SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/260 E. 2024/340 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/260

Karar No

2024/340

Karar Tarihi

11 Haziran 2024

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/260

KARAR NO : 2024/340

DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 15/04/2024

KARAR TARİHİ : 11/06/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dilekçesinde özetle; Dava açılmadan önce 6102 Sayılı Yasa'ya göre arabulucuya başvurulmuş olup, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı, davalı tarafından yukarıda esas sayılı dosyadan müvekkile karşı İcra ve İflas Kanunun 89. Vd. Maddeleri çerçevesinde işlem yapmış ancak müvekkilce süresi içerisinde itiraz edilmemiştir. Ancak hali hazırda davalı ile dosya borçlusu olan ----- arasında -----. icra hukuk mahkemesi ----- esas sayılı dosyasında imzaya itiraz incelemesi olup, bu dosyada bilirkişi incelemesinde olduğu, müvekkilinin takip borçlusu olan ------ söz edildiği gibi bir borcu bulunmamadığını, açıkladığı bu nedenlerle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesinde belirtilen sürede müvekkilin takip borçlusu ------ borçlu olmadığının tespit edilmesi için işbu davayı açmak zorunluluğu doğduğunu, beyan ederek müvekkilinin dava dışı takip borçlusu ----- borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin % 20sinden aşağı olmamak üzere; kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Haciz İhbarnamesi 14.03.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak menfi tespit davası 15.04.2024 tarihinde açıldığını, konuyla ilgili İİK madde 89/3 aynen şu şekildedir; “İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir” Kanun maddesinde de anlaşılacağı üzere kendisine 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü şahıs ancak menfi tespit davası açarak söz konusu ihbarnameye itiraz edebilmektedir. Ancak dava açmak için kanun koyucu 15 günlük bir süre sınırı koymuştur. Menfi tespit davası açacak olan üçüncü şahıs bu hakkını ancak 89/3 haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde kullanabilir. Yargıtay------- Hukuk Dairesi’nin------. sayılı ilamı, “İİK. 89/3’e göre açılacak menfi tespit davalarının üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde açılması gerekir. Eldeki davada üçüncü haciz ihbarnamesi davacıya 11/03/2010 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, eldeki menfi tespit davası 28/08/2012 tarihinde açılmıştır. Yasada düzenlenen 15 günlük süre hak düşürücü nitelikte bir süre olup re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle mahkemece, davanın süresinde açılmamış olması nedeni ile hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeli ile kabulü doğru değildir.” şeklindedir. Yargıtay---- Hukuk Dairesi’nin ------ sayılı ilamı, “Birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine yedi gün içinde itiraz etmemiş olması nedeniyle yasal kural gereği borç zimmetinde sayılmış olan davacı, bu borcu ödemekten kurtulmak için onbeş günlük süre içinde olumsuz saptama davası açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre niteliğinde olup, mahkemece davanın bu süre içinde açılıp açılmadığını doğrudan doğruya araştırmakla yükümlüdür. bu durumda, davacının süresinde borçlu olmadığına ilişkin olumsuz saptama davası açmadığı için borç zimmetinde sayılmış olmakla artık takip alacaklısı aleyhine, takip borçlusuna kendisinin borçlu bulunmadığından bahisle, dava açma hakkı kalmamıştır.” Şeklindedir. Yargıtay---- Hukuk Dairesi’nin------sayılı ilamı, “Dava İİK. 89/3 maddesi uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Anılan yasa maddesinde 3. haciz ihbarnamesinden sonra 15 gün içinde 3. kişinin menfi tespit davası açması gerektiği hüküm altına alınmıştır. 15 günlük dava açma süresi hak düşürücü süre olup, bu durumun mahkemece re’ sen dikkate alınması gerekir. Dosyanın incelenmesinde 3. haciz ihbarnamelerinin davacılara 21.10.2013 ve 22.10.2013 tarihlerinde tebliğ edildiği, davanın ise 22.09.2014 tarihinde 15 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece dava açma hak düşürücü süresinin geçmesi nedeniyle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” Şeklindedir. İİK 89/3 “İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur.” hükmünü içermektedir. İkinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmemesi halinde mal, hak ve alacak üçüncü kişi zimmetinde kesinleşmiş olacaktır. Üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasında ispat yükü üçüncü şahsa aittir. Davacı üçüncü şahıs, takip borçlusuna borcunun olmadığını veya haciz ihbarnamesine konu malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmek ile yükümlüdür. Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle , hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olarak alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:

Dava İ.İ.K.’nun 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır.Yargıtay -----. Hukuk Dairesi' nin ----- Esas, ------ Karar sayılı BAM Daire kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin içtihadında, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında, görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına karar verilmiş ve kararlar arasındaki farklılık bu şekilde giderilmiştir. (----- BAM ----. HD-----İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının, görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı ve görevli mahkemenin davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle asliye hukuk mahkemesi olduğu dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

  2. HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli . . . . Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,

  3. HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,

  4. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TarafındancevaphdiikniteliğihukukiŞahısasliyeMenfidavanınticaret3.mahkemesiAçılanTespitgerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim