davacının sunduğu sözleşmede davalılardan sadır bir kaşe ve imza olmaması, sözleşmenin taslak metin olması nazara alındığında şirketin de ---- ilinde faaliyet gösteriyor olması, ticari defter ve kayıtlarının orda tutuluyor olması, davalının yasal süresi içinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazı nazara alınarak Süresi içinde ileri sürülen yetki ilk itirazı nedeni ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle davanın 6100 sayılı kanunun 114/1. ç, 115/2. Maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan dolayı USULDEN REDDİNE,

  2. HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ . . . . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, Aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtaratın gerekçeli kararın tebliği ile yapılmasına)

  3. HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,

  4. Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalılar vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevaportakasliyeticaretşirketmahkemesidanışman(HizmetdanışmanaSözleşmesindenhükümKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim