İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/211 E. 2024/343 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/211
2024/343
12 Haziran 2024
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/211
KARAR NO : 2024/343
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 20/03/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İhyası istenilen, ..-- sicil numarası ile kayıtlı, Tasfiye Halinde - ---Şirketi'nin ekte sunulan 07.07.2023 tarihli, ----- sayılı ----- --Gazetesi'nden görüleceği üzere, ----. Noterliği'nin 05.07.2023 tarih ve ----- sayı ile tasdikli, 03.07.2023 tarih ve ----sayılı Genel Kurul Kararı ile ticaret sicilden terkin edildiğini, -- --- Şirketi'nin ticaret sicilden terkin edilmesinden önceki son adresinin -----olduğunu, davalı ...'-- ise --- - - ortağı ve tasfiye memuru olduğunu, ---- Şirketi'nin tasfiye işlemlerinin sonlandırıldığı, ticaret sicilinden terkin ile sicilden kaydının silindiğinden haricen haberdar olunduğunu, bir şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz, usul ve yasaya uygun olarak tamamlanması gerektiğini, müvekkiller tarafından ---- Şirketi aleyhinde açılmış aşağıda bilgileri yer alan derdest ve kesinleşmiş davalar ve icra takipleri mevcutken, müvekkillerin alacak tutarları ve bu dosya bilgileri davalı ...'--- tasfiye memuru ve ortağı olduğu --- Şirketi’nin kayıtlarında yer almasına ve davalı ...'ın şirket yetkilisi olarak imzaladığı vekaletnameye binaen ---- Şirketi avukatları tarafından bu dava dosyalarının takibinin yapılmasına rağmen, TTK. md. 541. hükmüne aykırı surette, müvekkillerine tasfiye sürecine girildiğine ilişkin hiçbir bildirim/tebligat yapılmadığını, müvekkillerinin bu dosyalar kapsamındaki alacaklarının ödenmediğini, alacak tutarlarının ne bankaya ne de notere depo edilmediğini, davalı ... bile bile usulsüz ve gerçeğe aykırı bilanço tanzimiyle borçlarını olduğundan az gösterdiğini, borçlarını gizleyerek mali kayıtları ilgili vergi dairesine ibraz ettiği, bu şekilde ---- Şirketi’nin tasfiyesi ve terkin işlemlerini yine usulsüz surette gerçekleştirdiğini, davalı ...'a 02.01.2024 tarihinde, iadeli taahhütlü mektup gönderilerek, derhal ----- Şirketi'nin ihyası için gerekli başvuruları yapması, şirket ticari defter ve kayıtlarına müvekkillerinin alacaklarını işlemesi, tasfiye sonucunda şirket aktifinin borçları karşılamaması halinde ----- Şirketi için iflas başvurusu yapmasının talep edildiğini, ancak davalı ... tüm tasfiye işlemlerinin hukuka ve kanuna uygun yapıldığından bahisle taleplerini reddettiğini, davalı ...'ın TTK. md. 553 ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, tasfiye memuru olarak yükümlülüklerini bilerek ve isteyerek ihlal ettiğini, ...'ın müvekkillerinin alacaklarından şahsen sorumlu olduğunu, aşağıda bilgileri yer alan, ---- Şirketi aleyhinde ikame edilmiş ve ---- İş Mahkemesi'nde -----. ve ---- dosyaları üzerinden görülmekte olan davaların 20.02.2024 tarihli celselerinde ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, liste halinde sunulan davalara ilişkin ---- aleyhindeki yargılamanın devam edebilmesi, -----aleyhinde başlatılan 2 ayrı icra takip dosyasındaki icrai muamelelere devam edilebilmesi, kesinleşmiş ilamların davalı/borçlu ---- aleyhinde icra takibi başlatılabilmesi için ----- Şirketi'nin ihyası gerektiğini, davacısı ---- olan -----. İş Mahkemesi’nin ----sayılı ve davacısı ------ olan -----. İş Mahkemesi’nin ------. Sayılı derdest davalarda yargılamaya devam edilebilmesi, alacaklısı ---- olan ----- İcra Müdürlüğü’nün ---- sayılı dosyası ve alacaklısı ----- olan -----. İcra Müdürlüğü’nün ---- -. sayılı dosyasında borçlu------ aleyhindeki icra takip muamelelerine devam edilebilmesi, davacısı/alacaklısı ----- olan, 27.01.2023 tarihinde kesinleşen, ---- İş Mahkemesi’nin -----sayılı ilamının icra takibine konulabilmesi, davacısı/alacaklısı----- olan, 27.01.2023 tarihinde kesinleşen-----. İş Mahkemesi’nin --- -sayılı ilamının icra takibine konulabilmesi, davacısı/alacaklısı ... olan, 27.01.2023 tarihinde kesinleşen, ----. İş Mahkemesi’nin ----. sayılı ilamının icra takibine konulabilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini, müvekkillerinin ---- Şirketi'nden olan işçilik hak ve alacakları sebebiyle şirket aleyhinde açtığı davalar, icra takip dosyaları, müvekkillerin alacaklarının tahsilatı için girişilecek hukuki işlemler, yöneltilecek dava ve takipler bakımından, ------. Noterliği'nin 05.07.2023 tarih ve ---- sayı ile tasdikli, 03.07.2023 tarih ve---- sayılı Genel Kurul Kararı ile ticaret sicilden terkin edilen, Tasfiye Halinde -----ihyasına, Şirket'in ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde yeniden tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip ve sonuca bağladğını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, “..sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.M. 32). yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK M. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sorumluluğunun bulunmadığını, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK M. 536'DA düzenlenen şartların haiz olması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Müdürlük yönünden davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlandığını, ---- gazetesinde ilanların yapıldığını, eksik bırakılan bir husus olmadığını belirtmiş davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden tasfiye sonucu terkin edilen dava konusu şirketin ---- İş Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında hükmedilen alacağın tahsil ve takip işlemlerinin yapılması, takip dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması, kesinleşmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde 5 davacı için ihya istemiş her birinin ihya talebine dair farklı davaları olduğundan ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan her bir davacı yönünden dava tefrik edilmiştir. Davacılardan ... yönünden iş bu davada yargılamaya devam olunmuştur.
---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 25/03/2024 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 07.07.2023 tarihinde yaptırdığı, yetkilisi ve tasfiye memurunun ... olduğu anlaşılmıştır.
İhya istemine dayanak ----- İş mahkemesinin ------. Sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, davacısının huzurdaki davacı, davalılarından birinin ihyası istenen şirket olduğu (Şirketin eski ticari unvanı ----- şirketidir.) ihyası istenen şirketin vekille temsil edildiği, 12.11.2020 tarihinde dosyanın karara çıktığı, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ---- BAM ---. HD'nin------- Sayılı ilamı ile istinaf istemlerinin reddine kesin olarak karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir. ( Bkz. ----. BAM ---. HD. ----
TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ( Bkz. ---- bam ----. HD. ----- Esas , -----Karar sayılı ilamı )
--- Bam ----. HD.-----Sayılı ilamında "....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir.Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında 27.01.2023 tarihli Bam kararı ile kesinleşmiş bir dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, şirket borcunun olduğunun kesinleşmiş mahkeme ilamı ile sabit olduğu, ihyası istenen şirketçe TTK'nın 541. Maddesine aykırı işlem yapıldığı, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ... tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında Terkin tarihinden evvel kesinleşmiş mahkeme kararı olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ...tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
---- BAM ---- HD. ----. Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir." belirtmiştir.
---- BAM ----.HD-----Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay ----. Hukuk Dairesi-----
Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.---- BAM ----. HD. ----- Sayılı ilamında "... Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği, açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtmiştir.
---- BAM ----. HD. ----- Sayılı ilamında "...Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak; TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır. Kaldı ki somut olayda terkin tarihinden evvel ihyası istenen şirket aleyhinde verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmaktadır. İhyası isteten şirket bu davadan haberdar olup nitekim o dosyada vekille temsil edilmiştir. Bu nedenle davalı tasfiye memuru yargılama giderlerinden ve davacının vekalet ücretinden sorumludur.
---- BAM ----. HD. -----. Sayılı ilamında "...İlk derece mahkemesince davanın kabul edilerek davacı lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu bağlamda tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada taraf sıfatı bulunan tasfiye memurunun mahkemece hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Tasfiye memuru, bu giderleri, ek tasfiye için ihya edilen şirketin tasfiye giderlerine ekleyebilecektir." belirtmiştir.
HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
-
DAVANIN KABULÜNE, . . . . . Ticaret Sicil müdürlüğünün . . . . . sicil nosuna kayıtlı bulunup 07.07.2023 tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE . . . . ŞİRKETİ hakkında . . . . . . İş mahkemesinin . . . . . Esas sayılı dosyasında hükmedilen alacağın tahsil ve takip işlemlerinin yapılması, takip dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması, kesinleşmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, . . . . Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,
-
Tasfiye Memuru olarak en son tasfiye memuru olan ... TC kimlik numaralı ... atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,
-
Kararın . . . . gazetesinde ilan edilmesine,
-
Alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 317,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.172,20 TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsiliyle davacıya verilmesine, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle davacının işbu davalıyla ilgili yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... tahsiliyle davacıya verilmesine,
-
6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, . . . . Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19